This Blog is protected by DMCA.com

17 Kasım 2018 Cumartesi

Tozkoparan (Dizi)

Ulusal kanallarda hep belli bir yaş üstü insanların izleyebileceği diziler yapılıyor. Çocukların izleyebileceği türde diziler yapılmadığı için ulusal kanallarda böyle bir açlık vardı. TRT1'in devlet kanalı olarak ulusal kanallara öncü olması açısından bu dizinin TRT1'de yayınlanmasını çok doğru buldum. Bu şekilde çocuklarımızın izleyebileceği türde dizilerin yapılabileceği gösterildi. Genelde çocuk kanallarında diziler olsa da ulusal kanallarda da bu tür dizilerin olmasının iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü çoğu çocuk kanalı uydu üzerinden yayın yapıyor ve bazı evlerde bu uydu kanalları çekmeyebiliyor. Bu şekilde daha büyük bir çocuk kitleye ulaşılabilir ve çocuklarımız temiz bir yayın izlemiş olur. Bu yüzden bu projesi gönülden destekliyorum. Diziyi ve oyuncuları çocuk dizisi olarak yorumlayacağım için benim açımdan çok basit olacak.

Özgür Ege Nalcı başrol çocuk oyuncu olarak doğru seçim olmuş. Çipil çipil mavi gözleri ile insanın içine içine işleyen bir karakter olmuş. Yaşına göre güzel bir performans sergilediğini düşünüyorum. Özellikle ok atarken ki tavırları ve beden dili çok hoşuma gitti.
Burak Kut bu karakterlerin adamı gibi geliyor bana. Yani baba karakteri için bulunmaz bir hint kumaşı. Baba karakterine o kadar çok uyuyor ki her baba karakterinde gerçekten o dizide ki çocuk oyuncunun babasıymış hissi veriyor.

Burcu Altın ile Burak Kut'ta çok uyumlu çift olmuşlardı. Fakat Burcu'nun anne karakterini çok yadırgadım. Şöyle ki Burcu hep uçarı, çatlak karakterlerin oyuncusuydu. Bu dizide ise sorumluluklarını bilen ağır başlı bir anne karakterini canlandırıyordu. Bu yüzden bölüm boyunca karaktere alışamadım ve yadırgadım. Zamanla alışacağımı düşünüyorum.

Yalnız baba ve anne karakteri çok yerinde olmuştu. Evimizde gördüğümüz anne ve baba karakterinin doğru yansıtılması çocuklar açısından artı bir puandı.

Helin Melike Çal'ı bu yıl başka bir dizide bir karakterin çocukluğu olarak keşfetmiş ve çok beğenmiştim. Ara vermeden yeni bir projede tekrar görmekten mutlu oldum. Yolu açık olsun iyi bir oyuncu olacağını düşünüyorum. Fiziksel olarak Burcu Altın'a benzediğini düşünüyorum. Güzel bir anne- kız olacaklardır.

Yusuf Gökhan Atalay'ın karakterini çok havalı buldum. Hem çocuklar tarafından fantastik bir karakter haline getirilmiş Yabani karakterine can veriyor hemde eski bir kemankeş... Bence çok çok havalıydı. Dizi nasıl ilerler bilmiyorum ama her karakterin oyuncusu olduğu gibi bu karakterinde oyuncusuydu.

Leya Kırşan, Tuana Naz Tiryaki, Demir Saygı, Doruk Kaan Aslan, Yağız Kılınç, Fatih Yılmaz, Alara Kardak, Deniz Erayvaz çocuk oyuncular da karakterlerini gayet güzel oynamışlardı. Daha her biri bir bebek olduğu için yolları uzun büyüdükçe daha harika işler çıkaracaklardır.

