16 Ekim 2017 Pazartesi

Siyah Beyaz Aşk (Dizi)

Dizi o kadar içine çekti ki beni izlerken not defterime yazdığım yazımı görseniz gülersiniz. Aslında bir fotoğraflayıp paylaşayım diye düşündüm ama sonra boş verdim. Sonuçta kişisel bir yazı değil dizi yazısı yazıyorum.Siyah Beyaz Aşk... Sosyal medya da yayın zamanı çok farklı bir kaç fikir vardı. Her diziye nasip olmaz rengarenk bir etiketi vardı.

Her diziyi beğenmeyen çöp yorumcuları saymazsak oyuncuların anti fanları, beğenenler, gerçekten beğenmeyenler ve isyan edenler olarak dört grupta izleyicisi vardı. Bu gece başka bir dizi vardı onun yerine geldiği için bir kısım kanala bayağı bir saydırırken, bir kısım oyuncu kadrosu ve işleyişin yavaşlığından yakınıyordu. Anti fanlar ise oyunculuğu geçmiş artık fiziksel görünüşlere kadar alçalmış benim nezdimde ucuzlaşmışlardı. Ben her zaman ki gibi işin hakkını veren beğenen taraftayım. Eğri oturup doğru konuşalım şimdi bu iş olmuş. Yiğidi öldürün hakkını yemeyin yok donuk oyunculuklar yok yavaş gibi diziye boşuna pislik atmayalım. Ha reyting konusunda karşısına denk gelen diziler cidden güçlü sonuçlar nasıl olur bilemem ama iş gerçekten emek verilmiş belli.

Birce Akalay'ın dövmeleri harici beni rahatsız eden hiç bir şey bulamadım. Her dizisinde dövmelerinden dem vuruyorum ama cidden rahatsız edici. Polis oluyor dövmesi var, doktor oluyor dövmesi var iki gün sonra tanındığı dizisi gibi bir köy kızı kasaba kızını oynasa yine dövmeleri garip duracak. Birde küçük belirsiz dövmelerde değil koca koca bir ikisini kapamışlar tamam hoşta yine de olanlar göze takılıyor. Yine de dövmeleri oyunculuğunun önüne geçmiyor ve oyuncu her rolünde bir tık daha öteye taşıyor oyunculuğunu. Birce her oynadığı karakter gibi Aslı karakteri ile de bana göre çok bütünleşmişti. Gerek mimikleri, gerek duruşu, gerek ses tonu mükemmeldi.

İbrahim Çelikkol yaşadıkları yüzünden donuk ve duygusuz bir karakteri oynuyordu. Gerçekten odun gibi, robot gibi bir karakter olduğu için rahatsız ediciydi. Fakat İbrahim Çelikkol'da kendini oyunculukta geliştirdiğini bu rol ile ispat etmiş gibiydi. O rahatsız edici duruşu izleyiciye tamamıyla geçiriyordu. Birce ve İbrahim çift olarak da çok yakışmışlardı. Fiziksel olarak uyumlarının yanı sıra dizide ki kimyaları da uyuşmuştu.

Bir kaç çöp yorumlarda oyuncu kadrosunun zayıflığını görmüştüm. Oyuncu kadrosuna baktığım zaman hepsi kendini ispatlamış oyunculardan oluşuyordu. Sanırım magazinsel açıdan çok ön planda olmamaları zayıf oyuncu kategorisinde görmesine sebep olmuştu. Muhammet Uzuner, Arzu Gamze Kılınç, Kadriye Kenter gibi usta oyuncuların yanı sıra kendini ispatlamış Ece Dizdar, Deniz Celiloğlu, Cahit Gök, Uğur Aslan gibi oyunculara zayıf denilmesi pes dedirtti bana. Dizide konuk oyuncu kadrosunda olan Gökhan Soylu'nun ana kadroda olmaması üzücüydü. Dizide farklı bir karakterde onu görebilseydik güzel olurdu. Uğur Aslan ve Birce Akalay bir dizide nişanlılardı. Bu dizi de ağabey ve kardeş olmalarını da acayip garipsedim.

Bunlar harici dizinin müzikleri çok güzeldi. Aksiyon sahneleri müthişti. Kurgu genel olarak güzeldi ama geçmiş ve doktor karışıklığı sahnelerinin kurgusu muazzamdı. Çekim rengi, mekanlar ve açılardan hoşlandım. Konusu biraz klişeye kaçsa da işleyiş yönünden de bence gayet güzeldi.

Aslında bu dizi ilk etapta Tuba Büyüküstün ve Kıvanç Tatlıtuğ'a başka bir yapım aracılığı ile teklif edilmiş ama sonradan iki oyuncu da ret etmişlerdi. Çıkan haberlere göre Tuba fazla erkek dizisi olduğundan, Kıvanç ise ilk bölümlerde kötü bir karakter olduğundan dolayı ret etmiş ve senaryo krizi yaşanmıştı. Gel zaman git zaman D Productions tarafından İbrahim Çelikkol ve Birce Akalay olarak izleyici ile buluştu. Ben bu ikiliyi izlediğim andan itibaren -''İyi ki kabul etmemişler ve İbrahim Çelikkol, Birce Akalay olarak izleyici ile buluşmuş.'' dedim. Kıvanç sarışın olduğundan bu karakter ona gitmezdi Tuba'yı severim ama çok mıymıy bir kadın ve hep aynı karakterlere yakın oynuyor bu karakter onda pot durarmış gibi geliyor. Hani her şerde bir hayır vardır derler ya aynen öyle olmuş. Ben diziyi çok sevdim, eğer denk gelirseniz ya da vaktiniz olursa muhakkak bu diziye bakın.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
SİYAH BEYAZ AŞK

3 Ekim 2017 Salı

Klavye Delikanlıları (Dizi)

Türk izleyicisi için aranan dizi bulundu. Diğer dizileri bir köşeye alalım. Bir iki garip her şeye mana bulup izlediğini anlamayıp, kötüleyen izleyici dışında ve bildiği tüm dolandırıcı konulu ABD filmine benzeten izleyici dışında herkes çok beğendi bu diziyi.


Her dizi de denk geldiğim her diziyi gömen ağabeyler, ablalar bile tam not verdi diziye. Çoğunluk olarak bende dahil izleyiciler böyle bir diziye ekranlarda ihtiyaç vardı düşüncesindeyiz.( Bölüm boyunca sürekli kontrollerimde buna benzer çok fazla yazı gördüm.)Fakat işte dizinin günün yanlış vermiş Show TV. Karşısında reytinglerde problem yaratacak fazlasıyla güçlü dizi, diziler var dizinin yayın gününde. Eğer bu diziyi bu yüzden bir de harcamaya kalkarsa kanal, seven izleyici kesimi tarafından bayağı bir boykot yer diye düşünüyorum... (En başta ben yaparım tam bir Klavye Delikanlısıyımdır. Acımam!)

Dizinin oyuncu kadrosu aynen şu şekilde;
Rasim Öztekin, Kaan Yıldırım, Vildan Atasever, Uraz Kaygılaroğlu, Ali Barkın, Selen Seyven, Seray Sever, Gül Onat, Cengiz Küçükayvaz, Sinan Çalışkanoğlu, Filiz Taşbaş, İpek Tenolcay ve Mert Asker. Sizce biz bu kadroyu eleştirebilme hakkına sahip miyiz? -''Hayır.'' Fakat bu kadroyu bir araya toplayıp şampiyonlar ligi gibi bir kadro oluşturan ekibi tebrik edebilirim. Bu kadroyu bir araya getirmeyi başaran ya da başaranlar kimse ''helal olsun'' yazmak istiyorum. Kendini oyunculuğu ile kanıtlamış ustalaşmaya yakın ve usta oyuncuları bir araya getirmek herkesin harcı değildir. Bu yüzden çok doğru ve çok iyi bir iş yapmışlar.

Bir tebriği de Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi senaristler hak ediyor. Çünkü repliklerine hasta oldum. Tek sorun şu bip olayı. Dizi de repliğin ortasında bip gelince ne repliğin değeri kalıyor, ne sahnenin. Keşke şu bip olayı hiç olmasa! Şimdi ahlak falan fistan muhabbetine sakın girmeyin. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki evde konuşulmasa bile sokakta yine duyuyoruz o kelimeleri. Tabii ki çok kötü fazla açık, aşırı biplenmesi gerekenler yine biplensin ama lan bile bipleniyor siz düşünün. Bana çok saçma geliyor bu iş ve tüm iştahımı kaçırıyor. Bunun haricinde replikleri de sıkıcıydı, bayıcıydı diyen varsa kesin o kişi shoptur. Harikulade espri seviyesi yüksek ve ince espriler diyaloglarda çokça mevcuttu. Senaristler zaten kendilerini yaptıkları işlerle kanıtlamışlardı bu diziyle benim gözümde nirvanaya ulaştılar. Bu yüzden Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi'yi de tebrik ederim. Yaptığınız işin hakkını sonuna kadar vermişsiniz.
Dizinin işleyişi konusunda da bir kaç cümle yazmak istiyorum. Diziler bilgilendirme amaçlı ya da toplumun sosyal yaşamın şekillenmesi konusunda her zaman iyi bir araç olmuştur. Bu dizi de temelinde komedi üzerine kurulsa da bizlere bilinçli ve doğru mesajlar veriyordu. Az buçuk haber izliyorsanız günlük yaşamda dolandırılan insanların öykülerini biliyorsunuzdur. Bu dizi de bize o haberlerde gördüğümüz dolandırıcılık hikayelerinin nasıl yapıldığını tek tek gösteriyordu. Sosyal mesaj vermesi benim gözümde diziye üç artı puan birden kazandırdı. Diğer dizilerden ayrı bir kategoriye koymama sebep oldu. Eğer izleyici verilen mesajları algılayıp doğru bilinçlenebilirse ne ala.

Bana göre dizi çekiminden rengine, senaristinden konusuna, repliğinden oyuncusuna on numara beş yıldızdı. Dizi benim gözümde dört dörtlük bir dizi olduğu için bir hata ya da eleştirilecek bir şey bulamadım. Bence bu sezon başlamış tüm dizilerin içerisinde en iyi dizi bu dizi olmuş. Ekibe ve oyunculara başarılar dilerim. Umarım bu işin, emeğin karşılığı, reytinglerde çok iyi olur. Bence bu diziyi kaçırmayın derim. Şiddetle ve ısrarla tavsiye ederim. Muhakkak izlemelisiniz, en azından bir şans vermelisiniz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
  Klavye Delikanlıları

2 Ekim 2017 Pazartesi

Aforizmik Kalıntılar'ın Blog Çekilişini Kazandım


Sanırım şansım dönüyor ve bende çekiliş kazanıyorum düşüncesini artık benimseyebilirim. Geçen Kurunoma'nın Fikir Baloncuğu'nun çekilişini kazandığımı yazmıştım şimdi de bu çekilişi sizle paylaşıyorum. Aslında hemen hemen aynı zamanlarda Aforizmik'in çekilişini de kazanmıştım. Fakat Aforizmik'in de zor zamanları olduğu için anca eylül ayı içerisinde yollama şansı oldu. Kargom elime geçer geçmez yazmak istedim ama malum sezon başladığı için diziler bir bir geldiği için açıkçası blogumu gün içerisinde üst üste yazı ile boğmak istemedim. 

