This Blog is protected by DMCA.com

26 Mart 2019 Salı

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın
Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.

19 Mart 2019 Salı

Havuç Tarator Yapılışı

Yıllardır misafirlerime severek yaptığım aslında meze olan ama ikramlık olarak salata yerine geçen taratorun yapılışını sizinle paylaşmak istedim. Ben bu mezeyi poğaça ve börekle çok yakıştırıyorum. Hatta sade poğaça yapıp içine koyup yiyorum. misafirlerime ikram ederken de ikramlık tabaklarımın yanına minik kaselere koyarak servis yapıyorum. Havuç sevmeyen misafir çıkabiliyor ama genel olarak seviliyor. 10 yıla yakındır yaptığım için yoğurt kısmında süzme kullanılmasından yanayım. Diğer yoğurtlarla da denedim ama diğerleri tadını süzme yoğurt kadar güzel olmadı. Yani diğer yoğurtlarda daha süt gibi tadı oluyor, biraz ekşi olması havucun tatlılığıyla damakta farklı bir ahenk yaratıyor. Galiba bu mezeye tadını veren de yoğurdu. Ben süzme yoğurt olarak BİM'in Dost süzme yoğurdunu tercih ediyorum. Marketlerden farklı markalarında aldım ama Dost markasının süzme yoğurdu daha ekşi ve keskin geldi. Deneyecek olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyet olsun. Umarım sizlerde beğenip, severek tüketirsiniz.
Malzemeler

18 Mart 2019 Pazartesi

Elektrik Faturam 0 Lira Geliyor - Sonuç

Moralim çok bozuk.
Bu yüzden de pek fazla bloguma yazı yazmak istemiyorum.
Hatırlarsınız belki aralık ayında size elektrik faturamla ilgili bir yazı yazmıştım.

Hatırlamayan ve okumayanlar buraya:
Elektrik Faturam 0 Lira Geliyor



O gün ki endişelerim çok büyüktü. 
Çünkü faturamın yüksek ve ya yüksek faturalı geleceğini düşünüyordum. 
O zaman sayaç bozuk olduğu için götürülmüştü ve sonunda sayaç kontrolü bitmiş. 
Ben sorun çıkmadığı için sevinirken aylar sonra kapıya bir genç hanım geldi ve bir zarf bıraktı. 

15 Mart 2019 Cuma

Hercai (Dizi)

Doğruyu yazmak gerekirse ilk tanıtımları yayınlanmaya başladığında büyük bir ön yargım oluştu. Hatta yayınlanmaya başladığı ilk dakikalar olumsuz bir post yazmak için kafamda yazı bile tasarlamaya başlamıştım. Fakat dizi ilk 20 dakikasından sonra bende bir albeni oluşmasını sağladı. Konu ve işleyiş ilginç bir şekilde sardı ve tüm ön yargımı kırdı.

Akın Akınözü'nün oyunculuğunu hiç sevmiyorum. Fakat bu dizi de aşırı çekici ve karizmatik olmuş. Hala his konusunda izleyiciyi etkilemiyor ama içimden bir his bu dizi ile kendini geliştireceğini düşünüyorum. Çünkü diğer karakterlerine bakarak bu karakteri oynaması daha kolay. Yalnız yakın çekimlerde dikkat ettim de pudrayı fazla mı kaçırmışlar yoksa gözlerine kırmızı kalem mi çekmişler anlamadım. Biraz tipi garip duruyor ama nedenini çözemedim.

Ebru Şahin'i bir önce ki dizisi ve konuk oyuncu olduğu takip ettiğim dizide izleme şansı buldum. İki dizide de iyiydi ama başrol olmak için yeterli mi pek bilemedim. Gerçi fiziksel olarak doğu kadının güzelliğine uygun ama performans olarak ilk bölümde pek beni tatmin etmedi. Akın Akınözü ile yakışmışlardı.

İlay Erkök çok tatlı bir kız olduğu halde hep gıcık, nerede nefretlik karakter varsa orada oynatıyorlar. Ne zaman şöyle cici bir kız olarak izleyeceğiz merak ediyorum... Dizi de başrolün fettan fesat kuzenini oynuyor. Tabii ki hep aynı karakteri oynadığı için performansı yerindeydi.

