This Blog is protected by DMCA.com

17 Temmuz 2018 Salı

Aşka Yolculuk / Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo (Güney Kore)

Sonunda geldi gönlümün efendisi. Lee Jun Ki ilk aşklarımdan biriydi ergenlik zamanlarımda. Ben o günlere ''oppacı'' günlerim diyorum ve unutmak istediğim günler. Gerçi lise zamanlarında herkesin başına gelen şeyleri yaşadım. İşte birilerinin hayranı olmak, o kişiyle tüm zamanını geçirmek gibi. Böyle düşününce aslında çokta büyütülecek bir durum değil gibi geliyor. (Yalnız blogumda ki eski yazıları okumazsanız sevinirim.)

Konu dağılmasın hemen toparlayayım, fanlar Secret Love dizisi gelecek diye bekliyorlardı. Bu yüzden bu dizi bizlere sürpriz oldu çokta iyi oldu. Çünkü Secret Love dizisinde Kill Me Heal Me dizisinin başrolleri, başrol ve üst üste gelseydi Kore dizisi izlemeyen bir kesim insan için sıkıcı bir durum oluşabilirdi. Bu yüzden bu konuda çok büyük akıllılık yaptıklarını düşünüyorum.

Hatta inşallah açıklanan diziler içinde son dizi olarak Secret Love dizisini verirler. Düşündüğümüz zaman dizi felaket dram ve yaz ayındayız. Secret Love dizisinin yaz ayı için iyi gideceğini düşünmüyorum. Sonbahara yakın yayınlanırsa en azından mevsim değişikliği için iyi gider diye düşünüyorum.

Kill Me Heal Me dizisinde izleyiciye çok sinirlendiğim için bu dizi de sosyal medya kısmına bakmamayı tercih ettim. Eleştirmek için eleştiren yazılardan cidden hoşlanmıyorum. Karşımda ki yazan kişi de bana biraz antipatik geliyor. Çünkü öyle belli oluyor ki eleştirmek için eleştirdiği gülemiyorsun bile yazısına hissiz kalıyorsun. Bu yüzden gerilmemek ve birilerine doğrusunu yazmamak için bakmamayı tercih ettim.

Dublaj kısmı beğenildi mi bilmiyorum. Fakat ben yine çok beğendim. Kanal 7'nin doğru bir dublaj şirketi ile çalıştığını düşünüyorum. Öyle ki her karaktere nokta atışı ses yapıyorlar. Amatör olmadıkları içinde her seferinde beğeniyorum.


Bu dizi de Lee Jun Ki'nin sesi tartışmasız en doğru ses olmuş. Lee Jun Ki'nin kendi sesi biraz daha tiz bir ses olsa da fiziksel olarak ve karakter olarak dublaj çok yakışmış. Kendi sesinin alternatifinde bir ses tonu olsaydı bu ses tonu olsun isterdim.

IU'yu ne kadar sevmesem de oyunculuğunu seviyorum. Ses olarak ilk sahnelerde yadırgadım. Onun o bıcır bıcır sesini bildiğim için dublaj biraz daha oturaklı bir tık daha kalın geldi. Ama hemen alıştım ve benimsedim.

Neden böyle oldu bilmiyorum ama Kang Ha-Neul'un sesini kendi sesi gibi duyuyorum. Sanki Türkçe öğrenmiş de kendi kendini seslendiriyormuş hissi verdi bana. Seviyorum bu adamı.

Gerisinin sesinde beni rahatsız eden olmadı. Hepsinin doğru seçim olduğunu düşünüyorum.

Aa! Unutmadan... Bizim çocuğun sesi var birde.

Bizim çocuğun yani Baekhyun'un ses tonu çok komik olmuş. Zaten kendi sesi de bana hep komik gelir. Böyle ciğerden - ciğerden dolu - dolu bir konuşma tarzı vardır. Dublajda biraz farklı geldiği için ve kendi sesini iyi bildiğim için olduğu sahnelerde çok güldüm.

Bence kanal 7 teknik açıdan güzel başladı diziye. Dublajlı olarak dizi izlenebilir durumda. Bu diziyi izlesem de finaline kadar dublajlı olarak bir daha izleyeceğim. Saat konusunda kanal doğru olanı yaptı. Kanal 7 Hint dizileri de dahil gün ve saat konusunda artık sabit durmalı diye düşünüyorum. İzleyici bir saate ya da güne alıştığı zaman sonrasındaki değişiklikte izlemeyi bırakıyor. Bu Türk dizileri içinde geçerli dikkat ederseniz reytingleri iyi giden bir dizi de gün değişikliğine gidilirse o dizi kesin final yapar. Ülke farklı olsa da izleyici aynı izleyici olunca direk bırakmayı tercih ediyor. Bu yüzden inşallah ilk Kore dizisi gibi ikinci Kore dizisinde de saat konusunda bizi mağdur etmezler.

İsim bulma işini hangi ekip ya da kim buluyorsa o kişi ya da kişiler çok akıllı birileri. Hem doğru, hemde akılda kalıcı isimler kullanıyorlar. Sadece Kore değil şimdiye kadar bütün Hint dizilerini izledim Hint dizilerinde de ok gibi böyle beynimize ismi sapladılar. Hatta benim zihnimde orijinal isimlerinden daha kalıcı oldu buldukları isimler.

Dizinin konusu işleyişi oyuncuları çok iyi. Yayın zamanı zaten kendi ülkesinde de Türkiye'de de çok tutulan bir dizi oldu. İlk defa izliyorsanız sakın bırakmayın diziyi, sonuna kadar izleyin. Çok çok güzelleşecek dizi daha sürükleyici olacak.

Şimdi beklentim Sonsuza Dek adıyla yayınlanacak The Moon That Embraces the Sun dizisinde. Şu an izlediğimiz dizi gibi o dizi de çok keyifli ve sevilesi bir dizidir.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
16 Temmuz 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi  19.00'da tekrarı ise 09.15'de kanal 7'de.

Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo
(Ay Aşıkları: Kızıl Kalp Ryeo,
 달의 연인 - 보보경심 려,
달의戀人-步步驚心 麗, Aşka Yolculuk)

16 Temmuz 2018 Pazartesi

Ege'nin Hamsisi (Dizi)

Dizinin ilk 10 dakikasını izlemek bile düşüncelerimin oluşması için yetti de arttı bile. Deneyimlerimde göre bir dizi ilk dakikalarında iyiyse sonradan da iyi oluyor ve o dizi reytinglerde iyi bile olmasa olmuş oluyor. Nitekim bu dizi de bana göre olmuş. Resmen ilk bölümde kültür şöleni yaşattılar izleyiciye. Biraz Karadeniz'den biraz Ege'den gösterip şu yaz gününde esmeyen havada içimizi açtılar. Bu yüzden teknik ekibin ellerinden tek tek öperek tebrik ederim. Mustafa Şevki Doğan ustalığını adeta dizide önümüze sermiş teknik bakımdan işi nirvanaya ulaştırmıştı. Tabii ki görüntü yönetmenini de unutmamak lazım. Teknik ekibin güzel iş birliğiyle gözlerimiz güzelliğe doydu. Benim açımdan dört dörtlük bir iş çıkarıldığı için hiç bir eksik bir hiç eleştirilecek şey bulamadım.

Teknik ekip kadar dizinin kadrosu da göz doyurucuydu. Yeni oyuncular ve usta oyuncularla kadro meç edilmişti. Kadroda güzel bir uyum sağlandığı içinde eksiklikler kapatılmıştı. Ben çok beğendim ama şive konusunda izleyiciden eleştirenler oldu. Açıkçası bu eleştiri bana biraz boş bir eleştiri geldi. Bu insanlar o yörenin insanı değil yani birebir şive beklemek biraz tuhaf kaçıyor. Bana göre oyuncular ellerinden geleni yapmış, bunun için çabalamışlardı ve bence bölümler ilerledikçe şive daha da oturacaktır. Bazı izleyici Rize'de şive yok Laz değiliz filan yazmışlardı ama o konuda pek bilgim yok. Zaten ben Batı Karadenizliyim bizde hiç hiç yok. Bu konu hakkında yazmamam daha doğru olacak sanırım.

Oyuncuları tek tek incelediğim de bölüm boyunca... 

Tüm oyuncuların performansı çok iyiydi. 

İclal Aydın ve Uğur Çavuşoğlu başrolleri paylaşıyorlar ve uyumlu olmuşlardı.

İclal Aydın birazcık kilo almış. Muhtemelen rol icabı kilo alması gerekti ve çok yakışmış beğendim. Böyle şen şakrak bir karaktere hayatta verinde aklıma hep Adile Naşit geldi. Nedense hep onu anımsattı bana. Böyle saf temiz ama İclal Aydın'a yakışan bir karakter olmuş. Şivesinde bazı yerlerde İstanbul Türkçesine kayma vardı ama o kadar şirin olmuş ki dikkatli incelenmediği sürece hiç belli olmuyordu. 

Uğur Çavuşoğlu aslında Karadeniz erkeğine benziyormuş. Bu dizi ile bunu keşfetme şansı buldum. Daha önce hiç fiziksel olarak incelememiştim. Saç rengi ya da ten rengi bir tık daha açık olsa kesinlikle bu Karadeniz erkeği derim. Kökeni neresi bilmiyorum ama İstanbul doğumluymuş. Usta oyuncu da kesinlikle bir Karadenizlilik var. Ben şivesini ve beden dilini çok sevdim. Oynadığı karakterin karakteristik özelliği direk bana geçti. Yani oynadığı karakter ile bir bütün olmuştu. 

Uraz Kaygılaroğlu'nun oyunculuğuna ve kişiliğine aşığım. Yanlış anlaşılma olmasın aşığım derken aile hayatı, iyi bir eş oluşu, iyi bir baba oluşunu hep taktir ediyorum. ALLAH eşi ve çocuğu ile asla ayırmasın hep mutlu olsun. Tabii ki oyunculuğunu da çok beğeniyorum. Hangi karakteri oynarsa oynasın kendini izletiyor. Diğer oyuncularda çok saygın ve iyi oyuncular ama bana göre çoğu kişi Uraz için diziyi izleyecek gibi görünüyor. Şahsen ben dizi açıklanır açıklanmaz Uraz mı var kesin izlemeliyim bu diziyi dedim. Bildiğimiz Uraz işte müthiş ve oyunculuğu eleştiriye kapalı. Sadece dizi de dikkatimi çeken Uraz'ın çok kilo vermiş olması. Aşırı derecede zayıf gözüküyor biraz kilo almalısın Uraz. 