30 Eylül 2017 Cumartesi

Yaz Sezonu İzlediğim Türk Dizileri (2017)

Aaa! Sezon dizileri birden art arda başlayınca kişisel yazılarımın yanı sıra bu yaz sezonunda neler izlediğimi yazmayı unutmuşum ya ben! Ağustos ayının başından bu yana haybeye yazı yazıyorum desem yeri. Blogger not defterime yazacaklarımı planlamadığım için de haliyle bunu yazmayı unuttum. Geçen yaz yani 2016'nın yazında bir sürü dizi geldi bir iki dizi ancak sezon içinde tutulduğu içinde 2017 yani bu yılın yazında doğru düzgün dizi filan gelmedi. Ben birde bu yıl tatile filanda gitmedim tüm yaz akşamları çok kötü geçti. Hep saçma sapan programlar vardı. Açıkçası bilgi yarışmaları harici öyle program izlemeyi de pek sevmediğim için yaz akşamları -''Ay! Yaz bitse keşke.'' demekle geçti. Neyse ki sezon dizileri başladı iyi oldu. Fakat o kadar çok dizi geliyor ki çoğu bir kaç bölüm sonra final yapacak gibi hissediyorum. Bu işin sonu bu yaza dönmesin? Neyse... Bakalım bu yaz neler izlemişim.

28 Eylül 2017 Perşembe

Siyah İnci (Dizi)

Sevemedim kara gözlümlü ilk sezon dizimiz hayırlı olsun. Tanınmış oyunculardan oluşan bilindik senaryolar aslında çok yapılıyor ama işleyişi güçlendirerek bir sonra ki sahneyi bilsek de bir heyecan yapıyor. Fakat bilindik senaryoya birde bilindik bir işleyiş yerleştirdim mi dizi sıkıcı bir hal alıyor. Bu dizi de üzgünüm ama sıkıcı dizilerden biri olmuş.

Aslında ilk Tolgahan Sayışman ismini gördüğümde bunun olacağını biliyordum ama belki yanıltır diye şans vermek istedim ve yine yanıltmadı. İlk defa dizi içinde başka dizi ismi kullanacağım, Elveda Rumeli dizisinden bu yana hep Yeşilçam'dan bozma senaryolarla karşımıza çıkıyor. Oyunculuk yönünden iyi olan öne çıkmış bir oyuncunun ısrarla neden böyle senaryolara gittiğini anlamış değilim. Hani vasat bir oyuncu olur anlarım, vasıfsız bir oyuncu olur anlarım ama hem gerçekçi bir oyunculuk yapıp hemde böyle hikayelerde yer alması izleyici olarak bana çok garip geliyor.

Ve Hande... Cidden kariyerinin en güzel yerinde neden bu dizi merak ediyorum. Tam da oyunculuğunu geliştirdiğini ses tonunu ayarlamayı öğrendiğini düşündüğüm anda bu diziden hiç hoşlanmadım. bir önce ki dizisine yakın bir karakter ya da senaryo da olsa çok güzel olurdu bence. Maalesef Tolgahan ve Hande'yi çift olarak pek beğenmedim. Ne kadar yakın olsalar da ikili sahnelerde bir duygu eksikliği olduğu belli oluyordu. Bana çift elektriği pek vermediler.

Berk ile Hande ikili sahnelerde daha iyi duruyorlardı. Birbirlerine bakışlarından farklı bir kimya oluşmuş gibi duruyordu. Sanırım dizi de tek Vural karakterini sevdim. Hem psikopat bir karakter yani oyuncu yelpazesi kocaman hemde daha renkli gibi geldi. Diğer oyuncuların hepsi tanınmış oyuncular zaten hepsi nasıl rol yapacağını biliyorlardı onlar hakkında özel bir yazı yazmam gereksiz olurdu. Konu ve işleyiş sıkıcı ama çekim konusunda başarılı buldum, geçişler, çekim rengi ve seçilen mekanlar güzeldi.

Sonuç olarak oyuncusunun bile kurtaramadığı bu senaryo kesin tutar. Çünkü bizim halkımız, belli bir yaş üstü bu tür basit hikayelere bayılırlar. Birde oyuncuların hayranları da izleyeceğine göre bir bakmışsınız dizi, reyting birincisi olarak devam ediyor. Çok fazla yazmama gerek yok sonuçta kocaman bir emek var arka tarafta. Bu tür Yeşilçam bozması dizileri, bir sonra ki sahneyi bildiğiniz dizileri seviyorsanız şans verin derim. Ben izlemeyi düşünmüyorum ama sizler belki seversiniz kim bilir...

Bu arada dizinin yayın zamanı  seven ve sevmeyen olarak ikiye ayrıldı izleyici.  Birileri benim gibi düşünürken diğerleri  sevdiler.Hemen hemen sevmeyen ve seven aynı eşitlikte gibi duruyordu.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 12. sırada, tekrarı ise 41. sırada tamamladı.
SİYAH İNCİ

25 Eylül 2017 Pazartesi

Masum (Dizi)

Bu dizi blutv'de ilk duyuru yapıldığı ve yayınlandığı andan itibaren çok izlemek istediğim ama maalesef paralı bir site olduğu için izleyemediğim tek dizi. Bu yüzden çok bekledim Kanal D bir gün yayınlar mı diye. Nitekim yayınladı da. Fakat dizi de sanırım sahneler kesilmiş ve sansürlenmiş şekilde karşımıza çıktı. Açıkçası bu beni biraz üzdü. 23.45 gibi bir saatte yayınlanıyor ve belli bir saat üstünde de sansür kullanmak gerekli mi bilmiyorum ama keşke sansürsüz ve kesilmemiş bir şekilde karşımıza gelseydi dedim. Bu şekilde diziyi izlediğim için ilk bölümden bir şey çıkaramadım. Fakat ikinci bölümde diziyi daha rahat kavradım.

Film tadında işleyen dizi de ilk başta seçilen renkler hoşuma gitti. Bu mavimsi, grimsi çekim rengine bayılıyorum. Ayrı bir kasvet, ayrı bir şıklık katıyor bu tür dizilere. Dizinin çekim renginin yanı sıra seçilen mekanlar ve çekim açısını da çok sevdim. Doğru yerlerde arka planın flu olup odak noktasının ön planda olduğu sahneleri de sevdim. Öyle doğru yerlerde kullanılmış ki fark etmemek, dikkat etmemek elde değildi.

Oyuncular kısmına gelmek istiyorum yazı da gelemiyorum. İlk defa ne yazacağımı bilmiyorum. Size sadece şunu yazabilirim böyle bir kadro yok! Resmen şampiyonlar ligi gibi bir oyuncu kadrosu var. İnsanı izlerken heyecanlandırıyor. İşte dizi bu, oyunculuk bu dedirtiyordu. Sanırım yazmakla olmayacak, sizinde diziyi izlemeniz gerekli. Yani, anlatılmaz izlenir cinsten bir yapım.

Dizinin işleyişinin temeli psikolojik ve gerilim türdeydi. Fakat bu kadar iyi tasvir edilen Türk dizi daha önce hiç olmamıştı diye hatırlıyorum. Bu yüzden senaryo, kurgu ve işleyiş bana olağanüstü geldi. Tabii bununla birlikte keşke param olsaydı da blutv'de sansürsüz izleseydim dedirtti. -''blutv yöneticileri ne olsa Kanal D yayınladı, diziyi site de bedava yapamaz mısınız?'' diye yazasım geliyor oradan buradan. Dizi, Türk dizileri içerisinde çıtayı arşa çıkarmış yazsam yalan olmaz. Böyle kaliteli bir diziyi kaçırdıysanız üzgünüm ama çok şey kaçırdınız. Eğer kanal tekrar vermezse ve mis gibi fakirseniz ( o ben oluyorum) şansınıza küsün. Çünkü artık izleme şansınız %0. Şayet eğer denk gelirseniz de saat kaçta olursa olsun gerekirse uykusuz kalın bu diziyi izleyin. Şiddetle ve ısrarla izlemenizi tavsiye ediyorum.



Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı (gece yarısı 23.45- 02.00)
Total: 55., AB: 20., 20+ABC1: 32. sırada tamamladı.

(Sadece bu dizi için gece ve tekrarı olmadığından birde iki bölüm art arda yayınlandığından tüm grupları yazdım. Diğer dizilerde TOTAL grubunu baz almaya devam edeceğim.)

  MASUM

24 Eylül 2017 Pazar

Cennet'in Gözyaşları (Dizi)

Öncelikle Süreç Filmi tebrik ederim. Çünkü dizinin kullanım haklarını alarak uyarlama yapmışlar. Benim için önemli olan nokta buydu. Bu konuda doğru yol izlemeleri hoşuma gitti. İkinci olarak ATV adamı hasta etmeye devam ediyor. Bulunmaz Hint kumaşı dizi afişlerini sır gibi saklıyor. Bu yüzden yine afişi üç gündür aramama rağmen bulamadım. Artık ATV tanıtım fragmanının posteri ile idare edeceğiz. İşte bu nedenle ATV dizilerini yazarken keyif alarak yazamıyorum. Yayınla afişleri bizde keyfimize bakalım değil mi? Fakat yok olur mu diğer kanalların çarşaf çarşaf afişlerini yayınlarken ATV tam bir muamma haline getiriyor bu işi. Yapım da kendi sayfalarında paylaşmazsa vay halime. Berk Atan ve Almila Ada'yi karakter uyumu olarak pek sevemedim. Bence birbirlerine uymamışlar. Kimyalarında bir eksiklik olduğunu hissettim. Karşılıklı duyguyu mu iyi verememişler yoksa fiziksel olarak mı uymamışlar anlamadım. Fakat ayrı ayrı oyunculuklarına baktığımda gerçekten karakterlerini benimsedikleri belli oluyordu. Yalnız Esra Ronabar ilk bölüme göre bence tüm oyuncuların üzerine çıkmış gibi geldi. Normalde başka dizilerde genç başrol çift oyuncular ön plana çıkardı ama nasıl olduysa bunda Esra Ronabar bir adım daha öndeydi. Esra Ronabar hem usta, hemde tiyatro kökenli bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez ama görüşüme göre çok fazla parlıyordu. Her dizide olduğu gibi bu dizide de sinsi bir üçüncü kişi var o da Zehra Yılmaz. Dün Begüm Kütük için yazdığımı bu gün Zehra Yılmaz için yazmak istiyorum. Sinsi tipi olmayan kızlara sinsi karakterler yakışmıyor. Zehra Yılmaz'da antipatik bir tipe sahip değil. Her zaman için böyle fettan kadın karakterleri seçiyor ya da bu şekilde proje gidiyor oyuncuya. Bu da belli bir süre sonra seyirciyi bıktırıyor. Bu üçüncü projesi olması lazım ve yine bu tarz bir karakterde oynuyor. Alışagelmiş olduğu içinde oyunculuğunu seyirciye tam kanıtlayamıyor. Şimdi bana sorsanız Melisa nasıl bir karakter Rana gibi Melisa (Bu diziden önce ki dizisinde de karakter ismi aynıydı.) gibi bir karakter derim en fazla. Çünkü başka karakter oynamadığı için ötesi yok. Bu yüzden inşallah bu dizisinden sonra farklı karakterler seçer. Bunun yanında Yusuf Akgün'ü tekrar ekranlarda görmek güzel oldu en son 2012 yapım bir dizi ile ekrana gelmişti.Yeniden ekranlarda görmek çok hoş, inşallah bir sonra ki projesinde arayı çok açmaz. Son olarak Ebru Destan beni çok şaşırttı. Bir dizi geçmişi olduğunu bilmiyordum ilk sandığım için araştırmak istedim. 1992'den bu yana dizilerde oynuyormuş hiç bilmiyordum (Unutmuş da olabilirim). Oyunculuğu pot duruyordu pek beğenmedim ama zamanla oturabilecek bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyorum. Dizide ki diğer oyuncuların geneli usta oyunculardan oluştuğu için onları es geçip dizinin konusu ve işleyişine geçmek istiyorum. Dizi Tears Of Heaven Kore dizisinden uyarlama olduğu için konusu hakkında çok yazmaya gerek yok. Bana göre genel konusu çok hoş duruyor. Benim sevebileceğim türde bir dizi. İşleyiş ve kurgu konusu ilk bölüme göre sürükleyici görünüyordu. Bozmadan ve uyarlamadan çıkmadığı sürece de güzel olacağına inanıyorum. Dizi renk konusunda biraz koyu gibi geldi. Canlı değil ama matta değil koyuluğu biraz göz yorucuydu. Bunlar haricinde gözüme çarpan, beni rahat eden bir sahne, çekim ya da bir diyalog olmadı. Her şey yerinde duruyordu. Yalnız dizinin çevirisi olmadığını düşünüyorum. Şayet ilk defa diziyi Cennetin Gözyaşları dizisi ile tanıdım ve çevirisini de bulamadım. Bu yüzden diziyi orijinal gibi izleyerek yorumlamak istedim. Bence dizi entrika sevenlerin arayıp da bulamadığı türde bir diziydi. Vaktiniz varsa diziyi izlemenizi tavsiye ederim. Bu tür aşk üçgenleri, aile faciaları seviyorsanız kaçırmayın derim.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 13. sırada tamamladı.
CENNET'İN GÖZYAŞLARI

