Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

18 Mart 2017 Cumartesi

Yeni Gelin (Dizi)

Son zamanda gelen dizilerin neredeyse hepsi dram üzerineydi. İçimiz dışımız dram olmuştu. Tam böyle farklı türler ararken başladı bu dizi. Dizinin komik olacağı zaten fragmanlarından belliydi ama bu kadar tatlı olacağını tahmin edememiştim. Öyle ki dizinin verdiği gaz ile hemen başrol oyuncuları sosyal hesaplarımdan takip etmeye başladım. Dizi böyle komik ama bir yönden de absürt bir dizi. İlk bölümde sanki doğu dizilerine atıfta bulunmuşlar gibi geldi. İkinci bölümde ise dizinin biraz daha oturaklı hale geldiğini fark ettim. Yine de çok fazla komedi içeren bir dizi olarak devam ediyor. Dizide seçilen mekanlara ve dizinin çekim açılarına bayıldım. Tam olarak çekilen mekanın etinden sütünden resmen yararlanılmış. İlk bölümde yaylaya çıkmaları oraları göstermeleri şehrin turizmi açısından da artı puan kazandıracağını düşünüyorum. Dizinin senaristi Ersoy Güler, bir önce ki dizisini de çok beğenmiştim ve izlemiştim. Birde bir kaç sinema filminde de ismi olduğundan bu dizi başlamadan önce Ersoy Güler ismini duyunca kesin izlerim demiştim. Nitekim beni yanıltmadı harika bir dizi ortaya çıkardı. Dizi de beni en çok şaşırtan oyuncu Feride Hilal Akın oldu. Youtube'da kızın şarkılarını dinlerken dizi de görmek şaşırtıcı oldu. İkinci şaşırtıcı durum ise Tolga Mendi idi. Tolga Mendi'yi annem ısrarla Serkan Cayoglu'nun ikizi var ya o diyor. Kadın oyuncuyu ne zaman görse kesin akrabalıkları var bunların diyor. Fakat gerçekten Tolga, Serkan Cayoglu'na benziyor. Ayrıca çokta yakışıklı bir çocuk. Açıkçası benim ideal erkek modelim olduğunu düşünüyorum. Gözler kaşlar boy pos her şey o kadar yerinde ki izlerken Tolga'nın sahnelerinde ekrana mimleniyorum. En çokta gözleri hoşuma gitti ceylan gibi adam. Jessica May deseniz su gibi kız, seyirci bakmalara doyamıyor. Kızın ben dizi haricinde paylaşımlarını çok taktir ediyorum. Sanırım iyice Türkleşmiş kendisi. O kadar duyarlı bir insan ki bazı ünlülerimizin yapmadığı paylaşımları yaparak kalbime taht kurdu. Bu iki oyuncunun kimyaları çok tutmuştu. Başka bir oyuncu olsa sanki olmazdı gibi geliyor ve oyunculuklarını da çok sevdim. Usta oyuncuların oyunculukları hakkında yazmam haddime düşmez hepsi kıymetlilerimizdir. Bu yüzden onları es geçiyorum. Onların haricinde Ece İrtem ve Şilan Makal'ın oyunculuklarını hiç beğenmedim. Özellikle Şilan Makal'ın oyunculuğu çok pot duruyordu. Oyuncuyu moda yarışmasından tanıyorum severdim de ama oyunculuk için biraz daha çalışması lazım sanırım. Mimik ve duyguları çok yapay duruyordu. Haddime düşmez ama Yonca Şahinbaş lütfen Karadeniz şivesi kullanmasın, gerçekten çok kötü duruyor. Diğer oyuncularda problem yoktu. Dizi komik olduğu için genel anlamda çok akıcıydı. Ben çok sevdim cumartesi akşamlarımın yeni favori dizisi bu dizi oldu. Şiddetle tavsiye ederim, mutlaka izlemelisiniz. 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 6. sırada tamamladı. 
YENİ GELİN

13 Mart 2017 Pazartesi

Dangal 2016 (Film)

-spoiler içerir-
Konuk Yazar // Kalbinden Piraye
Öncelikle herkese merhabalar. Değerli dostum Renkli Tırtıl sayesinde blog yazarı olma hevesim de bir nebze olsun tatmin edilecek. Kendisine teşekkürlerimi sunarım.