Macit Sonkan'da İlay Erkök gibi genelde kötü adam karakterine can veriyor. Usta oyuncuyu bu dizide tonton bir dede karakterinde görmeyi isterdim.

Tansu Taşanlar'ın performansına bayıldım. Başrolde değil ama başrolden daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum. Duruşu, mimikleri, duygu geçişleri muazzamdı. Bence ilerde kötü bir karakter olacak ama ben çok sevdim.

Gülçin Santırcıoğlu ve Oya Unustası'nın karakterini başta tam anlayamadım. Tam olarak kimler, Miran ile bağları ne çözemedim. Spoiler vermeyim ama sonlarına doğru şok edici farklı bir gerçek oluyor. Bağları gerçekten garip geldi. Nasıl işlenecek çok merak ediyorum.

Serhat Tutumluer, Serdar Özer, Gülçin Hatıhan ve Feride Çetin en sevdiğim oyunculardandır. Bu yüzden ikisini izlerken severek izledim. Umarım ikisinin de bol bol sahnesi olur. Serdar Özer ve Gülçin Hatıhan fettan bir rolde olduğu için eminim ki nefret edeceğizdir.

Dizinin başlangıcı bir rüya ile başladı, keşke rüyadan sonra evin başladığı kısımdan başlasaydı. Ben rüya kısmı ile başlamasını sevmedim. Jenerik kısmı ilk bölümde yoktu küçük bir açılış sahnesi oldu. O küçük açılış sahnesi bölümünü beğendim. Sanki bir kitabın kapağının açılışı hissi verdi. Dizinin konusu klişe bir konu olsa da işleyişi çekiciydi. Oyuncuların birbiri ile uyumu hoştu, göze batan bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Zaten başka projelerden tanıdığımız oyuncular olduğu için az çok hepsinin nasıl bir oyuncu olduklarını biliyordum. Yönetmen Cem Karcı'yı severim ama uçurumda salıncak sahnesi çok toy yani nasıl desem acemice duruyordu. Keşke farklı olsun diye o sahneyi çekmeseydi. Bunun harici çekimini sevdim. Seveceğimi düşünmüyordum ama diziyi sevdim bence izlenebilir bir iş ortaya çıkmış. Entrika, aile türünde Doğu dizilerini seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.
Dipnot:  Hercai'nin hazırlanan afişleri Hercai Youtube kanalından izleyicilerin beğenisine sunuldu. Hepsi birbirinden başarılı olan afişler arasında yapılan seçimler sonucunda en çok beğenilen afiş birinci seçildi.
Dipnot 2:  Sümeyye Koç'un  Hercai adlı romanından  uyarlanmıştır. 
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
HERCAİ

9 Mart 2019 Cumartesi

Bir Aile Hikayesi (Dizi)

Dizinin yayınlanma süresi o kadar çok uzadı ki bu uzama da ismi bile değişti. Bu yüzden de yayınlanması beklediğim bir dizi değildi ama her zaman ki gibi bir şans vermek istedim.Diziyi izlemeye başlamam tamamen nötr bir şekilde başladı ve nötr bir şekilde bitti. Diziyi ne sevdim, ne sevmedim. Sanki ilerleyen bölümlerde aile sıcaklığı olan bir dizi izleyecekmişiz hissi yarattı bende.

Songül Öden ve Celil Nalçakan bana göre aynı düzeyde iki oyuncu. Celil Nalçakan'ı çok seviyorum. Songül Öden ile yakışacaklarını hiç düşünmemiştim. Fakat ikisi kusursuz bir ikili olmuşlar. Dizi de geçmiş bölümlerde ki anne ve baba karakterlerine can veriyorlar. Bence performansları çok iyiydi ve karakterler için ikisinden başka birileri düşünülemezdi.

Olgun Toker resmen oyun şov yaptı bölüm boyunca. İlk bölümün kahramanı bana göre
Olgun Toker'di. Karakter ile o kadar bütünleşmiş o kadar gerçekçi bir rol yaptı ki her sahnesinde beni benden aldı. Çok fazla yazacak bir şey yok dört dörtlük bir iş çıkarmış ve muhteşemdi.