23 Eylül 2017 Cumartesi

Sevda'nın Bahçesi (Dizi)

Şimdi baştan anlaşalım bir dizi de Sibel Can varsa birde partneri Emre Kınay'sa o dizi tadından izlenmez. Çok özlemişim Sibel Can'ın oyunculuğunu o tatlı mimiklerini. İyi ki geri döndü setlere ve geri dönüşüyle aklıma takılan bir soru oldu. Neden hep GOLD Film'in projelerinde oynuyor bizim Siboş acaba? Bu projeyle birlikte merakım da arttı. Eminim güzel bir sebebi vardır yoksa oyunculuk kariyerinin neredeyse çoğunun aynı yapım olmasının bir açıklamasını bulamadım. Çocukluğumdan bu güne Sibel Can'ın her dizisini severek izledim. Talat Bulut ve Yıldız Kenter ile bir dizisi vardı o dizisini ayrı bir severim. Bu diziyi de ilk bölüme göre seveceğim gibi geldi. Belki üzerine bile çıkar kim bilir. Magazinsel olarak Sibel Can'ı takip ediyorsanız normal hali ile oyunculuğu arasında ki büyük farkı anlamanız yeterli gibi geliyor. Bu yüzden birazcık onu övmek istiyorum. Dizi de karakteri üzerine cuk diye oturmuş. Birazda sanırım kilo vermiş formu da yerinde olunca görsel olarak ilk bölüme göre iyi iş çıkarmış. Alina Boz ile anne kız uyumu da çok hoştu. Alina Boz sanki gerçekten Sibel Can'ın kızı gibi duruyordu. Fiziksel olarak birbirlerine benzediklerini ya da benzeyebileceklerini hiç düşünmemiştim. İki oyuncunun sahnelerinde bakıyorum göz yapıları aynı, çene aynı, burun aynı sanki Sibel Can gerçekten doğurmuş hissi yaratıyordu. Kim eşleştirdiyse bu iki oyuncuyu tam on ikiden vurmuş. Tabii birde Emre Kınay var. Önce ki bir dizisinden aklıma kazınan bedel ödetme olayı var. Sanırım hangi dizi de oynarsa oynasın her an bedel ödetecekmiş gibi geliyor. Konunun şakası ben Emre Kınay'ı da çok severim. Şimdiye kadar oynadığı her dizi güzeldi. İyi projeler seçmeyi bildiği için de dizi de Emre Kınay varsa o diziyi gönül rahatlığıyla izleyebilirim. Bu üç oyuncunun aile olarak uyumu çok hoşuma gitti. Zaten Emre Kınay ve Sibel Can uyumunu ilk dizilerinden de bildiğim için çift olarak da yadırgamadım. Bu yüzden Levent ve Sevda'nın ikinci bahar aşkını da merakla bekliyorum. Dizi de gözüme çarpan iki oyuncu daha var Fiko olarak hayatımıza giren Baran Bölükbaşı ve Begüm Kütük. Öncelikle Begüm Kütük'ün artık fettan kadın oynamasından bıktım. Kadın bal gibi bir kadın görünüşü de sinsi değil. Ne kadar bu karakterlerle bütünleşmiş olsa da kadının fiziğine bu karakterler uymuyor. Kadın sevimli olduğu için insan nefret edemiyor. Bir kere fettan kadın oynadı diye resmen kadına yapıştı bu karakterler bir bitmiyor. Belki eğlenceli olabilir kötüyü oynamak ama artık Begüm Kütük'te şu karakterlere bir dur desin. Oyunculuğu artık bilindik hale geliyor farklı karakterlere açık olmalı. Baran Bölükbaşı çok kaliteli bir oyuncu olacağını bir önce ki dizisinde kanıtlamıştı. Eğer değeri bilinir ve sektör ona doğru projeleri sunarsa çok iyi yere gelecek yeni nesil oyunculardan biri. Umarım sektörde uzun yıllar tutulur ve düşündüğüm gibi iyi yerlere gelir. Böyle iyi, öğrenmeye ve gelişmeye açık oyuncuların değerini bilmek gerekir. Dizinin senaryosunu Birol Güven ve Murat Aras yazıyormuş. İki senaristin de nasıl senaryolar yazdığını çok iyi biliyoruz. Bu yüzden çok bir şey yazmaya gerek yok ikisinin de isminin geçmesi kafidir. dizinin senaristi oyuncuları değil ama yönetmeni beni çok şaşırttı. Emir Khalilzadeh daha önce film yönetmenliği yapmıştı ama daha çok reklam ve klip yönetmeni olarak tanıyordum. Sanırım ilk dizisi bu. Bu yüzden daha bir başka gözle diziyi izlememe sebep oldu. Çekim formatı hoşuma gitti ama en çok rengi hoşuma gitti. Normalde ben biraz grimsi renkleri seviyorum ama dizi için seçilen mekanlar ve renkler cıvıl cıvıldı. Renk açısı diziyi izlemeye çekiyordu. Bu yüzden mi bilemiyorum ama farklı bir albenisi olmuştu dizinin. Ben diziyi sevdim. Sıcacık bir hikaye izlemek istiyorsanız önerimdir siz de bu diziyi es geçmeyin. Kesinlikle izlenilmeyi hak ediyor.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 9. sırada, tekrarı ise 18. sırada tamamladı.
Sevda'nın Bahçesi 

20 Eylül 2017 Çarşamba

Kurunoma'nın Fikir Baloncuğu'nun Instagram Çekilişini Kazandım


Bir süre önce koregunluklerim blogunun Instagram'ı vardı ve orada çekiliş yapmıştı. Hayatım boyunca bana hiç  çekiliş çıkmadığı için umutsuzca katılmıştım. Fakat çekiliş   ilginç şekilde bana çıktı.    koregunluklerim bu çekilişi duyurduğunda sanırım mart ayı gibiydi.  Ardından mart ayında  zaten  hemen kargomu gönderdi. Fakat ben o zamanlar sağlık sorunlarımın en kötü olduğu zamanlara denk geldiği için  bir türlü yazamadım. Gel zaman git zaman ben yazana kadar koregunluklerim  Instagram  hesabını kapattı.  Bu yüzden de blogunun linkini paylaşmak daha doğru olur diye düşündüm.

19 Eylül 2017 Salı

Tutsak (Dizi)

Sanırım sesim duyuldu kaç dizidir milletin haksız yere dizileri ezmesinden hayıflanırken sonunda herkesle hemfikir olduğum bir dizi çıktı. Ciddi anlamda sezon başladı başlayalı şimdiye kadar kötü dizi çıkmadı. Daha da acayip dizilerin geleceğini düşünüyorum. dizi sektörümüz her geçen yıl kaliteli hale geliyor, içerisinde kendini geliştiriyor. Umarım önümüzde ki yıllarda daha çok gelişme sağlanır. Baştan yazayım bu diziye bayıldım. Fakat bir o kadarda gerildim. Gülper Özdemir'i bir önce ki dizisinde keşfetmiş ve çok dikkatimi çektiğini yazmıştım. Bu dizide de o güzel oyunculuğunu sergilemekten kaçınmamıştı. Tam da şuraya yazıyorum bu sektör bu kızın değerini bilirse bu kız acayip yerlere gelir demedi demeyin. En iyi aktris arasına adını altın harflerle yazdırır o potansiyel var kızda. Her mimiğini, her bakışını, her ses tonlamasını hayranlıkla izlesem abartı olmaz. Bu kızı kim keşfettiyse yüreğine sağlık çok doğru bir iş yapıp sektöre yetenekli bir oyuncu kazandırmış. Diğer yanda yetenekli bulduğum ilk dizisinde keşfettiğim gibi hayran olduğum Caner Şahin var. Annemin favori oyuncusu olur kendileri. Oyuncunun ses tonunu ayrı bir seviyor. Bir önce ki dizisinde her bölüm şu çocuk çok iyi oyuncu, ne güzel ses tonu var deyip durmuştu. Büyük bir ihtimal bu dizide de oturup Caner Şahin'in ses tonunu konuşacağız gibi geliyor ki bende annem gibi düşünüyorum. Gülper Özdemir ne kadar yetenekliyse benim için Caner Şahin'de o kadar yetenekli. Dizinin akışı inşallah ikisinin aşkı olarak yazılır diye umut ediyorum. Çünkü fiziksel olarak birbirlerine acayip yakışmışlar. Fakat Pamir Pekin gibi bir oyuncu var başrolde. Büyük ihtimal aşk üçgeni yaratılacak gibi geliyor. Caner Şahin ikinci adam olma yolunca hızla ilerliyor gibi hissediyorum. Pamir Pekin yazmışken nasıl severim nasıl güzel oyuncudur Pamir Pekin ama şimdiye kadar hep uyuz karakterlerde gördük onu. Umarım bu karakter onun kendini gerçek anlamda gösterebileceği bir karakter olur. Hep donuk ve sinmiş rollerde görmek artık bıktırmıştı izleyiciyi. Usta oyuncu oldukları için yazmayacağım ama Seray Gözler ve Ayda Aksel'i dizide gördüğüm için çok mutlu oldum. İkisi de genç oyunculara yardımcı olacaklardır. dizinin kurgusu, konusu, çekimi, çekim rengi, oyuncuları on numara beş yıldızdı. Dizinin ilk bölümünde eleştirecek bir şey bulamadım. Her şey çok yerindeydi.  Bence diziye bir şans vermelisiniz. Eminim sizde bu diziyi benim kadar seveceksinizdir.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 21. sırada tamamladı.
Tutsak

18 Eylül 2017 Pazartesi

Kayıtdışı (Dizi)

