11 Aralık 2017 Pazartesi

Tahinli Kurabiye Yapılışı

Eve misafir gelecekti. Farklı şeyler arıyorduk. O sırada bu tarife denk geldik. Ben beceremem diye annem denemek istedi. Denemez olsaydı o gün kim tattıysa ya tarifini aldı ya da bana da yapar mısın dedi. İlk yaptığımızdan sonra 5-6 defa da başkaları için yaptık. Şimdi annemin günü var günde de yapmak istiyor ama bence tehlikeli bir durum. Kesin onlarda ya gel yap diyecekler ya da tarif alacaklar. Bu yüzden günden önce blogumda paylaşmak istedim. Ben kurabiyeyi ilk gördüğümde dağılan, kuru şeylerden pek hoşlanmadığım için yememiştim. Annem son yaptığında kalan kurabiyeler olmuştu. Bir açlık anında yemek zorunda kaldım. Ve bayıldım... Ön yargılı olduğum içinde pişman oldum. Böyle tahinli helva tadı alıyorsunuz ama kurabiye tadı da var. Birde ceviz aroması da ayrı bir lezzet katmıştı. Ağza attığınız an değişik bir sürü tadı aynı anda hissedebiliyorsunuz. Bu da sanırım tarifin albenisini yükselten tarafı. Bu herkesin ayıla bayıla yediği, benim bile hoşuma giden tarif neymiş?

10 Aralık 2017 Pazar

Saray Markasından Kargo Geldi

İlk defa bana bir markadan hediye geldi. Bildiğimiz karşılıksız verilen bir hediye. Milkman tahinli süt hakkında gerçek duygularımı yazmıştım blogumda. Bunun üzerine marka  blogumda ki yazıyı görmüş, beğenmiş ve bana hediye yollamak istedi. Ağustos ayı içerisinde evime bir kutu yolladılar. Hediyeyi alalı bayağı oldu. Malum sağlık açısından çok zor zamanlar geçirmiştim ondan dolayı yazı yılın son ayına kaldı. Her zaman ki gibi gelen ürünleri hakkında görüşlerimi tek tek blogumda yazacağım. Fakat öncesinde gelen ürünlerin neler olduğunu sizle paylaşmak istedim. 


Revolutionary Love / 2017 (Kore)

-spoiler içermez-
Ne kadar blogumda Kore dizisi yazmaya soğuk baksam da bu dizi hakkında yazmam gerektiğini düşündüm. ( Fakat tavsiye veriyorsun renkli demeyin o ayrı, özel olarak dizi yazmak ayrı.) Bilmiyorum nedendir bu dizi bayağı bir gömüldü. Artık oyuncularından dolayı mı, gerçekten dizinin konu ve işleyişinden dolayı mı bilemiyorum. Fakat bildiğim bir şey var ki biri diziyi gömmeye başlayınca hurra onunla birlikte bir  sürü kişi gömmeye başlıyor. Hatta şans bile vermeyen bir kere bile izlemeyenler bile izlemişcesine gömüyor. Bu durum bu dizi için değil çoğu dizi için geçerli. Dur bir - iki bölüm izle ön yargısız yaklaş, belki konu açılacak, belki sonra seveceksin bir şans ver... Ama yok, ön yargı varsa izlerken sevecekse de sevemiyor. Sonra vay efendim neden dizi bulamıyorum. Tabii ki sevmeyende olacaktır, her diziyi seveceğiz diye bir şey yok. Milletin ölüp bittiği benim nefret edip yarım bıraktığım diziler de var ama herkesin noktasına kadar aynı cümleleri yazması açıkçası samimi gelmiyor. Bu yüzden de diziyi yazmayı istedim.

En başta yazmam gerekir ki dizi klişe bir diziydi. Yani bu dizi 2013'te yayınlansa büyük bir ihtimal Türk izleyici içerisinde bu dizi tavan yapardı. Çünkü geçmiş dizilere bakıldığı zaman vasat olan diziler, ülkesinde tutulmayan diziler ülkemizde popüler olmuş diziler kategorisinde yerini aldı. Fakat yıllar içerisinde değişen şeyler oldu. Diğer Asya dizisi olarak kategorilendirdiğimiz ülkelerin kaliteli dizileri olduğu ortaya çıktı, keşfetmemiz sağlandı, geçmişten bu güne  konu ve işleyiş olarak yokuş aşağı gitse de Kore dizileri, romantik komedi harici farklı türlerde güzel ve çıtayı yükselten diziler çıktı. Haliyle bu dizi eski tarz bir dizi olarak görüldü.

9 Aralık 2017 Cumartesi

Lapitak El Bakım Kremi ve Ayak Kokusuna Karşı Bakım Kremi

Uzun zamandır yazmayı planladığım ama bir türlü yazamadığım yazılardan birini bu gün fırsatım varken yazmak istedim. Bir kaç yıldır düzenli olarak Lapitak markasının el ve ayak olarak ürettiği iki ürünün kullanıyorum. Küçücük bir parçası bile tenimin yumuşacık olmasını sağlıyor. Baştan yazmak istiyorum üründe paraben mevcut. Ürünlerin kutularını annem attığı için içindekiler bölümünü yazamıyorum ama az miktarda olsa paraben mevcut. (Kutularını attığım için içindekiler bölümü sizlerle paylaşamıyorum.)

8 Aralık 2017 Cuma

Cambrian Period / 2017 (Çin)

-spoiler içermez-
Son zamanlarda deli gibi bir sonra ki bölümünün gelmesini beklediğim dizi, Cambrian Period... Biri bana Çin dizilerini bu kadar çok seveceksin düzenli olarak izleyeceksin dese -''Hadi oradan.'' diye tepki verirdim. Cidden ilginç bir şekilde özellikle bu yıl diğer asya dizilerine acayip taktım. Yıl sonunda tavsiye postu da hazırlayacağım ama yıl bitmeden çok sevdiğim bu dizi hakkında bir iki bir şey yazmayı es geçmek istemedim.

Bu diziyi izlemek için bir çok neden var ama en önemli neden oyuncuların birbirine uyumu. Sanıyorum ki set arkasında dizi oyuncuları hızla kaynaşmışlar bu da dizi de karşılıklı sahnelerine yansımış. Bu kadar polisiye tarzı bir dizi olup bu kadar samimi olması beni kendine çeken en önemli nedenler biri. Yakışıklı ve karizmatik Mike He harici tüm oyuncuları ilk defa izlememe rağmen daha önce oyunculuklarını biliyormuşum hissi yarattı. Öyle büyük elektrik adım ki diziden vazgeçemiyorum. İzlemenin en güzel yanı bir sonra ki sahneyi tahmin edememek. Her bölüm sonu hikaye gizemini koruduğu içinde kendine çekiyor. O yüzden bu tür dizileri çok seviyorum. İşleyişi ve replikleri zengin gizemli diziler her zaman kendini izlettiriyor.

Dizinin ilk bölümünde Hou Ming Hao'nun küçücük suratını bu kadar çok seveceğimi düşünmemiştim. İlk bölümlerde Zhou Yu Tong'a Mike He'yi yakıştırsam da 3. bölümden itibaren Tang Yin ve Jian Zi (Lian Pu) aşkını desteklemeye başladım. İkili o kadar uyumlu oldular ki gerçek hayatta ki yaş farkını göz ardı edip birlikte olmalarını bile istedim. Gerek fiziksel olarak, gerek oyun kısmında ki uyumları müthişti. Sadece beni rahatsız eden kısım Mike He'nin ana başrol olmasına rağmen ikinci erkek konumuyla ikinci planda olmasıydı. Fakat iyi bir oyuncu olduğu için karakterine iyi bürünmüştü.

Dizi de çift olarak beğendiğim bir çift daha vardı. Fu Long Fei ve Nita Lei'nin can verdiği Mai Quan Cheng ve Cai Jia Yi çifti. Mai Quan Cheng bir jigolo, Cai Jia Yi ise bir polisti. Fakat ikisinin sahneleri çok hoştu. Şu an dizi çevirisi devam ettiği için sonları ne olur bilmiyorum ama sonunda senarist inşallah ikisini evlendirir. Fazlasıyla uyumlu çift birlikte olan sahnelerinde çok güzel göz dolduruyorlardı. Dizinin işleyişi ve kurgusu yerindeydi, hikayesi bir bütün olarak çok güzeldi, oyuncular karakterleriyle bütünleştiği için güzel oyun çıkarıyorlardı. Bu yüzden ben diziyi çok beğendim ve severek izliyorum.

Genelde insanlara Çin dizilerini sorduğumda yapmacık olduklarını söylüyorlar. Yüzlerine söyleyemesem de içimden -''Doğru diziyi izledin mi?'' sorusu hep geçiyor. -''Gerçekten Çin dizilerini biliyor musun? Kaç dizilerini izleyip bu kanaate vardın?'' soruları hep kafamda dönüp duruyor. Fakat tabii ki yüzlerine söyleyecek cesaretim olmadığından yarım gülüşle -''Hımm peki...'' deyip konuyu kestirip atıyorum. Ön yargılar yüzünden çoğu keşfedilmesi gereken, izlenmesi gereken şeyler geçip gidiyor. Bu yüzden ön yargılarınızı kenara bırakıp, şans vermeniz gerek dizilerden biri olduğunu düşünüyorum. Şiddetle tavsiye ederim. Bence ölmeden önce izlenilmesi gereken diziler listenize bu diziyi de ekleyin.

Dizi izleme linkini bulamayanlar buradan izleyebilirsiniz: TIKTIK

Cambrian Period (寒武纪)

6 Aralık 2017 Çarşamba

Torku Miniki Çikolatalı Süt

Torku Miniki Çikolatalı Süt Tadım 

Torku'nun her ürününü severek tüketiyorum. Bu yüzden ne zaman abur cubur almak istersem markayı tercih ediyorum. Çünkü marka insan sağlığına zararlı olan maddeleri en aza indirerek satışa sunuyor. Fakat bu ürünü tat olarak benden geçse de içerik olarak benim için sınıfta kaldı. Nedenlerini yazmadan önce tadım hakkında bir iki cümle yazmak istiyorum.

5 Aralık 2017 Salı

Yağmurlu Bir Ankara

Sabah zor uyandım. Çünkü hava kapalıydı ve tüm kemiklerim birbirinin üstüne çıkmış gibi ağrıyordu. Annem uyan uyan diye diye öğlen 12'yi buldu. Uyumaktan ziyade yatağın içinde yavaş müzikler dinledim, sosyal medya da dolaştım, internet gazetesi okudum. Öğlen 12'yi buldurdum. Biraz daha yatağın içinde oyalansam üzerine öğle ezanı okunacaktı. Neyse kalktım kahvaltı filan derken saat 13 oldu. O sırada aklıma biraz şımarıklık yapmak geldi. Bloguma -''Keşke kar yağsa yiaaa, beyaz örtüyü özledim.'' gibi bir yazı yazmak geldi. Sanki kar çok severim de yapmacık yalandan yazı yazacaktım açıkçası. Hani bazen olur böyle sevmezsin ama istersin öyle bir anımdı. Bir sağa bir sola derken saat 14 oldu bende makinemi aldım mutfak camından gökyüzünü çekmeye başladım.

4 Aralık 2017 Pazartesi

Elmalı Kurabiye Yapılışı

Annemin doğum günüydü. Doğum günü için özel bir şeyler yapmak istedim. Onlardan biri de elmalı kurabiye oldu. Tarif tutup lezzetli bir yiyecek ortaya çıktığı için sizlerle de paylaşmak istedim. Kurabiyenin hamuru ağızda dağılırken iç harcı farklı bir lezzet katıyordu. Tarçın'ın verdiği aromatik tat da paha biçilmezdi. Doğum günü partisinde herkes çok beğendi. Neredeyse sevdiklerimizle geçirdiğimiz zaman içerisinde hepsi bitmişti. Ayrıca ertesi güne kalan kurabiyelerde durdukça lezzetini arttırmıştı. Kalan kurabiyelerde yumuşama olmamıştı. Umarım sizler de dener ve beğenirsiniz.