 Dangal Filmi İzlenimlerim

İş ortamında Aamir Khan’ın fazla filmini izlemeyen ben, izlediğim birkaç filmle, birkaç lakırtı ettim. Sonra bir arkadaş Dangal’dan bahsetti, güreş filmiymiş. Babam futbolu pek sevmez, mesela evde asla maç izlemedi. Ama adam güreş hayranı ya da aşığı demek daha doğrusu. Güreş olunca televizyonu son ses açar ve gözünü kırpmadan izler. Bu yüzden güreş deyince bir olumsuz etki edinmedim desem yalan olur. Dangal, güreşle ilgili film deyince hani kafamda olumsuz fikirler uyandı ya benim, belki de sizin de uyandı. Her neyse dağıtın lütfen o fikirleri. Lütfen unutmayınız, bu filmi Aamir yaptı.


11 Mart 2017 Cumartesi

Tatlı Bela / Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon Ek Baar Phir (Hindistan)

Kanal 7 Hint dizisi yayınladığı için artık alt yazılı dizi izlemiyorum. Haliyle bu diziyi de daha evvel izlememiştim. Hep dizileri başlamadan evvel izlediğim için hakkında yorum yapamıyordum. Bu sefer izleyerek yorum yapmak istedim. Bu dizi Bir Garip Aşk olarak bildiğimiz Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon dizisinin 2. sezonu olarak biliniyor. Aslında baktığımızda konu, oyuncular aynı değil ama neden böyle saydıklarını anlamadım. Dizi genel olarak çok tatlıydı. Şimdiye kadar ki yayınlanan bölümlerinde sıkıldığım bir bölümü olmadı. Dizi, Shlok ve Ashta, Arnav ve Khushi'ye karakter olarak benziyorlar ama konu ve işleyiş farklı olduğu için aynı havayı hissetmeye bilirsiniz. Yani, bana soralar hangi çift diye Arnav ve Khushi derim. Diziye Bir Garip Aşk'ın niyetine başlarsanız da aynı havayı bulamayabilirsiniz. Bence Bir Garip Aşk dizisine göre biraz daha yavan olmuş. Fakat diziyi karşılaştırmadan izlerseniz dizi on numara beş yıldız bir dizi. Bazı sahnelerde içim kıpır kıpır oldu. Çiftin uyumu hoşuma gitti. Sosyal hesaplarımdan takip ettiğim kadarıyla sesler konusunda insanlar biraz hayal kırıklığına uğramış. Ben orijinalini izlemediğim için sesler bana uyumlu geldi. Oyuncuların fiziksel görünüşleriyle sesler cuk oturmuştu. Konu bölüm geçtikçe daha heyecanlı hale geliyordu bu da dizi için artı puan kazandırmıştı. Yalan yazamayacağım kızı çok beğenmedim ama adam çok yakışıklıydı. Özellikle kameranın yakın olduğu sahnelerde adamın gözlerine ve burnuna bayıldım. Dizi hakkında pek fazla yazılacak bir şey bulamıyorum. Klasik her zaman izlediğimiz Hint dizilerinden biriydi. Farklı bir çekim ya da düzenden farklı bir konuya sahip değildi. Özellikle annelerimizin sevebileceği bir diziydi. Yalnız bu diziye haksızlık olduğunu düşünüyorum. Kanal 7'nin değerli ekibi yazımı okur mu bilmiyorum ama okurlarsa saat konusunda bu dizi 16'da olması gerekirdi. Ha! Şimdi diyeceksiniz ki tekrarı var ama o saatte çoğu kişi okulda oluyor ya da ev işi ile ilgileniyor ve ya farklı bir işi oluyor izleyemiyor. Akşamda çoğunun eşi, babası ve ya evin bir büyüğü televizyonun kumandasını ele geçirdiği için diziyi kaçırabiliyor. Bu yüzden rica ediyorum bu diziyi tüm dizileri bitirdikten sonra birde 16'da yayınlayın. Ben dahil çoğu insan bu diziyi kaçırdı, kaçırıyor. Bu yüzden de bu diziye büyük haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Sanmıyorum kanal 7'den birinin okuyacağını ama yine de yazmak istedim. Eğer ki Hint dizilerini seviyorsanız bu diziyi asla es geçmeyin. Bana göre izlemeyen çok şey kaçırır. Muhakkak zaman yaratın izleyin. 

Tatlı Bela  (Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon Ek Baar Phir) 6 Mart  2017 Pazartesi  gününden  itibaren her gün 21.30'da tekrarı ise 12.45'de kanal 7'de.