Bestemsu Özdemir bir önceki dizisi ile kendini geliştirmeye başlamıştı. Bölümler ilerledikçe gelişen oyunculuğunu taktir ediyordum. En alt seviyede başlayıp kendini geliştiren oyuncuları seviyorum. Bestemsu Özdemir'de sevdiğim oyuncular kategorisinde olmaya aday gibi görünüyor. Çünkü bir önceki dizisine göre duygu geçişini ve ses tonlamasını daha iyi hale getirmiş. Hafif bir yapaylığı kalmıştı onu da yok edip gerçekçiliğe geçiş yapmış. Bence bir iki proje sonrasında Bestemsu Özdemir tamamen pişmiş ve iyi kadın oyuncular arasında kendine yer bulmuş olacak. Vallahi aferin kıza gözümüzün önünde tırnaklarıyla kazıyarak geldi bu günlere. Başrol olmayı hakkıyla kazandı. Büyük ihtimal Zeynep karakteri en sevdiğim karakter olacak. Karakter bıcır bıcır ve güzel yazılmış. Bestemsu Özdemir'de mimikleriyle hayat verdiği için en ısındığım karakter Zeynep karakteri oldu. 

Asuman Dabak usta oyuncu ama atom karınca gibi bir bu karakterde, bir başka karakterde. Fakat her karakterde sanki kendi değil de karakter gerçekten yaşıyormuş da hadi seni oynatalım demişler gibi oluyor. Bunu nasıl başarıyor bilmiyorum ama her dizisinde performansıyla diğer oyunculardan sıyrılıp ön plana çıkmayı başarıyor. Asuman Dabak'ın oyunculuğu bende farklı duygular yaşatıyor. Karakter eşleşmesinde en doğru seçimlerden biri olmuş. 

Eser Eyüboğlu tam isabet olmuş. Dizinin komedi kısmını yükselten oyunculardan biri olacaktır eminim. Karakteri o kadar eğlenceli ki Eser Eyüboğlu'nun çatlak oyunculuğuyla birlikte çok güleceğimizi düşünüyorum.

Tüm oyuncuları birbirinden iyi ve kaliteliydi. Dizi; konu bakımından, mekan bakımından, oyuncu bakımından rengarenk olmuş. Bu yüzden de ben çok eğlendim. Sıcacık bir aile dizisi izlemek istiyorsanız bu diziyi kaçırmayın derim. Bence bir şans verin, eminim sizde çok seveceksiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 6. sırada tamamladı.
EGE'NİN HAMSİSİ

13 Temmuz 2018 Cuma

Kozmetik Tasarrufumda Bitenler 1

Dünden bu yana blogumda tasarrufla ilgili yazdığım yazıyı arıyorum. Herhalde tek başlık olarak değil bir postun içeriğinde bahsettim bu konudan. Bulsaydım linkini bırakacaktım ama bulamadım. Vallahi yalan yazmayım hatırlamıyorum ama 2017 Kasım ve ya aralık ya da ocak ayında özet olarak çok fazla aç gözlü olduğumu, dışarı çıktığımda evde olan bir ürün dahi olsa aldığımı ve bundan rahatsızlık duyduğumu sizlere anlatmıştım. O gün 2018'de tasarruf edeceğimi ve evimde bulunan tüm ürünler bitene kadar ürün almayacağımdan bahsetmiştim.

O günden sonra ben ihtiyacım olmayan hiç bir şey almadım. Hatta o kadar iyiye gidiyor ki şimdi giysi dolabımda bu tasarruf işine başladım. Yani kış ayında zaten bir şey almamıştım ama bahar ayından bu yana bilinçli olarak çoraplarım dahil eskiyip yırtılmadan ihtiyaç duymadan hiç bir kıyafet almama kararı aldım. Nitekim şu an bu düşüncemin doğru olduğunu düşünüyorum. 

Çünkü geçmiş yıllarda aldığım ama yıllardır giymediğim kıyafetlerimi giymeye başladım. Mesela 3 yıl önce aldığım bir ayakkabım vardı ayağımı sıkıyordu biraz. Bu yıl ayakkabı almadığım için toplum içine çıkarken giymem gereken ayakkabıyı güzel kullanmam gerekiyordu. Bundan dolayı ayağımı sıkan ayakkabıyı pazara markete giderken giyip değerlendiriyorum. Bu şekilde hem kıyıda köşede kalan parçalarım değerleniyor hemde paradan tasarruf etmiş oluyorum. ALLAH nasip ederse önümüzde ki kışta bu şekilde devam etmeyi düşünüyorum.

Şimdi neleri bitirmişim sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yazı uzun bir yazı olacağı için seri şeklinde yazmam daha iyi olur diye düşündüm. İlk parti olarak da bunları seçtim. 
   

10 Temmuz 2018 Salı

Dedikodu//Super Junior Ryewook Yuvasına Döndü

Artık gün saymayı bitirmeye bir üye kaldı ama bende bittim. Yıllardır say say bir sonunu göremedik... Sonunu görür müyüz çokta merak ediyorum. Kaç yıl oldu diye baktım da Heechul ile saymayı yakaladığıma göre 2011'den bu yana gün sayıyorum ve saymaya da devam ediyorum. Zaman gerçekten hızlı geçiyor hem üyelerin askerlikleri, hemde benim hayatım. Son olarak 11 ekim 2016'da askere giden küçük Zürafa'mız da gün itibariyle terhis oldu. Aktif bir askerlik yaptığı için gelişini gururla kutlama şansımız oldu. Tüm üyelere baktığım zaman Ryeowook'un sayması en kolay sayma yazsam yalan olmaz. 

6 Temmuz 2018 Cuma

4N1K İlk Aşk (Dizi)

Bu yaz hiç bir diziyi beğenmeyeceğim dediğim anda bu dizi karşıma çıktı. Çok yaşlı olduğumdan sanırım sevemedim kara gözlüm. Aslında yarı yarıya sevdim bundan dolayı sıkıldım kara gözlüm de olabilir. Dizinin kitabını ve filmini izlemedim o yüzden uyarlama gözüyle değil sadece dizi olarak izledim. Belki kitabı ya da filmi iyidir bilemiyorum ama dizi olmamış gibi geldi. Yani bir şeyler çiğ duruyordu. Oyuncular mı, işleyiş mi, replikler mi emin olamadım. Eksik çok gibi geldi bu da çok yapmacık bir iş olarak gözüme göründü. Sıcak, doğal ya da kendimden bir şeyler bulamadım. Dizi 15-18 yaş aralığı için uygun, fena değil. Belki eksiklikler tamamlanırsa daha fazla da izleyici çeker gibi geldi.

Gözde Mutluer'in oyunculuğunu hep severim. Bu dizi de ki tek içten karakteri de ona verdiklerini düşünüyorum. Dobra oluşu, erkeksi oluşu ve bunu iyi oynaması benim için bir başarıdır. Bu yüzden performansını çok sevdim.

Atakan Hoşgören'in karakterini de oyunculuğunu da çok sevemedim. Samimi olmayan bir karakteri vardı. Biraz küstah biraz başka ülkelerde ki dizilerden alınmış gibi bir 2. adam karakterdi. Aklıma neden bilmiyorum ama Kiss Me dizisinde ki King karakteri geldi. Resmen King bu dedim. Edit: 2. adam sandığım   karakter aslında esas adammış.  2. adam gibi duran esas adam yapmışlar  çok şaşırdım. Yine de hala benim için King. Gerçekten King karakterinin aynısı.

Burak Yörük'ün oyunculuğunu çok beğendim. Tam bir kötü çocuk ama bu da bana Kiss Me dizisini hatırlattı. Resmen bir Tenten çıkmış bu Barış'tan. Bence ben bu diziye devam edersem Barış'tan taraf olurum. Fazlaca eğlenceli geldi.

Sina Özer'i sosyal medya üzerinden tanıyordum ama ilk defa oyunculuğunu izleme şansı buldum. Fazlaca yapay bir oyunculuğu varmış. Mimikleri, duruşu, beden dili ben oynuyorum şu an diyordu. Gökhan karakterini de çok kıskanç olduğu için sevemedim. Bu sevgi değil, gerçekten böyle adamlar var ve kadınlara Dünya'yı zindan ediyorlar. Ben böyle adamlara karşı olduğum için de sevemedim. Özellikle ilk bölümde kuzen sahnesinde ipler tamamen koptu. Kıskançlığının sınırı yok Gökhan karakterinde... ALLAH böyle adamlardan kadınları korusun.

Cihan Şimşek'in karakterini çok sevdim. Eslem Akar ile de çok uyumlu olmuşlar. Zaten oyunculuğunu çok severdim ama bu dizi de sakin karakter çok yakışmış.

Cemrehan Karakaş bu dizinin en güzel yanı seni keşfetmem oldu. Nasıl tatlı minyon tipli bir adammış. İlk sahnesinde Youtuber Berk Coşkun sandım biliyor musunuz? -''Aa! Bu o mu?'' dedim. Sanki ikiz gibiler nasıl benziyorlar. Çocuk gerçekten iyi oynuyor. Karakteri de cidden çıtayı çok düşürüyor. Filmde bilmiyorum ama dizi de sanki bu karakteri patlatacaklarmış gibi geldi. İlerleyen bölümlerde pislikleriyle dizi de fenomen olup ön plana çıkabilir. Genelde zaten lise dizilerinde böyle karakterler daha çok sevilir.

Eslem Akar bir önce ki projesinden sonra bu dizi ile çıtayı düşürmüş. Keşke bekleyip başka projeleri değerlendirseydi. Fakat dizinin hakkını vermiş. Performansı yüksek ve iyiydi.

Dizi de dikkatimi çeken sosyal medyada ki dizinin hayran kitlesi oldu. O kadar hayran oldukları şeye bağlılar ki bu hoşuma gitti. Çoğu kitapta ki duyguyu vermedi yazmasına rağmen bir an bile desteklerini çekmediler, bölümünü sonuna kadar desteklediler. Sosyal medyayı yıktılar yazsam abartı olmaz. Zaten bu kitle bağlı olduğu için reytinglerinde hiç düşme olmayacaktır. Yanlış ön görmüyorsam dizi şimdiden sosyal medyaya göre tutmuş durumda. Dizi de diğer bir dikkatimi çeken jeneriğin farklı olması. Eğlenceli ve renkli jenerik çok kullanılmıyor ülkemiz de bu dizinin jeneriği bu açığı kapatmış gibi görünüyor. Karakterler ne kadar itici yazılsa da replikleri komik buldum. Gülmedim hiç desem yalan olur. Gerçekten içten güldüğüm replikleri oldu. Yukarı da yazdım ama yazdıkça fark ettim ki ben işleyişinden sıkıldım dizinin. Yani hikaye, geçişler anlatılmak istenen şey çok kopuktu. Bu da benim sıkılmama sebep oldu. İlk bölümün en iyi sahnesi bana göre başrol erkek ile başrol kızın tanışması olmuş. Gerçekten o bölümü hayranlıkla izledim. Bana göre dizinin en çok yükseldiği sahne de buydu. Yine de ilk bölümün günahı yoktur belki ilerledikçe dizi oturur ve eksiklikler kapatılınca güzelleşir. Ben beğenmedim ama siziler de bir şans verin ve diziyi izleyin. Belki de çok beğeneceksinizdir kim bilir?