Hadi tarife geçelim;

3 Aralık 2017 Pazar

Küçük Bir Kasım Alışverişi

Uzun zamandır kendim için bir şey almadığımı fark ettim. Bu yüzden kasın ayı içerisinde ufak tefek mini mini alışverişler yapmak istedim. Bu yıl kış için hiç bir alışveriş yapmama kararı almıştım. Tüm kışlık kıyafetlerimi bu yıl içinde eskitip 2019 kışı için alışveriş yapma kararı aldım. Çünkü sürekli yenisini alınca eskimeden köşede kalıyor sonra da modası geçti, dar geliyor, bol geliyor deyip ya çöpe gidiyor ya da başkasına. Fakat bu şekilde saçma sapan tüketim çılgınlığı yüzünden artık dolabımda yeni kıyafet için yer kalmaması kullandığım ürünlerin daha bitmeden son kullanım tarihini görmesi böyle bir karar almama sebep oldu. Hatta sadece kış için değil 2018 içerisinde alma elindekini kullan stratejisini uygulamak istiyorum. Sadece kıyafet değil, tüm kullandığım eşyalarımı eskitmeden yenisini almama kararı aldım. Buna kozmetik ürünleri de dahil. Ne kadar başarılı olabilirim emin değilim ama denemeden de bunu bilemem. Bu yüzden kendime bir şans verip kendimi değerlendirmek istiyorum. Gelelim alışverişime gerçekten ihtiyacım olan şeyleri almak istedim. Gitmeden evvel eksiklerimi yazarak liste dışına çıkmadan alışveriş yaptım. 
Bakalım bu mini mini alışverişimde neler almışım. 

Acil alarm: Botum Yırtıldı.

2 Aralık 2017 Cumartesi

Parodontax Diş Macunu / Diş Eti Bakımında Uzman

Öncelikle size www.fikrimuhim.com sitesinden bahsetmek istiyorum. Ben bu siteye 1 ve ya 2 yıl önce üye oldum. Bana yıl içerisinde ücretsiz çeşitli ürünler yolladılar. Ben bu ürünleri deneyimleyerek keşfettim. Hem sosyal medya hesaplarımda, hem blogumda, hemde çevremde ki insanlara anlatarak da ürün hakkında en doğru bilgiyi aktarma şansı buldum. Bu siteye üye olmak için illa blogunuzun olmasına gerek yok. Ürün elinize ulaştığı an herhangi bir sosyal medya hesabınızda fotoğraflayıp deneyiminizi yazmanız yeterlidir. Sitenin ve markanın bizden tek bir isteği var. O da ''doğru'' bir şekilde deneyimimizi başka insanlara aktarmak. Üye değilseniz ve ücretsiz olarak size gelen ürünleri kullanmak istiyorsanız yine ücretsiz bir şekilde www.fikrimuhim.com sitesine üye olabilirsiniz.
www.fikrimuhim.com sitesinden bana gelen son ürün Parodontax Diş Macunu oldu.

1 Aralık 2017 Cuma

Saklama Rehberi

                                          
Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

30 Kasım 2017 Perşembe

Çok Mutsuzum

2 yıldır bitmek bilmeyen bir mutsuzluk yaşıyorum. Yanlış anlamayın depresyonda filan değilim ama hayat bana ağır gelmeye başladı. 2016 sonunda bu yıl için umut etmiştim ama bu yılda umduğumu bulamadım. Yılın bitmesine 1 ay kaldı ve yine ne bir tane anı ne bir tane güzel yıllar sonra hatırlanacak gün oldu. Gerçekten ekonomik etkenler arttıkça insan mutsuzluğa doğru gidiyor.


28 Kasım 2017 Salı

Kızlarım İçin (Dizi)

Konu klasik, işleyiş güzel ama beni sarmadı. Aslında dizi çok güzel bu türü seven kitleye güzel hitap eder ama bu hikayeler beni baydı yahu. Bir roman vardı o romanın dizisi yapılmış yıllarca sürmüştü. O diziden sonra o kadar çok bu tür dizi yapıldı ki artık keşke farklı konulara mı yönelsek diye düşündürmeye başladı. Bir baba var bu babanın kızları var ve baba kızlarını korumak için  hapse düşer... Sonrası zaten malum, baba yıllarca hapiste kalır bir gün eve döner ve kendini kızlarına affettirmek ister. Tabii bu arada her kızın ayrı bir atraksiyonu olur böyle sürer gider. Aynı konu farklı versiyonları sürekli izleyince de acaba başka hikayeler mi çıksa diyor insan. Fakat tam bir anne dizisi olmuş. Basit bir konu üzerinden akıcı bir işleyiş ve kurgu. Bu yüzden dizinin günü rakiplerini düşününce yanlış olsa da tutabileceğini düşündüm.

En başta diziyi güzel yapan Fikret Kuşkan olmuş. Bilmiyorum daha önce blogumda hiç bahsettim mi ama hayran olduğum saygı duyduğum usta oyunculardan biridir. İyi ki Türk dizi ve film sektörü böyle bir değeri kazanmış diyorum her izlediğimde. Bu dizi ve karakter de kesinlikle onun harcı bir dizi.

Tuvana Türkay için yazdan oynayan dizisinin yazısında nötr olduğumu yazmıştım belki hatırlarsınız. Bu dizisinde de ben hala aynı düşüncedeyim. Beğeniyor muyum beğenmiyor muyum, oyunculuğunu nasıl buluyorum tam olarak bilmiyorum. Bu sektörde tutuluyorsa demek ki aurası yüksek bir oyuncu. Bakalım bu dizi ile onu sevebilecek miyim... Dizi de doktor rolünde büyük ihtimal aşk üçgeni yaşayacak, evin direği bir kız olacak.

Elifcan Ongurlar'ın 2015'te bir dizisi var kız kardeş rolündeydi oradan bir aşinalığım var. Fakat yine oyunculuk kısmında nötr olduğum oyunculardan. Fakat bu diziye çok uymuş bence ilk bölümden güzel bir performans gösterdi.

Sanem Yeles'i bu role yakıştıramadım. Büyük ihtimal sinmiş bir karakter olacak. Zaten 18 yaşında evlenmiş ailesi tarafından pişmanlık yaratan bir karakter... Açıkçası karakteri de sevmedim oyuncuya da yakıştıramadım. Belki farklı bir karakterin kariyeri konusunda ona bir şeyler katacağı için kabul etmiştir ama olmamış gibi geldi.

Ahsen Eroğlu 94 doğumlu olduğu halde nasıl küçük bir kız gibi olmuş şaşırdım. Bence en tatlı karakter o olacak gibi geliyor.

Ülkü Duru içten pazarlıklı ama saf bir karaktere can veriyor. Her zaman ki gibi harika oyunculuk sergilediği belli oluyordu. Usta oyuncu her sahnesinde duruşuyla karşısında ki oyuncuya pas atarken ki performansıyla göz dolduruyordu.

Serdar Özer'in karakteri zengin bir karakter. Genelde zengin karakterler fakir kızı kapar. Bu yüzden Yağız ile Kumru'nun birlikte olacaklarını düşündüm. Yine de Alper ile olmasını isterdim. Her neyse karakter olarak tam belirgin bir sahnesi yoktu ama anladığım kadarıyla güzel bir karakter olacak. Serdar Özer her zaman ki gibi karakter ile bütünleşmişti.

Anıl Tetik'in oyunculuğuna alışamıyorum. Hep yetersiz geliyor bana bu dizi de nasıl olur bilmiyorum. Bu yüzden pek hakkında bir şey yazamıyorum. Evet yakışıklı biri fiziksel olarak fit görünüyor ama her şey görüntü değil... Daha çok yolun başında zamanla gelişir inşallah.

Ve Özgün Çoban... Günlük dizilerden bu yana bayılıyorum. Adam ya!!! Hem oyunculuğu çok güzel, hem mimiklerini iyi kullanıyor, hem her oynadığı karakterin hakkını veriyor, hem izleyiciye duyguyu iyi geçiriyor... Bu yüzden benim için on numara beş yıldız bir oyuncu. Zamanı gelince usta oyuncuların yanına ismini altın harflerle yazdıracaktır eminim. Dizide ki karakteri daha belirsiz ama iyi karakter olarak devam ederse izleyici sever. Yine de ben 2. adam olacağı için biraz kötülük yapsın isterdim.

Dizi ilk başta yazdığım gibi basit bir konu üzerine işleyişini zenginleştirerek seyirciye sunulmuştu Dizinin yönetmeni Mesude Erarslan. Mesude Erarslan, sevdiğim yönetmenlerden biridir. Yönetmen yine çekimde kendini hissettirmişti. Çekimde bu mat grimsi tonu çok seviyorum. Özellikle dram dizilerine çok yakışıyor bu seçim hoşuma gitti. Dizi de kullanılan kıyafetleri de ayrıca sevdim.  Dizinin en efsane sahnesi Sumru, Yaşar ve  Yaşar'ın  eşinin  olduğu sahneydi.  Dizinin ilk bölüm kahramanı bana göre Fikret Kuşkan'dı. Fakat müziklerini pek sevemedim. Bunlar harici dikkatimi çeken başka bir şey olmadı. Aile - Dram türünü seviyorsanız diziyi kaçırmayın derim.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 21. sırada, tekrarı ise 28. sırada tamamladı.

Kızlarım İçin 

21 Kasım 2017 Salı

KPOP Grupları Önerisi - Hangi Kpop Fandomuna Girmeliyim?

Başlığa baktığınız zaman size grupları uzun uzun anlatacağımı ve önereceğimi sanabilirsiniz ama hayır, ben  bunu yapmayacağım. Çünkü zaten çoğu blog, çoğu site,  çoğu sosyal medya grubu bunları yapıyor. Herkesle aynı olmamak için tam tersi sizin yorumlarınız daha öncelikli olacak. Yıllardır bana; Super Junior hakkında yaz, Kpop grubu öner gibi sorular ve öneriler geliyor. Bende bu kadar yorum gelirken düşündüm taşındım böyle bir post açmak istedim.

Şimdi  esas meseleye gelelim;

 Post şu şekilde olacak, siz altta bana hayran olduğunuz grupları yazacaksınız. (İster sadece isim olarak önerin isterseniz uzun uzadıya grubunuzu anlatın.) Bende buraya isim olarak ekleyeceğim. Hem siz kendi grubunuzun tanınması için grubunuzu önereceksiniz, hemde yeni Kpop'u keşfetmiş insanlara, arayış içinde olan insanlara yardımcı olacaksınız. Çok fazla grup ismi biliyorum ve takip ediyorum ama sizlere öncelik tanıdığım için bu postta sadece bir grup ismi yazıp bırakıyorum. Gerisi sizde, cevaplarınızı bekliyorum.

Dipnot: Fanwar adı altında  tartışmak için yazılan  ve fanwar yaratma amaçlı yazılan yorumlar  onaylanmayacaktır.

Dipnot 2:  Google+ üyeliği olmayanlar   yorum panelinin altından Anonim seçeneğini seçerek yorum yapabilirler.

Dipnot 3: Grup tanıtımlarınızın ya da verdiğiniz grup isimlerinin ''önüne geçmesin'', dikkat çeksin yorumunuz diye cevap vermeyeceğim yorumlarınıza. Umarım yazılarınızı okuyup merak eden başka yorumcular olur ve sizlere yorum yaparlar.

