This Blog is protected by DMCA.com

18 Ocak 2019 Cuma

Şiddetten Ölen Kadınlar İçin Dijital Anıt Sayaç

Katledilen tüm canlılar için kalbimde büyük bir yas taşıyorum. 
Öldürülen kadınlarımız, öldürülen çocuklarımız, öldürülen sessiz dostlarımız(hayvanlar)...

Neden bu kadar vahşi ve bu kadar cani bir toplumuz anlayamıyorum. Artık herkesin içinde gizli bir sapık var gibi geliyor. Bu yüzden bence dünyanın en zararlı ve kötü canlısı insanlar. Haberlerde, gündüz kuşağı programlarında hep şiddet, istismar ve cinayet işleniyor. Her duyduğum olayda bunun üzerine daha kötü bir olay olamaz diyorum ve sonrasında daha da kötü bir olay duyuyorum. Gördüklerim ve duyduklarım resmen kanımın çekilmesine neden oluyor. Bazen dayanamıyorum, kanalı değiştiriyorum ama ben kanalı değiştirdiğimde o olay yaşanmamış olmuyor.

Artık kimsenin kimseye tahammülü yok. Gitgide şiddet artıyor, güçlü olduğunu sanan zavallı kendinden güçsüz olan insanı çok rahat öldürebiliyor. Bu gerçekten korkunç bir durum. Bu konuda empati duymak istemiyorum ama daha farklı, ağır cezalar almalarını çok istiyorum. Umarım her yeni güne kötü bir haberle uyanmadığımız günleri görebiliriz. 

17 Ocak 2019 Perşembe

Yılbaşında Gelen Hediyeler #2


Sınavlar, ödevler derken bu postu yazmak bu güne kaldı. Geçen yıl ne kadar güzeldi hemen ilk günlerde bir sürü yazı yazabilmiştim. 2019'a yoğun ve biraz da tembel mi başladım ne? Geç olsun güç olmasın yazıyorum ve yazıma başlıyorum. Bu yıl geçen yıla göre daha az hediye aldım. Çünkü aralık ayı içerisinde kimse ile iletişim kurmadım. Bu şekilde de hızlıca geldi geçti. 

15 Ocak 2019 Salı

Halka (Dizi)

Merak ettiğim bir dizinin daha başlaması vatana millete hayırlı olsun. Bu diziyi usta oyuncular, Kaan, Serkan ve Hazal için bekliyordum. En çokta Hazal için bekliyordum. Çünkü bu kıza bayılıyorum. Doğuştan oyunculuk yeteneği olduğunu düşündüğüm için ilgimi çeken bir kadın oyuncu oldu hep. Bir başka izleme sebebim de polisiye ve mafyavari bir dizi olmasıydı. Farklı düşüncelerin aksine ben mafya türevi dizileri seviyorum. Bu yüzden başlayan bu türde dizileri şans verirken öncelik tanıyorum. Bu dizide de benim ilgimi çeken taraf bu oldu. Konusu da işleyişi iyi devam ederse güzel bir konu gibi geldi.

Serkan Çayoğlu'nun ilk etapta kendi sesini duydum sonra dizinin ortalarına doğru dublaj olduğunu düşündüm sonra tekrar sesini duydum. Neden böyle oldu anlamadım, her sahnede öyle doğru öyle güzel ses tonunu ayarladı ki beni acayip şaşırttı. Bir önceki projesinden itibaren oyunculuğunun üst seviyelere doğru çıktığı gözle görülür bir şekilde belliydi ama bu karakter ile ilk bölümün kahramanı yeni nesil oyuncular içerisinde Serkan olmuştu. Performansının bir an bile düşmemesi sahnelerinde herhangi bir sorun olmaması çok hoşuma gitti. Bence bu karakterden sonra artık oyunculuk kısmında Serkan saygıyı hak ediyor. Serkan'ın oyunculuğunu beğenmeyen olursa da şu saatten sonra düşüncenin altında fesatlık ararım.