Birkan Sokullu'nun saçlarından ve sakallarından çok sıkıldım. Eskiden düzenli tertipli bir adamdı. Son yılların modasına uyup perma yaptırdı ve uzattı, ondan sonra uzun saçtan vazgeçemedi. Tamam perması çok yakışıyor ama eski kısa ve düz haline dönmesini çok isterdim. Artık bu diziyle birlikte 4. projesi... Düşünüyorum da şimdi her karakterinde bu saçı mı kullanacak çok merak ediyorum. Karakteri şimdilik iyi gibi duruyor, oyunculuğu da aynı düzeyde.

Elçin Afacan, Olgun Toker'in performansından sonra beğendiğim en iyi performanslardan biri oldu. Bir şişmanı gerçekten çok iyi oynuyordu. Hatta onun sahnelerinde biraz sosyal medyada gezdim ve sen şişimanların onurusun, gururusun yazılarına rastladım. Oyuncuyu tanımıyorum ama izlediğim iki dizide rol almış, demek ki dikkat etmemişim diye düşünüyorum. Bana göre iyi bir oyuncu olacağını düşünüyorum.

İrem Sak'ı ilk defa ciddi bir projede görüyorum ve çok şaşırdım. Aslında oyunculuğu çok ortalamaymış bu dizi ile öğrenmiş oldum. Ben daha iyi olduğunu düşünüyordum. Olgun Toker'in karşısında çok toy kalmış ama ikisi fiziksel olarak yakışmışlardı. İnşallah karakteri oturunca Olgun Toker'in karşısında çok pot kalmaz.

Alper Saldıran'a bayılıyorum. Daha önce ki yazdığım projelerinde de bunu yazmıştım zaten. O kadar tatlı, o kadar sempatik bir oyuncu ki mimikleri, duruşu, tavrı çok hoşuma gidiyor. Her işinde bana farklı bir kişiymiş hissi uyandırıyor. Dizi de naif ve düşünceli bir karaktere hayat veriyor. Bu yüzden karakterini de çok sevdim. En azından duyarlı ve dış görünüşe bakmayan bir karakter.

Ali Seçkiner Alıcı tam bir usta oyuncu. Karakterde o kadar mazlum, dışarı da gördüğümüz karakterlere benzeyen havası vardı ki gerçekten sokakta ki mazlum insanı alıp dizide oyna sen demişler gibiydi. Olgun Toker ile olan sahneleri de beni çok üzdü. İki oyuncu da çok iyi oynadığı için direk olarak duygu bana geçti. Bence iyi baba- oğul ilişkisi izletecekler bize.

Dizi jeneriksiz başladığı için nasıl bir jeneriği olacak, jenerik yapacaklar mı merak ediyorum. Dizi de bir kaç işleyiş bana saçma geldi. İlk olarak Songül Öden'in hamile karnı çok saçmaydı. Yine Songül Öden'in hamile iken dansöz kıyafeti ile dans etmesi de saçma geldi. Birkan Sokullu'nun gofret reklamında üstü çıplak kalması gönderme gibi gözükse de saçmaydı. Dizi 1984 ve 2019 olarak işlenmişti. Yani biraz geçmişten biraz gelecekten gösteriyordu. Birbiri ile bağlantılı bu işleyiş hoşuma gitti. Fakat ilk 60 dakikasını dizinin anlayamadım. O kadar karışık bir işleyiş yapılmış ki ki kim kimle bağlantılı, geçmişte ki insanlar kim anlayamadım. Birde hikaye çok kopuk geldi, işleyişte de sürekli bir konudan konuya atlanınca diziyi anlamam zor oldu. Bu yüzden başka izleyicilere sormak zorunda kaldım. Bir başka problem de bana göre müziklerin çok uzun tutulması ve sık konulmasıydı. İlk bölüme göre orijinali nasıl bilmiyorum ama çok fazla müzik olduğunu düşündüm bu da rahatsız edici geldi. Şahsen ben konuya müzikler yüzünden pek adapte olamadım. Bunlar haricinde dizi genel olarak güzel gitti. Bence aile izle izlenilebilecek türde bir dizi olmuş. Tutar mı, işleyişi nasıl gider bilmiyorum ama yolu açık olsun. Denk gelirseniz ve ya vaktiniz varsa bir şans verebilirsiniz.