20 Kasım 2017 Pazartesi

Grand Hyatt İstanbul’da 2018’e Unutulmaz Bir Başlangıç Yapın


Grand Hyatt İstanbul, bu yıl da hem noel hem yılbaşı için hazırladığı birbirinden güzel menülerle misafirlerini bekliyor.  Gas Brothers ve Utku Yurttaş yılbaşı yemeği süresince jazz, piano ve 70’lerden günümüze popüler müzikleri çalacaklar. Gece, Gas Brothers’ın perküsyon show’unun da yer aldığı performans ve after party ile devam edecek.
Noel Menüsü, Grand Hyatt İstanbul’da
Grand Hyatt’ın içinde bulunan 34 Restoran, içinde leziz hindinin de olduğu Noel Yemeği özel menüsü ile 24 Aralık Pazar günü aile kutlamaları ya da arkadaş buluşmaları için ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 24 Aralık akşam başlayan ziyafet 25 Aralık Pazartesi günü öğlen ve akşam da devam ediyor.  Kişi başı 218 TL olan menü için önceden rezervasyon gerekiyor.

19 Kasım 2017 Pazar

Hayati ve Diğerleri (Dizi)

Sanırım hep seven tarafta olan ben, bu sefer sevmeyen taraftayım. Normalde sevdiğim tür bir dizi ama bir şeyler eksik gibi geldi o sıcak duyguyu alamadım. Bu kadar usta ve iyi oyuncuları bir araya toplayıp böyle bir senaryo çıkması üzücü görünüyor.

Espriler internet ortamında kullanılan artık miadını doldurmuş esprilerden oluşuyordu. En çok senaryoda bunu sevmedim. Bebek konusu fazla uzun işlenmişti bu da sıktı beni. Bunu yanı sıra konu bütünlüğünü yakalayamadım çok hızlı başladı ve ne olduğu tam olarak belli olmayan bir işleyişe hakimdi. Celil Nalçakan, Günay Karacaoğlu, Levent Ülgen için başladığım diziyi onlar kurtarır mı bilmem ama genç oyuncuların uyumunu da sevmedim.

Birde Celil Nalçakan ve Günay Karacaoğlu anne - oğlu canlandırıyordu. Normal hayatlarında Celil Nalçakan 39, Günay Karacaoğlu 46 yaşında oyuncular. Aralarında 7 yaş var ve Celil Nalçakan yaşını gösterirken Günay Karacaoğlu minyon tipli bir kadın olduğu için yaşından genç gösteriyor. Bu yüzden anne oğul yerine abla kardeş gibi bir karakter yazılsaydı daha iyi olurdu. Çünkü Günay Karacaoğlu anne karakteri için fazla pot duruyordu. En sevdiğim karakter Günay Karacaoğlu'nun oynadığı Şükran karakteri olsa da Hayati'nin annesi olmak için fazla genç kalmıştı.

Bunun yanında dizinin teknik özelliklerini sevdim. Çekimi, çekim rengi, mekanları ve geçişleri gayet güzeldi. Oyuncuları tek tek ele aldığımda hepsi gayet güzel bir performans sergilediler. Pot duran hiç bir oyuncu yoktu. Fakat senaryo ve diyaloglar bana hitap etmediği için dizi bu konuda benim için sınıfta kaldı.

Yine de sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla büyük bir kesim diziyi komik bulmuş ve sevmiş. Belki sizler de o seven kesimden olursunuz kim bilir bence bir deneyin...Görüşlerinizi merakla bekliyorum.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 14. sırada, tekrarı ise 45. sırada tamamladı.

HAYATİ VE DİĞERLERİ

18 Kasım 2017 Cumartesi

Kalk Gidelim (Dizi)

İlk fragmanını gördüğüm andan itibaren ilgimi çeken ve merakla beklediğim dizilerden biri oldu Kalk Gidelim. Yalnız son ana kadar dizinin içeriğine hiç bakmadım. Senaryo kime ait, konusu ne bilmeden bodoslama izlemek istedim. Dizi başladıktan sonra içeriğine baktığımda Baykut Badem, Güliz Kucur, Hazan Toma'nın senarist olduğunu gördüm. Baykut Badem yazar grubunda varsa bu iş olmuştur. Ege dizileri konusunda senarist çok başarılı. Her yazdığı diziyi severek izledim ve muhakkak bu dizinin de güzel olacağını düşündüm.

Fakat bir eksiklikler var gibi geldi. Repliklerde mi sorun yoksa kurgu mu problemli bilemedim. İlk bölüme göre çok yavaş başladığını düşünüyorum. Yine de ilk bölümün günahı olmaz dizi 2 ve 3. bölümde belli olur. Daha sonrasında yönetmenin ismi dikkatimi çekti. Hatice Memiş ismi o kadar tanıdık geliyordu ki hemen araştırmak istedim. 3 tane projesini izlemişim ama çekimlerini pek hatırladığım söylenemez. Bu yüzden ilk defa bir projesini izliyorum gözüyle izledim. Seçilen renk dizinin türüne uygundu. Canlı ve renkli çekimi komedi ve aile türünün sıcaklığını hissettiriyordu.

İlk bölümde Gökhan Tepe dizi de konuk oyuncuydu. Gökhan Tepe severler için farklı bir sürpriz oldu. Ayrıca bir konuk oyuncu daha vardı o da Dr. Halit Yerebakan. İkisini de konuk oyuncu olarak görmek beni mutlu etti. Geneli usta oyunculardan oluştuğu için kadronun haklarında yazmam doğru olmaz ama genç bir iki oyuncu hakkında yazabilirim.

İlk dikkatimi çeken İlayda Aydın oldu. Badegül karakterine can veren İlayda Aydın'ın ilk projesiymiş bu dizi. Pek bir elektrik alamasam da oyunculuğu gözüme batmadı. Sadece birazcık soğuk bir duruşu var mimiklerini doğru kullanamadığını düşündüm. Bu konuda biraz çalışması gerek.

Aynı şekilde Onur Seyit Yaran'da yeni oyunculardan. Sanırım kendisi Best Model birincisiymiş. Mimiklerini güzel kullanıyordu ama İlayda'nın aksine oyunculuğu yapaydı. Yani karakterle bütünleşmediği gerçekçi olmadığı belli oluyordu. Oyun oynadığı belli olduğu içinde yapay bir görüntü oluşturmuştu.

Genç oyunculardan güzelliğiyle gözüme takılan Ece Aydemir oldu. Sanırım daha önce bir filmde oynamış ve onunda ilk dizisi bu diziymiş. Mimikleri, oyunculuğu, ses tonlaması, duruşu ilerde iyi bir oyuncu olacağının kanıtı gibiydi. Şu an da ortalama bir oyunculuğu olsa da zamanla kendini geliştirdiğinde iyi işler çıkaracağını düşünüyorum.

Bu dizi ilk dizisi olan Alican Okumuş'ta dikkatimden kaçmadı. İlk sahnesinde oyunculuğundan çok fiziksel görünüşü dikkatimi çekti. ''-Ne kadar da yakışıklı bir erkek!'' demeden kendimi alamadım. Zaten kendisi tiyatro kökenli bir oyuncuymuş birde okulunu okumuş haliyle diğer genç oyunculara göre daha iyiydi. Normal bir oyuncu düzeyinde olduğu için oyunculuğunu sevdim zamanla karakter oturunca daha yüksek performans göstereceğini düşünüyorum.

Ve son olarak Andrey Stan... Andrey, daha önce bir filmde oynamıştı ama ben o filmi izlemediğim için ilk defa bu dizi ile izleme şansı buldum. İlk bölümde küçücük bir sahnesi olmasına rağmen güzel bir performans sergiledi. Fakat Andrey'in de bu işte çok yol katetmesi gerekiyor. Eğer kendini geliştirirse ilerde iyi oyunculardan biri olacağına eminim.

Genel olarak ilk bölümde eksiklikler olsa da ben diziyi sevdim. Tamamen konu ve karakterler oturunca çok komik bir dizi olacağı belli. Eğer vaktiniz varsa bu diziye bir şans verin.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 23. sırada, tekrarı ise 52. sırada tamamladı.
KALK GİDELİM

11 Kasım 2017 Cumartesi

Bahtiyar Ölmez (Dizi)

Yine ATV dizileri ve yine afiş sorunu. Cidden ATV dizilerini yazmak benim için zor oluyor. Vallahi Twitter'dan bir afiş buldum ama afişi mi yoksa hayran mı yaptı bilmiyorum. Tüm keyfimi, enerjimi afiş araması resmen çekiyor alıyor.

Her neyse...

Usta oyuncu Yetkin Dikinciler hakkında yazmak bana düşmez ama başrol olduğu için bir kaç cümle yazmam gerektiğini düşündüm. Yetkin Dikinciler'e ba-yı-lı-yo-rum. En sevdiğim ve saygı duyduğum oyunculardan biri olmasının yanı sıra oyunculuğu beni içine çekiyor. Böyle babacan sıcacık bir oyunculuğunu var. Bunun haricinde yazabileceğim başka bir şey yok, olsa bile yazmak haddime düşmez.

Hande Subaşı'nın partner seçilmesine şaşırdım. Hande Subaşı genelde -''Dizilerde bir kaç bölüm oynar çıkar!'' olarak zihnime kazandı. Tamamen finaline kadar kaldığı bir dizi var mı emin olamıyorum. Sadece devlet kanalında olan bir dizisi vardı onda sanırım sonuna kadar kalmıştı onun harici hep bir kaç bölümde çıktı gibi hatırlıyorum. Bu yüzden de şaşırdım. İnşallah bu dizisinde daim olur ve bol bol izleriz. Çünkü ben Yetkin Dikinciler ile yakıştırdım. Fiziksel olarak kimyaları uymuş gibi görünüyordu. Oyunculuk yönünden de ikisinin olduğu sahnelerde birbirlerine pas atmaları hoşuma gitti.

Dizi de beni şaşırtan diğer bir oyuncu ise Semih Öztürk oldu. İlginç ama doğal bir oyunculuk sergiledi. İlk defa bir dizide oynadığı halde bu denli bir performans sergilemesi şaşırtıcıydı. Ben yarışmalarda olduğu zamanlarda hep Semihi destekledim ama böyle bir yeteneğinin olabileceğini düşünmemiştim. Oyunculuğunu şimdiden çok sevdim.

Semih ile Hazal Şenel dizi de sevgili rolünü paylaşıyorlar. Bir önce ki dizisinin yazısında yazdığımı aynı şekilde düşünüyorum. Hazal Şenel hala standart bir oyunculuk sergiliyor. Fakat çok samimi geldiği için hala gördüğümde sarılasım geliyor.

Dizi de oyunculuğu ile dikkatimi çeken bir oyuncu var o da Serkan Kuru. Yanlış bir izlenim yakalamadıysam Serkan Kuru oyunculukta bir basamak daha atlamış olduğunu hissettim. Oyunculuğunun gelişmiş olması, inandırıcılık yönünden izleyiciyi tatmin etmesi hoşuma gitti. Serkan Kuru hayranlık derecesinde iyi bir performans sergiledi.