Ülkece çok tuhafız. Bir gün bir işi tam anlamıyla ne zaman alkışlayacağız çok merak ediyorum. Her zaman birileri çıkıyor ve olmamış diyor. Elbette herkes beğenecek diye bir kaide yok ama bu kadar ezmek niye cidden merak ediyorum. Bu dizi başka bir ülkenin dizisi olsaydı ağzı açık izleyecek insanlar sırf Türk dizisi diye yazmadıklarını bırakmıyorlar. Üzerine dizinin izleyicisine seviyesizce bin bir tane hakaret ediyorlar. Hayretle nasıl bir ego tatmini yapıldığı gözlerimin önünde ekranda kayıp gidiyor gibi hissediyorum. Yok oyuncuların hepsi sorunlu oyuncularmış, yok bu diziyi izleyenler hayatlarında ''yabancı dizi'' izlememişler, yok bu diziyi öneren varsa hızla yanından kaçmalıymış... Gerçekten çok garip, çok garibiz. Bu yüzden diziyi beğenenler ve beğenmeyenler olarak iki gruba ayrıldı sosyal medya. Ben her zaman ki gibi doğru ve güzel yapılan bir işin hakkını verme tarafındayım, zaten beni takip ediyorsanız bunu da biliyorsunuzdur. Bir iş güzelse güzel, kötüyse kötüdür. Dizinin ilk bölümü karışık gibi dursa da film tadında olmuştu. Dizi için seçilen renk tonu, çekim mekanları, çekim açıları, konusu her şeyiyle çok güzeldi ve dört dörtlüktü. Sadece kurgu biraz abartılı gibiydi (dövüş sahneleri) bir de geçişler çok hızlıydı (konudan konuya geçişler) o da zamanla oturacaktır ilk bölümün günahı olmaz. Zaten iki iyi senaristte yazdığı için senaryo ilerleyen bölümlerde daha güçlü olacaktır. Bunların haricinde diziye bayıldım. Ülkemizde yıllardır bir tane kahramanımız var ve yenisine ihtiyaç vardı. Bu Ali Kemal karakteri olabilir diye düşündüm. Erkan Petekkaya'nın oyunculuğu da zaten on numara beş yıldız o yüzden yeni bir kahramanlık için biçilmiş kaftan olmaya aday gibi geldi. Tabii ki ön yargılar yıkılıp bu kadar emek verilen diziye hakkı verilirse. Dizinin cast direktörü kimse onu alnından öperim. Adeta oyuncu şölenini evimize kadar getirmiş. Genç bir iki oyuncu harici diğer oyuncuları o kadar özenle seçmiş ki hepsi bilinen, oyunculukta kendini ispat etmiş usta ve usta diyebileceğimiz oyuncular. Resmen izlerken gözlerimizin önünden parıl parıl yıldızlar parlıyor. Bu kadar iyi oyuncuyu bir araya toplamak her yiğidin harcı değildir, nasıl yaptılar bilmiyorum ama her karaktere doğru oyuncuları seçerek çok iyi bir iş yapmışlar. Tabii bu durumda bende oyuncular hakkında yazamıyorum demektir. Böyle değerli oyuncuların oyunculuklarını eleştirmek haddime düşmediği için oyuncular hakkında yazmak istemiyorum. Yalnız diziyi Ray Donovan dizisine benzetenler oldu. O diziyi izlemediğim için bu konu hakkında bir şey yazamıyorum. Yine de bu bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. Ne kadar doğrudur bilmiyorum ama bayağı bir yazan oldu bu konuda. Belki ilk bölümünü benzetmiş de olabilirler. Umarım dizinin ömrü kısa olmaz ve izleyicisi bol olur. Reytinglerinin iyi olmasını istediğim diziler arasında yerini alan bir dizi oldu.Birde ben diziyi çok beğendim, eğer aksiyon türünde dizileri seviyorsanız bence hiç durmadan başlayın derim. Bence bu dizi kaçmaz.

Dipnot: Ali Kemal karakteri  istihbarat görevlisi ve kimse gerçek mesleğini bilmiyor. Herkes onun  sigortacı olarak çalıştığını  sanıyor. Genel olarak diziyi sevenler sosyal medyada ağırlıkta. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 23. sırada tamamladı.
KAYITDIŞI

16 Eylül 2017 Cumartesi

Yalaza (Dizi)

Yalaza ismi çok değişik bir isim gibi geldi. Bu yüzden dizi hakkında ilk araştırdığım şey ismi oldu. Bulduğum bilgiye göre, Sakarya’nın Taraklı ilçesinde yöresel bir söyleyiş olan Yalaza, halk tarafından yapılan bir şakayı belirtmek için kullanılırmış. Karşı tarafı bazen oldukça zor bir duruma düşürecek olan şakalar yöre halkı tarafından çok sevilirmiş. dizi de zaten Sakarya’nın Taraklı ilçesinde çekiliyor. İsmine göre düşünürsek dizi şimdiden bizlere sımsıcak bir aile, bir kasaba hikayesini  izletecek.

İlk bölümüne gelince;

Muazzam kadrosuyla ilk dakikadan beni çok güldürdü. Yalaz Baba hikayesi anlatılanlar beni benden aldı. Gerçekten çok güzel bir yalaza yaptılar. Gerçekten küçük yerlerde insanlar daha temiz olduğu için böyle efsaneler, fısıltı gazetesiyle yayılan hikayeler çoktur. O yüzden özlenilen o küçük yerleri evimize getirmişler gibi olmuş. Birde Hasan Kaçan'ın üslubu tarzı o kadar belli ki insanı her repliği içine çekiyordu. Şimdi normalde bir dizinin oyuncularını oturur tek tek eleştirirdim. Fakat bu dizi de tüm oyuncular tanınmış olmalarının yanı sıra ustalaşmaya yakın hatta usta oyunculardan oluşuyorlar. Ben oturup oyuncuların oyunculuklarını eleştiremem. Bu benim haddim olmaz, bana yakışmaz. Bu yüzden öne çıkan tüm oyuncuları es geçip genç oyunculardan bir kaçı hakkında yazmak istiyorum. İbrahim'in kızlarının oyuncu olarak hepsine bayılıyorum. Gamze Karaduman 2013'te bir dizi de oyunuyordu, o dizi de keşfetmiştim. O dizi de çok sevmiş benimsemiştim. Bana göre gelişmekte olan genç oyunculardan biri Gamze. İkincisi Merve Erdoğan. Dizilerin sinsi kızı, aşk üçgeninin üçüncü kişisi. En önemlisi de bir kuşağın Bücür Cadısı. Yıllar içerisinde bizim kuşakta olanların zihninden bücür cadı figürünü iyi silmeyi başardı. Bir süre üzerine yapışacak gibi dursa da artık insanlar Bücür Cadı değil de Merve Erdoğan olarak onu kabullendiler. Ben Merve'yi çok beğeniyorum ve seviyorum. Bu diziye İbrahim'in kızı olarak da çok yakışmış. Lalizer Kemaloğlu yetenekli oyunculardan olsa da dizilerde pek boy gösteremedi. Hatırladığım kadarıyla bir yarışmada tanındı ve bir dizi de oynadı. Umarım böyle yetenekli bir oyuncu bu diziyle kendini gösterebilir. Ve son olarak Ergül Miray Şahin... İzleyici artık onu başörtüsü olmadan görünce yadırgar oldu. Aslında 6. dizisi olması lazım ama insanların onu keşfettiği dizisinde başörtülü olunca ve şimdi ki dizisinde de olunca direk başörtülü olarak kodladık kafalarında. Yalnız Batuhan Aydar'da bu dizi de oynuyor ve Ergül Miray Şahin ile Batuhan Aydar aynı dizide keşfedildiler. Bu yüzden güzel tesadüf olmuş. İşin özeti oyuncularıyla, konusuyla, işleyişiyle, çekimiyle, çekilen kasabasıyla, her şeyiyle dört dörtlük bir dizi yapmışlar. Osman Sınav ve Hasan Kaçan farkı mı desek bu duruma ne desek bilmedim. Tam aile ile izlenecek bu diziyi muhakkak denemelisiniz. Eminim siz de seveceksinizdir. Şiddetle öneriyorum. 

 Bu arada sosyal medyada genel olarak izleyiciden tam not aldı dizi.



 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 11. sırada, tekrarı ise 26. sırada tamamladı.
YALAZA

14 Eylül 2017 Perşembe

Bizim Hikaye (Dizi)

Baştan yazayım dizinin orijinalini izlemedim, izlemeyi de düşünmüyorum. Dizinin varlığından haberdardım. (İzlenilecek bir şey olsun da benim bilmeyeceğim şey mi var?) Fakat dizinin minik minik videolarını, repliklerini gördüğüm için ilgimi çekmemişti. Ne yalan yazayım aslında bu dizi de yayınlanana kadar çok ilgimi çekti sayılmaz. Bu yüzden diziyi uyarlama olarak değil orijinal bir hikayeymiş gibi yorumlayacağım. Tamda yan sekme de dizinin etiketi ile ilgili sosyal medyada yazılanlar akıp gidiyor ve görüyorum ki daha ilk dakikadan itibaren nasıl dalga geçsem nasıl eziklesem derdine düşmüş insanlar. Durun bir izleyin batı kültürü ile değil Türkiye'nin kendi kültürü ile uyarlanmış bir dizi olduğunun bir farkına varın ama yok olur mu önce bir kötülemelisiniz. Birde orijinali ile uyarlama da olan oyuncuların fotoğraflarını karşılaştırmak çok ayıp ve saygısızca geldi. Her şeyden önce fiziksel olarak iyi ya da kötü orada işini yapan bir oyuncu var. Bence eleştiri yapacaksanız fiziksel olarak değil yeteneği hakkında eleştiri yapmalısınız. Bu durum beni diziye ön yargılı yaklaşmalarından daha çok rahatsız etti. Her neyse dizi ya da karakterler haricinde yapılan eleştiriler belki de yerindeydi bunu izlemediğim için bilemem. Bunu da siz bu yazımın altına yorum bırakarak okuyucuya anlatacaksınız. Orijinalini izleyen herkesten yorum bekliyorum. Neyse diziye geçelim. Tekrar ediyorum orijinal bir senaryoymuş gibi diziyi yorumlayacağım. Ben diziyi çok beğendim hatta bayıldım. Gerek işleyişi, gerek oyuncu seçimi çok yerinde olmuş. Burak ve Hazal'ın uyumuna bayıldım. Birbirlerine kimyaları o kadar uymuş ki bir kaç sahnede birbirlerine bakışlarından birbirlerine pas verdiklerini hissettim. Bunu her oyuncu da   fark etmiyorum  bu  yüzden çift olarak  popüler olma ihtimalleri çok yüksek  gibi geldi.  Dizi de Behzat Uygur'un oğlu Nejat Uygur'u görmek  beni çok mutlu etti. Yılardır takip ettiğim biri  bence geç bile kaldı. Bunların yanında     çocuk karakter İstem'e bayıldım. Saçları çok komik değil mi  çocuğun?  ALLAH'ım o kadar minicik ki  eli yüzü ısırasım geldi. ALLAH nazarlardan saklasın böyle güzel çocukları nereden bulurlarsa.  Karakterler arasında  Yağızcan'ın oynadığı  Rahmet karakterini çok sevdim.  Çok farklı sıcak bir karakter olacağını düşünüyorum.  Ve büyük üstat Reha Özcan.  Gerçekten dizi de usta bir oyuncunun olduğu belli oluyordu.   Karakteri üzerine çok güzel giydiğini düşünüyorum. Dizinin umarım reytingleri  yüksek ve  yolu açık olur. Bence bu diziyi izlemelisiniz.
 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 11. sırada tamamladı.
Bizim Hikaye

11 Eylül 2017 Pazartesi

Kördüğüm / Uttaran (Hindistan)

