This Blog is protected by DMCA.com

23 Haziran 2018 Cumartesi

Şahsiyet (Dizi)

-spoiler içermez-
Finaller ramazan derken finalini izlemek dün akşama nasip oldu. Sonuna kadar çok merak ettiğim ve finalinde beni ters köşe eden bir dizi oldu. Agah ha yakalandı ha yakalanacak derken bölümler seri olarak bitti. Tek sorun puhu tv'nin bekletip toplu yayınlamasıydı. Onun harici dizi dört dörtlüktü.

Haluk Bilginer hangi karakteri oynarsa oynasın üzerine bir ceket gibi giyiyor ve Haluk Bilginer'i unutturuyor. İzlerken tamamıyla oyuncuyu değil net bir şekilde karakteri izleyiciye gösteriyor. Karakter betimlemesinin iyi olmasından dolayı da ustalığını biz izleyiciye her seferinde yeniden hatırlatıyor. Müthiş bir oyuncu, müthiş bir değer, müthiş bir yetenek.

Cansu Dere daha önce bir polis karakterine can verse de bu seferki tam kişiliğine uygun olmuş. Soğuk duruşuyla Nevra karakterini başka kimse oynayamazdı diye düşünüyorum. Bana göre oyunculuğuyla ve duruşuyla bu karaktere cuk oturmuştu. Haluk Bilginer ile uyumunu başka projelerden zaten bildiğimden güzel ikili olacaklarından emindim ama polis olarak beklentimin üzerinde bir performans sergiledi. 


Keza Metin Akdülger'i de sevmediğim halde bu dizi ile ısınma ve performansını inceleme şansı buldum. İlginçtir ama fiziksel olarak yakışmasalar da çift olarak Cansu Dere ile çok uyumlu olmuşlardı. İkisinin de soğuk duruşu ilginç bir şekilde uyum yakalamış ve göz doldurucu bir hale gelmişti. Cansu ile olan sahnelerini ayrı bir sevdim. Belli ki kamera arkasında da kimyaları uymuş bu da kamera önünden bize yansımıştı.

Şebnem Bozoklu bu dizi de en sevmediğim karakterlerden biriydi. Geçmişten gelen bir haklılığı olsa da çok bencil ve sorumsuz bir kadındı. Çocuğuna ilgisi yok, babasına karşı bencilliği yüksek, kocasıyla kafayı bozmuş garip bir kadındı. Yalnız oyunculuğu çok iyiydi. O gıcık karakteri çok iyi oynamıştı. Ben Agah'ın yerinde olsam kızı Zuhal'i de öldürürdüm. Hatta torunu Deva'yı da öldürürdüm.

Deva yazmışken... Dizi de iki oyuncuyu hiç sevmedim. Biri Recep Usta
diğeri Rabia Soytürk. Karakter olarak savruk ve ergen karakterler olarak gıcık olsam da oyunculuk kısmında ayrı bir gıcık oldum. Genç oyuncu oldukları için kendilerine geliştireceklerini düşünüyorum. Ortalama bir oyunculukları vardı.

Necip Memili'nin oyunculuğunu çok seviyorum. Bu yüzden her zaman nefret ederim, tiksinirim oynadığı karakterlerden. Çok doğal ve gerçekçi oynadığı için gizli gözde oyuncularımdandır. Bu dizi de Nevra'yı destekleyen bir komiserdi. Aslında düşününce konuşmaktan başka bir işe yaramıyordu ama Nevra'yı desteklemesi bile kilit bir karakter olduğunu gösteriyordu. Nefret etmediğim bir iki karakterinden biriydi.

Biliyorsunuz ki Hüseyin Avni Danyal usta oyunculardan biri. Haliyle oyunculuğunda bir kusur bulamadım. Tok sesiyle, duruşuyla ve oyunculuğuyla muazzamdı.

Ve gönüllerimizin oyuncusu Müjde Ar... Müjde Ar Yeşilçam'dan gönlümüze taht kursa da son yıllarda hiç ekranda göremiyorduk. Tamamen kabuğuna çekildiğini düşündüğümüz anda bu dizi ile ortaya çıktı, çokta iyi yaptı. Çünkü kendini özletmişti. Bence kendinden, oyunculuğundan ve performansından hiç bir şey kaybetmemişti. Müjde Ar'ın olduğu sahneleri severek izledim.