Uyarlama orijinal adı: This Is Us
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 20. sırada tamamladı.
BİR AİLE HİKAYESİ

5 Mart 2019 Salı

Yüzleşme (Dizi)

Bu dizinin oyuncu kadrosu açıklanır açıklanmaz deli gibi beklemeye başlamıştım. En sevdiğim oyuncuların yanı sıra usta oyuncularında olması beni heyecanlandırmıştı. Neredeyse gün aşırı Kanal D'nin resmi sitesine girip gününün açıklanıp açıklanmadığına bakıyordum. Sezonun 2. yarısında heyecanla beklediğim tek dizi bu dizi oldu. Fragmanlar geldikçe daha da sabırsızlandım. Umarım bu kadar beklediğime değer.

Uğur Yücel, Şerif Sezer, Mesut Akusta, Durul Bazan, Zeynep Eronat, Yeşim Ceren Bozoğlu, Macit Koper, Müfit Kayacan ve Yeşim Gül usta oyuncular olduğu için onların oyunculuğu hakkında bir şey yazmak bana düşmez. Bu yüzden onları es geçiyorum, hepsi birbirinden harikalardı. Bu kadar usta oyuncuyu aynı dizide buluşturdukları için önce yapımcıya sonra ekibe teşekkür ederim. Gözlerim şenlendi. Bu arada yazmadan edemeyeceğim ''Şerif Sezer sana aşığım!''.
Hande Doğandemir her dizisinde biraz daha güzelleşiyor. Acaba kilo mu veriyor yüzü ve fiziği için müdahaleler mi yapıyor anlamadım. Belki de yaşını aldıkça yüzü oturuyordur ama gitgide çok güzel bir kadın oluyor. Deyim yerindeyse ''su gibi kadın'' deyimine uyuyor. Hikayeler ve karakterler farklı olsa da bir önceki dizisi gibi intikam içeren bir karaktere can vermesi çok iyi olmuş. Çünkü bir önceki dizisini çok beğenmiştim ama bir kaç bölüm sürdüğü için karakter yarım kalmıştı. Sanki o dizide ki karakterin devamı gibi olması izleyiciyi tatmin edecek diye düşünüyorum. Karakterin güçlü bir kadın olması beni çok cezbetti. Bundan dolayı ben karakteri ve Hande'nin performansını çok sevdim.

Engin Öztürk ile Hande'nin nasıl çift olacağını tam olarak kestiremiyorum. İlk defa çift olarak başrollerin uyup uymadığını bilemedim. Fiziksel olarak ikisi de çok tatlılar ama kimya olarak ilk bölümden çok belirsiz olduklarını düşündüm. İlerleyen bölümlerde bunlar olmuş diyebilecek miyim çok merak ediyorum. Engin Öztürk'ün kendine has bir oyunculuğu var, bu da bende albeni etkisi yaratıyor. Fakat karakter için biraz arka planda, donuk kaldığını hissettim.

Yiğit Kirazcı gerçek hayatında nasıldır bilmiyorum ama çok çatlak bir adam olduğunu düşünüyorum. Bu da iyi ya da kötü her oynadığı karakterde kendini belli ediyor. Bu karakterinde de anladığım kadarıyla yaralı ve bu yüzden kötü olmuş biri ama yine de içten içe çatlak yönü varmış gibi. Diziyi izleyenler fark etmiştir bir cenaze sahnesi vardı ve bu sahnede hal ve hareketleri, replikleri bana o çatlak yönünü hissettirdi. Yeni nesil erkek oyuncular içerisinde dizide performansını en çok beğendiğim erkek erkek oyuncu Yiğit Kirazcı oldu.

Gülsim Ali ilk bölümde çok görülmedi. Nasıl bir karakter olacak nasıl bir performans sergileyecek merak ediyorum. Diğer dizilerinde performansı iyiydi bu dizide de iyi olacağını düşünüyorum.