Dizide beni rahatsız eden bir durum vardı. Televizyona hakim olduğum kadarıyla aslında tüm çocuklara yönelik dizi ve çizgi dizilerde bu muhakkak oluyor. Bahsettiğim konu Sinan karakterinin aksi olması, nefret dolu olması. Bu karakter üzerinden sanki çocuk kitleye bir şeylerin aşılandığını düşünüyorum. Umarım zamanla bu karakter kötülük peşinde olmak yerine daha iyi bir karakter olur. Unutmayalım ki yaş kitlesi 8-12 yaş aralığını kapsıyor. Böyle düşününce karakterin çok yanlış olduğunu düşündüm. Mesela bir sahnede arkadaşının elini dolaba sıkıştırıyordu sinirlenip ve eğer dolaba sıkışmasaydı diğer arkadaşını dövecekti. Bundan etkilenebilecek ve havalı bulabilecek çocuk sayısının fazla olduğunu düşünüyorum. Bu karakter daha dikkatli ve çocuk gözünden yazılırsa daha doğru olabilir. Bu karakter haricinde her şeyin aile örf ve adetlerimize uygun yazıldığını üşündüm. Bu arada yukarıda 8-12 yaş aralığı yazdım ama dizi daha üstünün de izlemesine uygun bir diziydi. Yani evin diğer büyük üyelerinin de hoşuna gidebilecek bir diziydi.

Dizi de sporun yanı sıra fantastik unsurda kullanılacağı için en çok merak ettiğim kısım fantastik unsurdu. Bana göre fantastik sahneler yerinde işlenmişti. Yani çocukları korkutmadan çocukların dikkatini çekebilecek sahnelerdi. Benden bu sahneler tam not aldı. İşin içine sporun katılması da çocukların zihni açısından doğru görünüyordu. Çekim stilinden ve canlı bir tema kullanılmasından çok hoşlandım. Çekim yerini ve çekim için seçilen evi çok beğendim. Senaryo şimdilik akıcı ve kullanılan dil sadeydi. Senaryo ve diyaloglarda aile teması iyi kullanılmıştı. Dizi de en sevdiğim yer jeneriği oldu. Dizinin jeneriği temasına ve türüne çok uygundu. Bu sezon başlayan çoğu diziden daha iyiydi. Benim için dizi bir iki sahne ve karakter haricinde güzeldi. Siz anne babalar daha iyisini bilirsiniz ama çocuklarınız ile birlikte bu diziyi beraber deneyebileceğinizi düşünüyorum. Benden sizlere tavsiyedir.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 25. sırada, tekrarı ise 42. sırada tamamladı.
TOZKOPARAN

10 Kasım 2018 Cumartesi

İkizler Memo - Can (Dizi)

Ne kadar oyuncularını sevsem de fragmanlarından dolayı pek ilgimi çeken bir dizi olmamıştı. Yine de bir şans verip bir iki bölümünü izleme fırsatı buldum. Diziyi ne sevdim ne sevmedim ikisi arasında kaldım.
Özgürcan Çevik 'i farklı bir karakterde gördüğüme çok sevindim. Bir önceki karakterine yakın ama kaba saba bir karakter değildi. Şayet dizi tutulursa bir önceki karakterini unutturabilir gibi geldi. Dizi de dayı vasfında bir karakteri canlandırması ve bir dayının babacan tarafını izleyiciye doğrudan yansıtması hoşuma gitti. Emir Berke Zincidi ile dayı - yeğen ilişkisini de çok güzel yansıtmışlardı.

Nehir Erdoğan bana göre ilk bölümün kahramanıydı. Ara vermesine rağmen performansı çok yüksek başladı. Ne oyunculuğundan, ne güzelliğinden bir şey kaybetmemişti. İzlediğim bölümler içerisinde en çok beğendiğim karakter ve oyuncu Nehir Erdoğan oldu. Umarım çok fazla ara vermeden bu şekilde bir çok projede görebiliriz kendisini.

Emir Berke Zincidi bana göre çocuk oyuncu olarak çok yetenekli bir oyuncu. ne kadar çoğu izleyici bunun tersini düşünse de ben yaşına rağmen çok iyi oynadığını düşünüyorum. Dizide iki karaktere hayat vermesi ve bunun üstünden gelmesi gelecek için de umut vericiydi. İlerde çok iyi bir aktör olabileceğini düşünüyorum. Böyle yetenekli çocuk ve gençlere ihtiyacı var sektörün. Dizide ki karakteri beni çok çekmedi. Yani ne kadar iki karakter olsa da bir renkliliği yoktu. Dümdüz bir çocuk karakteri yazıldığını düşünüyorum.

Burak Hakkı'nın oyunculuğunu eskiden bu yana çok beğenirdim. Ayrıca ekranda görmekten de hoşlanırım. Fakat bu dizide ki karakteri çok donuk olmuş. Aslında karakter değilde sanki oyunculuğu çok donuk gibi geldi. O mimikleri olan, tatlı tatlı bakan, beden dilini doğru kullanan Burak Hakkı gitmiş de yerine donuk bir oyuncu gelmiş gibiydi. Sanki bir şeyler eksik gibi geldi. Karaktere mi oturmamış yoksa karakter içine mi sinmemiş anlamadım ama umarım gelecek bölümlerde oturur.