Diğer oyuncularda usta ve tanınmış oyunculardan seçilmişti. Hepsi kendi kulvarında performans yönünde çok iyilerdi. Aralarında pot duran bir oyuncu yoktu bu da diziyi güzel yapıyordu. Oyuncu kadrosunun bu denli güzel olması Cast'ın iyi ve özenli çalıştığını gösteriyordu. Dizinin yönetmen koltuğunda Cem Tabak gibi bir ismin oturması benim için dizi için artı bir puan getiriyordu. Dizinin konusu klasik bir konu olsa da, işleyiş ve oyuncuların oyunculukları ile dizi, izlenir hale gelmişti. Son olarak Bahtiyar ve Rıfat'ın yer değiştirme sahnesi güzel kurgulanmıştı. Ben diziyi sevdim ve sıcacık bir hikayesi olduğunu düşündüm. Bence ilerleyen bölümlerde dizi daha da güzelleşecek... Vaktiniz varsa diziyi bir deneyin derim, eminim siz de seveceksinizdir.
Evimize hoş geldin Yetkin Dikinciler , hoş geldin Bahtiyar Ölmez.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 19. sırada tamamladı.
Bahtiyar Ölmez 

8 Kasım 2017 Çarşamba

Nerdesin Birader (Dizi)

Nerdesin Birader, şahane bir oyuncu kadrosuyla sonunda başladı. Aslında Timur Acar'ı hiç sevmem. Hatta bir önce ki dizisine gıcık kapıyordum. Her zaman bana soğuk gelen oyunculardan biri. Fakat ilginçtir bu diziye yakışmış. Özellikle polis olan Yiğit karakterini sevdim ama Yunus sulu olduğundan sevmedim. Galiba Yiğit yerine ana karakter Yunus olacak gibi duruyor. İzleyici olarak Yiğit karakterini daha çok görmek isterim de ama karakteri yok edecekleri ilk bölümden belli oldu. Birde bu dizi ile Timur Acar'ı sevme ihtimalim var.
Gonca Sarıyıldız muhteşem bir kadın ve oyuncu. Oldum olası Gonca'yı çok beğeniyorum, bana çok sıcak farklı geliyor, adeta evimizin kızı gibi. Aslı karakterine can veren Gonca Sarıyıldız bana göre karakteriyle bütünleşmişti. Bence gerçekçiliği izleyiciye geçiriyordu. Şimdiden en sevdiğim karakter Aslı karakteri olacak gibi hissediyorum. Bu arada saç rengine bayıldım çok yakışmıştı.

Seren Deniz Yalçın çok tatlı bir kız ama neden hep fettan, yılan bir karakteri oynuyor hala anlamış değilim. Tamam kötü karakterler her zaman en renkli karakterler oluyor ama kızın yüzü o kadar güzel ki fettan kadın olması pek etkilemiyor beni. Yalnız kız iyi oyuncu bunu inkar edemeyiz. Melek yüzünün ardından gelen sinsiliği çok iyi oynuyor.

Deniz Can Aktaş kaslı ve fit görüntüsü ile diziye yakışmış. Polis karakteri için fiziksel olarak uyuyordu. Ayrıca oyunculuğu bir tık daha iyi olmuş.

Ve son olarak Ülkü Hilal Çiftçi... Bıcırık ya hu!!! Nereden buluyorlar böyle tatlı çocukları anlamıyorum. Gerçi Ülkü'yü başka dizilerden biliyorum ama bu dizi onun kendini daha iyi göstermesine sebep olmuş. Bence Ülkü bıcır bıcır laf cambazlığı ile diziyi başka bir sevdirecek.

Usta oyuncular hakkında her zaman ki gibi yazmıyorum. Her biri bu ülke için, sektör için kıymetli isimler hepsini büyük bir saygı ile izledim.

Dizinin Hindistan / Bollywood sahnelerini çok sevdim, ilk bölümüne renk katmış farklı bir hava yakalamıştı. Aksiyon sahneleri iyi kurgulanmıştı. Seçilen mekanlar güzeldi. İlk bölümde Hindistan sahneleri olduğu için hayli bir renkliydi de. Çekim açılarından hoşlandım özellikle doğru yerlerde arka planın bulanıklaştırılması ayrı bir hoşuma gitti. Birde en çok dikkatimi çeken kadın oyuncuların kıyafetleriydi. Stil danışmanı kim diye bakmadım ama tüm kadın oyuncuları gösterecek şekilde kıyafetler seçilmişti bu da dikkatimden kaçmadı. Klasik bir konusu olsa da işleyişini, kurgusunu çok sevdim. Fragmanlarına göre dizi ilk bölümden beklentimin üstünde çıktı. Diziyi ben sevdim. Gülmek, eğlenmek istiyorsanız ve vaktiniz varsa siz de bir şans verin bence.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 13. sırada, tekrarı ise 34. sırada tamamladı.
Nerdesin Birader

7 Kasım 2017 Salı

Super Junior 2 yıl Aradan Sonra Debut Yaptığı Günde Geri Dönüş Yaptı

Super Junior en son 16 Eylül 2015'te geri dönüş yapmış ve ardından Siwon, Eunhyuk ve Donghae'yi askere yollamıştı. Üyeler askerden geldikten sonra bir daha dönüş yaptılar. Fakat bu seferde Ryeowook ve Kyuhyun askerde olunca bu albümde onların sesini duyamadık. 12. yılını kutlayan gruba 2017 hiç yaramadı. 3 üyesi nefret alan ve 2 üyesi askerde olan grup yine de her üyesi ile birbirine kenetlenip her olumsuz olaylara rağmen çıkışını yaptı. ELF için buruk bir geri dönüş oldu. Çünkü haksız yere 2 üyesi bu albümde yerini alamadı ve 1 üyesi de haklı olsa daha albümde olma şansına erişemedi. Gerek Koreli netizenler, gerek tiksinç Koreli ELF'ler bu durum üzerinde baskın oldular. Yine de her şeye rağmen diğer ülkelerin ELF'leri tüm üyelerin yanında, arkasında durdular. Ne kadar buruk bir comeback olsa da diğer ülkelerin ELF'leri Siwon, Sungmin ve Kangin'de grupta varmış gibi desteklediler. Gerçi Siwon'un sesi ve görüntüsü var, aktiviteler de olmayacak ama yine de görmek isterdik.

1 Kasım 2017 Çarşamba

Hayat Sırları (Dizi)

Dizi başladığı andan itibaren sosyal medyada ilgi çekici yorumlar gelmeye başladı. Genel olarak dizinin sevildiği belli oluyordu. Kadronun sağlam olmasının yanı sıra konusu kurgusu da çok sevildi. Fakat beni pek içine çekmedi. Yani dizi beni sarmadı. Aslında oyuncuların hepsini severim, konu gizemli ve güzel, kurgu ve geçişler güzel, seçilen mekanlar biraz daha canlı olabilirdi çekim renginden dolayı  yine de o da güzeldi ama tuhaf bir şekilde ısınamadım diziye. Sanki duygu eksikliği mi desem Ekin, Hazar uyumu mu desem emin olamadım. 

Dizi de ilk bölüme göre daha çok aileyi izledik Ekin Koç'u göremedim. Tam olarak nasıl bir karakter ileri ki bölümlerde göreceğiz. Bu yüzden karakteri yerine oyunculuğu hakkında yazmak istiyorum. Ekin Koç'un olduğu bazı sahnelerde gülümsememi yakaladım. Demek ki bana oyunculuğu geçmiş ki gülümsüyorum olarak düşündüm. Tam olarak karakteri ile bütünleşmiş mi emin olamadım ama oyunculuğu benden tam not aldı. Bakışı mimikleri yerinde ve doğru kullanmıştı. Sade ve abartısız bir performans sergiledi ilk bölüme göre.

Hazar Ergüçlü sevdiğim oyunculardan biri. Bunun yanında kişisel olarak da sevdiğim ünlülerden. Böyle yanımda olsa yanaklarını sıkarım diyebilecek kadar sıcak hissediyorum. Fakat dizide ki karakterinde beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Diğer dizilerinde ki karakterle kıyaslayınca bu karakteri fazla donuktu. Birde ''geri zekalı'' kelimesini çok fazla kullanıyordu. Senarist yazımı okumaz belki ama ''geri zekalı'' hakaretin yanı sıra başka yerlerde doğru da gidebiliyor. Bu kadar gözümüze, kulağımıza kadar sokulursa her bölüm bazı aileleri kırabilir. Bu yüzden senaristten kaynaklı bir rahatsızlık duydum. Bunlar haricinde her şey yerindeydi.

Dizinin efsaneleri Ahmet Mümtaz Taylan ve Devrim Yakut'tu benim için. Usta oyuncu oldukları için onlar hakkında yazmak haddime değil ama kesinlikle ikisi de efsane kelimesini dibine kadar hak eden oyuncularımızdan. Benim gözümde Türkiye'nin kıymetlileri ikisi de. İkisinin olduğu her sahneyi hayranlıkla izledim.

Dizi de son olarak yorumlamak istediğim iki oyuncu daha var, Olgun Toker ve Ecem Erkek. Olgun Toker bir önce ki dizisinde kendini seyirciye sevdiren ve kendini ispatlayan bir oyuncu oldu. Bir önce ki dizisini sevmediğim için izlemediğimden bu dizisinde daha fazla oyunculuğunu izleme şansı buldum. (Daha önce ki projelerinde ön plana çıkamadığı için dikkatimi çekmemişti) Bayağı bayağı iyi bir oyuncuymuş. Sanırım keşfetmekte biraz geç kaldım ama çok sevdim. Hareketleri, ses tonlaması o kadar uyumlu ki o inandırıcılığı bana çok net bir şekilde aktardı. İleri ki zamanlarda favori oyuncu listemde yerini alabilir.

Ve Ecem Erkek... İlk dizisi olmasına rağmen tiyatro kökenli olduğundan mı bilmem sanki kırk yıllık oyuncu gibi bir performans sergiledi. Bunca yıl bu kız nerelerdeymiş de keşfedilmemiş hayret. Eğer tam anlamıyla keşfedilir ve elinden tutan olursa bu kız iyi yerlere gelir benden demesi. Bu kızda o ışık ve yetenek var.

Dizi genel olarak çok sevildi ve tutulacağını belli etti. Ben ilk bölümden elektrik alamadığım için 2. bölüme de şans verip öyle değerlendirme kararı aldım. Dizi sevildiği için de şans vermenizi tavsiye ederim.
 

Dipnot: Yapılan haberlere göre Kore dizisi My Father is Strange 'nin yasal haklarını satın aldığı yazıyordu ama ne bir ibare var ne başka bir şey... Sanırım esinlenme olarak kemik konudan alıp kendilerine göre kurgulamışlar?  Hiç bir şeyin yazılmamasından hiç hoşlanmadım.


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 41. sırada tamamladı.
HAYAT SIRLARI

31 Ekim 2017 Salı

Ah Kalbim / Kumkum Bhagya (Hindistan)

Aslında ilk bölümünün yayınlandığı gün yazımı hazırlamış ve yazacaktım. Fakat sorunlar asla beni bırakmıyor. 2017 ciddi anlamda benim için sıkıntılı geçiyor şu yıl bitsin bir an önce başka şey istemem. Ben izlerken yazdığım için ilk bölümü izlerken de kağıt kalem elimde hem izlemiş, hem yazmıştım. Bu yüzden sonra ki bölümler değil ilk bölüme göre yazacağım yazımı.

Aslında bu dizi ile ilgili anım var. Ben ilk Hint dizisi izlediğim zamanlar bu dizinin bir video sitesinde kısacık bir bölümünü görmüştüm. Daha sonrasında birileri filan geldi unuttum gittim. Bir 15 (Geçmiş zaman emin değilim) 20 gün sonra aklıma düştü dizi. Bir gözlüklü kız diye sayfa sayfa gezip Bollywood hayranlarına sormuştum. Maalesef herkes bana gözlüklü kız deyince, Madubala'yı önermiş bende boynu bükük okumuştum. Kanal 7 son dizileri yayınlamadan önce aldık biz diye art arda fragman tanıtımı yapmıştı ya o zaman görüp işte yıllardır aradığım dizi diye sevinmiştim. Tabii yorumlarda bu dizi çok güzeldi filan diye yazanları görünce ayrı bir sinir olmuş, -''O zaman neden bana söylemediniz?'' yazmamak için kendimi zor tutmuştum. Gel zaman git zaman dizi sonunda başladı.

İlk etapta kızın dudaklarını, burnunu çok beğendim çok hoş duruyordu ama kaşları fazla dik alınmıştı bu da fazla sert gösteriyordu bundan hoşlanmadım. 2014'ü düşünürsek kaş stili o yıla uyumlu da değildi. (O yıllar yavaşça kaşlar kalınlaşmaya başlamıştı günümüzde ki kaşlardan bir tık inceydi ama düz kalındı.) Ve hala aynı kaş neden o kadar yukarı anlamadım. Ayrıca kızın kıyafet seçimi de güzeldi. Diğer yayınlanan dizilere kıyasla bu kıza tam formunda elbiseler verilmişti.