Bir de yazar mısınız bana kitap ve film de böyle mi yoksa çok mu  değiştirilmiş? 

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
4N1K İLK AŞK

5 Temmuz 2018 Perşembe

Meleklerin Aşkı (Dizi)

Neredeyse sezon içi beğenmediğim diziler çıkmasa tüm dizileri beğeniyorum izleyici olarak iyi bir izlenim sahibi değilim diye düşüneceğim. Çünkü bu yaz geç ama hep güzel diziler başladı. Bunlardan biri de Meleklerin Aşkı oldu. Gerçi ben bu diziyi daha ilk fragmanından itibaren beğenmeye hazırdım. Çünkü o kadar eğlenceli ve samimi fragmanlar yayınladılar ki ara ara fragmanları izliyordum. Anlayacağınız üzere beklediğim dizinin sonunda başlaması ile yanılmadığımın farkına vardım. Bana göre bu dizi de diğer dizilere göre artılar çok ama önce dizinin oyuncuları hakkında bir iki cümle yazmak istiyorum.

Oya Başar'ı çok özlemişim. Normalde aynı karakteri tekrar eden oyunculardan hoşlanmıyorum ama Oya Başar öyle bir usta oyuncu ki hep aynı karakteri oynasa da kendini izlettiriyor. Son yıllarda dram dizisi hariç hepsinde cadı kaynana, cadı anne ama yufka yürekli anneyi oynadı. Bu karakterde onlardan biriydi ama bu sefer bir fark vardı o da başrol erkek.

Yani...

Berkay Hardal'dan bahsediyorum. şimdi Oya Başar ile ne alaka diyeceksiniz ama dizi de ben başrol kızdan çok Berkay'ı Oya Başar ile yakıştırdım. O kadar büyük bir uyum yakalamışlar ki ikisinin olduğu sahnelerde çok eğlendim. Keşke Oya Başar genç olsa da ikisi çift olsa bile diye düşündüm. Ve Berkay'ın bir önce ki projesini bilsem de ilk defa oyunculuğunu izleme şansı buldum. Ne kadar doğal ne kadar güzel bir oyunculuğu varmış bu oyuncunun. Biraz hızlı konuşsa da fazlasıyla ısındım oyunculuğuna.

Keza... 

Gülper Özdemir ile Berkay'ı da çift olarak yakıştırdım. (Sanırım çift olarak kafam çok karışık.) Bir güzel kız ve bir yakışıklı erkek fikri güzel olmuş. Zaten daha önce ki yazılarımdan hatırlarsanız Gülper Özdemir'in oyunculuğuna vurulduğumu yani çok beğendiğimi yazmıştım. Bu dizide de o güzel ses tonunu ve oyunculuk performansını izleyiciden esirgememiş. Resmen ekrandan gözlerimi doldurdu yazsam abartı olmaz. Seviyorum bu kızı biraz keşfedilse çok iyi yerlere geleceğine eminim. Hem kendini geliştirmekten vazgeçmiyor, hemde ekranda yıldız gibi parlıyor. İnşallah yapımcılar bu oyuncunun değerini bilirler.

Didem Balçın'ı bir önceki projesinde çok beğenmiş ve sevmiştim. Bu dizi ile daha çok ısındım ve sevdim. Performansı ilk bölüme göre çok yüksekti bu da usta olduğundan kaynaklı sanırım. Birde ilginç ama Toygan Avanoğlu ile ilk defa yakışan kadın oyuncu olarak görüyorum. O kadar uyumlu olmuşlar ki gerçek eş olsalar bu kadar uyumlu olurlardı. Büyük ihtimal bu ikili kamera arkasında çok eğleniyordur. Yoksa bu denli iyi bir kimya yakalamaları zor olurdu.

Toygan Avanoğlu'da Oya Başar gibi hep aynı karakteri canlandırıyor. Artık öyle oturmuş ki sanki kendini oynuyor gibi geldiğinden beni hiç rahatsız etmiyor. Toygan Avanoğlu işte... Komik, güler yüzlü, yetenekli ve komedi dizilerinin vazgeçilmezi.

Deniz Kaynak ve Arda Adil Görgen çocuk oyunculara bayıldım. Gerçek kardeş gibi fiziksel olarak çok benziyorlar. Dizinin en tatlı karakterleri olacaklarını düşünüyorum.

...Ve

Tatlı mı tatlı Ebrar Alya Demirbilek. Bu küçük kızı ALLAH nazarlardan korusun. O kadar cimcime, o kadar tatlı bir çocuk ki yanaklarını kemiresim geliyor. ALLAH uzun ömür, sağlık versin pek güzel bir çocuk. Oyunculuk konusunda çocuk yani sadece izliyorsun ve iç geçirip benim de böyle çocuğum olsa diyorsun.

Oyuncular bittiğine göre şimdi yukarı da bahsettiğim o artılara gelelim. Dizinin en büyük artısı başlayan diziler içerisinde konusu farklı olması olmuş. Yani bu dizi de karizmatik duvarları olan zengin ve yakışıklı adam ile saf, fakir kızın hikayesi değil saf ve yetim bir adamla orta halli zeki bir kızın hikayesi anlatılmış. Bence dizide ki en önemli nokta buydu. Diğer bir dikkatimi çeken konu ise borçla harçla alınmış bir villa da ayakkabılarını çıkarmaları oldu. Yani eve girerken ayakkabılarını çıkarıyorlardı. Bu da işleyişi kasmadan doğal olmasına sebep olmasına sebep olmuştu. Zaten bizim kültürümüzde eve ayakkabı ile girmek yok. Böyle bir algı yaratılmasını yıllardır anlamam. Sonuçta zenginde olsan evindesin, rahatlaman lazım , senin özel alanın ayakkabı saçma değil mi? Bir artıda senaristin tamamen doğal bir aile ilişkisini betimlemesi olmuştu. İzlerken -''Evet! Böyle Türk ailesi.'' deyip kendimizden bir şeyler bulmamıza sebep oluyordu. Bu yüzden yaz dizilerinin içerisinde en doğal dizi olarak bu diziyi seçiyorum. Dizinin benim için son artısı ise repliklerinin çok orijinal olması. Beni replikleri ile güldürebilen bir dizi yapılmışsa reytingleri ne olursa olsun tutmuş dizidir. Replikler yer yer değil genel olarak komikti. 2 cümle varsa biri muhakkak komikti ve güldürüyordu. Açıkçası dizi de Melek'in arkadaşları harici tüm oyuncuları sevdim, genel konu ve işleyişini sevdim. Çekim konusunda biraz havada kalan sahneler vardı geçişlerde ama olsun o da ilk bölümü anlatmak amacıyla yapılmış olduğunu düşündüm. Daha ne olsun. Tam bir orijinal yaz dizisi olmuş. Bizlere de izlemek düşer. Bence kaçırmayın şiddetle izlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 3. sırada tamamladı.
MELEKLERİN AŞKI

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Darısı Başımıza (Dizi)

Bu yaz diziler çok geç başlamasına rağmen çok güzel başladılar. Şimdiye kadar başlayan dizilerde hemen hemen hepsinde bir şey yakaladım. Tabii ki bu dizi de de. Bu dizide yakaladığım  şey oyuncuların oyunculuklarıydı.

Ozan Dolunay'ı başrol olarak ekrana pek yakıştıramıyorum. 2. adam rolü ya da yardımcı oyuncu olarak karşımıza çıksa sanki daha iyi olacakmış hissi veriyor. Biraz şu durgun performansını düzeltse her şey daha iyi olacak gibi geliyor.En azından başrol için daha uygun olacak. Fakat buna rağmen fazla cazibe içerdiği için tüm oynadığı karakterleri kendisine çok yakıştırıyorum. Her karakteri üzerine ceket gibi giyebilme yeteneğine sahip.

Elif Doğan'ı fiziksel olarak çok beğeniyorum. Bir önce ki dizisinde de ölmeseydi favori kadın oyuncularımdandı. Her ne kadar bir kesim izleyici oyunculuğunu beğenmese de ben tam tersi çok beğeniyorum ve seçtiği projeleri ilgi ile izliyorum. Bence diziye çok uygun bir başrol kadın olmuş. İlk bölümden kaynaklı duygu geçişleri bana geçmedi ama bir sonra ki bölüme karakter tam olarak oturur hissi verdi.

Devrim Yakut usta oyunculardan biri. Bana hakkında yazmak düşmez ama bir iki cümle yazmak istiyorum. Devrim Yakut dram projelerine hiç yakışmıyor. Komedi türünde o kadar içime işlemiş ki dram bir projede görünce yadırgıyorum. İnşallah bu projeden sonra hem komedi de görürüz.

Açelya Topaloğlu'da Devrim Yakut gibi bir oyuncu. Asla ve asla kötü kadın, dram projelerinin oyuncusu değil. Tama güzel oynuyor gerçekçi oynuyor ama yakışmıyor. Ne kadar karakteri iyi oynarsa oynasın hep hava da kalıyor. Fakat komedi de efsaneleşiyor adeta kendini buluyor. Bu projenin benim için favori oyuncusu Açelya Topaloğlu. Senaristler bol bol sahne yazarlar inşallah.

Özgün Karaman'ı oyuncu olarak da kişilik olarak da her ne kadar magazinsel olmasa da magazinsel açıdan da seviyorum. Bir önce ki projesinde izlemelere doyamıyordum. Büyük ihtimal bu dizi de de 2. adam olmasına rağmen izlemelere doyamayacağım. Çok sempatik bir oyunculuğunun olduğunu düşünüyorum. İyi ki bu karakteri oynamış.

Nergis Kumbasar usta bir oyuncu eleştirmek haddime düşmez ama Neriman karakteri üzerine yapıştı ve sanki son iki projesinde Neriman'ın versiyonlarını izliyor gibi hissediyorum. Bu dizi de karakter olarak farklı dursa da yine de Neriman havasını yakaladım. İnşallah ilerleyen bölümlerde bu olmaz.

İbrahim Kendirci ve Açelya Topaloğlu uyumu yazıyorum başka bir şey yazmıyorum. Cast bu çifti nokta atışı yaparak seçmiş. Senaristte çok eğlenceli sahneler yazarsa favori çift olabilirler. Başrol çiftten daha çok beğendim yazsam abartı olmaz. İbrahim Kendirci bu karakter ile durgun ve sessiz oyunculuğunu bir kenara bırakmış gibi duruyor.