Son olarak Mazlum Kiper ve Atilla Saral'ı dizide gördüğüme çok sevindim. İkisi de ara vererek ekranlara döndüğünden özletiyorlar kendilerini.

Dizinin başlangıç kısmı sanki Arka Sokaklar dizisinin bir bölümünün başlangıcı gibiydi. Bu durum çok hoşuma gitti. Arka Sokaklar ekibinin diziye dahil olması iki dizinin birleşimi bir bölümün çıkarılması dizinin içinde dizi gibi farklı bir başlangıç olmuştu. Fakat kurgu ve senaryo çok basitti. Sanki bu günden 10 yıl öncesi eski dizilere benziyordu. Bana göre entrikasız eski tip bir dizi gibiydi. Yani, Cennet Mahallesi, Akasya Durağı tadındaydı. Senaryo basit olduğu gibi sahnelerde çok basitti. Diyaloglar günlük konuşma şeklinde ilerliyordu. Jenerik ve dizi müzikleri klasik Erler Film jeneriği ve müziğiydi. Ben bu yüzden sevip sevmeme arasında kaldım. Benim sevdiğim türde bir dizi değildi ama izlenmeyecek türde bir dizide değildi. Bu tür dizileri seviyorsanız bir şans verin, belki çok sever izlersiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 13. sırada tamamladı.
İKİZLER MEMO- CAN 

9 Kasım 2018 Cuma

renklitirtil'a Sürpriz Kargo Geldi #10


Amigurumi Kraliçesi blogger amigurumicenneti'nden bu hafta içi bir kargo aldım. 
Aslında bu hediye olayı spontane gelişen bir olaydı. amigurumicenneti Instagram hesabından ördüğü oyuncakları paylaşıyor bende gördükçe yorum yapmaya çalışıyordum. Onunda sanırım içinden geldi ve bana yollamak istediğini yazdı. Tabii ki görür görmez çok mutlu oldum hemen hediyeyi kabul etmek istediğimi yazdım. Fakat bir çok aksilik olunca göndermesi biraz zaman oldu.

Kozmetik Tasarrufumda Bitenler 4

Tasarruf olayını düşünüp harekete geçirdiğime çok seviniyorum. Çünkü yılbaşından bu yana istikrarlı bir şekilde uyguluyorum. Bu konuda ki son yazımdan şimdiye sadece 1 adet ürün aldım. Onu da ihtiyacım olduğu için bir marketten 14 lira vererek aldım. 11 ay boyunca aldığım ürünlere bakarsam 1 adet oje 1 adet şampuan ve 1 adette yüz yıkama jeli aldım. Son aldığım ürünle 11 ayda kozmetiğe verdiğim para toplam 29 lira olmuş oldu. Bu da bence bayağı bir tasarruf etmiş olmama sebep oldu. Sanırım kozmetik açısından ilk defa bu yıl bu kadar az para harcamış oldum. Buna rağmen hala en kozmetik dükkanı gibi ve çoğunun son kullanma tarihi 2019 olarak gözüküyor. Bu durumda 2019'da da bu tasarrufun devam etmesi gerekli. Yoksa maalesef ürünler çöpe gidecek ve verdiğim paralar buhar olup uçacak. 9. ve 10. ayda pek evde değildim. Bu yüzden oturup kendime bakım yapma ve ya uğraşma gibi bir durumum olmadı. Bu yüzden biraz az ürün kullanabildim. Bu bitirdiğim ürünler;

6 Kasım 2018 Salı

İmparatoriçe Ki / Empress Ki (Güney Kore)

-spoiler içermez-
Sonunda herkesin yıllardır beklediği an geldi ve TRT1 bizlere hiç hissettirmeden bir Kore dizisi aldı. Hatta aldım diye reklamını bile döndürmedi çok az bir zaman kalımı dizi geliyor diye fragman döndürdü ve beklemeden yayınladı. Reyting kaygısı olmayan bir kanalın böyle yapması çok şaşırtıcı değildi ama çok ani gelişmesi de beklenilecek bir durum değildi. Şahsen TRT1'in tekrar Kore dizileri almaya başlaması beni sevindirdi. Sonuçta bu işin üstadı ve deneyimlisi TRT1'di. İzleyici memnuniyeti açısından da iyi olduğunu düşündüm.