Tatlı Bela - Iss Pyaar Ko Kya Naam Doon Ek Baar Phir

8 Mart 2017 Çarşamba

Evlat Kokusu (Dizi)

Ne yalan söyleyeyim ilk yarım saat kırk beş dakikasını hiç sevmedim. Bebekler doğan kadar dizi çok sıkıcıydı. Özellikle havuz sahnesi çok gereksizdi. İzlerseniz dikkat edin orada bir sürü yüzücü ne bileyim görevli var anlatıp hevesinizi kaçırmayayım garip garip şeyler oluyor. Seyirci o sahnede
-''Bunu yazacak, çekecek kadar ne yaşadınız?'' diyor. Fakat çocuklar doğdu iş değişti. ilk bölümü belki de en vurucu sahnesi anne ve bebeğin ayrıldığı sahneydi. Kalbime öyle dokundu ki, sahne o kadar gerçekçiydi ki ağlamamak için kendimi zor tuttum. Dizi bu kadar sıkıcıyken nasıl birden şekil değiştirdi anlamadım. Diziyi izleyecekler ilk dakikaları sıkıcı deyip kanalı değiştirmesinler. Biraz sabrederlerse dizinin akışının değiştiğini göreceklerdir. Dizi ilk bölüme göre çok fazla yükselmedi. Bir de ilk dakikaları sıkıcı olunca çok akıcı bir bölüm değildi. Dizi de erkek çocuk oyuncuya bayıldım. Çınar rolünü üstlenen küçük adam Alihan Türkdemir çok güzel bir oyunculuk çıkardı. Sanırım ilk bölüm kahramanı Alihan Türkdemir oldu. Dizinin genelini tecrübeli oyunculardan oluştuğu için oyunculuğu pot olan bir oyuncu gözüme ilişmedi. Yalnız Hande Soral'ın güzelliğini es geçemem. Kız kardeşini çok beğeniyorum ama Hande'nin güzelliği de bambaşka. Su gibi, çok doğal duru bir güzelliği var kadının keza oyunculuğunu da çok beğeniyorum, bambaşka! Birde Barış Kılıç var. Neden hep iki kadın arasında kalan bir erkeği canlandırıyor merak ediyorum. Yani; Barış Kılıç'ı bir gün fakir bir baba rolünde görebilecek miyim merak ediyorum. Oyunculuk sınırları çok kısıtlı bir oyuncu. Hep aynı tür rolleri seçtiği içinde pek fazla oyunculuğu hakkında yorum yapamıyorum. Sedef Avcıyı zaten oldum olası severim. Benim için o bir Menekşe! Hangi rolde olursa olsun Menekşe'yi gözümde silemiyor. Ayrıca diziyle alakası yok ama kocasıyla çok yakıştırıyorum. ALLAH birlikte yaşlanmalarını nasip etsin. Nail Kırmızıgül'ü uzun zamandır iyi adam rolünde görmemiştim, iyi adam rolünde olması çok hoşuma gitti. Ve son olarak Murat Han ve Yeşim Salkım. İkisine de kötü biri olmak nasıl güzel yakışıyor ya hu! Her kötü rol cuk diye oturuyor üzerlerine. Barış Kılıç'ın tersine aynı rolü oynasalar da çok yakışıyor onlara ve her kötü rolde biraz daha üzerine koyuyorlar. Ben genel olarak beğendim. İzler miyim başka bölümünü bilmiyorum ama sosyal medya da takip ettiğim kadarıyla beğenene çok fazla insan var birde siz deneyin, belki seversiniz.

Evlat Kokusu

6 Mart 2017 Pazartesi

Kırlangıç Fırtınası (Dizi)