İnternet dizileri arasında tartışmasız en iyi dizi bu dizi oldu. Fi'nin ardından güzel bir dizi çıkmayacak diye beklerken bu dizinin gelmesi çok iyi oldu. Puhutv'nin ücretsiz olmasını çok seviyorum. Dizi Haluk Bilginer'in tok ses tonu, Cansu Dere'nin soğuk duruşuyla muazzam hale gelmiş ve ikisinin uyumu farklı olmuştu. Birlikte oynadıkları bir önceki dizide de sevmiştim bu dizide de öyle. Dizinin bana göre en kötü yanı uzatmadan 12 bölümde bitmesi oldu. Gönül isterdi ki 3-5 sezon sürsün ama kısmet.   Onur Saylak'ı oyuncu olarak severim ama yönetmenliği de çok güzeldi. Çekim rengi, çekim açısı ve çekim stilini çok beğendim. Seçilen mekanlar ve eşyalar çok yerindeydi. Hikaye,  konu ve işleyiş  açısından da  çok iyiydi ve güçlüydü.  Bence bu diziyi izlemelisiniz, tavsiye ederim.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
ŞAHSİYET

19 Haziran 2018 Salı

Sev Yeter / Ye Hai Mohabbatein (Hindistan)

Bu dizinin başlayacağından haberim yoktu. Kore dizisinin günü belli olmuş mu diye bakarken dizinin de aynı gün başlayacağını fark etmiştim ama ne konusuna, ne oyuncularına, ne de fragmanına bakmamıştım. Dün Kore dizisi bittikten sonra bir şans vermem gerektiğini düşündüm ve izledim.

Fakat dizi ülkesinde devam eden bir diziymiş. Bu biraz gözümü korkuttu. Şimdiden dizi 1509 bölüm olmuş. Bu şekilde devam ederse kaç bölüm daha olur merak ediyorum. Hintlilerin haftalık yerine günlük olduğu için dizileri bu kadar fazla oluyor ama yine de çok uzun geldi. Sonuna kadar izleyebilir miyim ya da Kanal 7 kaç bölümünü satın aldı bilmiyorum.

Aslında dizi klasik bir Hint dizisi. Konu ve hatta işleyiş üzerine pek bir şey katılmış olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü şimdiye kadar izlediğim tüm Hint dizileri aynı türdeydi. Bizim ülkede ki dizilere kızıyoruz ama beterin beteri var gibi geliyor Hint dizilerini izlerken. Sanki oyuncular değişiyor ama konu ve işleyiş kopyala yapıştır gibi. Tıpkı muhteşem filmleri gibi farklı konuları da televizyonlarında görmek isterdim. Belki de vardır ama çeviri bulan ya da kanalın satın aldığı tek tiptir kim bilir?

Dizinin dublajı çok güzeldi. Sesler, karakter ve oyuncuların fiziksel yapılarına çok uyumluydu. Senkron kısmında zaten sorun yoktu ama dizinin bazı sahneleri beni çok üzdü. Mesela bir sahnede komşusuna et yemediği halde küçümseyerek et yedirmeye çalışmış o sahne cidden rahatsız ediciydi. Eğer inancım ve ülkemde olan bir sahne olsaydı diziyi yerden yere vurur boykot yapardım.

Sonra kızın çocuğu olmuyor ve bu konu sakız gibiydi. İki replikten biri kızın bebeği olamıyordu. Bu yüzden kızı dışlıyorlar ve sürekli yüzüne vuruyorlardı. İzleyiciler içinde çocuğu olmayan kadınlar varsa onlar için çok can acıtıcı replikler olmuştur. Senaristin bu konuyu en acımasız şekilde yazdığını düşündüm. Hani sosyal mesaj verme amaçlı olsa sorun yok ama dümdüz bir dizi. Büyük ihtimal ilerleyen bölümlerde daha acımasız replikler duyacağız gibi geliyor.