Türkçe dublaj yapılan Kore dizilerinde hep diğer izleyiciler ile karşı karşıya geldim. Ben genel olarak beğenirken onlar dublaj konusunda memnuniyetsiz oldular. Fakat bu sefer herkesle hemfikir oldum. Yani dublajın çok iyi yapıldığını düşündük. Bu yazımda bu konu hakkında yazmayacak olmam da beni mutlu etti. Dublaj çok iyiydi, sesler karakterlere ve oyunculara çok yakışmıştı. Özellikle Ha Ji won, Joo Jin mo ve Ji Chang wook'un sesleri nokta atışı olmuş. En merak ettiğim ses Ji Chang wook'un sesiydi ve beklediğime değdiğini düşündüm. Senkron kısmı da gayet yerindeydi bundan dolayı da başarılı buldum.

İsim olarak direk dizinin ismini Türkçeye çevirmişler. Zaten kolay ve akılda kalıcı bir isim olduğu için güzel durmuş. Farklı bir isim olur mu diye düşündüm ama farklı bir isim çok havada kalırmış gibi geldi. Bu yüzden isim konusu akıllıca bir seçim olmuş.

Dizinin yayın saati ve günleri güzel seçilmiş. Haber önü olması benim açımdan mantıklı geldi. Çünkü yanlış bilmiyorsam okula giden kesim saat 15 ve ya 16 arası okuldan çıkıyorlar. Eve gitme süresini düşününce tam öğrenci kesiminin dinlenme saatine denk geliyor. Yine ev hanımı kısmını düşünürsek tüm işlerin bitip beş çayı dediğimiz vakte gelmesi saat konusunu mantıklı kılıyor. En azından benim için tüm işlerimi bitirdiğim vakit dizinin başlama vakti oluyor. Hafta sonu dizinin yayınlanmama kısmını da sevdim. Genelde hafta sonları evimde misafir ağırlıyorum ya da dışarıda oluyorum. Şayet yayınlansaydı haftada iki bölüm izleyemiyor olacaktım. Hafta sonu yayınlanmaması çok işime geldi ve sevindirdi. İnşallah günlerde ya da saatte değişiklik olmaz ve 51 bölüm boyunca aynı çizgide izleme şansımız olur.

Daha evvel izlemiştim ama dublajlı olarak da diziyi sevdim. Belki orta ve son bölümlerine doğru üzülüp canınız sıkılabilir ama kesinlikle izlemelisiniz. Ülkesinde yayınlandığı ve Türkçe alt yazısı güncel olduğu zamanlar hem ülkesinde hem Dünya çapında ilgi çekmiş bir diziydi. Hatta emin değilim ama hatırladığım kadarıyla, sanki yayın zamanı ülkesinde reyting konusunda da kendi rekorunu kırmış bir diziydi. Bu kadar insan severek izlediyse şansı da hak ettiğine inanıyorum ve şiddetle öneriyorum.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

5 Kasım 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi her gün 17.30'da tekrarı ise 07.20'de TRT1'de.


Empress Ki 
(İmparatoriçe Ki, 기황후, 奇皇后, 
Gi Hwanghu)

1 Kasım 2018 Perşembe

Muhteşem İkili (Dizi)

Uzun zamandır yayına girmesini beklediğim bu dizi geçte olsa sonunda başladı. Benim için genel olarak ilk etapta her yeni başlayan dizinin konusu çekse de bu dizi de ilk başta oyuncu kadrosu dikkatimi çekti. Çünkü kariyerine başrol olarak devam eden ve gündemde olan oyunculardan bir kadro oluşturulmuştu. Her bir oyuncuyu ayrı ayrı ele alırsak kendi çapında bir üne sahip ve odak noktası olan oyuncular. Bu yüzden kadrosu beni çok şaşırttı. Fakat senaristlere birazcık üzüldüm. Çünkü kadro çok ağır olunca çok dikkatli yazmaları gerekiyor bana göre şu an işleri iki katı ağır bir durumda olmalı.