Sevinç Erbulak ve Dilek Çelebi'de benim için bir çift. Birlikte oynadıkları bir önce ki dizi de bir uyum yakalamışlardı ve bu dizi ile bu uyumu Nirvana'ya ulaştırmışlar. İkisi de bana göre aynı düzeyde ve usta oyuncular. Bu dizinin vazgeçilmezleri olacağını düşünüyorum.

Ulvi Alacakaptan'ı bir süredir ekranda görmüyordum. Bu dizi de görmek nedensiz şekilde mutlu etti beni. Nasıl bir karakteri olacak merakla ilerleyen bölümleri bekliyorum.

Yüksel Ünal'ı gerçekten tanımadım. Öyle farklı bir karakter stili yaratmışlar ki kimdi bu kimdi bu diyerek bölüm geçti. Son sahnede -''Aa bu o!'' dedim ki normalde tanımam lazımdı. Farklı bir oyunculuk, farklı bir imaj... Çok başarılı buldum. 

Burak Can güzel bir projeyle döndü ve iyi de oldu. Geçen yıl bir kaç bölüm süren bir dizi de oynadı ve hiç sevdiğim bir karakterde değildi keza ondan önce ki dizisine sinir oluyordum. Fakat bu dizi de çok sevimli olmuş. Daha yolun başında çok dizilerde göreceğiz eminim ama bence tür olarak komedi de olması lazım. 

İlay Erkök'ü son zamanlar özel hayatıyla pek duyar oldum. Fakat asla oyunculuğunun önüne geçirmedi özel hayatını. Bu yüzden dikkatimi çeken naif oyunculardan. Performansını beğendim.

Gizem Ergün'ün oyunculuğunu daha önce incelesem de unutmuşum ve tanımadığım ikinci oyuncu oldu. Çok değiştiği için internetten kimdi diye baktım. İlk izlediğim oyunculuğu çok durgundu. Bu dizi de daha kendini ifade edebileceği ve performansını gösterebileceği bir karakter olmuş. Oyunculuğunu tam olarak inceleyemedim. İlerleyen bölümlerde izleyip göreceğiz.

Eda Başlamışlı dizide ki tek ilk dizisi olan oyuncu. çok fazla sahnesi olmadığı için tam olarak nasıl bir oyunculuğu var emin olamadım. İzleyip göreceğiz.

Dizinin jenerik kısmını çok eğlenceli ve güzel buldum. Jenerikte kullanılan yazı fontu ve rengi de çok hoşuma gitti. Dizi sevdiğim yönetmenlerden birine emanet olduğu için haliyle çekim stilini de çok sevdim. Tam yaz dizisine uygun cıvıl cıvıl mekanlar, dekorlar ve çekim açıları kullanılmış. Canlı ama koyu bir çekim rengi kullanılması da hoşuma gitti. Senaryonun ilk bölümden akıcı yazılması ve konuların hızlı gelişmesi de hoşuma gitti. Umarım senaristler bir konu üzerinde durup sakız gibi o konuyu uzatmaz ve ilk bölüm gibi akıcı geçer diğer bölümlerde. Konu ve işleyişi güzel olsa da repliklerin hakkını yememek lazım. Replikler de yer yer esprili diyalogların olması diziyi sıkıcı olmaktan kurtarmıştı. Bu da diziyi farklı bir yöne taşımış sıcacık yapmıştı. Genel olarak baktığım zaman tam bir aile dizisi kıvamında dizi ortaya çıkmış. Bence bu diziye bir şans verin eminim siz de çok beğeneceksiniz.




Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 3. sırada tamamladı.
DARISI BAŞIMIZA 

29 Haziran 2018 Cuma

Yüzüme Günlük Bakımımı Nasıl Yapıyorum - Neler Sürüyorum

Başlığı gören ''-Ay! Ne kadar önemli bir konu. renkli yüzüne ne sürüyormuş... Bak bak.'' diyecek eminim. Fakat yine de yazmak istedim. Normalde suratıma ya hiç bir şey sürmüyordum ya da nemlendirici ile geçiştiriyordum ama geçen yıl bir sağlık sorunu yaşadım belki bilirsiniz. O zaman aldığım kimyasal ilaçtan sonra özellikle çene kısmımda yoğun bir sivilce yaşamaya başladım. Ve 1 yıldır ne yaparsam yapayım bir türlü geçmiyordu. Şu an kullandığım bu ürünler sayesinde bir çoğu gitti ve yavaş yavaş sönmeye başladı. Ürünlerin hoşuma giden yanları sadece sivilcelerime müdahale etmesi değil, aynı zamanda cildimi parlatması ve temiz görünüme sahip olmamı sağladı. Ha! Birde yumuşacık yapması. Ürünleri öyle sevdim ki her biri için tek tek post yazmayı planlıyorum. Bu yüzden bu postumda sadece kullandığım ürünleri size göstermek istedim. Yani detaylı bir yazı için önümüzde ki günleri beklemeniz lazım. 


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Tokyo Ghoul:re (3. Sezon-Anime)

Finali geçtiğimiz günlerde yayınlanan animenin finalini an itibariyle izlemiş bulunmaktayım. Duygularımı tazesiyle yazmanın iyi olacağını düşündüm. Sizler ne düşünürsünüz bilmiyorum ama ilk iki sezona göre bu sezon biraz vasat geçti. Aksiyon sahneleri çok güzel çizilmiş olsa da hikaye bütünlüğü yoktu. Sanki bölümü kurtarmak için mangaka bu yolu izlemiş gibiydi. Zaten Kaneki'nin olmaması, Haise Sasaki'nin kibar kibar davranışları içimi şişirdi. Kafe'nin ve ilk iki sezonda ki karakterlerin yarısının etkin olmaması da hikayenin tadını iyice kaçırmıştı. Gözlerim Touka'yı çok aradı. Saniyelik bir çizimle geçiştirilmiş olması beni sinir etti. Yeni karakterleri pek sevemedim. Zaten ben Ghoul'ların tarafındayım Güvercinleri hiç sevmiyorum. İzlemeyenler için spoiler olmasın detaya girmeyeyim ama 4. sezonda anca eski tadını yakalayacağını düşünüyorum. Çünkü final bana bunu hissettirdi. Anime'de sevdiğim şeylerde vardı. Aksiyonu bol olduğu için sezonu çok sevdim. Hatta 2. sezonda aksiyon kısmı ve renk seçimi ile batırılmıştı, bu sezonda gözle görülür şekilde toparlandığını düşünüyorum. (Aksiyon sahnelerini yavaşlatarak vermişlerdi ve renk olarak kasvetli havadan çıkılmıştı.) Diğer sezonlara göre ölüm sahneleri de daha uzun tutulmuştu. Sanırım kısmi olarak bu sezonu sevdim. En azından izlenmeye değer bir sezon olmuş. Umarım 4. sezon 2 ve 3. sezonu bizlere unutturur ve bol bol Kaneki Ken görürüz. Yine de bu sezonu da muhakkak izleyin, es geçmeyin.

Bu yazı
renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
1. sezon hakkında ki düşüncelerim için; Tokyo Ghoul (anime) 1. Sezon
2. sezon hakkında ki düşüncelerim için Tokyo Ghoul (anime) 2. Sezon

Tokyo Ghoul:re 
(東京喰種トーキョーグール:re, Tokyo Kushu:re, Toukyou Kuushu:re)

Siyah Nokta Maskesi Özel Bakım Seti Çekilişi Sonuçları

Her ne kadar çok katılan olmasa da iptal etmek yerine çekilişimi sonuçlandırmayı tercih ettim. Katılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Çekilişi 1 kazanan 2 yedek arkadaşım olarak  çektim.

Kazanan talihli: Aforizmik Kalıntı
 Kazanan talihli 2 gün içerisinde bana dönüş yapmazsa 
 Yedek olarak  bahardalı ve eirennes çıktı. 
3 arkadaşımı da tebrik ederim. 

26 Haziran 2018 Salı

Erkenci Kuş (Dizi)

Merakla beklediğim dizi sonunda başladığı için çok mutluyum. Çünkü Demet ve Can'ı çok seviyorum. Ne kadar her yaz aynı konulu dizileri izlesek de işleyiş farklı olunca ben çok seviyorum. Gerçi tüm Dünya'da romantik komedi bu şekilde yapılıyor bu da bir gerçek.

Demet Özdemir'in saçlarına bayıldım. Saçın kesim şekli o kadar yüzüne yakışmış ki ekrandan içeri elimi sokup yanaklarını sıkmak istedim. Birde gözle görülür şekilde oyunculuğunu geliştirmiş. Bir önce ki dizisinde biraz yapay mimikleri vardı. Fakat bu dizi de tamamen doğallaşmıştı. Kesinlikle çok yetenekli bir oyuncu ama biraz daha çalışması lazım tam oturması için.

Can Yaman müthiş bir oyuncu. Sanki bu tarz karakterler için yaratılmış gibi. Fakat artık hep aynı tarz olduğu için değişik karakterlerde de görmek isterim. Bu dizi de Can karakterini çok sevdim ama Can Yaman'ın vücudunu hiç sevmedim. Her karakterinde biraz daha kaslarını büyütüyor ve genişliyor. Bu şekilde giydiği kıyafetlerde kendine bir kaç beden büyük olmak zorunda kalıyor. Bu yüzden de giydiği kıyafetleri ve genişlemesini hiç sevmiyorum. Açıkçası güzel de durmuyor kıyafetleri. İzlerken sürekli kıyafetlerinin bol olmasına takılıyor gözlerim. Birde bu dizi de uzun saç ve sakal bırakmış daha çok fiziksel olarak gözüme gözüme geliyor. Yalnız şöyle böyle ama çok yakışıklı değil mi?

Öznur Serçeler hangi karakteri oynarsa oynasın hiç kendini bozmuyor. Sanki hep aynı karakterin devamını oynuyor gibi hissediyorum. Neden böyle hissediyorum bilmiyorum ama sanki kendini oynuyormuş gibi. Ekranda görmeyi sevdiğim bir oyuncu, diziye de çok yakışmış.

Özlem Tokaslan, sonunda kendini bulmuş gibi. Bin bir surat bir oyuncu olmasına rağmen bu karakter çok yakışmış. Benim gözümde usta bir oyuncu, dört dörtlük bir oyuncu. Ayrıca fazlasıyla zayıfladığı da gözümden kaçmadı. Ne güzel keşke bende zayıflasam.

Berat Yenilmez artık hangi karakteri oynarsa oynasın benim için pastaneci Sami. Kesinlikle alışamıyorum normal konuşmasına. Her an Trakyalı gibi konuşacakmış hissi yaratıyor bende. Bu karakteri nasıl zihnimden siler bilmiyorum ama bu konuda tek olduğumu düşünmüyorum. Bu dizi de bir babayı oynuyor ve çok yakışmış.