Kaan Yıldırım'a bayılıyorum ve bu tür serseri karakterlere çok yakıştığını düşünüyorum. Neden bilmiyorum farklı bir albenisi var oyuncunun. Sanki ailemizin çocuğu gibi. Bu dizide de zeki, hırslı bir adamı canlandırıyor. Dizi de iki kadın Kaan'a eşlik ediyor. Bunlardan biri Nazan Kesal, diğeri Hazal Subaşı. Bu iki kadınla da Kaan'ı çok yakıştırdım. Nazan Kesal ile olan sahnelerde hem çok iyi iş ortağı havası vardı, hemde anne oğul havası vardı. Bu da gösteriyor ki iki oyuncu da set arkasında birbirlerinden iyi enerji almışlar o enerji de bize geçiyordu. Hazal Subaşı ile atışmalarına bayıldım, birbirlerine bakışları, mimikleri beni benden aldı. Şu an dizi de favori çiftim Bahar ve Kaan oldu. Kaan'ın ilk defa kendi formunda bir oyuncu ile çift olduğunu gördüm. Özel hayatlarında çok beğeniyorum ama eşi dahil (oynadıkları diziden bahsediyorum) ilk defa bir projede Kaan için fiziksel olarak doğru kadın oyuncunun seçildiğini düşünüyorum.

Hande Erçel'in ilk gözüme çarpan çok zayıflamış olması oldu. Resmen bir kemik kalmış kız ama güzelde olmuş. Daha fit ve sağlıklı görünüyor şimdi, o tatlı gamzeleri daha net ortaya çıkmış. Darısı bana bende istediğim kiloya insem çok güzel olur. Bu yönden biraz kıskandım. Serkan ile Hande fiziksel olarak çok uyumlu olmuşlar. Bir izleyici olarak ikisinin kimyasını beğendim. Fakat Hande hala çok ortalama bir oyuncu. Mimikleri çok abartılı, oyunculuğu çok abartılı, ses tonlamasını hala ayarlayamıyor. Örneğin, Cihangir'in Müjde'yi babasına götürdüğü sahnede kahkahası ve sesini ayarlayamaması çok göze batıyordu. Yine de azmine, çabasına çok büyük saygı duyuyorum ve kendini daha iyi geliştireceğine inanıyorum. Bakışlarıyla ve duruşuyla ekrana yakışan bir kız. Yolu açık olsun belki ilerleyen bölümlerde karakter oturdukça pek göze batmaz. Tıpkı 2016- 2017 yılında oynadığı romantik komedi dizisinde ki gibi. Keşke bir de kötü kadın karakterini denese belki saf kız karakteri Hande'ye yakışmıyordur belki fettan kadında kendini bulabilir.

Hazal Subaşı'nı ilk dizisinden bu yana takip ediyorum. O kadar tatlı bir kız ki evimizin kızı gibi hissediyorum. Yüz hatları zaten yolda çevremizde gördüğümüz bir yüz hattı olduğu için sıcacık geliyor. Hayranı değilim ama aşırı derece de farklı bir enerji alıyorum izlerken. Aurası yüksek bir insan olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında oyunculuk mesleğinde çok yeni olmasına rağmen çok iyi bir performans çıkarıyor. Oynadığı karakterlerde soğuk gibi dursa da doğal bir oyunculuk sergiliyor. Kim gibi yazsam... Tıpkı Cansu Dere gibi, soğuk ama iyi oyuncu. Bahar karakterinin geçmişi biraz hüzünlü ama mücadeleyi asla bırakmamış bir karakter. Şu anda mesleğine sadık işini iyi yapan bir polis olarak gözüküyor. (İşleyişi tahmin edemiyorum.) Ve tabii ki Kaan karakterinin ensesinde ki bir nefes. Bölüm boyunca karakteri ve Hazal'ın performansını sevdim. Umarım bu proje ile son kez ikinci kadın karakteri olarak izleriz.

Ahmet Mümtaz Taylan, Nazan Kesal ve Burak Sergen'i bir bölüm olarak yazmak istiyorum. Bu üç oyuncuyu izleyip performansına hayran olmayan bir izleyici var mı merak ediyorum. Üç oyuncu da birbirinden kıymetli, usta ve müthiş oyunculuk sergileyen oyuncular. Eleştirmek bana düşmez, ancak saygı ile izleyebilirim.

Dizinin jenerik kısmını çok beğendim, çok güzel olmuş. Dizinin başlangıcı çok yüksekti, kafa karıştırıcı ve gerilim dolu başladı. Müzikleri çok güzel ve sahnelere çok uygundu. Bu yüzden izleyicinin duygu geçişine yardımcı oluyordu. Dizinin mat çekimi ve gri havası işleyişine uygundu. Genel olarak diziyi sevdim, ilk bölümün işleyişi güzeldi. Film tadında ilk bölüm yapmışlardı. Daha sonra ki bölümlerde de işleyişi olursa büyük ihtimal izlemeye devam ederim. İşin içinde Zaten salı günü izlediğim dizi aşırı saçmaladığı için dizi arayışındaydım bu dizi tam zamanında geldi gibi oldu. Bence sizlerde bu diziyi bir deneyin derim. Gönül rahatlığı ile tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
HALKA