Yazmayı en çok beklettiğim Kanal 7 Hint dizisi bu oldu. Kanal 7 birleştirmesi ile tam tamına 30 bölüm başrollerin çocukluk konusunu izledik. Dizi yedi gün yayınlandığı için tam 30 bölüm çocukluk dönemini izlemek zorunda kaldık. Cidden çok sıkıcıydı bu yüzden ha büyüyecekler, ha büyüdüler derken yazıyı yazmadım. Çocukluk dönemi sıkıcı geçtiği için doğru düzgün izlemedim yazsam yeridir. Bu yüzden sıkıcı ve bayıcı çocukluk dönemini geçerek büyüdükten sonra ki görüşlerimi yazmak istiyorum. Dizi kızlar büyüdükten sonra tanıdığımız bildiğimiz klasik bir Hint dizisi olduğu ortaya çıktı. Bir sonra ki sahnede ne olacağını bildiğimiz bir dizi ondan çok fazla Hint dizisi izliyorsanız ya da Kanal 7'nin tüm yayınladığı Hint dizilerini izlediyseniz diziden çok bir şey beklemeyin. Kızlar fiziksel olarak Ragini ve Sadhna'ya benziyordu. Rol olarak da Ichcha, Sadhna'ya hemen hemen benziyor. Dizi de tek sinirimi bozan evin büyük hanımı ve Tapasya'nın garip sinsiliği. Bu iki karakter haricinde şu an gözüme batan bir karakter yok. Oyuncuların oyunculukları şimdilik iyi gidiyor. Bozmazsa dizi sevilerek takip edilir gibi geldi. Dizi ne Zor Sevda dizisi kadar kötü, ne Deli Divane kadar iyi ikisinin ortasında kıvamda bir dizi. Eğer başlamamış izleyecek olan varsa diziyi izlemenin tam zamanı. Geçmiş bölümleri de internetten kanal 7 yayını olarak izlemek isteyen de varsa 30. bölümden itibaren izlemenizi tavsiye ederim. Şimdilik dizinin reytingleri kendi çapımda iyi bence bir deneyin derim.
Kördüğüm  (Uttaran) 7 Ağustos 2017 Pazartesi  gününden  itibaren her gün 16.00'da tekrarı ise 10.45'de kanal 7'de.

KÖRDÜĞÜM 
(Uttaran, Discarded, Worn Out, Throw Away , उतरन)

8 Eylül 2017 Cuma

Dedikodu// Kerem Bursin Seul Drama Ödülleri En İyi Aktör Ödülü'nü Aldı

Her yıl olduğu gibi bu yılda Ay Yapım Seoul Drama Ödüllerini es geçmedi. Diğer yapımlarımız da keşke bu ödül töreninde boy gösterebilse ama sanırım tek önemseyen Ay Yapım. Dünya çapında adımızı duyurmaya devam ettikleri için teşekkür etmek şart oldu. 

7 Eylül 2017 Perşembe

Ver Elini Aşk (Dizi)

Bu dizinin oyuncuları en sevdiğim oyunculardan oluşsa da benim gözüm senarist Nehir Erdem'i görür görmez ''-Bu dizi kaçmaz kesin izle.'' dedi. Şimdiye kadar Nehir Erdem'in olduğu her iş çok komik ve güzel oldu. İçerikte Nehir Erdem görürseniz düşünmeden o projeyi izleyebilirsiniz. Kesin çok güleceğiniz çok hoş ama bizden bir hikaye vardır ortada. Nehir Erdem'in sanırım 3. dizisi bu dizi ve yine Ferda Eryılmaz ile birlikte orta yazıyorlar. Aslında sadece Nehir Erdem değil Ferda Eryılmaz'da var ama nedense Nehir Erdem'i görmek izlememe daha çok teşvik ediyor. Neyse iki senaristte ortak yazıyorlar dizileri zaten siz hangini görürseniz o diziyi gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz. Dizinin oyuncularına baktığımda iki başrol oyuncuyu da ilk dizilerinden bu yana izlediğimi fark etti. Kendimce Ali İl'i kedi gibi bir oyuncu olarak betimliyorum. Çünkü bu oyuncu hangi karakteri oynarsa oynarsın kedi gibi o karakterin şeklini alabiliyor. Asla oynadığı bir önce ki diziye bakıp bir sonrakinde oynadığı karakteri yadırgamıyorsunuz. Direk üzerine karakteri bir kıyafet gibi giyiyor ve çok doğal bir şekilde kaldığı yerden devam ediyor. Böyle olan oyuncu sayısı yok denilecek kadar az. Bu yüzden bu dizinin senaristlerden sonra ikinci şansı Ali İl gibi geldi bana. Dizinin üçüncü şansı bana göre bebek oldu. ALLAH nazarlardan korusun bebek pek tatlı. Nereden buluyorlar böyle bebekleri bilmiyorum. Bebeğin banyo sahnesi vardı o sahnede çığlık attım resmen. Dedim ki ''- ALLAH'ım şurada olsa şunun her yerini ısırsam öpsem. Ay birde ne güzel bebek kokusu vardır kim bilir.'' Öyle tatlı bir bebek bulmuşlar. Ailesi inşallah her set gününde bebeği okuyup üfleyip öyle oynatırlar. Çünkü dizinin ön planında bebek var bu da daha fazla insanın dikkatini çekecektir. Dizi de Ali İl'in partneri Sevda Erginci'yi de çok seviyorum. Bir önce ki oynadığı diziyi sevmediğim için izlemedim ama ilk dizisinden bu yana takip ettiğim bir oyuncu. Her dizisinde oyunculuğunu geliştiriyor olması benim gözümden kaçmıyor. Haliyle ben dahil benim gibi düşünenlerin de kalbine pozitif enerji yollamayı ihmal etmiyor. Şive konusunda dilinin çok yatkın olduğunu bu dizi de fark ettim. Bana çok doğal bir şekilde şive kullanıyor gibi geldi. Bu yüzden karakterle uyumunu başarılı buldum. Fakat tam bütünleşmiş gibi değildi. Bir kaç bölüm sonra bu durumun oturacağını düşünüyorum. Dizi de usta oyuncularda mevcut. Onlara saygı çerçevesinde asla yazmıyorum biliyorsunuz. Zaten haddime düşmez onları es geçiyorum. Başroller harici Burcu Günay'ı yıllar sonra bir dizi de görmek beni mutlu etti. Umarım bu projeden sonra yine ortalıktan kaybolmaz. Dizinin ilk bölümü çok eğlenceli ve komikti. Benim gülmekten çenem ağrıdır. İnşallah bu şekilde devam eder hiç kendini bozmaz dizi. Klişe bir konuya sahip olsa da işleyişi muazzam olmuş. Ben diziyi sevdim. Gelecek bölümlerde de izlemeyi planlıyorum. Eğer eğlenceli bir şeyler arıyorsanız bu diziyi şiddetle tavsiye ederim. Bence bu diziyi izlemelisiniz.
 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 7. sırada tamamladı.
Ver Elini Aşk

renklitirtil'a Sürpriz Kargo Geldi #9

 Doğum Günümde Gelen Gizemli Bir Kargo 

Öncelikle sanalda olup güvendiğim 5-6 kişide düşünmeden verdiğim adresim ve telefonum mevcut. Bu yüzden de bu kargonun kimden geldiğini bir türlü çözemedim. Dün PTT'den bir kargo barkod numarası olan mesaj geldi. Aslında bir kişiden kargo bekliyordum bu hafta vermemesini yazmıştım. O sandım ve haliyle direk olarak ona yazdım o kendinin olmadığını uyarıma uyduğunu yazdı. Fakat bu kargo kimindi ve kimden geliyordu. Merak içerisinde kargonun kim olduğunu araştırırken bir gün sonra yani bu gün tam doğum günümde  kargo elime ulaştı. 


6 Eylül 2017 Çarşamba

Seven Ne Yapmaz (Dizi)

Öncelikle bir ATV dizisi afişini ilk bakışta bulduğum için elim ayağım titriyor. Süphanallah bu günleri de gördük. Neyse, normalde genel konusu klişe, klasik dizilerden hoşlanmıyorum biliyorsunuz. Fakat işleyişi zenginse o diziyi ne kadar klişe olursa olsun seviyorum. Bu dizi de bunlardan biri oldu. Konusu bildiğimiz, muhtemel her bölümünü tahmin edeceğimiz bu dizi çok güzel olmuş. Bunu güzel yapan yukarıda bahsettiğim gibi zengin işleyişinin yanı sıra oyuncularında güzelliği olduğu çok belli oluyordu. Dizinin kadrosu çok iyi seçilmişti. Benim sevdiğim, yıldız gibi parlayan oyunculardan oluşması benim gözümde artı bir puan kazanmasına sahip oldu. Seren Şirince, bir önce ki dizisinde kalbimde büyük bir yer edinmişti. Sırf o dizi de Seren Şirince oynuyor diye finaline kadar kaçırmadan izlemiştim. Anladığınız üzere oyunculuğunu sıcak samimi ve iyi bulduğum nadir oyunculardan biri Seren Şirince benim için. Bu dizide de oynadığı karakter çok samimi bir karakter içten bizden bir karakter gibi gözüküyor. Zamanla karakter değişir mi bilmiyorum ama ilk bölümden çok sevdim. Keza Yusuf Çim'i de çok severim. Şimdiye kadar oynadığı dizilerden reyting problemi yaşayan dizileri bile güzeldi. Yani, bir dizi de Yusuf Çim varsa o dizinin kötü olması çok düşük oluyor. Oyuncuya göre dizi izlemeyi seviyorsanız Yusuf Çim tam sizin kaleminizde bir oyuncu. Yalnız böyle güzel oyunculuğu olan bir oyuncu neden hep aynı karakteri oynar ya da oynatırlar anlam veremiyorum. Sürekli zengin, şımarık adamı oynadığı içinde gizli cevheri tam olarak göremiyoruz. Sanki bir kozanın içerisinde gibi hissediyorum Yusuf Çim'i izlerken. Bu yüzden artık biri bu duruma dur demeli ve Yusuf Çim'in gerçek oyunculuğunu ortaya çıkaracak projeler götürmeli. Yoksa kariyeri sonuna kadar zengin adam olarak izlemek zorunda kalacağız. Ne o kendini tam gösterebilecek, ne biz onun farklı oyunlarda oynayabilirmişini görebileceğiz. Bunun haricinde ikisi de uyumlu olmuşlardı. Seren'in şansından mı bilinmez hep uzun erkek oyuncular denk geliyor kıza. Bunun haricinde Sertan Erkaçan'ı dizide görmek harikaydı. Twitter'da biri Recep karakteri için Türk dizilerinin uzunluğuna çözüm Recep olabilir diye yazmış. Karakter kekeme bir karakter ve saf bir karakter ondan Sertan Erkaçan'a çok yakışmış. Zaten kaliteli ve iyi bir oyuncu olduğu için gerçek hissi veriyordu oyunculuğu. Dizi de sevmediğim yer şiveydi. Anlam veremediğim karışık bir şive çıkmıştı ortaya şivenin yanı sıra arada bir İstanbul Türkçesine de kaydığı belli oluyordu. Bu konuda ben mi yanlış algılıyorum ya da ben mi yanlış biliyorum merak ediyorum. Bana göre şive tamamen yanlıştı yine de tabii Safranbolu'da çekiliyor ve memleketimde çekilmiş olması zamanında ineklerin otlatıldığı hava limanımızı görmüş olmak güzel ve gurur verici bir şeydi. Kastamonu cennet gibi bir şehirdir. Özellikle deniz kenarında olan ilçelerimiz harikadır. Bu yüzden daha fazla dizi çekilmesini umuyorum. dizi benden on numara beş yıldızı kaptı.Böyle güzel bir diziyi bizlere sundukları için emeği geçen herkese teşekkür ederim. Eğer sezon içinde bu tür bir dizi izlemek istiyorsanız şiddetle tavsiye ederim. Bu dizi kaçmaz benden yazması.