Birand Tunca'yı ilk defa izleme şansı buldum. Oyunculuğu çok doğal ve hoş. Oyunculuk yönünden daha çok sevebileceğimi düşündüğüm bir oyuncu. Dizi de fettan bir karakteri canlandırıyor, tip olarak bu karakteri çok yakıştırdım. Bakışlarında ki sinsiliği izleyiciye iyi hissettirdi. Umarım ilerleyen bölümlerde tatlı bir karakter olur, hep böyle fettan olmaz.

Sevcan Yaşar'ı karakter olarak da oyuncu olarak da hiç sevmedim. Oyunculuğunda bir şeyler havada kalmış gibiydi. Belki zamanla karakteri oturur ama fazla yapay geldi mimikleri, duruşu, bakışları.

Ceren Taşçı ve Cihan Ercan benim için çayla simit gibi, gülle dikeni gibi, etle tırnak gibi bir çift. İnşallah, umarım ikisini çift olarak yazar senarist. Acayip yakışıyorlar birbirlerine ve birlikte olan sahneleri acayip keyifli. Bireysel olarak da iyi oyuncular ama birlikte muazzam. 

Ve son olarak Tuğçe Kumral. Oynadığı karakterlerle üzerine öyle bir karakter yapıştı ki bu dizi de o yapışan karakteri siler diye bekliyorum. Ortalama bir oyunculuğu var ama üzerine çok şey koyacağını düşünüyorum. Bu arada tipi sinsi karakterleri kaldırmıyor bu oyuncuya artık kendini gösterebileceği roller verin.

Ben diziyi yaz dizisi gözüyle izledim ve çok beğendim. Yaz boyunca hatta sezonda devam ederse izleyeceğim bir dizi gibi görünüyor. Hem konu itibariyle, hem işleyiş itibariyle, hemde oyuncularından dolayı dizi beni kendine geçti. Demet Özdemir'in dizinin jenerik müziğini söylemesini çok sevdim. Jenerik kısmı çok eğlenceli olmuş ama Demet'in sesiyle bir başka olmuş. Demet ve Can'ın uyumunu çok sevdim. Bence başarılı bir iş olmuş. Eh! Bu şekilde başarılı bir işi tavsiye etmeden geçemem. Şiddetle tavsiye ederim, diziye muhakkak bir göz gezdirin.


Dipnot: Rich Man Poor Woman Japon dizisine benzetilmiş dizi. Sadece kızın hafızası yüzünden benzetilmiş yoksa ne konu, ne işleyiş olarak alakası  yok. 

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
ERKENCİ KUŞ

23 Haziran 2018 Cumartesi

Şahsiyet (Dizi)

-spoiler içermez-
Finaller ramazan derken finalini izlemek dün akşama nasip oldu. Sonuna kadar çok merak ettiğim ve finalinde beni ters köşe eden bir dizi oldu. Agah ha yakalandı ha yakalanacak derken bölümler seri olarak bitti. Tek sorun puhu tv'nin bekletip toplu yayınlamasıydı. Onun harici dizi dört dörtlüktü.

Haluk Bilginer hangi karakteri oynarsa oynasın üzerine bir ceket gibi giyiyor ve Haluk Bilginer'i unutturuyor. İzlerken tamamıyla oyuncuyu değil net bir şekilde karakteri izleyiciye gösteriyor. Karakter betimlemesinin iyi olmasından dolayı da ustalığını biz izleyiciye her seferinde yeniden hatırlatıyor. Müthiş bir oyuncu, müthiş bir değer, müthiş bir yetenek.

Cansu Dere daha önce bir polis karakterine can verse de bu seferki tam kişiliğine uygun olmuş. Soğuk duruşuyla Nevra karakterini başka kimse oynayamazdı diye düşünüyorum. Bana göre oyunculuğuyla ve duruşuyla bu karaktere cuk oturmuştu. Haluk Bilginer ile uyumunu başka projelerden zaten bildiğimden güzel ikili olacaklarından emindim ama polis olarak beklentimin üzerinde bir performans sergiledi. 


Keza Metin Akdülger'i de sevmediğim halde bu dizi ile ısınma ve performansını inceleme şansı buldum. İlginçtir ama fiziksel olarak yakışmasalar da çift olarak Cansu Dere ile çok uyumlu olmuşlardı. İkisinin de soğuk duruşu ilginç bir şekilde uyum yakalamış ve göz doldurucu bir hale gelmişti. Cansu ile olan sahnelerini ayrı bir sevdim. Belli ki kamera arkasında da kimyaları uymuş bu da kamera önünden bize yansımıştı.

Şebnem Bozoklu bu dizi de en sevmediğim karakterlerden biriydi. Geçmişten gelen bir haklılığı olsa da çok bencil ve sorumsuz bir kadındı. Çocuğuna ilgisi yok, babasına karşı bencilliği yüksek, kocasıyla kafayı bozmuş garip bir kadındı. Yalnız oyunculuğu çok iyiydi. O gıcık karakteri çok iyi oynamıştı. Ben Agah'ın yerinde olsam kızı Zuhal'i de öldürürdüm. Hatta torunu Deva'yı da öldürürdüm.

Deva yazmışken... Dizi de iki oyuncuyu hiç sevmedim. Biri Recep Usta
diğeri Rabia Soytürk. Karakter olarak savruk ve ergen karakterler olarak gıcık olsam da oyunculuk kısmında ayrı bir gıcık oldum. Genç oyuncu oldukları için kendilerine geliştireceklerini düşünüyorum. Ortalama bir oyunculukları vardı.

Necip Memili'nin oyunculuğunu çok seviyorum. Bu yüzden her zaman nefret ederim, tiksinirim oynadığı karakterlerden. Çok doğal ve gerçekçi oynadığı için gizli gözde oyuncularımdandır. Bu dizi de Nevra'yı destekleyen bir komiserdi. Aslında düşününce konuşmaktan başka bir işe yaramıyordu ama Nevra'yı desteklemesi bile kilit bir karakter olduğunu gösteriyordu. Nefret etmediğim bir iki karakterinden biriydi.

Biliyorsunuz ki Hüseyin Avni Danyal usta oyunculardan biri. Haliyle oyunculuğunda bir kusur bulamadım. Tok sesiyle, duruşuyla ve oyunculuğuyla muazzamdı.

Ve gönüllerimizin oyuncusu Müjde Ar... Müjde Ar Yeşilçam'dan gönlümüze taht kursa da son yıllarda hiç ekranda göremiyorduk. Tamamen kabuğuna çekildiğini düşündüğümüz anda bu dizi ile ortaya çıktı, çokta iyi yaptı. Çünkü kendini özletmişti. Bence kendinden, oyunculuğundan ve performansından hiç bir şey kaybetmemişti. Müjde Ar'ın olduğu sahneleri severek izledim.

İnternet dizileri arasında tartışmasız en iyi dizi bu dizi oldu. Fi'nin ardından güzel bir dizi çıkmayacak diye beklerken bu dizinin gelmesi çok iyi oldu. Puhutv'nin ücretsiz olmasını çok seviyorum. Dizi Haluk Bilginer'in tok ses tonu, Cansu Dere'nin soğuk duruşuyla muazzam hale gelmiş ve ikisinin uyumu farklı olmuştu. Birlikte oynadıkları bir önceki dizide de sevmiştim bu dizide de öyle. Dizinin bana göre en kötü yanı uzatmadan 12 bölümde bitmesi oldu. Gönül isterdi ki 3-5 sezon sürsün ama kısmet.   Onur Saylak'ı oyuncu olarak severim ama yönetmenliği de çok güzeldi. Çekim rengi, çekim açısı ve çekim stilini çok beğendim. Seçilen mekanlar ve eşyalar çok yerindeydi. Hikaye,  konu ve işleyiş  açısından da  çok iyiydi ve güçlüydü.  Bence bu diziyi izlemelisiniz, tavsiye ederim.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
ŞAHSİYET

19 Haziran 2018 Salı

Sev Yeter / Ye Hai Mohabbatein (Hindistan)

Bu dizinin başlayacağından haberim yoktu. Kore dizisinin günü belli olmuş mu diye bakarken dizinin de aynı gün başlayacağını fark etmiştim ama ne konusuna, ne oyuncularına, ne de fragmanına bakmamıştım. Dün Kore dizisi bittikten sonra bir şans vermem gerektiğini düşündüm ve izledim.

Fakat dizi ülkesinde devam eden bir diziymiş. Bu biraz gözümü korkuttu. Şimdiden dizi 1509 bölüm olmuş. Bu şekilde devam ederse kaç bölüm daha olur merak ediyorum. Hintlilerin haftalık yerine günlük olduğu için dizileri bu kadar fazla oluyor ama yine de çok uzun geldi. Sonuna kadar izleyebilir miyim ya da Kanal 7 kaç bölümünü satın aldı bilmiyorum.

Aslında dizi klasik bir Hint dizisi. Konu ve hatta işleyiş üzerine pek bir şey katılmış olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü şimdiye kadar izlediğim tüm Hint dizileri aynı türdeydi. Bizim ülkede ki dizilere kızıyoruz ama beterin beteri var gibi geliyor Hint dizilerini izlerken. Sanki oyuncular değişiyor ama konu ve işleyiş kopyala yapıştır gibi. Tıpkı muhteşem filmleri gibi farklı konuları da televizyonlarında görmek isterdim. Belki de vardır ama çeviri bulan ya da kanalın satın aldığı tek tiptir kim bilir?

Dizinin dublajı çok güzeldi. Sesler, karakter ve oyuncuların fiziksel yapılarına çok uyumluydu. Senkron kısmında zaten sorun yoktu ama dizinin bazı sahneleri beni çok üzdü. Mesela bir sahnede komşusuna et yemediği halde küçümseyerek et yedirmeye çalışmış o sahne cidden rahatsız ediciydi. Eğer inancım ve ülkemde olan bir sahne olsaydı diziyi yerden yere vurur boykot yapardım.

Sonra kızın çocuğu olmuyor ve bu konu sakız gibiydi. İki replikten biri kızın bebeği olamıyordu. Bu yüzden kızı dışlıyorlar ve sürekli yüzüne vuruyorlardı. İzleyiciler içinde çocuğu olmayan kadınlar varsa onlar için çok can acıtıcı replikler olmuştur. Senaristin bu konuyu en acımasız şekilde yazdığını düşündüm. Hani sosyal mesaj verme amaçlı olsa sorun yok ama dümdüz bir dizi. Büyük ihtimal ilerleyen bölümlerde daha acımasız replikler duyacağız gibi geliyor.