Bana göre ilk bölümün kahramanı Kerem Bürsin'di. O kadar güzel mimikleri vardı ki beni benden aldı. Zaten inandırıcı ve iyi oyunculuğu vardı birazda fazlaca mimik kullanması hem sempatik yapmış hemde bölümün kahramanı olmasını sağlamıştı. Ayrıca Kerem'in aksanının bir tık daha iyileşmiş olmasına çok sevindim. Diğer projelerine baktığımda aksan, oyunculuğunun önüne geçiyordu. Bu projesinde ise biraz daha Türkçesi düzelmiş bir şekilde karşımıza çıktı. Bu benim açımdan Kerem'e artı puan kazandırdı.

İnsan olarak düşündüğümde böyle adamlar itici gelse de İbrahim Çelikkol'a agresif kaba saba karakterler çok yakışıyor. Nedendir bilmiyorum ama farklı ve çekici geliyor. bir önceki projesinde de karakterini çok beğenmiştim bu dizide de çok beğendim. Zaten hemen hemen aynı kulvarda bir performans çıkarmıştı. Yani sanki o karakterin polis olmuş hali gibi geldi. Gerek ses tonu gerek mimikleri gerek beden dili bana o karakterini hatırlattı.

Özge Gürel'in oyunculuğu bana ortalama derecede geliyor. Bu dizide de yine ortalama bir oyunculuk sergilemişti. Fakat diğer karakterlerini düşününce bu karakteri biraz daha gerçekçi ve güzel geldi. Bana göre sonunda kendine yakışan bir karakter bulmuş gibiydi. Belki karakterle bütünleştiği için bu şekilde bana yansımıştır ama ben çok beğendim. Hatta dizide karakterini sevdiğim ilk oyuncu oldu. Saçları yüzüne çok yakışmıştı, bayıldım.

Öykü Karayel'in oynadığı karakterleri düşününce hep dramatik karakterlerin kadını oldu. Hep bir ciddiyet hep bir hüzün barındırdı karakterlerinde. Bu dizide ilk bölüme göre ilk defa renkli bir karaktere can verecek olduğunu düşündüm. Dizi nasıl işler bilmiyorum ama eğlenceli yönünü görecekmişiz hissine kapıldım. Umarım yanılmam ve o eğlenceli tarafını görme şansı buluruz. Karakter olarak doğru projede ve doğru karakterde olduğunu düşünüyorum. Oyunculuğunu sevdiğim için karakterini de sevdim.

Engin Şenkan ve Zafer Algöz usta oyuncular hakkında yazmak bana düşmez ama bir iki cümle yazmak istiyorum. İkisini de ekranlarda gördüğüme çok sevindim. Diziye farklı bir hava katmışlar. İkisi de karakterlerine cuk oturmuşlar.

Eren Hacısalihoğlu'na kötü adam olmak çok yakışıyor. böyle hain sinsi karakterlerin adamı resmen. Yılansı bakışları ve mimikleri ile karakteri oynamıyor yaşatıyor gibi geliyor. İlk bölümde performansını gayet başarılı buldum.

Çocuk karakter Fatih Odabaş çok tatlıydı. Bıcır bıcır konuşması, tatlı tatlı bakışları içimi ısıttı. fiziksel olarak yine kendi gibi çocuk oyuncu olan Alihan Türkdemir'e benzettim. Sanki onun farklı bir versiyonu gibiydi. Kerem Bürsin'e benzemesi ve bir baba oğul uyumu yakalanması güzel olmuştu.

Hazır uyum yazmışken karakterlerin uyum kısmını es geçmek istemiyorum. Karakter kısmı o kadar güzel yazılmıştı ki tüm ikili sahnelerde uyum yakaladım. En sevdiğim uyum Özge ve Kerem uyumu oldu. Ağabey ve kardeş uyumuna bayıldım. Özge ve İbrahim'in kimyasını da sevdim. Çok tatlı bir çift olacaklarını düşünüyorum. Yine Öykü ve Kerem'in de kimyasının uyması güzel olmuştu. Atıştıkları diyaloglar hoşuma gitti. Bu da benim gözümde çift seçiminin doğru yapıldığı anlamına geliyordu. Engin Şenkan ve İbrahim'in baba oğul ilişkisinden de hoşlandım. Tıpkı Kerem ve Fatih Odabaş uyumu gibi Engin Şenkan ve İbrahim ikilisinde de uyum vardı. Son olarak tabii ki İbrahim ve Kerem uyumu da güzel yakalanmıştı. Birbirine zıt iki karakterin yüksek bir şekilde atışması hoşuma gitti.