Ömer Faruk Sorak, Burak Arlıel ismini görünce jenerikte kesin iyi bir çekim izleyeceğiz dedim. İkisini de çok beğenirim. Alanya o kadar güzelmiş ki dış çekimlere bayıldım. Gecesi ayrı güzel gündüzü ayrı güzelmiş. Bir de çekim rengi güzel olunca izlemelere doyamadım, keşke biraz daha fazla gösterselerdi. Dizi ilk bölüme göre çok yavaş ve karışık işlendi. Bu da bazı izleyicileri sıkmış olabilir. Son başlayan dizilerin jeneriklerini o kadar beğenmedim ki sanırım biri beni duydu ve jenerik kısımları güzel olmaya başladı. Yani jenerik kısmına bayıldım ve tabii jenerik müziği ve genel müziklerini de. Beni etkileyen bir iki sahne oldu, bu sahnelerden biri baba - kızın karşılaştığı sahne (Hande Doğandemir - Uğur Yücel), diğeri ise; Levent ve Ömer'in gerçekleri konuştukları sahneydi. Levent ve Ömer'in gerçekleri konuştukları sahnede duygu geçişlerini oyuncular o kadar iyi ayarlamışlar ki fazla gerçekçi olmuştu. Baba - kız sahnesi ise babasını kaybetmiş beni yürekten duygulandırdı ve gözyaşlarıma hakim olamadım. Uğur Yücel ve Hande o kadar uyumlu olmuşlardı ki kalbime ok gibi saplandı beden dilleri. Ben diziyi çok beğendim ve salı, cumartesi, pazar dizi sorunuma çözüm oldu şimdi cumartesi gününe dizi sorunum kalmış oldu. Umarım cumartesi gününe de bir dizi gelir. Ben diziyi ilerleyen bölümlerde bozmazsa severek izleyeceğimi düşünüyorum. Vaktiniz varsa sizde bir şans verin.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 17. sırada, tekrarı ise 45. sırada tamamladı.
YÜZLEŞME

3 Mart 2019 Pazar

Nöbet (Dizi)

Son zamanlarda yapılan bir asker dizisi yüzünden ''asker dizileri''ne karşı büyük bir ön yargım oluştu. Her ne kadar bu günde başka bir kanalda yayınlanan asker dizisini sevsem ve taktir etsem de ön yargımı bir türlü atamadım. Bu yüzden izlemek ve yazmak konusunda tereddütlerim var. Yine de ''Polat Alemdar'' hatırına şans vermek istedim ve pişman olmadım. Çünkü Kurtlar Vadisi dizisini düşününce ne kadar son sezonunda sıkılsam da güzel mesajlar verilmişti. Bu yüzden bu dizide de yer yer anlamlı mesajların olacağını ve gündemi takip edeceğini düşündüm. Sanıyorum ki dizi de aşk ikinci planda olup asker ve vatan kavramları ön planda olacaktır.

Yurdaer Okur'u çok beğeniyorum. Benim için gerçekten büyük bir değer ve usta. ''Adam'' hangi karakter olursa olsun onu oynamıyor yaşıyor. bir önceki karakterinde de aşık olmuştum bu karakterinde de. Karakter ismi Barış ve barış gittiği yere barış götürmeye niyetli bir asker. Ana karakterin genç yakışıklı bir oyuncu yerine usta bir oyuncunun olması ve bunu Yurdaer Okur'un oynaması diziyi rakiplerine göre bir adım öne atmış. Bana göre çıta Yurdaer Okur ile yükseldi. İlk bölümün kahramanı kesinlikle Barış'tı ve izlerken hayranlık duyarak izledim.

Saygın Soysal'ın da hakkını yememek lazım. Duruşu ve mimikleri her zaman bir asker ciddiyetinde bir oyuncumuzdu. Bu dizi içinde seçilmesi bana göre çok akıllıca olmuş. ''Cuk diye oturmuş.'' deyiminin karşılığını bulmuş olabilir bu karakteriyle. İlk bölüme göre çok fazla etkili bir sahnesi yoktu ama bence ilerleyen bölümlerde bizi heyecanlandıracak bir karakteri var.

İpek Karapınar'da ilk bölüme göre çok az sahnesi olan oyuncuydu. İlk bölüm olduğu için ana karakter üzerinde işlenen bölümde gördüğüm kadarıyla diziye uyumlu bir oyuncu olacak gibi.