Bu iki konu şu an beni çok rahatsız etti. 2013 yılı çekimi olduğu halde renk ve mekanlar çok güzel seçilmişti. Çekim kalitesi de yüksek duruyordu. Oyuncuların oyunculukları standart dizi oyunculuğuydu. Çok beni etkileyen bir oyuncu yoktu. Şu an için takip etmeyi düşündüğüm bir dizi. Doğruyu yazmak gerekirse beğenip sevdim de. Eğer vaktiniz varsa sizde bir deneyin derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
18 Haziran 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi 21.00'de tekrarı ise 12.30'da kanal 7'de.

Sev Yeter
 (Ye Hai Mohabbatein, This is love, Aşk Bu)

18 Haziran 2018 Pazartesi

Sil Baştan / Kill Me Heal Me (Güney Kore)


Heyecanla beklenilen dizi sonunda televizyonda gösterime girdi. Ben daha evvel dizi ve Çin uyarlaması hakkında yazı yazmıştım aslında. Şu linklere tıklayıp Kill Me Heal Me/2015 (Güney Kore Dizi) ve A Seven-Faced Man / Kill Me Heal Me / 2017 (Çin) yazıma ulaşabilirsiniz. Fakat yine de birde dublajlı haline yazı yazmak istedim.

Dizilerin duyurusu yapılır yapılmaz herkes dublaja takmış gibi yorum yapmaya başladı. Bu olayın başladığında da devam edeceğine adım soyadım gibi emindim. Nitekim beni yanıltmadılar ve çok ağır hak edilmeyen bir sürü yorum yapıldı. Eleştirinin de bir sınırı olduğunu düşünüyorum. Şüphesiz ki bir emek var ortada ve bu göz ardı ediliyor. Bunun da eleştiriden çok saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

Aynısı TRT zamanlarında da yapılmıştı. Hatta bu yüzden Kore dizilerinin TRT'de yayınının bittiğini bile düşünürüm. Özellikle TRT Okul kanalının yayınladığı dizilerde dublaj ve yayın konusunda çok acımasız yorumlar yapılmıştı. Şimdi aynı şeyin Kanal 7 için yapıldığını görmek üzücü oldu. İnşallah Kanal 7 aldığı dizileri bitirdikten sonra yayınlamayı kesmez. Daha ilk dizinin ilk bölümünde bu kadar acımasız olan sonra ki dizilerinde ne yazar ALLAH bilir. Yani tabii ki beğenilmeyebilir ama ölçülü ve eleştiri amaçlı yorumlar olsa güzel olurdu.

Ben beğenmeyenlerin aksine olaya teknik ve mantıksal olarak bakmayı tercih edenlerdenim. Duygusal ve düz bir izleme ile bakmadığım içinde haliyle beğendim. Benim için önemli olan senkrondu ve dublajda senkron çok uyumluydu. Çünkü bir diziyi izlerken orijinal dilin ağız oynatması ile üstüne yapılan dublajda bir kayma oluyorsa tamamen izlediğim şeyden kopup oyuncunun sadece ağız kısmına odaklanıyorum. Bunu ilk bölümde hissetmedim ve çok beğendim. Doğru yerlerde durup doğru yerlerde doğru şekilde ayarlamışlardı. Hangi dilde olursa olsun orijinal bir dilin üzerine yapılmış dublajı sevmeyen ben, bu yüzden sevdim.

Karakterlerin orijinal seslerini bildiğim için ilk dakikalarda çok yadırgasam da seslendirmenlerin doğru seçildiği düşüncesini hiç kaybetmedim. Her bir karakter için karakteristik sesler seçilmişti. Yani oyuncudan çok oyuncunun oynadığı karaktere yakın seslerdi. Bu da hemen sevmemi ve sesleri benimsememe sebep oldu. Özellikle Oh Ri Jin karakteri için nokta atışı yapılmıştı. Dizi de ses açısından tek problem Shin Se Gi'nın ses tonu oldu. Ji Sung Shin Se Gi için daha sert ve erkeksi bir ses tonu kullanıyordu. Seslendirmen ise çok ponçik bir ses tonu çıkarabilmişti. Kalınlaştırmak yerine sert ve seksi olarak tanımladığımız o ses tonunu kullansaydı güzel olurdu ama ben böyle de sevdim.

İsim konusunda Kanal 7 her zaman favorim oldu. Çok akıllıca hamleler yapıyor kanal. Akılda kalıcı bir o kadar kolay isimler seçiyorlar. Bu belli bir yaş üzeri için çok önemli bir konu. Öldür Beni, İyileştir Beni gibi bir isim kullanmak yerine Sil Baştan ismini bulmaları çok doğru olmuş.

Dublajlı da dizi izlenebilir durumda. Dublajı çok tercih etmeyen ben bile izleyebilirim. İlk defa Kore dizisi izleyen ya da orijinal dilde izlediği halde dublajlı halini de izleyenler ne düşündü merak ediyorum. Bu konuda yorumlarınızı bekliyorum.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
18 Haziran 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi  23.00'de tekrarı ise 09.15'de kanal 7'de.

Sil Baştan, Kill Me Heal Me 
( 킬미, 힐미 , Öldür Beni İyileştir Beni)

13 Haziran 2018 Çarşamba

Kalbimin Sultanı (Dizi)

Yaz sezonunun beklediğim dizilerinden biri hiç bana fark ettirmeden başlayacaktı. Dün kanalların resmi sitesine bakarken fark ettim ve şaşırdım. Tüm dizilerin bayramdan sonraya kalacağını umuyordum. Yine de önce başlaması benim açımdan çok iyi oldu. En azından bloguma yazma şansım oldu. Bu dizi Türkiye'de daha önce hiç denenmemiş bir tür olmasıyla dikkat çekiyordu. Romantik Komedi türüne Türkiye gibi bir yerde tarihi türünü de ekleyerek yapmak büyük bir cesaret istiyordu. Çünkü olmayan bir şey anlatılmalıydı ve Türk izleyicisi bu konularda çok ciddi izleyecekti. Nitekim de öyle oldu. Hayali karakterlerin, hayali olayların olduğu diziyi bir padişah hayatı olarak algılayıp o ciddiyetle izleyip eleştiren çok seyirdi vardı.

''Yahu! Siz Osmanlı ile mi dalga geçiyorsunuz...'' diye başlayan cümleler çok vardı. Aslında toplumumuz için bu çok üzücü. ''Biz tarihimizi bilmiyoruz ve dizilerden öğreniyoruz.'' sözünün doğruluğunu bir kez daha gördüm. Neyse ki dizi genel olarak bilinçli seyirci tarafından sevildi. Bilinçli bir izleyici olduğumu düşünmüyorum ama benim de hoşuma gitti.

Özellikle Uzak Doğu dizilerinde tarihi, romantik komedi türünü çok seviyorum. Genelde onlar biraz da fantastik olaylar katıp işliyorlar ama izlerken çok eğleniyordum. Her seferinde de neden bizde böyle hayali uçuk olmayacak olaylar işlenmiyor yapılmıyor diye düşünürdüm. Hep sert, hüzün ve acımasız olduğumuz işleniyordu. Yabancı ülkelerde de dizilerimiz izlendiği için insanların gözünde farklı bir yer edinmesine sebep oluyordu. Bu yüzden bu dizi bizim Türk tarihimize ''hayali'' dahi olsa bir sempati beslemeye zemin olacağını düşünüyorum. Ondan dolayı başta yapımcılar olmak üzere oyuncular dahil tüm teknik ekibi tebrik ederim.

İlk bölüme göre bir kaç yerinde teknik hatalar vardı ama ilk bölümün günahı olmaz zamanla düzeltilir diye düşünüyorum. Zaten zemini komediye dayandığı için çok rahatsız etmiyordu. Fakat gelecek bölümlerde düzeltilirse daha iyi ve uzun ömürlü bir dizi olur. Dizinin jenerik kısmı ve müziklerine bayıldım. Kıyafet ve dekor konusunu kaliteli buldum. Yaz dizisine göre epeyce uğraşılmış ve emek verilmiş belli. Çekim açılarını sevdim ama bilgisayar ortamı olan mekanlardan hoşlanmadım. Zaten bahsettiğim hata da bu konuydu. Bunların haricinde beni rahatsız eden bir durum yoktu. Bilakis yönetmenlerin çekim stilinden hoşlandım.

Rus- Türk ortak yapımı olduğu için haliyle bir çok oyuncu Rus. Bunlardan biri de ana karakter dizideki ismi ile Anna yani Aleksandra Nikiforova'ydı. Bu dizi sayesinde yeni sempatik yabancı kadın oyuncumuzu da bulmuş olduk. Dil olarak zamanla gelişir ama şu an bile çok tatlı geldi. Ayrıca oyunculuğunu da sevdim.

Tabii birde kralımız, padişahımız Ali Ersan Duru var. Zaten gönlümüzün sultanıydı şimdi tam rolünü buldu. Ali Ersan Duru'nun oyunculuğunda bir çekicilik var. Ses tonu, mimikleri, duruşu, bakışları, bir sahnenin diyalog geçişlerinde ki beden dili çok farklı. Bu yüzden albesi olan bir oyuncu olduğunu düşünürüm hep. Bu diziye de çok yakışmış ve bu karakter için başkası düşünülemezdi.

Emel Çölgeçen'in ilk bölüme göre rolü çok az olsa da olduğu sahnelerde her zaman ki gibi oyunculuğunu yüksek tutmuş.

Tansel Öngel'in bu dizi de olması beni çok şaşırttı. Genelde romantik, komedi oyuncusu değilmiş gibi duruyor. Fakat performansını çok başarılı buldum. Karakteri çok uymuş, hatta biraz da karakterle bütünleşmiş olduğunu fark ettim.

Beste Kökdemir'in oyunculuğunu çok sevdiğim söylenemez. Bu dizi ile tabularım yıkılır mı bilemiyorum. Şu an için nötr izlemeyi tercih ediyorum. Yalnız güzel kadın, gerçekten çok güzel kadın.

Taner Rumeli, aklımda Karadenizli bir ailenin en büyük oğlu karakterinde kaldığı için biraz garipsedim. Sadi Celil Cengiz ile güzel ikili olmuşlar ama alışamadım biraz farklı geldi. Zamanla alışırım ama uzun sürecek gibi.

Sadi Celil Cengiz on numara bir oyuncu. Böyle dizilerde oynaması için yaratılmış. Çok fazla bir şey yazmama gerek yok, mükemmel.

Keza Bülent Seyran'da Sadi Celil Cengiz gibi bu roller için yaratılmış. Sadece bu iki oyuncu için bile dizi izlenir.

Açelya Devrim Yılhan dram dizilerine daha çok gidiyor. Komedi türünde biraz eğreti duruyor gibi geliyor. Sahnesi azdı bu yüzden tam olarak yorum yapamıyorum. Belki ilerleyen bölümlerde tabularımı yıkabilirim.