*Bu arada dizi sosyal medyada  genelin üstünde  bir kesim olarak  çok iyi tepki aldı dizi tek benden değil başkalarından da tam not aldı.  Belki tek tük beğenmeyen olmuştur ama bana denk gelmedi. Bölüm boyunca bir gözüm  dizi de bir gözüm sosyal medyadaydı.
 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 2. sırada, tekrarı ise 8. sırada tamamladı.
Seven Ne Yapmaz

27 Ağustos 2017 Pazar

Kurban Bayramında İzlenecek Tayvan / Tayland / Çin Dizileri

Kurban bayramını pek fazla sevmiyorum ben. ALLAH kabul etsin kurbanlarımızı ALLAH için kesiyoruz güzel bir maneviyat oluyor. Sonrasında olmayan insanlarla paylaşıyoruz, paylaşmanın önemini anlıyoruz ama ben pek et sevmiyorum. Açıkçası babamı kaybettikten sonra kurban kesebilen  bir bütçeye sahip olmadık. Fakat bizimle kurbanını paylaşan insanların getirdiği et ya da anneannemin kestiği kurbanla bol bol et görme şansım oluyor. Balıkta dahil et söz konusuysa burnuma kan kokusu kötü geliyor, ondan yiyemiyorum eti. Benim gibi olanların bundan kurtulmak için odalarına kendilerini atıp dizi izlediklerini hayal ederek bu postu yazıyorum. Bu arada vegan değilim deniz ürünleri ve koyun (keçi, kuzu) ürünleri harici helal olan etlerin hepsini tüketiyorum. Her neyse  sizin için  üç ülkeden de 5 dizi önerisi yaptım. Umarım severek izlersiniz.  Hepinize iyi bayramlar. 


Listemde istediğini bulamayan okuyucularım geçen bayram paylaştığım postuma da göz atmayı unutmayın... Ramazan Bayramında İzlenecek Tayvan / Tayland / Çin Dizileri 

25 Ağustos 2017 Cuma

renklitirtil'a Sürpriz Kargo Geldi #8


Benim bındık kızla sonunda hediyeleşmeyi başarabildik. Ayol! Bu kız bir alem. O kadar kalbi temiz ki insan kızarken bile kızamıyor. Blog sayesinde tanıştığım ve güvenimi yıllar yıllar sonra kazanan insanlardan biri merveninkendidunyasi. Bana hep olmayan kız kardeşim gibi geliyor merveninkendidunyasi. Onu bu blog konularında azarlasam da çoğu zaman sivri dilimle onu kırsam da benim için çok özel bir yere sahip. Hani sevdiğiniz insanlara doğru yolu göstermeye çalışırsınız ya, her şeyden korumak, yanlış yapmasını aza indirmek... İşte böyle seviyorum ben bu kızı.

23 Ağustos 2017 Çarşamba

renklitirtil'a Sürpriz Kargo Geldi #7

Aslında bu kargo mart ayında geldi. Fakat daha önce de blogumda bahsettiğim gibi sağlık sorunlarımdan dolayı yeni yeni toparlanıyorum. Kendime geldikçe de yazmam gereken tüm postlarımı bir bir yazacağım.

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.

18 Ağustos 2017 Cuma

Dedikodu//Super Junior Siwon Yuvasına Döndü

İki gündür bilgisayarımın başında Siwon'un fotoğraflarını ve geleceği günün eksilmesini sayarak omuzlarımı oynatıyorum. Şimdi bu yazıyı yazarken de bir cümle yazıp dans etmeye devam ediyorum. Çıkı çıkı çıkı çıkı!
Yalnız oynuyorum filan ama Siwon giderken de ben oynuyordum .Neredeyse iki yıldır bende hiç bir şey değişmedi.

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Son Günler Ne Yaptım #6

Aslında ocaktan bu güne kadar ne yaptığımı yazmam lazım. Son 8 ay ne yaptım neler oldu hepsini bir bir yazmak istiyorum. Bunun gibi postları çok yakın zamanlarda yazmamaya özen gösteriyorum ama yazdıktan sonra da bir rahatlama olduğunu hissediyorum. Sizinle buradan sohbet etmek acayip hoşuma gidiyor. Bazı zamanlar birilerine bir şeyler anlatmak istiyorum. Fakat ben insan ilişkisi kurmadığım ve samimiyetine inanmadığım için anlatacak kimseyi bulamıyorum. 


11 Ağustos 2017 Cuma

Hayatımda Bir Koreli Misyonerler Eksikti


Başlığa bak hizaya gel. Ne zaman dışarı çıksam ya koluna boya dökmüş hastaneye acile giden bağımlı insanlar denk gelir ya da Ankara'nın delisi. Her zaman tuhaf insanlarla karşılaştığım için bu konuda deneyim sahibi olup böyle bir durumda nasıl davranmam gerektiğini iyi bilirim. Fakat bu sefer cidden ne yapacağımı, ne diyeceğimi bilemedim. Hani sinirden elin ayağına dolaşır ya aynen o duruma geldim. Size  9 Ağustos çarşamba  günü yaşadığım olayı kısaca aktaracağım. Bu olayı dikkatlice okuyup çevrenizi uyarmanızı da ayrıca rica ediyorum. Bu konuda lütfen biraz duyarlı olalım. 




10 Ağustos 2017 Perşembe

Bu Sayılmaz (Dizi)

Başlamadan evvel oyuncuların tiyatro kökenli olmasından hemen hemen nasıl bir tür dizi çıkaracaklarını tahmin etmiştim. Tahmin edemediğim bir şey vardı ki Bir Demet Tiyatro ruhunda bir iş olacağıydı. Bir Demet tiyatro tam benim ilkokulun ilk yıllarında olduğum döneme denk gelmişti. Çocukken izlediğimiz şeylerin tadı çok başka olur bilirsiniz. Ne kadar büyüseniz de o güzel şeyler hep aklınızda kalır. Ondan mı bilemedim ben pek sevmedim. Konu olarak çok saçma geldi. İlk bölüme göre sıcak ve samimi bir hikayede bulamadım. Oyuncular ne kadar iyi olursa olsun hikaye işleyiş pek beni tatmin etmedi. Tabii ki, elbette seveni olmuştur büyük bir ihtimal sosyal medyadan takip etmesem de olumlu şeyler görmüşümdür ama beni pek açmadı. Normalde ben usta oyuncuları asla eleştirmiyorum es geçiyorum ama ilk defa bu oyunda eleştireceğim biraz. Oyuncuları eleştirdiğim için özür dilerim böyle kıymetli oyuncuları eleştirmek bana düşmez ama izleyici olarak yazmak istiyorum.
Tiyatro değil dizi olarak düşünürsek,
Binnur Kaya'nın oynadığı karakter çok iticiydi. Ses konusunda çok abartı vardı.
Ruhsar Gültekin'in ve Hakkı Ergök'ün karakteri keza aynı şekilde abartılıydı. Fulden Akyürek o kadar çok kendini sıkıyordu ki mimikleri aşırıydı bu da insanı yoruyordu. Derya Şensoy'un oynadığı karakter aptallıkta nirvanayı bulmuştu. Erol Taşcı'nın oynadığı dede karakterinin amacını hiç anlamadım. Kısacası her karakter çok yapmacıktı. Yazılan tüm karakterler içerisinde tek sevdiğim karakter Nergis Öztürk'ün oynadığı karakter olmuştu. Bu yüzden bu kadar abartıya yürek dayanmadı ve sıkıldım. Açıkçası hikaye ya da karakterler komik de değildi. Hiç gülmedim ya da eğlenmedim. En azından benim için Bir Demet Tiyatro olamaz. İleri ki bölümlerde düzelir m bilmiyorum ama ben izlemeyi düşünmüyorum. Bu kadar iyi oyuncu bir araya gelip nasıl bu projede yer aldı bilemedim. Yani, kadro şahane ama senaryo pek sarmadı. Ben bu işlerden anlamam haddimi aşıyorsam affola kimseyi kırmak istemem ama düşüncelerim bu şekilde. Yine de her bir projenin bir izleyicisi var bir deneyin derim belki sizler beğenirsiniz.

 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 10. sırada, tekrarı ise 41. sırada tamamladı.
  BU SAYILMAZ

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Pimpirella

Konuk Yazar // Kalbinden Piraye

Pimpirik ülkesinde Pimpirella adında çirkin bir kız yaşarmış. Çirkin dediysek çirkin diye addedilip sonra da birkaç rötuşta güzelleşenden değil, esas çirkin bir genç kızcağız.

Hayatı boyunca herkesleri kıskandıracak kadar sevileceğine inanmış bizim Pimpirella. Masal bu ya bir gün kızımızın en çok canının yandığı anlarda karşısına biri çıkmış. Hep ona dostluk edip hayatında en güvendiği insan olup çıkmış. 



3 Ağustos 2017 Perşembe

Meryem (Dizi)

Bu diziyi bir yapımın çevirmesini çok istemiştim. Onlardan beklerken nasip TMC'den izlemekmiş. Bu dizinin önü, konusu çok açık bir dizi. Yani tam bir Türk dizisi olacak kıvamda. Eğer senarist cin fikirlilik yapıp kalemini iyi kullanırsa rahat 3 sezon çıkar bu diziden. Garip gelebilir ama ben bu dizinin uyarlanmasını çok istiyordum. Belki de bizim sistemimize hikayesiyle yakışacak nadir Kore dizilerinden biri. Yalnız oyuncu seçimi konusunda biraz tereddütlü olduğum için bölüm boyunca orijinal dizide ki oyuncularla karşılaştırmamak için kendimi zor tuttum. Bilmeyenler için kısaca özet geçmek gerekirse Ji Sung ve Hwang Jung Eum bu dizinin başrollerini paylaşıyor ve ikisi olağan üstü bir oyunculuğa sahip. Çiftimiz o kadar uyum içerisinde oldu o kadar tutuldu ki bu dizi sonrasında Kill Me, Heal Me adlı bir Kore dizisinde daha oynadı. Şimdi şöyle düşünün çift olarak tutulan iki çıtayı Allahuekber dağına çıkarmış iki oyuncu. Birde yetmezmiş gibi benim en sevdiğim iki oyuncunun dizisi. Bu yüzden uyarlama da karakterlere kim gelirse gelsin bu iki oyuncunun performansını geçemezdi. Bu yüzden de karşılaştırmamak için çok uğraştım. Keza yazarken de bu şekilde yazmaya çalışacağım. Umarım sağlıklı bir şekilde görüşlerimi size aktarabilirim. Öncelikle jenerik kısmında orijinal senaryonun kime ait olduğu konusunda bir ibare yoktu. Nitekim senaryo uyarlama yerine sanki senaristlerin kendi senaryolarıymış gibi yazılması beni rahatsız etti. Zaten Kanal D 'nin düzeninden dolayı bitiş bölümü hızlıca geçtiği için izleyicinin fark etmemiş olması olası. (Ben bile Kanal D resmi sitesinden tekrar sonuna bakmak zorunda kaldım televizyonda izlerken göremedim.) Bu yüzden umarım ilerleyen bölümlerde opening yani jenerik bölümüne de orijinal senaryonun kime ait olduğu eklenir.


