Şimdi fotoğrafa bakıp birde başlığa bakıp ikisi ne alaka diye düşündüğünüzü duyabiliyorum. 
Kahve koymamın sebebi artık beş çayı içmememizden sebep.
Hatta gün içinde karşılıklı oturup kahve bile içilmiyor evde. 
Yani o güzel kültür bitti bizde, bizim evde.

Çocukluğumu hatırlıyorum da 16.00- 17.30 arası güzel bir yer sofrası kurulur, o dönemde ve saatte hangi program varsa açılır yemişler, hamur işleri, o gün evde aperitif ne varsa konulur ve güzel bir ve ya bir buçuk saat geçirilirdi. Hem izlenilen programda konuşulan konu tartışılır, hemde güzel bir sohbet ederdik. Bazen bunu sadece evdeki bireylerle yapardık, bazen akrabalarla, bazen de komşularla yapardık. 

Zamanla biz bu güzel saatlerden vazgeçtik. 
Bazıları bu dünyadan göçtü, bazıları büyüdü evlendi gitti, bazıları artık farklı işlere daldı. 
Bu şekilde biz her gün dört gözle beklediğimiz bu sohbetten vazgeçtik.
Tabii sadece beş çayından değil, ilişkilerimizden de vazgeçtik.

Mesela o günlerde aynı sofrayı paylaştığım komşularım, arkadaşlarım artık yok ya da o sofrada olup bu gün hayatta olmayanlar. Bilmiyorum hayat şartları mı yoksa teknolojinin bu kadar gelişmesinden mi gitgide yalnızlaştık. Artık aynı evin içinde bile herkesin kendi özel hayatı var ve birbirimize zaman ayıramayacak duruma geldik. Bence bu çok kötü bir durum. Sanırım yaş aldıkça konuşacak insanlar arıyorum çevremde, yalnızlaştığımı ve hayatı kaçırdığımı fark ediyorum... Bu gün bu kahveyi içerken oturdum bunları düşündüm. Keşke çocuk olduğum doksanlı yıllara dönebilsem ve o sofralar tekrar kurulsa. 

O eski samimiyete geri dönmeyi ve tekrar mutlu olduğum o çocuk olmayı çok isterdim...
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.