Aynı şekilde seçilen ev ve dekorlar daha çok ev hissi veriyordu. Daha sıcak daha yaşanmıştı. Kızın hoşlandığı adamdan hiç hoşlanmadım. Fakat saf, iyi biri gibi duruyordu. Fazla kuralcı fazla takıntılı adamlar sıkıcı olur. Dizi oyuncularıyla, konusuyla, kurgusuyla, seçilen mekanlarla çok iyiydi hiç bir sorun yoktu ama bir şey dikkatimi çekti. Bülbül ve Pragya kardeşlerin güzel ve çirkin kavramlarını. Dizi de güzel alımlı herkes tarafından tercih edilen kişi Bülbül karakteriydi, Pragya ise sinmiş kimse tarafından tercih edilmeyen Hindistan'a göre eş bulamayan bir kızdı. Pragya karakteri güzelken Bülbül o kadar güzel değildi. Oyuncu seçiminde böyle bir karakter varken Pragya karakterinden daha güzel bir kız seçilmesi gerekmez miydi? Yani Hint dizisi çok şey yapmıyorum ama işleyişi o kısımda inandırıcılığını yitirmişti benim için. En azından benim mantığıma uymuyordu ve tuhaf buldum.

İlk bölümlere göre başrol erkek çok etken değildi ama sonrasında bayağı bir göreceğimiz belliydi. Hikayenin kızın üzerinden başlaması hoşuma gitti. Özellikle bir kızın yaşayabileceği en kötü şeyi yaşattılar Pragya karakterine. Düğün esnasında düğünün iptal olması ve misafirlerine yaptığı konuşma beni çok etkiledi. Herhalde ilk bölümden aklımda en kalıcı sahne de o sahneydi. Başrol kadın karakterin o sahne de verdiği duygu sergilediği performans muazzamdı.

Dizi ismi konusunda kanal 7 her zaman ki gibi orta yaş annelerimizi hedef alarak basit ve akılda kalıcı bir isim seçmişlerdi. Bu yüzden ayrıca teşekkür ve tebriği hak ediyor kanal yönetimi. Son olarak dublaj için seçilen sesler çok uyumlu olmuştu. Bu konuda da isim kadar başarılı buldum. Uzun zamandır bana göre güzel Hint dizisi yoktu bu diziyi yayınlamaları güzel oldu. Denk gelirseniz mutlaka izleyin. Eminim seveceksiniz.

16 Ekim 2017 Pazartesi gününden itibaren her gün 21.30'da tekrarı ise 12.45'de kanal 7'de.


  Ah Kalbim (Twist of Fate,Kumkum Bhagya)

25 Ekim 2017 Çarşamba

Ufak Tefek Cinayetler (Dizi)

Dizi ilk etapta uyarlama ibaresi olmaması rağmen Devious Maids, Big little lies, The Feud, Pretty Little Liars gibi bir çok diziye çok benzetildi. Açıkçası ben Pretty Little Liars harici izlemedim o yüzden diğerlerini bilmem ama Pretty Little Liars dizisini kemik konu olarak andırıyordu. Sosyal medya'da tutmaz diyen küçük bir kesim olsa da dizi genel olarak izleyiciden tam not aldı.
Bana gelince;

Diziyi Türk dizilerine göre bir tık daha farklı buldum. İlginç ve gizemli olması merak etmeme sebep oldu. Fakat çok fazla beni içine çekmedi ve elektrik alamadım. Belki senaryo fazla Amerikanvari olduğu için böyle gelmiştir. Dizi, güzel kurgulanmıştı. Merve, Oya, Arzu ve Pelin karakterleri içerisinde Oya karakterini sevsem de oyuncu olarak hepsini çok severim. Bade İşçil'e izleyici olarak soguk olsam da bu dizi de ısınacağım gibi geldi. En azından ilk bölüme göre sinsirella tavırları hoşuma gitti. Gökçe Bahadır, Aslıhan Gürbüz ve Tülin Özer'e oldum olası bayılırım. Bu yüzden bu akşam gözlerim bayağı şenlendi.

Gökçe Bahadır yıllar geçtikçe daha bir güzelleşiyor daha bir farklı havaya bürünüyor. Yine rol aldığı dizilerde de garip bir şekilde her seferinde şaşırtıyor. Bu Gökçe mi, kendini mi geliştirmiş düşüncesi her dizisinde oluyor. Her seferinde oyunculuğunun üzerine kattığı için de saygı duyduğum oyuncular arasında yerini alıyor. Gökçe varsa o dizi güzeldir düşüncesini ortaya çıkarıyor.

Aslıhan Gürbüz'ü Azerbaycanlı bir gelin karakterini oynadığı günden bu yana ayrı bir severim. Hangi karakteri oynarsa oynasın benim için Cazibe'dir. Kötüyü bile oynasa bana sempatik gelen nadir kadın oyunculardan. Bu dizi de ki karakteri de çok fettan gibi geldi. Büyük ihtimal herkes nefret ederken ben bu karakteri çok seveceğim.

Tülin Özer'i genelde sempatik güleç yüzlü kadın karakterlerinde gördük ama sanki bu dizi de biraz kötü bir kadını oynayacak gibi hissediyorum. Oyunculuğu bana geçen bir oyuncu olduğu ekranda onu görmek beni mutlu etti. Kadın karakterlerin içinde en belirsiz olan karakter Tülin Özer'in karakteri bence. Her an ne yapacağı belli olmayan kadın tiplemesi... Fazlaca tehlikeli...

Bade İşçil en güzel zamanlarında özel hayatı ile kariyerine ara veren oyunculardan... O zamanlar devam etseydi bu gün ön planda olan oyuncularımızdan biri olabilirdi. Gerçi bu haliyle bile adından sıkça söz ettiriyor ama o zaman daha bir zirveye yakın olurdu. Bade İşçil'e zengin fettan kadın karakterleri çok yakışıyor. Fiziksel olarak harika olduğu için bu tür karakteri üzerine bir elbise gibi giyiyor. Dizide ki performansı oyunculuğunun kaldığı yerden devam ettiğinin sinyalini veriyordu.

Mert Fırat... Yakışıklı ve yetenekli adamları severim ama ne zaman onu görsem çocukluk arkadaşım aklıma geliyor. Çocukluk arkadaşımın yakın arkadaşlarından biri olduğu için bir ara çok fazla ikisinin fotoğrafını görüyordum oradan mimlendi galiba, şimdi ne zaman görsem direk arkadaşım gözümün önünde beliriyor. Bunun haricinde sevdiğim oyunculardan bir tanesi Mert Fırat. Farklı bir aurası var bu da oyunculuğuna yansıyor. Sanırım ilk defa bir projede baba karakterine can veriyormuş. Ben baba kız kimyasını sevdim ama Aslıhan Gürbüz'le pek uyumlu olmamışlardı. Mert Fırat fazla genç durmuştu yanına. Bade İşçil ile daha iyi olurlardı.

Keza Yıldıray Şahinler ve Tülin Özer'de uymamıştı. Aslıhan Gürbüz daha iyi olurdu Alyanak'ın yanına. Pardon Yıldıray Şahinler'in. Alyanak demişken ses tonu sizlere de garip geldi mi? Zihnime öyle bir yerleşmiş ki kısık ses tonu ilk bölümde çok garip geldi. Sanki başkası seslendiriyormuş gibi hissettim. Fakat oyunculuk harikuladeydi.

Ferit Aktuğ çok değişik bir adam. İsterse katili oynasın adam sanki mahallemizin genç delikanlısı, evimizin oğlu hissi veriyor. Neden böyle bilmiyorum ama sanki tanıdığım bir akrabam gibi. Duruşundan, mizacından galiba oldum olası bana tuhaf bir yakınlık gelir. Oyuncu olarak düz bir oyunculuğu var ama gerçeklik hissi veriyor. Yani seçtiği karakterler birbirine yakın. Bu diziye de uyumlu olmuş. Tek uyumlu bulduğum çiftte zaten Bade ve Ferit.

... Ve Selim Bayraktar. Bazen nefret edilen, bazen çok sevilen, bazen üstad olarak görülen usta oyuncu. Bir dizi de Selim Bayraktar varsa o dizinin kötü olma imkanı yüzde sıfır. Oyuncunun oyunculuğu o kadar renkli ki tüm oynadığı karakterlerde farklı bir his yaratıyor. Bunda tam olarak nasıl bir karakter çözemedim ama iyi bir adama benziyor. En azından haksızlığa uğramışın yanında olan ve haksızlığa uğramış bir karakter.

Diziyi genel olarak sevdim. Meriç Acemi (Çocuklar Duymasın Yasemin) yazıyor zaten onun kalemi her zaman çok iyiydi. Bu yüzden senaryo, üslup, diyaloglar akıcı geldi. Yönetmen koltuğunda Ali Bilgin var o da diğer dizilerden tanıdığım çekimlerini sevdiğim bir yönetmen. Cast çok iyi seçilmişti özellikle gençlik sahnelerini canlandıran genç oyuncular sanki ana oyuncuların gerçekten gençlikleriymiş gibiydiler. Eh! Daha ne olsun. Oyuncu var, konu var, yönetmen var, senarist var, kurgu var, işleyiş iyi on numara beş yıldız. Ben sevdim vaktiniz varsa diziye göz atmalısınız. Mutlaka seveceksinizdir.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 19. sırada tamamladı.
Ufak Tefek Cinayetler 

24 Ekim 2017 Salı

Kadın (Dizi)

Ben Japon dizilerinde dram türünde hep oturur hüngür hüngür ağlarım. Adamlar bir tür yapıyorlar onların üzerine geçebilen bir ülke yok. İkinci sırada dram türünde bizim diziler gelir. Bu iki ülkenin birleşiminden doğan bir diziyi düşünün bu dizi öyle bir dizi olmuş. Ben dizinin orijinalini izlemedim, ondan orijinal bir senaryoymuş gibi yazacağım.

Her bir sahnesi insanın canını acıtırcasına işlenmiş gibi geldi. Dizi beni ilk dakikasından itibaren etkilemeye başladı. Anne çocuk ilişkisi fazlasıyla iyi ve içten betimlenmişti. Diyalogların özenle yazıldığı o kadar belli oluyordu ki insanın içini hem acıtıyor hem ısıtıyordu. Dizi için duygularım o kadar karışık ki uzun zamandır bir dizi için hiç böyle hissetmemiştim.

Babamı kaybettiğimden mi bilinmez bu yazıyı yazarken bile gözlerim dolu dolu. Annemde ilk zamanlar ilk zamanlar deyip durdu. Sanırım karakterde kendini buldu. ALLAH düşmanıma bile vermesin eşsiz bir kadın, babasız bir çocuk olmak bu Dünya'da çok zor. Dizi de bir kadın için, bir anne için, babasız bir çocuk için ne kadar zor olduğunu en doğru şekilde anlatmıştı. Yanlış anlamayın sadece konudan bahsetmiyorum uyarlama senaryo ve diyaloglarda çok iyiydi. Hande Altaylı'nın kalemini çok sevdim çok farklı bir havası var.

Bana göre bu karakter Özge için biçilmiş kaftan. Özge karakteri resmen oynamıyor yaşıyordu. Sanki gerçekten bu şekilde yaşıyormuş hissini çok fazla izleyiciye geçiriyordu. Sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla da tek ben değil çoğu kişiye aynı his geçmiş. Bu yüzden tek bir eleştirecek bir şeyini bulamadım. İyi ki bu dizi için Özge'yi seçmişler. Özge'yi gördükten sonra bir kadının acısını bütün gerçekliğiyle oynayabilecek başka bir oyuncu düşünemiyorum.