Deniz Bolışık'ın bu karakterine bayıldım. Öncelikle Yurdaer Okur ile çok güzel çift olduklarını düşündüm. Sahnelerindeki uyumunun yanı sıra fiziksel olarak da çok tatlı duruyorlardı. Sanırım ilk defa Yurdaer Okur'un karşısına yaşına daha uygun bir oyuncu çıkarmışlardı. İlk sahnelerinde gözyaşının aktığı bir sahne vardı. O sahnedeki oyunculuğu beni o kadar çok etkiledi ki onunla birlikte bende gözyaşı dökerek amin dedim. Senarist en kısa sürede umarım Elmalı'ya gönderir Ayşe karakterini.

Kürşat Alnıaçık kolay kolay iyi bir karakteri oynamazdı. Fakat ilk bölümden algıladığıma göre dost / iyi bir ağa karakteri olacak gibi duruyor. İnşallah bu algımda yanılmam ve bu şekilde devam eder.

İbrahim Kendirci ilk bölüme göre fazla sempatik geldi. Böyle aşık bir doktoru oynaması diziye renk katmıştı. Karakterinin eğlenceli olacağını düşünüyorum. Dram olarak ilerleyen dizide izleyici için bir nefes karakteri olabilir. İlk bölüm performansını sevdiğim oyunculardan oldu.

Murat Kılıç tüm türlere yakışan nadir oyunculardan. Komedi dizisine koy, dram dizisine koy, entrika dizisine koy hiç pot durmuyor. Bana göre bu diziye de yakışan bir oyuncu olmuştu. Bölümde bir masayı toparlıyor. O sahnesinde ki duygu hali çok hoşuma gitti, performansı taktir edilesiydi.

Dizide hiç bir oyuncu pot durmamış bilakis kadroda ki oyuncuları tek tek ele alınca güçlü bir kadro oluşturulduğu belli oluyordu. Fakat noname isimlerinde olduğunu düşündüm. (Oynadıkları projeler varsa da bilmiyorum.) Kısa sahneleri olsa da onlarında iyi olduğunu düşündüm. Bu da bende özenle seçilmiş bir kadro algısı yarattı.

Jenerik kısmı son zamanlarda yapılan jeneriklere göre çok farklıydı. Hollywood tarzı diyebileceğimiz ama Kurtlar Vadisi jeneriklerini andıran bir jenerik yapılmıştı. Müzikleri Gökhan Kırdar yapıyor. Haliyle jenerik müziği de çok heyecan vericiydi. Bu yüzden ben jenerik kısmına bayıldım. Dizinin ilk sahnesi çatışma ile başlıyor, asker dizilerine baktığım zaman hepsi bu şekilde bir başlangıç yapmışlardı. Bana göre klişe ama çekim tarzı ile muazzam bir başlangıçtı. Genel olarak ilk bölümün işleyişi günlük konuşmalar ve yavaş işleyiş ile ilerledi ama yer yer de yükseldi. bir bütün olarak baktığımda ilk bölüme göre doğru yazılmış gibi geldi ve hoşuma gitti. Yönetmen Gökhan Erkut'un Nöbet ile birlikte son üç projesinde çekim tarzını çok yakından takip ediyorum. Kendine has bir stili var ve istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Görüntü yönetmeni, ışık şefinin de hakkını yememek lazım. Özellikle gece çekimleri dolu doluydu ve genel olarak çekim açıları çok güzeldi. Asker dizilerinde ilk bölümde şehit sahnesi olmazsa olmaz gibi bir şey oldu. Dizi dahi olsa ciğerim yanıyor haliyle ilk bölümde en çok etkilendiğim sahne şehit sahnesiydi. ''ALLAH tüm askerlerimizi korusun, tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.'' Dizi bana göre iyiydi, bu sezon pazar gününe gelen dizilerden hangisine iyi desem 3. bölümden sonra izlemeyi bırakmama sebep oldu. Bu dizi inşallah bu şekilde devam eder ve ben izlemeye devam ederim. Şimdi pazar gününe bir dizim oldu çok sevinçliyim, eğer vaktiniz varsa sizlerde bu diziye bir şans verin.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
NÖBET
Tasarım:Sawako Kuronuma