İlk bölümü yayın zamanı, ardından gelen tekrarı ve sabah tekrarı olmak üzere 3 kere izleme şansım oldu. Dizi kaza üzerine kurulu bir dizi olduğu halde kaza sahnesinin detaylı ve doğru çekilmemesinden hoşlanmadım. Öylesine bir kaza sahnesi olmuş üstün körlü ve bu beni hiç tatmin etmedi. Karşılaştırma yapmayacağım ama orijinalinin sadece o sahnesine bakarsanız ne yazmak istediğimi anlarsınız. Birde çok fazla gereksiz karakter yaratılmış buna anlam veremedim. Orijinale göre gidilseydi pekala da konu ilerlerdi. Bunlar harici gözüme batan bir şey yoktu. Dizi de Furkan Andıç ve Ayça Ayşin Turan birbirlerine yakışmışlardı. Her ne kadar karakter olarak Furkan Andıç çok haşin bir rol yapamasa da gayet güzel bir performansı vardı. Zamanla karakteri oturttuğunda daha iyi bir oyun çıkaracağını düşünüyorum. Tam olarak karakterle bütünleşemese de pek göze batmıyordu. Yine aynı şekilde Ayça Ayşin Turan' da karakteri çok benimsemiş gözükmüyordu. Diğer oynadığı karakterlere göre bu karakter daha yapay görünüyordu. En azından izleyici olarak bana tam anlamıyla karakteri geçiremedi. Fakat yukarı da yazdığım gibi Furkan Andıç ve Ayça Ayşin Turan birbirlerine yakışmışlar ve kimyaları uymuştu. birlikte oldukları sahnelerde mimikler, göz temasları ve oyun vermekte çok usta duruyorlardı. Demek ki kamera arkasında anlaşabilen bir çift diye düşünmeden duramadım. Yalnız Ayça Ayşin Turan, Furkan Andıç'tan çok Cemal Toktaş ile daha uyumlu olmuşlardı. Şimdi yalan yazamayacağım oyunculuk anlamında Cemal Toktaş ana karakterde olsun isterdim. Çünkü Cemal Toktaş, daha esnek oynayabilen oyunculardan bir tanesi. Sanki istediğiniz karakteri verin ona, hiç zorlanmadan oynayacak havası var. Bıyıkları yok edersek Savaş karakteri daha keyifli olurdu diye düşündüm. Furkan Andıç 'ta çok iyi oyuncu yanlış anlaşılsın istemem ama böyle haşin bir erkek tipi yok onda. Böyle daha çok romantik komedi kaldıran baby face bir yüze sahip. Yine de ilerleyen bölümlerde çok iyi bir iş çıkaracağını düşünüyorum. Açelya Topaloğlu'nun karakteri varken Bestemsu Özdemir'in karakteri gereksiz. Bestemsu Özdemir varken Açelya Topaloğlu'nun karakteri gereksiz. Bir karakterden iki karakter yaratmak kimin aklına geldi merak ediyorum. Ayrı ayrı incelemek gerekirse, Açelya Topaloğlu harika bir oyuncu ama hangi rolü oynarsa oynasın sinir olamıyorum. Normalde sinir olmam gerek bu karakterine ama bir türlü olamıyorum. Kadında bir şeytan tüyü var. Ayrıca hak ettiği değeri aldığını düşünmüyorum. Çok kötü oyunculuk sergileyen kadın oyuncular bile baş tacı yapılıyorsa bu kadın daha fazlasını hak ediyor. Hakkında yazacak bir şey bulamıyorum her şeyiyle mükemmel bir oyuncu. Bestemsu Özdemir'de star ışığı var ama yolun çok başında bir kaç pürüzü çözdüğü zaman daha iyi ilerleyecektir. Diğer oyuncularda bildiğimiz ekranda gördüğümüz yüzlerdi. Bir potluk hissetmedim ilk bölüme göre gayet başarılılardı. Usta oyuncular var dizide her zaman ki gibi haddime olmadığı için onları es geçiyorum. Dizi genel olarak iyi başladı en başta dediğim gibi bu dizi Türk dizilerine çok yakın. Yani, Türk izleyicisinin harcı bir dizi. Bu yüzden eminim uzun soluklu bir dizi olacaktır. Kaliteli güzel bir uyarlama olmuş. Ben beğendim ve severek izledim. Eğer siz de benim gibi bu tür dizilerden hoşlanıyorsanız şiddetle öneririm. Muhakkak izlemelisiniz.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
MERYEM

31 Temmuz 2017 Pazartesi

Son Günlerde Severek Paylaştığım Instagram Güncellemelerim

Instagram hesabım: @renklitirtil
Twitter hesabım : @renklitirtil
Tumblr  hesabım: renklitirtil
Facebook hesabım: renklitirtil

Daha evvel Bu Hafta ki Instagram Paylaşımlarım postunu paylaşmıştım. Şimdi de ne yazsam diye düşünürken aklıma bu postu yazmak geldi. Aslında bir blogger not defterim var ve burada bir sürü başlık var. Nereden baksan 20 tane kişisel yazmam gereken başlık var ama tuhaf bir şekilde bir iki yıldır yazmak istemiyorum. Artık öyle ki aylar önce arkadaşlarım kargo yolladı. Onları bile oturup da yazmak içimden gelmiyor. Hem blogumla her gün ilgileniyorum hemde içimden yazmak gelmiyor. Artık nasıl bir çelişki içerisine girmişsem işin içinden çıkamıyorum. Tembellik diz boyu vallahi. (Puuu,puuu bana puuu!) Son zamanlarda fotoğraf çekmek adına hep dikkatimi çeken şeyler geliyor karşıma. Bu yüzden de severek çekiyor, severek paylaşıyorum. İşte son günlerde severek paylaştığım instagram güncellemelerim.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Çocuklar Duymasın 2017 (Dizi)

Sırf ilk bölümden sonra gelen yazıları okumak için geç yazdığım bir post oldu. Aslında dizinin yayınlandığı vakitler bilgisayar başındaydım. Fakat meraktan kaç gündür neler yazılacak, ne gibi haberler çıkacak bekledim. Öncelikle Birol Güven iyi  bir senarist. Bakış açısını her zaman günlük yaşama, sokakta ki insana çeviriyor. Bu yüzden de her zaman çok samimi ve evimizden hikayeler çıkarıyor. İşlerinde kendini tekrar ettiğinde bile içerik olarak farklı şekillendirebiliyor. Bu işlerden biri de Çocuklar Duymasın. Bu dizi bir kaç kez daha yeniden başlasa da her seferinde efsane olarak yerini aldı.  İlk bölümde göze çarpan hafriyat kamyonu diyaloğu vardı, haklı olarak en çok tepki alan  o oldu. Ayrıca dizi de çok fazla subliminal mesaj içeriği olduğu iddia ediliyor. Diziye dönersek, Suzan Kardeş'i çok seviyorum ama karakteri diziye uymamış. Çaycı Hüseyin ile birbirlerine bağırdıkları sahneler çok iticiydi. (Yalnız gerçekten buldumcuk dediğimiz böyle erkek anneleri var. ) Karakter antipatik olduğu içinde haliyle diziye pek gitmemişti. Yıl 2017 oldu ama Tuna karakterine hala alışamadım. Genel olarak izleyici hep Selami karakterini arıyor, hatta Özgür Ozan'ın dönmeyeceğini bile bile beklenti içerisine giriyor. Bir de kadro yeniden oluşturulduğu için eski kadronun yokluğu çok belli oluyordu. Dizi de Yasemin karakterinin yerine yeni bir sekter gelmişti ve sekreter diziye hiç uymamış, oyuncunun oyunculuğu hiç oturmamıştı. Oyunculuk konusunda benim gözüme batan tek oyuncuydu. Diziye çok fazla pot duruyordu. Keza, Engin karakterinin yerine olduğunu düşündüğüm oyuncu da uymamıştı. Son olarak dizi de beğenmediğim Merve karakterinin youtuberlığıydı. Çok gereksiz bir ayrıntı olmuştu. Karakter youtuber olacaksa da en azından içerik yapan youtuber olsaydı daha iyi olurdu. Oturup sahnede neler olduğunu anlatması garip geldi. Hangi izleyici oturup sadece günlük tutar gibi konuşan kişinin konuşmasını dinler ki? Tabii ki dizinin sadece gözüme batan yerleri yoktu. Mesela Meltem'in giydiği kıyafetlere bayıldım. Haluk'un düşmeyen performansına bayıldım. Bence dizi çok güzel bir şekilde dönüş yaptı ve dizi kaldığı yerden efsane olarak devam ediyor. Yeni kadroya alışmak bir kaç bölüm sürecek olsa da iyi ki Meltem, Haluk ve çevresinde ki dostları geri döndü. Lafın kısası efsane güzel döndü, bence zaman bulup bu diziye bir şans verelim.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 2. sırada tamamladı.
Çocuklar Duymasın 2017

25 Temmuz 2017 Salı

Bir Bir Evleniyorlardı

Çevremde ki insanlar ne kadar evlenme heveslisi oldu. Bir bakıyorum düğün, bir bakıyorum düğün kartı. Birine nasılsın diyorum evleniyorum diyor, kapı-cam açıyorum davul, saz sesi filan. Vay arkadaş! Benden küçükler bile evlendiler bu yıl. Artık millet öyle coştu ki hafta içi, hafta sonu demiyor hunharca, bir bir, üçlü beşli evleniyorlar. Ramazan sonrasında kozasından çıkmış kelebek gibi, aheste aheste, bir oyana bir bu yana evleniyorlar. İnsan dışarıdan bakınca hayret ediyor. İçinden, ''Kadere bak! Kimler kimlerle yan yana geliyor. Ah, ah! Nereden nereye... Ne oldum deme ne olacağım de.'' diyor.


21 Temmuz 2017 Cuma

Rüya (Dizi)

Uyarlama yapmıyorsak klişe dizi yaparız. Bizim sistemimiz de bu şekilde ilerliyor kabul etmek lazım. Bu dizi de bir sonra ki sahnede ne olacağını bildiğimiz dizilerden biri. Her zaman bildiğimiz hayalleri olan fakir kız ve ona zulüm yapan herhangi üvey bir ebeveyn. Baskıcı bir ağabey ve tuhaf bir kenar mahalle. Zengin iyi niyetli yakışıklı bir adam ve hırsını bir şeylerden çıkaramamış kötü bir kişiliğe sahip ikinci adam. Şımarık bir zengin kızı ve iyi niyetli zengin adamın gaddar annesi... Bu karakterler varsa muhakkak dizi nasıl ilerler ne olur biliriz. Hatta biraz uğraşsak diyalogları bile önden biz söyleriz. Bu yüzden dizi benim için ilk eksisini almış oldu. Türkiye'de ki senaristler artık daha yaratıcı senaryolar çıkarmalılar. Oradan buradan araklayıp ya da bilinen konu üzerinden gitmemeliler. İzleyici ciddi olarak bıktı. Büyük ihtimal dizinin izleyici kesimi belli bir yaş üstü ve oyuncuların hayranı olacaktır. İkinci olarak erkek oyuncularını sevmiyorum ama bu diziye ikisi de cuk oturmuş. Fakat ne kadar sevmesem de bana göre Hazal Filiz Küçükköse ve Ceyhun Mengiroğlu çok yakışmışlar. İkili sahnelerinde birbirlerine karşı vücut dilleri, mimikleri kimyalarının nasıl uygun olduğunu biz izleyiciye aktarıyordu. Hazal Filiz Küçükköse gerçekten yetenekli bir oyuncu. İnsan izlerken eleştiremiyor bile. Keza, sevmesem bile Ceyhun Mengiroğlu ve Ulaş Tuna Astepe'de yetenekli oyuncular. Bu yüzden kadro seçimi çok iyi olmuş. Yine de bu senaryo hakkında olumsuz düşünmeme engel değil. İşleyişi bari farklı olsaydı en azından bir albenisi var derdim. İşleyişi de aynı olunca maalesef severek ya da ilgi ile izlediğim bir dizi olmadı.  Dizi de beni  rahatsız eden iki  olay vardı. Birincisi  geçişlerde kullanılan müzikler çok kulağa çarpıyordu, ikincisi  Yıldız karakterinin  sürekli kız demesiydi.  Nasıl itici  bir  hitap, kız, kız!  O kadar antipatik duruyordu ki kulağımı tırmalıyordu.  Sevemediğim için fazla yazacak bir şey bulamıyorum, diziyi izleyeceklere şimdiden iyi izlemeler. Benim pek ilgimi çeken bir dizi olmadı. Yani, sevemedim kara gözlüm ama bir emek vardır ve herkesin zevk aldığı bir tür vardır. Bu yüzden ben beğenmedim diye izlememezlik yapmayın. Her zaman her şeye bir şans vermek gerekir. Vaktiniz varsa diziyi bir izleyin derim. Kim bilir belki çok seveceğiniz bir dizi olur.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
RÜYA 