Özge'nin yanı sıra birde Bahar karakterinin çocukları vardı. İtiraf etmek gerekirse çoğu oyuncuyum diye geçinenlerden daha iyi oyunculuk sergilediler. Performansları yaşlarına göre ok yüksekti. Nereden buluyorlar böyle çocukları bilmiyorum ama doğuştan yetenek dediğimiz şey bu galiba. Bir bakışları bir mimikleri nasıl bu kadar iyi olur anlayamıyorum. Sanki yıllarca bunun için eğitim almış gibilerdi. Aileleri kimse bu çocukların tebrik ederim. ALLAH nazarlardan saklasın çokta tatlılardı.

Geçmiş sahnelerin uzun tutulmasını Caner Cindoruk'un oyunculuğunu görmek isterdim. Umarım bol bol geçmişe dönerler dizide de Caner Cindoruk'u da izlemiş oluruz.

Seray Kaya'nın oyunculuğunu çok beğeniyorum. Bu dizi de ki karakteri fazla gizemli ve itici geldi. Sanki bazı şeylerde onun parmağı varmış gibi hissettim. Acaba fettan bir karakter mi yoksa masum bir karakter mi çözemedim ama Seray Kaya'nın soğuk duruşuna karakter yakışmıştı. Karakterle tam bütünleşmemişti bir şeyler eksik gibiydi... Zamanla bu eksikliklerin giderileceğini düşünüyorum.

Bu dizi ile birlikte Bennu Yıldırımlar ve Özge Özpirinçci'nin birbirine anne kız kadar benzediğini fark ettim. Cast'ı kim hazırladıysa bu benzerliği iyi fark etmiş. İkisini yan yana koyunca ne alaka derdim ama ikisi bayağı iyi meç olmuş, kimyaları uymuştu. Bennu Yıldırımlar usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmayacağım ama diziyi seçmesine çok sevindim. Sevdiğim bir oyuncu olduğu için ekranda onu görmek beni mutlu etti.

Dizinin işleyişi, kurgusu , diyalogları beni çok üzse de ben diziyi çok sevdim. Merve Girgin favori yönetmenlerimdendir onun da etkisiyle diziyi bütünüyle çok beğendim, her şey yerindeydi. Fakat en çok çekim rengini sevdim. Bayılıyorum şu kasvetli mat çekimlere, dram dizilerine acayip uyuyor. Bence bu diziyi şiddetle izlemelisiniz. Tüm izleyicinin hemfikir olduğu nadir dizilerden ve diğer dizilere göre daha gerçekçi, daha hayattan, daha bizden olduğu için bu diziyi şiddetle izlemenizi tavsiye ederim, muhakkak izleyin, şans vermeyi ihmal etmeyin.



Dizi Japon dizisi  Woman'dan  uyarlanmıştır. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 2. sırada, tekrarı ise 15. sırada tamamladı.

KADIN

Çukur (Dizi)

Dizi başlayacağı zaman bilgisayarda bu postu yazmak için paneli açtım ve beklemeye başladım. Dizi başladı ve ben yazıyı bölüm bitene kadar yazamadım. Dizi beni o kadar sardı ki gittim televizyonun yakınına, diziyi yakından yakından izledim. İlk bölümün aşk ağırlıklı olacağının sinyalleri tüm fragmanlarda verilmişti. Bu yüzden yavaş ve sadece aşk odaklı geçeceğini biliyordum. Bana göre dizinin böyle başlaması çok iyi oldu. En azından bir aşkın öncesini izleyerek diziye daha iyi adapte olmamıza temel oluşturdu. Bu yüzden dizinin iyi başladığını düşünüyorum. İzleyici konusunda başta diğer dizilerin özetleri varken şans verenler, İçerde dizisi gibi olacağı beklentisi içinde olanlar, oyuncu hayranları ve direk dizinin konusu için izleyenler olarak bir kaç şekilde ayrıldılar. Dizi sosyal medya da izleyici olarak beğenenler ve öpüşme var diye lanet edenler olarak ikiye ayrıldı. Yine de dizi genel olarak izleyici tarafından beğenildi ve devam edeceğini yazdılar. Hatta benim gibi tekrarını izleyen kesimde hayli fazlaydı.

 İdris karakterinin Cumali, Kahraman, Selim, Yamaç isimlerinde 4 tane oğlu ve eski aşkından bilmediği bir kızı vardı. Cumali karakterinin sadece elini görebildik büyük bir ihtimal ilerleyen bölümlerde o karakteri tanıyacağız. Onun harici diğer karakterlerin hepsini görme fırsatımız oldu. Açıkçası İdris'in oğulları içerisinde ben Kahraman karakterini yani Mustafa Üstündağ'ın oynadığı karakteri beğenmiştim ama onunda ömrü kısa oldu. Aslında Mustafa Üstündağ konuk oyuncu olarak jenerikte geçmedi ama sonra ters köşe olur mu bilmem. Bence diziden erken çıkmamalıydı. Çünkü gerek ses tonu, gerek mimikleri mafya, mafyavari dizilere daha uygun geliyor. 

Kadın oyuncu olarak diziye Dilan Çiçek Deniz seçilmiş ve bence uymuştu da. Ne kadar bir kesim tarafından oyunculuğu yapay bulunsa da ben çok beğeniyorum. Bir önceki dizisi başladığında evet performans yönünden zayıftı ama o dizi de kendini bayağı geliştirdi ve sonuç olarak bir tık daha üste çıktı. Bu diziyle daha fazla kendini pekiştireceğini düşünüyorum. Bana göre ilk bölüme göre gayet iyi bir oyunculuk sergiledi. Karakter ile bütünleşme konusunda bir iki pürüz vardı ama onlarda ilerleyen bölümlerde düzelecektir. 

Aras Bulut İynemli benim gözümde artık usta bir oyuncu olma yolunda ilerleyen bir oyuncu. Oyuncunun doğuştan gelen bir yeteneği olduğu apaçık ortada. Yine bana göre karakter ve oyuncu birbirine uyumlu seçilmişti. Dört dörtlük bir performansı vardı. Hakkında yazabileceğim başka bir şey yok '' muhteşem'' tanımının vücut bulmuş haliydi.

 Öner Erkan'ın karakterinden hiç hoşlanmadım. Yetersiz bir karakterdi ve garip duruyordu. Belki ilerleyen bölümlerde sinsi bir tilki de çıkabilir, güvenemiyorum da ama ilk izlenimden pek hoşlanmadım. Erkan Koçak Köstengil ve Rıza Kocaoğlu başlı başına efsaneler. Ne rol verirlerse versinler hemen elbise gibi o karakteri giyiyorlar. Aras Bulut İynemli gibi, Erkan Koçak Köstengil ve Rıza Kocaoğlu 'da doğuştan yetenekli oyuncularımızdan. Oyuncular içerisinde ilk bölümde Nebil Sayın ve Kubilay Aka'ı fazla görmek isterdim. İçerde'de Coşkun karakteri kilit isim olmuştu. Burada nasıl bir karakter olacak merak ediyorum. Kubilay Aka için şu dörtlüğü paylaşmak istiyorum. 
''Ali Kemal öldü mü,
Issız diğer dizi kaldı mı,
Felek öcün aldı mı,
Şimdi yürek yırtılur. ''

Eğer bu dizide ön plana çıkarsa efsane bir karakter bizi bekliyor gibi duruyor.
 Son olarak Ercan Kesal ve Perihan Savaş kaldı ama onlarda usta oyuncu oldukları için haklarında yazmak haddime düşmez ama diziye konuk oyuncu olarak Bülent Ersoy seçilmişti. Bence dizinin atmosferi ve konusuna göre en doğru seçimdi. Kadın ne söyledi arkadaş tüylerim diken diken oldu. İlk bölüme göre en etkileyici ikinci sahne Bülent Ersoy sahnesiydi. Birinci sahneyi zaten izlediğinizde anlayacaksınızdır.

 İlk bölümden gösteriyor ki dizi ana karakterlerden çok yan karakterleri ön plana çıkaracak. Devler ligi bir bir oyuncu kadrosu olduğu için her birinin ayrı bir özelliği var. Eğer Gökhan Horzum hayal gücünü iyi kullanırsa elinde muhteşem bir kadro var. Bu kadro ile acayip bir iş ortaya çıkarabilir. Her şey onun kalemine kalmış.

İlk bölümde geçiş konusunda problemler olduğunu hissettim (zamanla düzelir) onun haricinde kurgu, çekim rengi, çekim açıları ve seçilen mekanlar çok yerindeydi. Yapımın cebinden bayağı bir para çıktığı çok belli oluyordu. Bu da diziyi farklı bir kaliteye götürmüştü. Ezel ve İçerde dizisinin karışımıymış gibi bir hava veren bu diziyi ben çok beğendim. Şiddetle, mutlaka izlemelisiniz. 


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 22. sırada tamamladı.
ÇUKUR

22 Ekim 2017 Pazar

Aslan Ailem (Dizi)

Anladım ki annem olmayınca dizi tahlili yapmak zormuş. Benim ilham perim annemmiş de haberim yok. Bu diziyi maalesef tek izledim. Yanımda biriyle sahneleri tartışma fırsatım olmadı. Bu yüzden sosyal medya ve kendi fikirlerimle diziyi tahlil edeceğim.

Burcu Özbek bir önceki dizisinde set arkasında talihsizlikler yaşadığı için dizisi erken final yapmak zorunda kalmıştı. Sevdiğim bir oyuncu olduğu için üzülmüştüm. İnşallah bu dizisinde talihsizlikler yaşamaz ve uzun soluklu bir dizi olur. Burcu'nun oynadığı karakter çok düz bir karakter gibi duruyordu. Bu yüzden karakterle uyum sağlaması çok zor olmamıştır gibi geldi. Sosyal medya'da karşımıza çıkabilecek herkes gibi bir kızı canlandırıyor. İnşallah ilerleyen bölümlerde farklı bir karaktere dönüşür diye umut ediyorum. Çıtı pıtı bir kız olduğu için Burcu, karaktere yakışmıştı. Şahsen ben sevdim.

Fakat Akın Akınözü için aynı şeyleri yazmayacağım. Karakteri çok ruhsuz oynadığını düşünüyorum. Bir şeyler oturmamış ve ya eksikti. Seyirci olarak duygusal bir etkileşim olmadı. Yani bana gerçekçilik ya da karakterin çekiciliği konusunda bir şeyler geçmedi. Zamanla karakter düzelir mi ya da Burcu karakteri Murat karakterini tamamlar mı bilemedim. Bu yüzden ilk bölümün günahı olmaz diye düşünüyorum. Zamanla karakterle bir uyum muhakkak sağlanacaktır.

Dizi de en çok Fırat Altunmeşe, Bora Akkaş ve Mehmet Şeker'in hayat verdikleri karakterlere bayıldım. Karakterlere kendilerinden çok şey kattıkları belli oluyordu. Mehmet Şeker'in Akın Akınözü'ne uyumu da gözümden kaçmadı. Birde Ferdi Sancar vardı. Bana göre Gayret karakteri başlı başına bir olay bir hikaye bir konuydu. Ferdi Sancar hep birbirine benzer karakterler seçiyor ama ben bayılıyorum. Adam da çok farklı bir aura var beni kendine çekiyor. Eda Şölenci ve İpek Özağan'da diziye yakışmışlardı. Burcu ve İpek harika ikili olmuşlardı. Eda Şölenci'nin çok fazla sahnesi yoktu ama gözüme çarpan bir potluk yoktu. Bir önce ki dizisinde de seviyordum, bu dizi de de görmek beni mutlu etti.

Dizinin teması sıcacık bir aile hikayesi üzerine kurulmuştu. Diyaloglar, konu, işleyiş beni hiç sıkmadı bilakis eğlendirdi. Bir kaç sahne de güldüğümde oldu. Bana dizi bayağı eğlenceli ve ilerleyen bölümde eğleneceğim bir dizi gibi geldi. Çekim konusunda başarılı buldum ve seçilen mekanları da sevdim. Dizi de bir kaç eksik olsa da ( zamanla düzelecek eksiklikler) bütün olarak iyiydi. Çok fazla dram dizisi olduğu için bu dizi bir kaçış dizisi olabilir gözüyle bakmıyorum ama bu kadar dram dizisinin arasında çiçek gibi bir dizi olarak başladı. Ben diziye çok ısındım sevdim. Eğer vaktiniz varsa sizde bir deneyin, bence seversiniz.