9 Ocak 2019 Çarşamba

El Emeği Hediye Almak


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Kendimi bildikten sonra bu yaşıma kadar bir sürü hediye aldım ama hep maddi hediyelerdi.
Fakat manevi olarak kimse bana bir hediye vermemişti. 
Bu yıl yılbaşı hediyeleşmesinde çok farklı bir duygu yaşadım.
Çünkü ilk defa biri bana oturmuş zaman ayırmış ve bir şey örmüştü. 
Böyle bir hediye karşısında çok sevindim. Ve sizinle paylaşmak istedim.
Ören kişi bana çok pahalı bir hediye alsaydı bu kadar hoşuma gitmez ve sevinmezdim. 
Çünkü içinde emek var, özveri var ve beni düşünerek, içine sevgi katarak oluşturulmuş bir hediye. Manevi değeri olan hediyelerin en önemli özelliği verilen kişinin kendini özel hissettmesidir.
Şu an bende kendimi özel hissediyorum.
Hediyeyi ören kişi bana örme aşamasını  göstermeyi de ihmal etmedi. 
İyi ki çevremde beni önemseyen insanlar var, gerçekten minnettarım.

7 Ocak 2019 Pazartesi

Vuslat (Dizi)

Yılın ve sezonun ikinci yarısının ilk dizisi Vuslat ile başladı. Normalde eğer ara olmasaydı başka diziler de gelecekti ama ilk dizi olmak Vuslat dizisine nasip oldu.
Öncelikle Satrancı Urefa ne demek onu öğrenmemiz lazım.
indigodergisi'nin 2012 yayınına göre;
Satrancı Urefa, Büyük Tasavvuf Alimi Muhyiddin İbn-i Arabi tarafından tasavvuf yolunu öğrencilerine öğretmek üzere geliştirilmiş bir oyundur. Halk arasında ''Yılanlı Dama'' olarak bilinir. ''Urefa'' arifler demektir. Arif ise bilen demektir. Bilenlerin satrancı…
Dizinin konusuna göre;
Vuslat, ''İyi insan'' olmak için çıkılan ''aşk yolculuğu''nun serüvenleri üzerine kurgulanarak, tüm karakterlerin insana ait hallerini İbn-i Arabi'nin Satranc-ı Urefa oyunu ile anlatacak. (7.01.2019 yayınlı sözcü gazetesi)
Dizi tam TRT'ye yakışacak türde bir diziydi. TRT daha çok kültürümüze uygun diziler yapmayı seçtiği için bu dizi de o yönde bir dizi olmuştu. İlk bölümde yer yer tasavvufa yakın sahneler vardı. Ben dizinin genel ambiyansını sevdim. Diğer dizilere nazaran farklı bir havası vardı. Bu hali de bana göre çekiciydi. Fakat ariflerin satrancı'nı doğru bir şekilde betimleyip anlatabilecekler mi biraz kuşkum var. Konu ve tema hoş görünse de benim için işleyiş her zaman bir adım önde oluyor ve en dikkat ettiğim kısım oluyor. Eğer işleyiş kısmında da istenilen verilirse çok güzel bir dizi olacağını düşünüyorum.

Kadir Doğulu'nun oyunculuğunu diğer izleyicilere göre ben beğenerek izliyorum. Bana göre bir önceki projesinde oyunculuğunu daha iyi bir yere getirmişti. Bu dizi ile de pekiştireceğini düşünüyorum. Gerçekçilik konusunda da kendini geliştirdiğini fark ettim ve çok sevindim. Özellikle ses ve tonlama konusunda bana istediğimi vermeye başlamış. Diğer projelerinde sesini iyi kullanamıyordu. Çok baskın olması gereken yerlerde sesi tizleşiyordu. Bu şekilde sesinin incelmesiyle sahne gerçekçiliğini kaybedip etkili olmuyordu. Fakat gerilim olan sahnelerde ilk bölüme göre bunu aşmış gibi görünüyor. İlerleyen bölümlerde Kadir, karakter ile bütünleştikçe daha pürüzsüz mükemmel olacağını düşünüyorum. Kadir karakter için nokta atışı olmuş.

Devrim Özkan'ı ikince kez izleme şansı buldum. İlkinde bir dönem dizisindeydi ve oyunculuğu göz dolduruyordu. Hatta o dizide neredeyse tüm oyuncular çok ağırken aralarında göze batmıyordu. Bu dizide ise ilk bölüme göre tam oturmamış ama göze batmıyordu. Biraz mimikleri ile ilgili problemi var gibi duruyor. Yani donuk ve mimiksiz oynuyordu. Belki karaktere ısınamamış ya da karakteri kavrayamamış olabilir. Baştan ön yargılı olmak istemem bir kaç bölüm izlemem lazım ama sanki olmamış gibi hissettim. Fakat Kadir kimyaları uymuştu. Şahsen ikisinin olduğu sahneleri çok beğendim. Hatta Neslihan'dan sonra ilk defa bir kadın başrol karakterle yakıştıklarını düşündüm.