Dizi bomba gibi başladı. Dizinin başlangıcı geçmişten başlıyor. Bu yüzden diziye direk olarak hakim şekilde başladım. Bu yüzden konu ve işleyişi daha oturaklı olmuş. İlk önce dizi de Emel Çölgeçen yerine Meltem Cumbul oynayacaktı. Bebek krizi yüzünden diziden ayrılan Meltem Cumbul yerine Emel Çölgeçen diziye dahil oldu. Aslında iyi de oldu. Meltem Cumbul çok iyi bir oyuncu ama Emel Çölgeçen'de onun kadar iyi oyuncu. Ayrıca bir önce ki dizisinden de çok severim kendini. İyi ki dediğim olaylardan biri oldu. Bu araya başlayan tüm dizilerde gerçek oyuncular şöleni yaşanıyor. Her postumda bahsettiğim gibi popüler çocuklar yerine gerçek oyuncuların oynaması seyircinin dizi seçiminde zorlanmasına sebep oluyor. Bu dizi de maalesef ki öyle olacak. Konu itibariyle bu tür konular ülkemizde seviliyor. Bu yüzden tutulacağını düşünüyorum. Fikret Kuşkan, Emel Çölgeçen,
Ayşenil Şamlıoğlu ve Ebru Aykaç'ın oyunculuğu hakkında yorum yapmak haddime değil onları es geçersem diğerleri hakkında bir iki cümle yazabilirim. İlk başta Damla Aslanalp'ın oyunculuğunu hiç sevmiyorum. Nedense o kız çok itici geliyor ayrıca bir önce ki dizisinde Ekin Mert Daymaz ile aynı dizideydi. Ekin Mert Daymaz'ın erkek kardeşinin takıntılı aşığıydı bu dizide de Ekin Mert Daymaz ile çift olacaklar galiba çok tuhaf geldi. Ekin Mert Daymaz'ı severim bence iyi bir oyuncu. Bu dizi de biraz daha kendini geliştirdiğini gördüm. Bir tık daha gerçekçi oynuyordu. Umarım bu dizi ile daha da geliştirir kendini. Gün Akıncı'nın ilk dizisiydi. 1. bölüme göre pek bir şey anlamadım. Oyunculuk yönünden iyi mi kötü mi çözemedim. Bu yüzden onun hakkında bir şey yazamıyorum. Perihan Ünlücan ve Tülin Yazkan'ı başka dizilerden tanıyorum. İkisi de güzel oynuyorlar ama en çok Tülin Yazkan'ı beğeniyorum. Yanlış bilmiyorsam en son Kanal D 'de devam eden bir dizi de oynamıştı, orada çok çok sevmiştim. Bu dizide de engelli rolünde oynuyor. Bence role çok güzel hayat verecektir. İlk bölüme göre tüm oyuncular çok iyi iş çıkardılar. Gözüme batan hiç bir oyuncu yoktu. Konusu durgun geçse de işleyişi akıcıydı ve konusu güçlüye benziyordu. Pazartesi akşamına yerini sabitlemiş dizim var. Bu yüzden izler miyim bilmiyorum ama güzel ve güzel devam edeceğe benziyordu. Bu yüzden bu diziye bir şans verin bence sizde seversiniz.

Bu arada asansör sahnesi Sanam Teri Kasam sahnesine benziyordu gözümden kaçmadı. Cıs!
Kırlangıç Fırtınası

5 Mart 2017 Pazar

Aşk ve Gurur (Dizi)

Ülkemizde uzun zamandır kitap uyarlaması diziler  yapılmıyordu. Bir yapım şirketi sürekli kitap uyarlaması yapardı o da bıraktı. Aslında kitap uyarlamaları dizi uyarlamalarına göre daha güzel oluyor. Başka ülkenin çekilmiş dizilerinden daha kaliteli duruyor. Bu yüzden dizi benden artı puanı baştan kaptı. Dizi, Jane Austin’in ölümünün 200. yıl dönümüne özel “Aşk ve Gurur” adlı ölümsüz eserinden televizyon dizisine uyarlanıyor. Bu yüzden de ayrı bir anlam kazanmış. Ayrıca bu kitap  her 10 yılda bir dizi ve ya film olarak uyarlanıyormuş. Fakat benim ilk aklıma gelen 2002 yapım Aşk ve Gurur dizisi oldu. Bu diziyle, kitapla alakalı değil ama ismi direk olarak o diziyi hatırlattı. Bu günün en tanınmış efsane oyuncuları o dizide toplanmıştı. Ne diziydi ama ya!!! Her neyse diziyi dönersek, Mert Fırat'ın rolü Alper Saldıran'a, Alper Saldıran'ın rolü Mert Fırat'a verilmeliydi. Alper Saldıran ve Mert Fırat yan yana geldiğinde yakışıklılıkları tartışılmaz ama Alper Saldıran daha zengin rolüne uygun olurdu. Ayrıca kızla da daha yakışıyorlar gibi geldi. Dizi de pot duran iki oyuncu vardı. Biri Ayris Alptekin, diğeri Rojhat Özsoy'du. Oyun oynadıkları çok belliydi. Sanırım ikisi de çok yeni, bu yüzden de bölümler ilerledikçe oturacaklarını düşünüyorum. Bu iki oyuncu harici gözüme batan oyuncu olmadı. Zaten çoğu tanınmış oyunculardı. Dizi de en çok görmekten mutluluk duyduğum oyuncu Levent Ülgen'di. Eskiden hep aynı tür rollerde oynardı. Üzerine dolandırıcı rolü yapışmış görünüyordu. Fakat iki roldür farklı rolleri tercih ediyor bu da nasıl değerli bir oyuncu olduğunu biz seyircilere gösteriyor. Umarım şu dolandırıcı rolü tamamen üzerinden silinir yok olur gider. Dizi de rol olarak en sinir olduğum Kenan'ın halası rolünde ki Lila Gürmen oldu. Sinir bozucu fettan bir karakter. Dizi ilk bölüme göre çok fazla yükselmedi. Yani; dizinin ilk bölüme göre temposu çok düşüktü ama akıcı bir diziydi, en azından beni sıkmadı. Mert Fırat ve Damla Sönmez'in kimyasını beğenmesem de Damla Sönmez ve Alper Saldıran'ın kimyasına bayıldım. Büyük bir ihtimal dizi de ikinci adamın tarafında olurum. Diziyi genel olarak sevdim. Konu çok güzel, işleyişi de fena değildi. Vaktiniz varsa izleyin.