Dizi Ojakgyo Brothers Kore dizisinden uyarlamadır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 31. sırada, tekrarı ise 85. sırada tamamladı.
ASLAN AİLEM

19 Ekim 2017 Perşembe

Yüz Yüze (Dizi)

Dizi başlamadan evvel ilk dikkatimi çeken senarist Ethem Özışık, yönetmen Osman Taşçı ve müzikler Toygar Işıklı'dan çıkmaydı.Yapım resmen üç büyükleri kamera arkasına toplamış desek yeri. Bu yüzden dizi için beklentim bayağı bir artmıştı. Bunun yanında oyuncu kadrosu ve fragmanları da çok ilgi çekiciydi.

Birkan Sokullu ve Sinem Kobal'ı başka bir projede çift olarak izlediğim için çok uyumlu olacaklarını biliyordum ama bu tür bir dizi için ikisi de nasıl durur emin değildim. Birkan Sokullu erkek olduğu için karakter olarak daha kolay kabul edildi izleyici tarafından. Sinem Kobal ise şimdiye kadar hep cici kız karakterlerine can verdiği için hem ters köşe yaptı izleyiciyi hemde ilk etapta pek kabul görmedi. Sosyal medyada okuduklarıma göre bu şekilde bir algı oluştuğunu hissettim.

Açıkçası bende Sinem Kobal kısmında biraz deyim yerindeyse dumura uğradım. Dövüştüğü kısımlarda biraz şaşırdım, garipsedim ama bir o kadar da sevdim. En azından sahne için çalışılmış ve yapay durmuyordu. Zaten bölümün ortalarına doğru karakterin daha çok oturduğu fark ediliyordu. Bir iki bölüme karakter tamamen oturunca efsane bir oyunculuğun ortaya çıkacağını düşünüyorum. Bu haliyle de çok iyi ama bir iki küçük pürüz var gibiydi. Özellikle ses tonlamasının oturması lazım.

Birkan Sokullu'nun bir önce ki dizisinde olmadığını, pot durduğunu yazmıştım ama bunda olmuş. Karakter üzerine tam oturmuş hiç bir potluk yoktu. Bir de oyunculuğu bir tık daha gelişmiş belliydi. İnandırıcılık konusunda bana daha çok geçti. Mimikler, bakış, yerinde ses değişimi çok hoşuma gitti. Bence Birkan Sokullu bu karakteri bekliyormuş. Birde uyumunu bildiğim bir partner ile olunca on numara beş yıldız olmuştu.

Yalnız bence dizi de başrolleri bile geçen bir karakter vardı benim için Özgür Emre Yıldırım. Tatar karakteri öyle bir karakter ki Ethem Özışık imzasını bu karaktere attığı belli oluyor. Bilirsiniz Ethem Özışık'ın böyle deli içten harbi diyeceğimiz karakterleri meşhurdur. Bu karakter de o karakterlerden bir tanesi olmuş. Bana göre ilk bölümün kahramanı Tatar yani Özgür Emre Yıldırım'dı. Performansı hiç düşmedi bu yüzden izleyici olarak bana çok geçti.

Diğer tüm oyuncuları başka dizilerden bildiğimiz kıymetli oyunculardan seçmiş olmaları Cast'ın iyi çalıştığı anlamına geliyor. Her bir oyuncunun kendine göre bir oyunculuk tarzı var. Bu yüzden genel olarak tüm oyuncuları çok beğendim. Kurgu, konu, çekim filan çok kaliteliydi. İlk bölümün günahı olmaz bir iki yerde küçük hatalar vardı ama o da bir iki bölüme giderilir konu ve işleyiş oturur. Vallahi ben diziyi beğendim. Film tadında izledim desem yalan olmaz. Bu sezon başlayan iyi yapımlar arasında yerini aldı. Eğer fırsat bulursanız muhakkak bu diziyi izleyin.
Yüz Yüze

16 Ekim 2017 Pazartesi

Siyah Beyaz Aşk (Dizi)

Dizi o kadar içine çekti ki beni izlerken not defterime yazdığım yazımı görseniz gülersiniz. Aslında bir fotoğraflayıp paylaşayım diye düşündüm ama sonra boş verdim. Sonuçta kişisel bir yazı değil dizi yazısı yazıyorum.Siyah Beyaz Aşk... Sosyal medya da yayın zamanı çok farklı bir kaç fikir vardı. Her diziye nasip olmaz rengarenk bir etiketi vardı.

Her diziyi beğenmeyen çöp yorumcuları saymazsak oyuncuların anti fanları, beğenenler, gerçekten beğenmeyenler ve isyan edenler olarak dört grupta izleyicisi vardı. Bu gece başka bir dizi vardı onun yerine geldiği için bir kısım kanala bayağı bir saydırırken, bir kısım oyuncu kadrosu ve işleyişin yavaşlığından yakınıyordu. Anti fanlar ise oyunculuğu geçmiş artık fiziksel görünüşlere kadar alçalmış benim nezdimde ucuzlaşmışlardı. Ben her zaman ki gibi işin hakkını veren beğenen taraftayım. Eğri oturup doğru konuşalım şimdi bu iş olmuş. Yiğidi öldürün hakkını yemeyin yok donuk oyunculuklar yok yavaş gibi diziye boşuna pislik atmayalım. Ha reyting konusunda karşısına denk gelen diziler cidden güçlü sonuçlar nasıl olur bilemem ama iş gerçekten emek verilmiş belli.

Birce Akalay'ın dövmeleri harici beni rahatsız eden hiç bir şey bulamadım. Her dizisinde dövmelerinden dem vuruyorum ama cidden rahatsız edici. Polis oluyor dövmesi var, doktor oluyor dövmesi var iki gün sonra tanındığı dizisi gibi bir köy kızı kasaba kızını oynasa yine dövmeleri garip duracak. Birde küçük belirsiz dövmelerde değil koca koca bir ikisini kapamışlar tamam hoşta yine de olanlar göze takılıyor. Yine de dövmeleri oyunculuğunun önüne geçmiyor ve oyuncu her rolünde bir tık daha öteye taşıyor oyunculuğunu. Birce her oynadığı karakter gibi Aslı karakteri ile de bana göre çok bütünleşmişti. Gerek mimikleri, gerek duruşu, gerek ses tonu mükemmeldi.

İbrahim Çelikkol yaşadıkları yüzünden donuk ve duygusuz bir karakteri oynuyordu. Gerçekten odun gibi, robot gibi bir karakter olduğu için rahatsız ediciydi. Fakat İbrahim Çelikkol'da kendini oyunculukta geliştirdiğini bu rol ile ispat etmiş gibiydi. O rahatsız edici duruşu izleyiciye tamamıyla geçiriyordu. Birce ve İbrahim çift olarak da çok yakışmışlardı. Fiziksel olarak uyumlarının yanı sıra dizide ki kimyaları da uyuşmuştu.

Bir kaç çöp yorumlarda oyuncu kadrosunun zayıflığını görmüştüm. Oyuncu kadrosuna baktığım zaman hepsi kendini ispatlamış oyunculardan oluşuyordu. Sanırım magazinsel açıdan çok ön planda olmamaları zayıf oyuncu kategorisinde görmesine sebep olmuştu. Muhammet Uzuner, Arzu Gamze Kılınç, Kadriye Kenter gibi usta oyuncuların yanı sıra kendini ispatlamış Ece Dizdar, Deniz Celiloğlu, Cahit Gök, Uğur Aslan gibi oyunculara zayıf denilmesi pes dedirtti bana. Dizide konuk oyuncu kadrosunda olan Gökhan Soylu'nun ana kadroda olmaması üzücüydü. Dizide farklı bir karakterde onu görebilseydik güzel olurdu. Uğur Aslan ve Birce Akalay bir dizide nişanlılardı. Bu dizi de ağabey ve kardeş olmalarını da acayip garipsedim.

Bunlar harici dizinin müzikleri çok güzeldi. Aksiyon sahneleri müthişti. Kurgu genel olarak güzeldi ama geçmiş ve doktor karışıklığı sahnelerinin kurgusu muazzamdı. Çekim rengi, mekanlar ve açılardan hoşlandım. Konusu biraz klişeye kaçsa da işleyiş yönünden de bence gayet güzeldi.

Aslında bu dizi ilk etapta Tuba Büyüküstün ve Kıvanç Tatlıtuğ'a başka bir yapım aracılığı ile teklif edilmiş ama sonradan iki oyuncu da ret etmişlerdi. Çıkan haberlere göre Tuba fazla erkek dizisi olduğundan, Kıvanç ise ilk bölümlerde kötü bir karakter olduğundan dolayı ret etmiş ve senaryo krizi yaşanmıştı. Gel zaman git zaman D Productions tarafından İbrahim Çelikkol ve Birce Akalay olarak izleyici ile buluştu. Ben bu ikiliyi izlediğim andan itibaren -''İyi ki kabul etmemişler ve İbrahim Çelikkol, Birce Akalay olarak izleyici ile buluşmuş.'' dedim. Kıvanç sarışın olduğundan bu karakter ona gitmezdi Tuba'yı severim ama çok mıymıy bir kadın ve hep aynı karakterlere yakın oynuyor bu karakter onda pot durarmış gibi geliyor. Hani her şerde bir hayır vardır derler ya aynen öyle olmuş. Ben diziyi çok sevdim, eğer denk gelirseniz ya da vaktiniz olursa muhakkak bu diziye bakın.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
SİYAH BEYAZ AŞK

3 Ekim 2017 Salı

Klavye Delikanlıları (Dizi)

Türk izleyicisi için aranan dizi bulundu. Diğer dizileri bir köşeye alalım. Bir iki garip her şeye mana bulup izlediğini anlamayıp, kötüleyen izleyici dışında ve bildiği tüm dolandırıcı konulu ABD filmine benzeten izleyici dışında herkes çok beğendi bu diziyi.


Her dizi de denk geldiğim her diziyi gömen ağabeyler, ablalar bile tam not verdi diziye. Çoğunluk olarak bende dahil izleyiciler böyle bir diziye ekranlarda ihtiyaç vardı düşüncesindeyiz.( Bölüm boyunca sürekli kontrollerimde buna benzer çok fazla yazı gördüm.)Fakat işte dizinin günün yanlış vermiş Show TV. Karşısında reytinglerde problem yaratacak fazlasıyla güçlü dizi, diziler var dizinin yayın gününde. Eğer bu diziyi bu yüzden bir de harcamaya kalkarsa kanal, seven izleyici kesimi tarafından bayağı bir boykot yer diye düşünüyorum... (En başta ben yaparım tam bir Klavye Delikanlısıyımdır. Acımam!)

Dizinin oyuncu kadrosu aynen şu şekilde;
Rasim Öztekin, Kaan Yıldırım, Vildan Atasever, Uraz Kaygılaroğlu, Ali Barkın, Selen Seyven, Seray Sever, Gül Onat, Cengiz Küçükayvaz, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Taşbaş, İpek Tenolcay ve Mert Asker. Sizce biz bu kadroyu eleştirebilme hakkına sahip miyiz? -''Hayır.'' Fakat bu kadroyu bir araya toplayıp şampiyonlar ligi gibi bir kadro oluşturan ekibi tebrik edebilirim. Bu kadroyu bir araya getirmeyi başaran ya da başaranlar kimse ''helal olsun'' yazmak istiyorum. Kendini oyunculuğu ile kanıtlamış ustalaşmaya yakın ve usta oyuncuları bir araya getirmek herkesin harcı değildir. Bu yüzden çok doğru ve çok iyi bir iş yapmışlar.