Mehmet Özgür müthiş bir oyuncu. Ustayı kötü karaktere koy kötü karakter olduğu için nefret ediyorsun, iyi karaktere koy sarılasın, elini öpesin geliyor. Her karakterin oyuncusu tanımının karşılığı bir oyuncu. Bu dizi de biraz tasavvuf bilgisi olan, maneviyatı yüksek bir karakter. Bence karaktere yakışmıştı.

Ümit Kantarcılar bence bölümün kahramanıydı. O bakışlar, o mimikler, o beden dilini doğru kullanışı ve inandırıcı oyunculuğuyla beni kendine hayran bıraktı. Sahneleri hemen hemen yükselten bir oyunculuk sergiledi. Bu dizi de başrolü geçen bir karakter olursa hiç şaşırmam. Kötü olmak ancak bu kadar yakışabilirdi.

Baran Bölükbaşı hangi dizi de oynasa yarıda dizi bitti. Doğru düzgün finali olan ve uzun soluklu bir dizi de oynaması nasip olmadı. Bu dizi de beklediğimden iyi bir performans ile başlamadı. Bir kaç dizisi olduğu için daha iyi bir performansı olacağını bekliyordum. Belki karakterdendir ama istediğimi alamadım. İleri ki bölümlerde karaktere daha fazla sahne verilirse belki daha iyi anlama fırsatı buluruz.

Ve Erdem Akakçe...
Fiziksel olarak kiloluyken sanki daha fazla oynadığı karaktere adapte oluyordum gibi geliyor. Yine oyunculuğu çok iyi ama zayıflayınca bir garip geldi. Sanki o hep sevdiğim oyuncu gibi değil de başka biriymiş gibi geliyor. Ondan hep yüzüne bakıyorum ve oyunculuğuna dikkat edemiyorum. Fakat iyi bir oyuncu olduğu için sahnelerini severek izliyorum. Anladığım kadarıyla Mehmet Özgür gibi biraz tasavvuf bilgisi olan, maneviyatı yüksek bir karakter. dizi de görmek çok güzel.

Dizinin çekim açılarını çekilen mekanları ve kullanılan parçaları beğendim. Giyilen kıyafetlerden çok dekor kısmı daha bir ilgimi çekti. Dekorları kim düzenlediyse çok hoş düzenlemişti. Çekim rengi koyu ve mat ağırlıkta yapılmıştı. Dizinin hikayesine çok uygun olduğunu düşündüm. Bunların hepsini bir araya getirince bir bütün olarak çok beğendim ve kusur bulamadım. Sadece ilk bölümün işleyişinde bir iki tane mantık hatası olarak gördüğüm sahneler vardı onu da ilk bölümün nazar boncuğu olarak nitelendirdim. Dizi başlamadan önce ilgimi çekmese de izleyince hoşuma gitti. Eğer denk gelirseniz ya da dizi arayışındaysanız sevebileceğiniz bir dizi olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden diziyi size tavsiye ederim.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
VUSLAT

4 Ocak 2019 Cuma

Yeni Yılın İlk Günleri Neredeydim

 Başlığı okuyan okuyucuların ''bize ne, bizi alakadar etmez'' dediklerini duyar gibiyim. Bak! Şimdiden kulağım çınlamaya başladı. Fakat yine de yazacağım. Çünkü şu an sohbet etmek istiyorum, günlük tutmak istiyorum... Eğer okursanız yazımı şimdiden teşekkür ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

31 Aralık 2018 Pazartesi

Hoşça Kal 2018




Acısıyla tatlısıyla gidiyorsun. İyi ki geldin, iyi ki gidiyorsun.
 Şimdi yalan yazmayacağım geçtiğimiz üç dört seneye baktığımda içinde en huzurlu olduğum yıl 2018'di. ALLAH'a binlerce kez şükürler olsun en kötü günümde böyle oldu. Yıl boyunca iki cenaze çıktı ailemden. En çok onlara üzüldüm, onun harici bir iki tane aile arası sorun çıktı. Gerçekten akrabalık zor iş, günümüzde hele çok çok zor iş. Neyse ki hepsini aile bağları ile atlattık. 

Tasarım:Sawako Kuronuma