Bu yıl dizilerin jenerikleri bir garip olsa da bu dizinin jenerik kısmını beğendim, müzikleri güzeldi. Senaryoda diyaloglar ilk bölüme göre güzel yazılmıştı, güçlü buldum. Fakat işleyişte sevmediğim yerler oldu. Mesela, başlangıç sahnesi etkileyici ama biraz şişirilmişti. Aksiyon sahneleri ilk bölüme göre abartılıydı ve amerikanvari geldi. Bazı sahnelerde bu Türk dizisi mi demeden geçemedim. Yine de ilk bölümü genel olarak komikti. İnşallah senaryo bu şekilde devam eder. İlk bölümde çok fazla mekan yoktu ama dikkatimi çeken arka plana alınmış dış mekanlar vardı. Hemen hemen arka planların hepsini beğendim. Anlayacağınız dizi beklentimi karşıladı. Sonraki bölümlerde senaryo bozacakmış hissi verse de devam etmeyi düşünüyorum. Eğer vaktiniz varsa diziye bir şans vermelisiniz. Bence çok seveceksinizdir, tavsiye ederim.
 Dipnot: Dizi Tango&Cash filminden uyarlamadır.  
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 7. sırada, tekrarı ise 22. sırada tamamladı.
MUHTEŞEM İKİLİ

12 Ekim 2018 Cuma

Kızım (Dizi)

Beklediğim dizi sonunda başladı şükürler olsun. Kanalı yüzünden reytinglerinin iyi gitmeyeceğini düşünüp üzülüyordum şimdiye kadar yayınlanan bölümlere göre reytinglerde iyi gidiyor oh mis! Bu dizinin Kore versiyonunu ayıla bayıla izlemiş bol bol üzülmüştüm. Türk versiyonu nasıl olur, nasıl olacak diye düşünürken harika bir dizi ortaya çıkardıklarını gördüm. Bence sahnelerin ve karakterlerin doğru yazılması ile hakkını vererek bir versiyon yapmışlar. Bu yüzden tebrik etmek istiyorum senarist ve yönetmeni.

Dizi de ilk olarak Buğra Gülsoy ve Beren Gökyıldız uyumuna bayıldım. Beren Gökyıldız'ın daha önceki dizilerindeki çift olduğu ağabey ve ablalarını düşününce en uyumlu Buğra Gülsoy ile olduğunu düşündüm. Bana göre baba kız ilişkisini güzel yansıtmışlardı. Dizinin orijinalinden bildiğim için sonra ki bölümlerini düşününce daha çok bunu hissettireceklerini düşünüyorum.

Beren Gökyıldız yaşına göre çok çok iyi bir çocuk oyuncu değil, oyuncu. Çünkü ne kadar küçük olursa olsun her oynadığı dizide farklı etki yaratabiliyor. Bu da bana göre ALLAH vergisi doğuştan gelen bir yetenek. Büyüdüğü zaman nerelerde olur bilmiyorum ama bu kulvarda devam ederse adını sıkça göreceğimiz aktrislerden biri olacaktır. İnşallah ailesi şöhret ve ya para için değil de yetenek kısmında yoğunlaşır ve kızlarının iyi yere gelmesini sağlarlar. Dizide ki karakteri orijinalinde de kalbimi çok kırıyordu ama Türk versiyonunda içten beni çok üzüyor. Kıyaslama yaparsam bizim küçük kızın oyunculuğunu daha çok beğendim.

Buğra Gülsoy'un oyunculuğuna aşığım. Şimdiye kadar Buğra Gülsoy olup da beğenmediğim bir dizisi olmadı. Geçmişten günümüze hemen hemen her dizisini izledim ve hepsinde de karakter olarak çok sevdim. Buğra Gülsoy'un daha iyi yerleri hak ettiğini ve hakkını alamadığını düşünüyorum. Yine Kore versiyonu ile kıyasladığımda oradaki oyuncuyu da çok sevsem de Buğra Gülsoy daha baskın oldu bende. Belki Beren ile uyumunu sevdiğimden kaynaklıdır ama daha sevimli daha sıcak geldi.