Itır Esen büyük değerlerimizden biri. Bu dizi ile dönmesine çok sevindim, özlemiştik. Umarım daha fazla sahnesi olur büyük ustanın.

Ben diziyi çok beğendim. Yaz dizilerimden ilkini bulduğumu düşünüyorum. Yanlış bilmiyorsam dizi Rusya ile aynı anda yayında olup toplamda 4 ülke de yayına başlayacaktı. Yolu açık olsun. Yaz dizisi arayışına geçtiyseniz sizlerde bu diziye bir şans verin derim. Tavsiyemdir, bence beğenirsiniz.


Dipnot:
Dizi Türk - Rus ortak yapımı bir dizidir.
1956 yapım The King and I Amerikan filminden uyarlama olduğu düşünülüyor.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 30. sırada, tekrarı ise 42. sırada tamamladı.
Kalbimin Sultanı

12 Haziran 2018 Salı

Kanal 7'de Kore Dizileri Yayın Tarihi Belli oldu

Bundan bir kaç hafta önce kadar Kanal 7 resmi sitesinden açıklanan iki Kore dizisinin YAKINDA kısmı silinmiş ve bomboş kalmıştı. Bunun üzerine ben üzülmüş üzüntümü sosyal hesaplarımda paylaşmıştım. Çünkü kendi fikrime göre dizileri yayınlamaktan vazgeçmişlerdi. Bu konuda açıklama da gelmeyince böyle düşünmeye devam ettim. Bir kaç gün önce ise Kanal 7 ilk yayınlanacak Kore dizisinin tarihinin yanı sıra bir kaç dizi daha satın aldığını bizlere bildirdi. Herkesin çok sevdiği Kore dizilerin olması bir kısım seyirciyi daha doğrusu Kore fanını sevindirse de bir kısım insanı kanal memnun edemedi.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

1 Haziran 2018 Cuma

Orkid Platinum // Arkadaşlar Öneriyor

Her deneyimimde bahsettiğim gibi bu deneyimimde de size öncelikle www.fikrimuhim.com sitesinden bahsetmek istiyorum. Bu deneyim sitesini diğerlerinden ayıran güzel bir özellik var. O da deneyim kullanıcılarının düşüncelerine önem vermeleri. Bu yüzden de deneyimlerimi size aktarırken daha özenli, daha dikkatli ve daha doğru yazmaya çalışıyorum. Sadece kendi düşüncelerim değil çevremde kullanan akrabalarım ve komşularımdan da fikir ve deneyim almayı ihmal etmiyorum. Bu arada sosyal hesapları olan herkes fikrimühim üyesi olabilir ve ürün deneyimleyebilir. Yani bu oluşum sadece blogları hedef alan bir oluşum değil. Facebook, Twitter, Instagram hesabınız varsa hiç beklemeden üye olup ürün denemeye başlayabilirsiniz. Ücretsiz siteye üye olduktan sonra ara ara mailinize gelecek soruları yanıtlayıp size uygun bir deneyim varsa ücretsiz sahip olup deneyimlerinizi bizlere aktarabilirsiniz. 

Ben bu deneyimim de 3 kişi ile konuşup 4 kişiye hem deneme hemde indirim kodu verme şansım oldu. Neden 3 kişi ile konuşup 4 kişiye verdin derseniz 4. kişi menopoza girmişti ve aracı olup başkasına ulaştırması için verdim. Kendi görüşlerime başlamadan önce onların görüşlerini size aktarmak istiyorum.

Bu 3 kişiden;


31 Mayıs 2018 Perşembe

Kocaman Ailem (Dizi)

Sonunda yaz sezonu dizilerine giriş yaptık. İlk başlayan dizi Kocaman Ailem dizisi oldu. Bu diziden yana umudum vardı. Çünkü Mia yapımın dizilerini çok seviyorum. Hep bir eğlence, hep bir neşe oluyor. Bunu düşünerek beklentimi en üst seviyede tuttum. Birde sevdiğim oyunculardan bir kadro oluşturulduğunu görünce kesinlikle diziye şans vermeliyim diye düşündüm.

Dizi klasik bir konu olsa da ismi gibi kocaman bir ailenin farklı kişilikte ki aile üyelerini anlatıyor. Daha doğrusu aile olmayan ama kan bağları olan insanları. Bu durum da işleyişe tatlı bir sıcaklık katmıştı. Nasıl işleyeceğini tam olarak izlemeden bilemeyiz ama dizi aile olmanın, aile olabilmenin güzelliğini bize gösterecek gibi geldi. Eğer işleyiş bu yönde giderse yaz akşamlarında kalbimiz kocaman olacak demektir.

Levent Ülgen müthiş bir oyuncu benim gözümde. Usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez bundan onun karakteri hakkında yazmıyorum. Fakat sevdiğim bir karakteri vardı.

Emre Karayel neden bu karakteri kabul etti bayağı bir düşündüm. Açıkçası karakterini sevmedim. Çok sinmiş bir karakter olmasından hoşlanmadım. Emre her karakterin altından kalkar ama bu can verdiği karakter garip geldi. Tabii ki oyunculuğu muazzamdı.

Aksel Bonfil'i başka projelerde izlesem de sanki her projesinde ilk defa izliyormuşum gibi hissediyorum. Nedenini bilmiyorum ama oyunculuğundan asla emin olamıyorum. Çok iyi bir oyuncu ya da ortalama bir oyuncu diyemiyorum. Oyunculuğu kafamda bir türlü oturmuyor. Bu yüzden de iyi mi kötü mü bilemiyorum ama doğal bir oyunculuğu var. Yani tiyatral değil, baktığım zaman oyun oynuyordan bir tık öte. Bu yüzden dizi de karakteri hakkında pek bir betimleme yapamıyorum. Esas oğlan olduğu için güzel bir karakter olacağa benziyor.

Çağla Demir'in karakterinden mi oyunculuğundan mı bilmem ama çok yapmacık geldi. Karakteri oynadığı aşırı belliydi. Bir şeyler doğal durmuyordu, duyguları ve verdiği tepkiler aşırıydı. Komedi ağırlıklı bir dizi olduğu için çok sırıtmıyordu ama bir dram eklense sanıyorum ki daha çok sırıtırdı. Sonuçta ilk bölüm, ilk bölümün günahı olmaz belki sonra karakteri ile bütünleşir.

Cihan Kurtaran bence dizide ki en ilginç ve en eğlenceli karaktere can veriyor. Hani o sınıfımızda çalışkan, her şeye atlayan, öğretmenin göz bebeği ve öğretmenin unuttuğu şeyi hatırlatan öğrenci vardır ya.. Heh! İşte onu Cihan oynuyor. Açıkçası çokta güzel oynuyor. Karakteri o kadar itici ve sinir bozucu oynamış ki -'' Bu kıl kim ya!'' dedirtiyor kendine. Ben kendisini çok başarılı buldum. Tiyatro kökenli bu oyuncumuzu daha çok projede görmek isterim.

Berkay Tulumbacı'nın karakteri sanki Barbaros'un devamı gibi. Bir önceki projesinde ki karakterine çok yakın ama oyuncuda dalavereci tip yok. Bu yüzden konsantre olamıyorum ama bir gerçek var iyi oyuncu. Karakterle bütünleşiyor sonra alabildiğine oynuyor. Bu durum da bende sanki evimizin oğluymuş hissi yaratıyor. Bir sevimli, bir sıcak geliyor. Oyuncu da farklı bir aura var. Bundan dolayı o olmayan tip kısmını kapatıyor. Şu an da karakterler içerisinde en sevdiğim karakter Selim karakteri oldu.

Çağrı Çıtanak 'ta çok garip bir oyuncu. Beni takip ediyorsanız oyuncular için kedi benzetmesi yaparım bilirsiniz. Çağrı'da kedi gibi bir oyuncu. Hangi karakteri verirsen ver o karakterin şeklini basit bir şekilde alabiliyor. İlk bölüme göre çok bir sahnesi olmamasına rağmen iyi bir performans göstereceğine inanıyorum. Değeri bilinirse ilerde çok iyi işlerde görebiliriz.

Buse Arslan Akdeniz çok yetenekli bir oyuncu olduğu halde tam anlamıyla parlayamaması çok garip. Çok doğal ve yetenekli olduğu halde pek tutulan bir oyuncu olmadı bu büyük kayıp. Oysa ki keşfedilse başrol oynayacak bir oyuncu. Dizide ki karakteri on numara bir karakter. Saçlarının koyu olması da karakteri daha ön plana çıkarmış. Oyuncuda güzel oyunculuk sergilediği için haliyle beğendim. Keşke başrol kadın olarak seçilseymiş. 

Özge Özder'in kısacık bir sahnesi vardı ama karakterini nasıl oynayacağını çok iyi tahmin edebiliyorum. Oyuncunun üzerine fettan ve tilki karakterler yapıştı gitmiyor. Eminim hırsları yüzünden kötü düşünceleri olan bir kadın karakterdir.

Zeynep Gülmez, Özlem Türkad, Zuhal Yalçın, Gülçin Hatıhan, Erman Okay ve Necmi Yapıcı'da usta oyuncular olduğu için onları da es geçiyorum. Fakat oynadıkları karakterler onların formundaydı ve yakışmıştı.

Şahsen ben diziyi sevdim ama şu an sezon içi dizileri devam ettiği için karşısında ki rakipleri çok güçlü. Bu yüzden reyting açısından en azından ilk bölümlerde pek şanslı olacağını düşünemiyorum. Bir iki bölüm sonra reytinglerinin güzelleşeceğini umuyorum. Çekim olarak mat yerine cıvıl cıvıl bir renk kullanılmıştı bu da yaz temasını bana göre iyi betimliyordu. Çekim mekanlarını çok sevdim. Özellikle Hulusi'nin evine bayıldım. Ailemizle oturup izleyebileceğimiz bir dizi olmuş, ekibin emeklerine sağlık. Eh! Her şey yerinde ve güzelse bana da tavsiye etmek düşer. Eğer sıcacık bir aile dizisi arıyorsanız bu diziye şans vermeyi unutmayın.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 15. sırada, tekrarı ise 25. sırada tamamladı.
KOCAMAN AİLEM

Kış Sezonu İzlediğim Türk Dizileri (2018)

Her sezon yaptığım gibi bu sezonda geleneksel olmuş yazımı yazmadan geçemezdim. Ve sezonun sonuna geldik. Bir sezonu daha pat diye biten dizilerle bitirdik. Bu sezon Türk dizilerinde acayip saçma bir sistem oluştu. Ciddi anlamda sinir oldum. Dizilere final bile yaptırmadan dizileri yayından kaldırdılar. Hele bazıları 1 ya da 2 bölüm oynayıp yok oldu gitti.