Bir tebriği de Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi senaristler hak ediyor. Çünkü repliklerine hasta oldum. Tek sorun şu bip olayı. Dizi de repliğin ortasında bip gelince ne repliğin değeri kalıyor, ne sahnenin. Keşke şu bip olayı hiç olmasa! Şimdi ahlak falan fistan muhabbetine sakın girmeyin. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki evde konuşulmasa bile sokakta yine duyuyoruz o kelimeleri. Tabii ki çok kötü fazla açık, aşırı biplenmesi gerekenler yine biplensin ama lan bile bipleniyor siz düşünün. Bana çok saçma geliyor bu iş ve tüm iştahımı kaçırıyor. Bunun haricinde replikleri de sıkıcıydı, bayıcıydı diyen varsa kesin o kişi shoptur. Harikulade espri seviyesi yüksek ve ince espriler diyaloglarda çokça mevcuttu. Senaristler zaten kendilerini yaptıkları işlerle kanıtlamışlardı bu diziyle benim gözümde nirvanaya ulaştılar. Bu yüzden Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi'yi de tebrik ederim. Yaptığınız işin hakkını sonuna kadar vermişsiniz.
Dizinin işleyişi konusunda da bir kaç cümle yazmak istiyorum. Diziler bilgilendirme amaçlı ya da toplumun sosyal yaşamın şekillenmesi konusunda her zaman iyi bir araç olmuştur. Bu dizi de temelinde komedi üzerine kurulsa da bizlere bilinçli ve doğru mesajlar veriyordu. Az buçuk haber izliyorsanız günlük yaşamda dolandırılan insanların öykülerini biliyorsunuzdur. Bu dizi de bize o haberlerde gördüğümüz dolandırıcılık hikayelerinin nasıl yapıldığını tek tek gösteriyordu. Sosyal mesaj vermesi benim gözümde diziye üç artı puan birden kazandırdı. Diğer dizilerden ayrı bir kategoriye koymama sebep oldu. Eğer izleyici verilen mesajları algılayıp doğru bilinçlenebilirse ne ala.

Bana göre dizi çekiminden rengine, senaristinden konusuna, repliğinden oyuncusuna on numara beş yıldızdı. Dizi benim gözümde dört dörtlük bir dizi olduğu için bir hata ya da eleştirilecek bir şey bulamadım. Bence bu sezon başlamış tüm dizilerin içerisinde en iyi dizi bu dizi olmuş. Ekibe ve oyunculara başarılar dilerim. Umarım bu işin, emeğin karşılığı, reytinglerde çok iyi olur. Bence bu diziyi kaçırmayın derim. Şiddetle ve ısrarla tavsiye ederim. Muhakkak izlemelisiniz, en azından bir şans vermelisiniz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
  Klavye Delikanlıları

2 Ekim 2017 Pazartesi

Aforizmik Kalıntılar'ın Blog Çekilişini Kazandım


Sanırım şansım dönüyor ve bende çekiliş kazanıyorum düşüncesini artık benimseyebilirim. Geçen Kurunoma'nın Fikir Baloncuğu'nun çekilişini kazandığımı yazmıştım şimdi de bu çekilişi sizle paylaşıyorum. Aslında hemen hemen aynı zamanlarda Aforizmik'in çekilişini de kazanmıştım. Fakat Aforizmik'in de zor zamanları olduğu için anca eylül ayı içerisinde yollama şansı oldu. Kargom elime geçer geçmez yazmak istedim ama malum sezon başladığı için diziler bir bir geldiği için açıkçası blogumu gün içerisinde üst üste yazı ile boğmak istemedim. 

30 Eylül 2017 Cumartesi

Yaz Sezonu İzlediğim Türk Dizileri (2017)

Aaa! Sezon dizileri birden art arda başlayınca kişisel yazılarımın yanı sıra bu yaz sezonunda neler izlediğimi yazmayı unutmuşum ya ben! Ağustos ayının başından bu yana haybeye yazı yazıyorum desem yeri. Blogger not defterime yazacaklarımı planlamadığım için de haliyle bunu yazmayı unuttum. Geçen yaz yani 2016'nın yazında bir sürü dizi geldi bir iki dizi ancak sezon içinde tutulduğu içinde 2017 yani bu yılın yazında doğru düzgün dizi filan gelmedi. Ben birde bu yıl tatile filanda gitmedim tüm yaz akşamları çok kötü geçti. Hep saçma sapan programlar vardı. Açıkçası bilgi yarışmaları harici öyle program izlemeyi de pek sevmediğim için yaz akşamları -''Ay! Yaz bitse keşke.'' demekle geçti. Neyse ki sezon dizileri başladı iyi oldu. Fakat o kadar çok dizi geliyor ki çoğu bir kaç bölüm sonra final yapacak gibi hissediyorum. Bu işin sonu bu yaza dönmesin? Neyse... Bakalım bu yaz neler izlemişim.

28 Eylül 2017 Perşembe

Siyah İnci (Dizi)

Sevemedim kara gözlümlü ilk sezon dizimiz hayırlı olsun. Tanınmış oyunculardan oluşan bilindik senaryolar aslında çok yapılıyor ama işleyişi güçlendirerek bir sonra ki sahneyi bilsek de bir heyecan yapıyor. Fakat bilindik senaryoya birde bilindik bir işleyiş yerleştirdim mi dizi sıkıcı bir hal alıyor. Bu dizi de üzgünüm ama sıkıcı dizilerden biri olmuş.

Aslında ilk Tolgahan Sayışman ismini gördüğümde bunun olacağını biliyordum ama belki yanıltır diye şans vermek istedim ve yine yanıltmadı. İlk defa dizi içinde başka dizi ismi kullanacağım, Elveda Rumeli dizisinden bu yana hep Yeşilçam'dan bozma senaryolarla karşımıza çıkıyor. Oyunculuk yönünden iyi olan öne çıkmış bir oyuncunun ısrarla neden böyle senaryolara gittiğini anlamış değilim. Hani vasat bir oyuncu olur anlarım, vasıfsız bir oyuncu olur anlarım ama hem gerçekçi bir oyunculuk yapıp hemde böyle hikayelerde yer alması izleyici olarak bana çok garip geliyor.

Ve Hande... Cidden kariyerinin en güzel yerinde neden bu dizi merak ediyorum. Tam da oyunculuğunu geliştirdiğini ses tonunu ayarlamayı öğrendiğini düşündüğüm anda bu diziden hiç hoşlanmadım. bir önce ki dizisine yakın bir karakter ya da senaryo da olsa çok güzel olurdu bence. Maalesef Tolgahan ve Hande'yi çift olarak pek beğenmedim. Ne kadar yakın olsalar da ikili sahnelerde bir duygu eksikliği olduğu belli oluyordu. Bana çift elektriği pek vermediler.

Berk ile Hande ikili sahnelerde daha iyi duruyorlardı. Birbirlerine bakışlarından farklı bir kimya oluşmuş gibi duruyordu. Sanırım dizi de tek Vural karakterini sevdim. Hem psikopat bir karakter yani oyuncu yelpazesi kocaman hemde daha renkli gibi geldi. Diğer oyuncuların hepsi tanınmış oyuncular zaten hepsi nasıl rol yapacağını biliyorlardı onlar hakkında özel bir yazı yazmam gereksiz olurdu. Konu ve işleyiş sıkıcı ama çekim konusunda başarılı buldum, geçişler, çekim rengi ve seçilen mekanlar güzeldi.

Sonuç olarak oyuncusunun bile kurtaramadığı bu senaryo kesin tutar. Çünkü bizim halkımız, belli bir yaş üstü bu tür basit hikayelere bayılırlar. Birde oyuncuların hayranları da izleyeceğine göre bir bakmışsınız dizi, reyting birincisi olarak devam ediyor. Çok fazla yazmama gerek yok sonuçta kocaman bir emek var arka tarafta. Bu tür Yeşilçam bozması dizileri, bir sonra ki sahneyi bildiğiniz dizileri seviyorsanız şans verin derim. Ben izlemeyi düşünmüyorum ama sizler belki seversiniz kim bilir...

Bu arada dizinin yayın zamanı  seven ve sevmeyen olarak ikiye ayrıldı izleyici.  Birileri benim gibi düşünürken diğerleri  sevdiler.Hemen hemen sevmeyen ve seven aynı eşitlikte gibi duruyordu.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 12. sırada, tekrarı ise 41. sırada tamamladı.
SİYAH İNCİ

25 Eylül 2017 Pazartesi

Masum (Dizi)

Bu dizi blutv'de ilk duyuru yapıldığı ve yayınlandığı andan itibaren çok izlemek istediğim ama maalesef paralı bir site olduğu için izleyemediğim tek dizi. Bu yüzden çok bekledim Kanal D bir gün yayınlar mı diye. Nitekim yayınladı da. Fakat dizi de sanırım sahneler kesilmiş ve sansürlenmiş şekilde karşımıza çıktı. Açıkçası bu beni biraz üzdü. 23.45 gibi bir saatte yayınlanıyor ve belli bir saat üstünde de sansür kullanmak gerekli mi bilmiyorum ama keşke sansürsüz ve kesilmemiş bir şekilde karşımıza gelseydi dedim. Bu şekilde diziyi izlediğim için ilk bölümden bir şey çıkaramadım. Fakat ikinci bölümde diziyi daha rahat kavradım.

Film tadında işleyen dizi de ilk başta seçilen renkler hoşuma gitti. Bu mavimsi, grimsi çekim rengine bayılıyorum. Ayrı bir kasvet, ayrı bir şıklık katıyor bu tür dizilere. Dizinin çekim renginin yanı sıra seçilen mekanlar ve çekim açısını da çok sevdim. Doğru yerlerde arka planın flu olup odak noktasının ön planda olduğu sahneleri de sevdim. Öyle doğru yerlerde kullanılmış ki fark etmemek, dikkat etmemek elde değildi.

Oyuncular kısmına gelmek istiyorum yazı da gelemiyorum. İlk defa ne yazacağımı bilmiyorum. Size sadece şunu yazabilirim böyle bir kadro yok! Resmen şampiyonlar ligi gibi bir oyuncu kadrosu var. İnsanı izlerken heyecanlandırıyor. İşte dizi bu, oyunculuk bu dedirtiyordu. Sanırım yazmakla olmayacak, sizinde diziyi izlemeniz gerekli. Yani, anlatılmaz izlenir cinsten bir yapım.

Dizinin işleyişinin temeli psikolojik ve gerilim türdeydi. Fakat bu kadar iyi tasvir edilen Türk dizi daha önce hiç olmamıştı diye hatırlıyorum. Bu yüzden senaryo, kurgu ve işleyiş bana olağanüstü geldi. Tabii bununla birlikte keşke param olsaydı da blutv'de sansürsüz izleseydim dedirtti. -''blutv yöneticileri ne olsa Kanal D yayınladı, diziyi site de bedava yapamaz mısınız?'' diye yazasım geliyor oradan buradan. Dizi, Türk dizileri içerisinde çıtayı arşa çıkarmış yazsam yalan olmaz. Böyle kaliteli bir diziyi kaçırdıysanız üzgünüm ama çok şey kaçırdınız. Eğer kanal tekrar vermezse ve mis gibi fakirseniz ( o ben oluyorum) şansınıza küsün. Çünkü artık izleme şansınız %0. Şayet eğer denk gelirseniz de saat kaçta olursa olsun gerekirse uykusuz kalın bu diziyi izleyin. Şiddetle ve ısrarla izlemenizi tavsiye ediyorum.



Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı (gece yarısı 23.45- 02.00)
Total: 55., AB: 20., 20+ABC1: 32. sırada tamamladı.

(Sadece bu dizi için gece ve tekrarı olmadığından birde iki bölüm art arda yayınlandığından tüm grupları yazdım. Diğer dizilerde TOTAL grubunu baz almaya devam edeceğim.)

  MASUM
Tasarım:Sawako Kuronuma