Leyla Lydia Tuğutlu sanki bu diziye biraz olmamış gibi geldi. Bilmiyorum ama Buğra Gülsoy ile çok yakıştıramadım. Yanlış anlaşılmasın çok güzel oynuyor ama Buğra ile pek yakıştıramadım. Buğra ile düşününce eğer boşta olsalardı karakter için Hazal Kaya ve ya Özge Özpirinçci daha iyi olurdu diye düşündüm. Buğra'nın yanına fiziksel olarak daha bir uyumlu olurlardı gibi geliyor. Özellikle boy kısmında internete göre doğruysa Leyla ile Buğra aynı boyda ama Leyla daha uzun gibi duruyor, yakıştırmamamın en büyük etkeni de bu zaten. Fakat Leyla Lydia Tuğutlu başrol olduysa ona göre yorumlamalıyım diye düşünüyorum. Leyla Lydia Tuğutlu fiziksel olmasa da karakter kısmına uygun geldi. Orijinal versiyonundaki oyuncu ile kıyasladığımda Kore daha ağır bassa da ben Leyla Lydia Tuğutlu'nun performansını beğendim. Yalnız duygu anlamında bana tam geçemedi. Yani bir yerlerde eksiklikler var gibi şimdilik. Belki karakterle tam bütünleşememiş olabilir ama zamanla oturacağını düşünüyorum. İnşallah ilerleyen bölümlerde ön yargımı kırabilirsem pek gözüme batmaz.

Serhat Teoman'ı hep cici çocuk olarak izlediğim için kaderin kötü yaptığı karakterini çok yadırgadım. Hatta ilk sahnesinde nasıl yani bu karakteri Serhat Teoman mı canlandıracak oldum. Sahneleri arttıkça ısındım ve sevdim. Gerçekten çok doğal ve iyi oynuyordu. Hatta keşke daha önce böyle bir karakterle karşımıza çıksaymış bile dedim. Eğer iyi değerlendirirse bu karakteri bana göre oyunculuğunun farklı taraflarını da izleyiciye keşfettirebilir. Serhat Teoman için bu karakter çok büyük fırsat olmuş. Bilmiyorum ama ben mimiklerini, beden dilini, delici bakışlarını çok sevdim. Serhat Teoman bu karakter ile bana tam olarak istediğim duyguyu verdi.

Tugay Mercan'ı bir seviyorum bir sevmiyorum. Her oynadığı karakterinde farklı bir his yaratıyor bende. Bu dizide de karakterini hiç sevmedim. Karakterini sevmediğim için de oyunculuğu itici geldi. Bu şekilde de ne kadar başarılı olduğunu gördüm. İyi ki böyle bir karakter yazılmış ve bunu da Tugay Mercan oynamış. Keza başka biri oynasaydı bu kadar başarılı olacağını düşünmüyorum.

Sinem Ünsal ve Suna Selen'in sahneleri çok çok az. Buna rağmen etkilerinin güzel olduğunu düşündüm. Biraz daha fazla sahneleri olsaydı dizi açısından iyi olurdu diye düşünüyorum.

Bu sezon diziler çok iyi başladı. Bir iki dizi dışında sevemedim kara gözlüm listesine dizi giremedi. İnşallah bundan sonraki dizileri de çok beğenirim. Çünkü her dizi de bir emek var, kamera arkasında bir sürü emekçi var ve kötü eleştirirken içten içe kötü oluyorum. Fakat böyle sevdiğim diziler çıkınca ve övünce daha mutlu oluyorum. Dizinin yönetmeni başka dizilerden tanıdığım Gökçen Usta. Bir önceki dizisini düşündüğümde hemen hemen aynı stilde bir çekim kullanmıştı. Geçişler, çekim rengi, çekim açıları ve mekanlar birbirine benziyordu. O dizisini sevdiğim için bu dizisini de sevdim. Dizide kullanılan müzikler hoşuma gitti. Dizinin afişine bayıldım. Bana göre her şey yerli yerindeydi, oyuncularda pot duran bir oyuncu yoktu, senaryo akıcı ve güzeldi, orijinaline hemen hemen sadık kalınmasına çok sevindim. Diziyi gönül rahatlığı ile sizlere tavsiye ederim. Diziyi internetten dahi olsa muhakkak izleyin.
Dizi, Oh My Geum Bi (My Fair Lady) Kore dizisinden uyarlamadır.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 12. sırada tamamladı.

KIZIM

Tasarım:Sawako Kuronuma