Cidden beğenip de hüsrana uğradığım çok dizi oldu. Bitmesini istemediğim çok dizi vardı. Neden bitti anlayamadım. Günlük reytingleri takip ettiğim için hangi dizi ne kadar reyting alıyor iyi biliyorum. Reyting sorunu bile olmayan yani ilk 5'te olan dizilere bile elveda dedik. Sanırım yeni Türk dizileri sisteminde ilk 3'e giremeyen dizilere yer yok. Bu yüzden hakkı yenilen, hak etmeyen çok dizi olduğunu düşünüyorum.

Bu dışarı satılma işi büyüdükten sonra sistem bir garip oldu dışarı satışı iyi olan dizi reytinglerde son sırada bile olsa ısrarla devam ederken satışı iyi olmayan dizileri gözümüzün önünde harcadılar. Ama hakkını yiyemem daha kaliteli diziler çıkarmaya başladık. Her geçen gün yeni gelen diziler oluyor ve çıta yukarı yukarı çıkıyor. Bir gün her yönüyle daha iyi diziler çıkaracağımıza inanıyorum. (Fantastik türü dışında... Bizim ülkeye olmuyor fantastik tür, eğreti duruyor.)


Bu arada listeme son izlediğim dizileri alacağım. Sürekli kaldırıldığı ve final yaptığı için çok oynak bir izleme sistemim oldu. Hepsini yazarsam upuzun bir liste olur bunu da okumaya yürek dayanmaz.



Bakalım geçen sezona göre bu sezon neler değişmiş hangi dizileri izlemeye başlamışım;


Patema Inverted (Anime Film)

Uzun zamandır izlediğim animeleri ve animasyon filmlerini yazmadığımı fark ettim. Oysa ki son bir kaç aydır çok fazla izledim. Sadece animeleri yazsam 1 aylık blogum için yazı çıkabilir. Bu anime filmini hep görüyordum ama dikkatimi pek çekmiyordu. Bir gün Twitter'dan sevdiğim bir arkadaşım aynen şöyle dedi; ''-Abla sana bir öneri ile geldim. Patema Inverted diye bir anime film var. Baya ilginç, farklı bir konusu var. Bloguna çok yakışır.'' Bu öneriden sonra ben bunu izlemeliyim diye düşünüp hemen listeme aldım ve kısa sürede izledim. Buradan o arkadaşıma çok çok teşekkür ederim. Onun sayesinde böyle güzel farklı bir yapımı izledim. 

Animeyi izleyeceklerin kulaklarında ve gözlerinde problem olmamalı. Şayet izlerken bol bol başınız dönebilir ve vertigo gibi bir hastalığınız varsa nüks edebilir. Özellikle benim gibi yakın planda bir izleme gerçekleştirirseniz mideniz bile bulanabilir. Fakat o kadar insanı içine çeken bir film yapmışlar ki izlerken kıpır kıpır oldum ve heyecanlandım. Aslında sanırım biraz da gerildim. Animenin çizim kısmı çok güzeldi. Bana Ghibli çizimlerini hatırlattı. Renk olarak çok canlıydı. Bu da izleyicinin gözünü alırken gerçekçiliğini ortaya çıkarmıştı. Konu bütünlüğü olarak, işleyiş olarak yerindeydi, mantık hatası yoktu. Akıcı bir anime olduğu için sıkılacağınızı düşünmüyorum. Eğer bu günlerde tek bölümlük bir anime ya da animasyon filmi arıyorsanız izlemenizi tavsiye ederim. Bence seversiniz. 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Patema Inverted 
(サカサマのパテマ, Sakasama no Patema)

30 Mayıs 2018 Çarşamba

2017- 2018 Sezonu Türk Dizilerinde Oyunculuğu Hoşuma Giden 5 Kadın Oyuncu

Erkekleri yazmışken kadınları yazmazsam olmazdı. (Hoşuma giden 5 Erkek oyuncu) Aslında bu dönem çok çok iyi oyunculuk sergiliyor çok dikkatimi çekti dediğim bir oyuncu olmadı. Fakat izleyici tarafından dikkat çekip yıldızı parlayan çok oyuncu oldu. Bana göre erkek oyunculara göre kadın oyuncular sezon içi çok öne çıkamadı. Sanırım erkek odaklı diziler olduğundan kaynaklı bu durum. Yine de yetenek konusunda sezon içi pırıl pırıl oyuncular kazanıldığını düşünüyorum. Benim gözümde öne çıkmış 5 kadın oyuncu şu şekilde; 

1.Tülin Yazkan

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

29 Mayıs 2018 Salı

2017- 2018 Sezonu Türk Dizilerinde Oyunculuğu Hoşuma Giden 5 Erkek Oyuncu

Bir iki gün sonra sezon içi dizilerinden yaz sezonu dizilerine geçiş yapacağız. Bunun öncesinde izleyicinin de konuştuğu ama en çok benim hoşuma giden, oyunculuğu dikkatimi çekmiş hatta sırf o oyuncu için izlediğim 5 oyuncuyu size sıralamak istedim. Genel olarak bu yıl keşfettiğim oyuncular olacak. Aslında top 10 şeklinde yapacaktım ama bu sefer 10 listesinin gerisinde kalan oyunculara haksızlık olacaktı. Bu yüzden hoşuma giden değil de en en hoşuma giden 5 oyuncuyu seçmek daha mantıklı ve adil geldi. 2017- 2018 Sezonu Türk Dizilerinde Hoşuma Giden 5 Kadın Oyuncu yazımı okumayı ihmal etmeyin.

1. Deniz Can Aktaş

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

24 Mayıs 2018 Perşembe

Color Of Night / 2018 (Çin)

-spoiler içermez-
Bahsedeceğim dizi, son zamanlarda çığlık çığlığa izlediğim bir dizi. Evet yanlış okumadınız ''çığlık çığlığa''. Bunun sebebi başrol erkek oyuncusu. Galiba farkında olmadan adamın hayranı olmuş olabilirim. O kadar tatlı , o kadar sempatik ve o kadar yetenekli bir oyuncu ki vermesi gereken tüm duyguları izleyicisi olarak bana geçirdi. Son zamanlarda izlediğim oyuncular içerisinde beni bu kadar heyecanlandıran, kadın ve ya erkek hiç bir oyuncu olmamıştı. İlk defa izlememe rağmen ilginç şekilde ısındım ve ilk bölümden itibaren dikkatimi çekmeye başladı. Bu diziyi aranızdan biri izlerse evde kalma ihtimali çok yüksek. Çünkü adam her konuda çıtayı o kadar çok yükseltmiş ki ister istemez '' Böylesi var mı hayatta?'' diye düşünüyorsunuz.

Dizi de bir de işin tuhafı tüm erkek oyuncular yakışıklı. Dizi şok edici şekilde yakışıklı adamlardan oluşmuş. Resmen hepsinde başrol potansiyeli var. Birde dönem dizisi olduğu için üniforma giyiyorlar daha bir insan şok edici sahnelerle karşılaşıyor. Öyle ki dizinin ilk iki bölümünde başrol erkek oyuncunun kim olduğunu çözemedim. Diyorum ki; ''Heh! Bu erkek başrol.'' Sonra bakıyorum o çıkmıyor birde başlamadan önce fotoğraf ve ön bilgi edinmediğim içinde acayip kafam karıştı. Cast gerçekten bu konuda iyi çalışmış helal olsun.

Fakat kadın oyuncuları hiç beğenmedim. Başrol kadın oyuncu harici çok garip tipte kadınları seçmişlerdi. Sanki başrol kadın oyuncuyu öne çıkarma gibi bir durummuş gibi geldi.Kadın oyuncu yazmışken ondan bahsetmezsem olmaz. 

Sun Yi'nin performansını ikinci kez izleme şansım oldu. Fifteen Years to Wait for Migratory Birds dizisinde ki karakterini en üste taşımış ve hiç alçalmamıştı. Bu yüzden o dizisinde benden tam not almıştı. Bu dizisinde ise çok farklı bir karakterle karşıma çıktı. Bir adamın eşi, konusuna göre sevmeden evlendiği bir adamın eşi. Bu yüzden Sun Yi'de ilk bölümlerde çok soğuk ve itici bir havayı yakaladım. Hatta ilk 4 bölümde negatif elektrik aldığım için Sun Yi'nin sahnelerinde çok sıkıldım. Fakat sonrasında yavaş yavaş açılmaya başlaması çift olarak da Elvis ile bir uyum yakalamış olması bu düşüncemi değiştirdi. İlerleyen bölümlerde Sun Yi'den beklediğim performansı alabileceğimi düşünüyorum. 

Tüm oyuncuların performansı kendi çapında iyiydi ama karakter olarak sevmediğim çok karakter var. İkinci adamı sevmedim, küçük ağabeyi sevmedim, küçük ağabeyin eşini sevmedim, ne olduğu belli olmayan şuh bir kadın var onu sevmedim, evin babasını sevmedim, amcayı sevmedim... Sevmedim de sevmedim. Hepsinde karakter olarak ayrı ayrı entrika dönüyor bu da bana çok itici geldi. 

Yukarı da bahsettiğim gibi dizimiz dönem dizisi. Dizinin işleyişi 4 yıllık bir savaşın sonundan ve başrol çiftimizin evliliğinin ikinci yılından itibaren başlıyor. İzleyeceklerin dikkat etmesi gereken konu bu yoksa bir kaç bölüm ne olduğunu anlayamazlar. Bir kitaptan uyarlama olduğu için dizi konu ve işleyiş bakımından çok zengin. Bunun yanında replik bakımından da çok zengin. Ben bu dizinin repliklerini alıyorum ve çok dikkatli izlemem gerekiyor. Bu yüzden replik almak çok eğlenceli geliyor. Bu durum her dizi için geçerli olmuyor. Bazı diziler günlük konuşma ile bölümü bitirebiliyor. Fakat bu dizi de dikkatliyseniz cümle ahengini çok kolay yakalayabiliyorsunuz.

Ben bu diziyi çok beğendim ve çevreme önerdiğimde geri dönüşleri güzel oldu. Vaktiniz filan olsa değil bu sefer muhakkak izlemeniz gereken diziler listenize almanızı öneririm. Bölüm sayısı gözünüzü korkutmasın videoların toplam dakikası 40 ve 44 arası değişiyor. Bunun başı opening sonun ending olunca süre daha da kısalıyor ne zaman başladı ne zaman bitti anlamıyorsunuz. İzlerseniz yorumlarınızı bekliyorum. Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere. 

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

İzlemek isteyenler için izleme linkini de buraya bırakıyorum: 

Color Of Night 
(Siege in Fog, 人生若如初相见)
Tasarım:Sawako Kuronuma