15 Temmuz 2017 Cumartesi

Dedikodu//Super Junior Donghae Yuvasına Döndü

Gerçekten çileden çıkmamak için insan kendini zor tutuyor. Koreli ELF yine yapmış yapacağını. Eunhyuk fan buluşmasında pek fazla olmayan Koreli ELF'ler aynı şekilde Donghae içinde gelmemiştler. Ayrıca gelenlerden de Donghae'nin terhis olacağı yerde kavga çıkarmışlar. Birde olay sonrasında bir iki polis varken 30'a kadar polis de alana gelmiş. Artık sizlerde ne düşünürseniz. Resmen bu Koreli ELF'ler Eunhyuk ile Donghae'nin terhisini ve comebacki rezil ettiler. Hayatımda bu kadar tiksinç bir topluluk görmedim. Kpop'ta bu kadar hayranı olduğu gruba kötülük yapan, zarar veren başka bir fandom var mıdır merak ediyorum. Hem seviyorum diyorlar hemde zarar verecek her şeyi yapıyorlar... Cidden aklım almıyor. İşin tuhafı şimdi en yakın gelecek olan üye Siwon. 18 ağustosta geliyor. Bunlar Donghae ve Eunhyuk'ta böyle yaptılarsa Siwon'da nasıl olur düşünemiyorum. Birde benim biasım Siwon bakalım neler okuyacağım ya da ne kadar sinirleneceğim. 

Olayı direk olarak buraya Super Junior - Turkish Sapphire Blue paylaşımına göre ekran görüntüsü alarak paylaşıyorum. ( Bu arada paylaştığım linke tıklayıp sayfayı takip etmelisiniz. Aşırı derece de yararlı bir sayfa. Hatta benim yakından izlediğim her gün takip ettiğim nadir sayfalardan biri.)

13 Temmuz 2017 Perşembe

Dedikodu//Super Junior Eunhyuk Yuvasına Döndü

Bu yazıyı hiç yazasım yok. Aslında hiç bir şeye hevesimde yok. Sevindim mi üzüldüm mü onu da bilmiyorum. Fakat bildiğim bir şey var ki Koreli ELF'ler insanda heves ve iştah bırakmıyorlar. Normalde bir insana ya da bir topluluğa böyle bir yakıştırma yapmam ama Koreli ELF'ler son yıllarda sürüngen gibi gözüküyor gözüme ve leş gibi ağızları var. Beni sosyal hesaplarımdan takip edenler zaten bilirler ki ben ilk ELF olduğum günden itibaren Koreli ELF'ten nefret ediyorum. Zaman zaman yeri geldikçe de çekinmeden bu fikrim hakkında yazılar yazıyorum. Şu an görüyorum ki hislerimde ve düşüncelerimde çokta haksız değilmişim. Super Junior hayranı olmamın 7. yılı olması gerek. 7 yıldır Kore'de askerlik 2 yıl olsa dahi her üye için tek tek şafak saydım. Tabii ki şimdi askerde olan üyeler içinde şafak sayıyorum. Yalnız ilk defa bu dönemde üyeler döndüğü için üzgün müyüm sevinçli miyim anlamıyorum. Çünkü iki tane üyemize şu an haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bunun yanında dün Eunhyuk döndüğü için sevinçliyken Koreli ELF'lerin bekleme yerinde çok olmadığını genel olarak başka ülkelerin ELF'lerinin olduğuna dair şeyler okudum. Büyük ihtimal karşılamaya giden Koreli ELF'ler de Jewels'lerdi. Maalesef internete düşen fotoğraflarda da bu çok belli oluyordu. İnanılmaz üzüldüm. Eminim bu durumu Eunhyuk fark ettiyse ya da bu gün okuduysa o da içerlemiştir. Onun haricinde takip ettiğim kadarıyla çok güzel bir karşılama olmuş. Karşılamaya Leeteuk, Yesung, Shindong ve Donghae gitmiş. Eunhyuk çıkışı sırasında fanlar ve Eunhyuk arasına sarı bant çekilmiş ve daha sonra bir hayran buluşması olacakmış.

10 Temmuz 2017 Pazartesi

İki Yalancı (Dizi)

Blogumu takip ediyorsanız Gani Müjde'nin son yapımlarını hiç sevmediğimi de iyi biliyorsunuzdur. Dizinin fragmanı dönmeye başladığı anda hiç araştırmak içimden gelmemişti. Jenerik kısmında Gani Müjde'yi görünce bir acaba dedim ama izlemeye devam ettim. Dizinin başlangıç kısmından Bodruma kadar olan kısmı pat diye oldu. Klişe ama en azından bir dış ses kullanmaları gerektiğini düşündüm. Sanki dizinin ortasından izliyormuş havası hissettim. Sonra Keremcem ve Yağmur'un ilk temas sahnesi de çok saçma olmuştu. Zaten o temas sahnesinden sonra da dizi yavaş yavaş oturmaya başladı. Dizi şekillendikçe daha da iyi olacağını düşünüyorum. Keremcem'in oyunculuğu şarkıcılığının önüne geçtiği için benim için bir oyuncudur. Bu yüzden yazıma oyuncu olarak devam edeceğim. Keremcem bana göre çok iyi bir oyuncu. Şu ana kadar oynadığı her role kolaylıkla bürünebilen yetenekli bir sanatçı. Bu yüzden bu dizide de oynadığı rolü kolaylıkla üzerine giyip gayet doğal bir oyunculuk sergilemişti.   Birde bu Keremcem ne zaman yaşlanacak onu da merak ediyorum. Adam  kaç yaşına geldi hala bir meteor.  Bir iksir  mi içiyor özel  bir metot mu uyguluyor ne yapıyorsa adam  hiç bir şekilde yaşlanmıyor. Neyse, Yağmur Tanrısevsin de çok iyi oyuncudur. Geçmişte ki dizilerinde pot duran oyunculukları olsa da bu diziye çok yakışmıştı. Rolü ile bütünleşmiş gibi duruyordu. Yalnız Keremcem ile Yağmur'un kimyasını pek uyduramadım. Belki ilk bölüm olduğu içindir ama o aşk, hoşlanma duygusunu alamadım. Fakat ikisi de o kadar profesyoneldi ki mimiklerle, flörtöz bakışmalarla bence iyi gözüküyorlardı. Bu diziyle birlikte Serhan Arslan'ın komik oyunculuğunu özlediğimi fark ettim. Hepimizin ayılıp bayıldığı bir lise dizisi vardı. O zaman ki popülaritesi olmasa da değeri bilinmeyen oyuncularımızdan biri.  Böyle yetenekli oyuncularımızın daha fazla  projelerde oynaması gerektiğini düşünüyorum.  Bu dizi ile birlikte daha bir komik olmuş gibi geldi.  Belki   karakteri bu şekilde yazılmıştır   ama kendinden de çok şeyler kattığını düşünüyorum. Birde  cıvıl cıvıl  Hazal Şenel var dizi de.  Meşhur  nefesini tutan Kıvılcım. O zamanlar bu kız fiziksel olarak bu kadar güzelleşecek deseler inanmazdım. Neydi ne oldu adeta bir evrim diyesi geliyor  insanın.  Oyunculuğu standart bir oyunculuk.  Yani, her  karakteri aynı kıvamda oynuyor. Bu yüzdende hep aynı karakteri oynuyormuş hissi veriyor ama o kadar sempatik ki insanın sarılıp içine içine  sokası geliyor.  Şen şakrak halleriyle bu diziye tam uymuş. Ve son olarak Koray Erkök. Günlük dizisinin yayınlandığı zamanlar  benim lise dönemlerime denk geliyordu. Ankara dizisi olduğu içinde pek bir  popülerdi buralarda.   Benim dönemimde ki çoğu genç kızın ilk aşkı gibi bir şeydi. O dizi de ismi Mert'ti. Kızlar Mert aşağı, Mert yukarı  konuşup duruyorlardı. O diziden talihsiz bir şekilde ayrıldıktan sonra Elçin Sangu ile sitcom tarzı bir dizileri oldu ve bu dizi ile  üçündü  dizisini izlemiş oluyoruz.   Yine bana göre   değeri bilinmeyen oyunculardan biri Koray Erkök. Günlük dizide bile inandırıcı bir şekilde oynamışken neden bu kadar kıyı da köşe de kaldı bilmiyorum. Belki bu dizi ile önü açılır diye düşünüyorum. Bu  saf, heyecanlı, arkadaş canlısı  karakter de üzerine tam uymuş.  Bu karakterle de ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlamış oldu.  Bizi  hikaye olarak iyi gözükse de işleyişte beni çok sıktı.   İlk bölümün günahı olmaz, büyük ihtimal de mahalle dizisi tarzında devam eder bu dizi ama  beni pek açmadı.  Yine de oyuncuların hatırına  ya da genel hikayenin hatırına bu diziye bir şans verin derim. Uzun ömürlü olur mu emin değilim ama  özellikle  15-20 yaş arasının daha çok dikkatini çekecek tarzda bir dizi  olduğunu düşünüyorum. Şimdiden iyi izlemeler.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
İKİ YALANCI

7 Temmuz 2017 Cuma

Twitter Hesabımı Değiştirdim

Tüm hesaplarımı tek tek değiştirmek ve sıfırdan başlamak istiyorum. Ergenlik zamanlarımdan geriye kalanları yok etmek istiyorum. Son günlerde geçmişe dönüp baktığımda acı, keder, hüzün ve saçmalama görüyorum. Açıkçası bu beni rahatsız etmeye başladı. Başta toplu tweet silme yaptım ama maalesef twitter arşivliyormuş. Arama yerinde yine kendimi görünce bende hesabımı toptan yok etme kararı aldım. Eğer ki geleceğe yüzümü dönmek istiyorsam önce sürekli karşıma çıkan acılardan kurtulmam gerektiğini düşündüm. Bu yüzden en çok kullandığım sosyal hesabım twitter'ı sıfırdan açmam gerekiyordu. Belki bir sürü tweet belki bir sürü takipçim vardı ama benim için sağlıklı olanın bu olduğuna karar verdim. Bu yüzden de kısaca sizle duygularımı paylaşıp yeni hesabımdan haberdar etmek istedim. Beni takip etmek isteyen varsa ya da takip eden varsa artık bu hesabımı kullanıyorum. Diğer hesabımı bir süre sonra kapatacağım.
Twitter hesabım için tıklayın: 


Diğer hesaplarım: 
Tasarım:Sawako Kuronuma