Dizi reytinglerde  yayın zamanı 20. sırada tekrarı ise 73. sırada  bitirdi. 
Aşk ve Gurur

3 Mart 2017 Cuma

İstanbullu Gelin (Dizi)

Tanıtım fragmanları çıktığında Özcan Deniz ve Aslı Enver ne alaka demiştim. İkiliyi birbirine hiç yakıştırmamış bence bu dizi olmaz demiştim. Dizi ilk bölümünden bana tükürdüğümü yalattı. Özcan Deniz ve Aslı Enver'in kimyası birbirine çok uymuştu. Dizinin ilk bölümünü ağzım kulaklarımda izledim. İçim kıpır kıpır oldu. Galiba böyle aşk hikayelerini özlemişim, çok iyi geldi. Şöyle bir baktım da Özcan Deniz şarap gibi adam. Onun akranı adamlar cidden yaşını gösterirken Özcan, genç bir delikanlı gibi görünüyor. Yaşı olmayan ünlülerimizden biri ilan edebiliriz Özcan'ı. Aslı derseniz su gibi. O kadar doğal o kadar naif bir kadın ki insanın baktıkça bakası geliyor. Dün ki dizi yazımda yazmıştım, bu dizi içinde aynı şey geçerli. Artık popüler çocukları değil gerçek, güçlü oyuncuları oynatıyorlar dizilerde. Deneyimli oyuncular olduğundan dizi tadından izlenmez hale geliyor. Son bir yıldır artık Türk dizileri izleyiciye, izlemek istediğini verdiğini düşünüyorum. Kaliteli oyuncularla diziler efsane hale gelebiliyor. Şimdi oyuncularını tek tek anlatmaya başlasan sayfalar sürer. Bu yüzden dolu dolu bir dizi olduğunu düşünüyorum. Konusu çok güçlü, zaten gerçek bir hayattan uyarlama bir de üzerine ülkemizde tanınan artık oyunculukları kabul görmüş oyuncularda olunca çok başka bir iş ortaya çıkmış. Çekimler, mekanlar, diyaloglar, oyuncular her şey çok güzeldi. Dizi de eleştiri yapacak bir yer bulamadım. Bu dizi tutar mı bilmiyorum ama reyting almayı hak eden bir dizi olmuş. Umarım hak ettiği yeri alır, umarım çok izlenir. Dizi de bir kaç sahne çok dikkat çekiciydi. Benim en sevdiğim sahne kıza keman hediye ettiği bölümdü. O sahne bana çok samimi ve sıcak geldi. Keşke benim de başıma gelse böyle bir şey diye iç geçirilecek bir sahneydi. Diziye genel baktığımda ilk bölüme göre  düşük ama  akıcıydı.  Siz ne düşünürsünüz dizi hakkında bilmiyorum ama ben çok sevdim. Vaktiniz varsa diziyi izleyin, tavsiye ederim.
İstanbullu Gelin
''Gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır.''
Tasarım:Sawako Kuronuma