Bu iki konu şu an beni çok rahatsız etti. 2013 yılı çekimi olduğu halde renk ve mekanlar çok güzel seçilmişti. Çekim kalitesi de yüksek duruyordu. Oyuncuların oyunculukları standart dizi oyunculuğuydu. Çok beni etkileyen bir oyuncu yoktu. Şu an için takip etmeyi düşündüğüm bir dizi. Doğruyu yazmak gerekirse beğenip sevdim de. Eğer vaktiniz varsa sizde bir deneyin derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
18 Haziran 2018 Pazartesi gününden itibaren her gün 20.15'te tekrarı ise 12.30'da kanal 7'de.

Sev Yeter
 (Ye Hai Mohabbatein, This is love, Aşk Bu)

18 Haziran 2018 Pazartesi

Sil Baştan / Kill Me Heal Me (Güney Kore)


Heyecanla beklenilen dizi sonunda televizyonda gösterime girdi. Ben daha evvel dizi ve Çin uyarlaması hakkında yazı yazmıştım aslında. Şu linklere tıklayıp Kill Me Heal Me/2015 (Güney Kore Dizi) ve A Seven-Faced Man / Kill Me Heal Me / 2017 (Çin) yazıma ulaşabilirsiniz. Fakat yine de birde dublajlı haline yazı yazmak istedim.

Dizilerin duyurusu yapılır yapılmaz herkes dublaja takmış gibi yorum yapmaya başladı. Bu olayın başladığında da devam edeceğine adım soyadım gibi emindim. Nitekim beni yanıltmadılar ve çok ağır hak edilmeyen bir sürü yorum yapıldı. Eleştirinin de bir sınırı olduğunu düşünüyorum. Şüphesiz ki bir emek var ortada ve bu göz ardı ediliyor. Bunun da eleştiriden çok saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

Aynısı TRT zamanlarında da yapılmıştı. Hatta bu yüzden Kore dizilerinin TRT'de yayınının bittiğini bile düşünürüm. Özellikle TRT Okul kanalının yayınladığı dizilerde dublaj ve yayın konusunda çok acımasız yorumlar yapılmıştı. Şimdi aynı şeyin Kanal 7 için yapıldığını görmek üzücü oldu. İnşallah Kanal 7 aldığı dizileri bitirdikten sonra yayınlamayı kesmez. Daha ilk dizinin ilk bölümünde bu kadar acımasız olan sonra ki dizilerinde ne yazar ALLAH bilir. Yani tabii ki beğenilmeyebilir ama ölçülü ve eleştiri amaçlı yorumlar olsa güzel olurdu.

Ben beğenmeyenlerin aksine olaya teknik ve mantıksal olarak bakmayı tercih edenlerdenim. Duygusal ve düz bir izleme ile bakmadığım içinde haliyle beğendim. Benim için önemli olan senkrondu ve dublajda senkron çok uyumluydu. Çünkü bir diziyi izlerken orijinal dilin ağız oynatması ile üstüne yapılan dublajda bir kayma oluyorsa tamamen izlediğim şeyden kopup oyuncunun sadece ağız kısmına odaklanıyorum. Bunu ilk bölümde hissetmedim ve çok beğendim. Doğru yerlerde durup doğru yerlerde doğru şekilde ayarlamışlardı. Hangi dilde olursa olsun orijinal bir dilin üzerine yapılmış dublajı sevmeyen ben, bu yüzden sevdim.

Karakterlerin orijinal seslerini bildiğim için ilk dakikalarda çok yadırgasam da seslendirmenlerin doğru seçildiği düşüncesini hiç kaybetmedim. Her bir karakter için karakteristik sesler seçilmişti. Yani oyuncudan çok oyuncunun oynadığı karaktere yakın seslerdi. Bu da hemen sevmemi ve sesleri benimsememe sebep oldu. Özellikle Oh Ri Jin karakteri için nokta atışı yapılmıştı. Dizi de ses açısından tek problem Shin Se Gi'nın ses tonu oldu. Ji Sung Shin Se Gi için daha sert ve erkeksi bir ses tonu kullanıyordu. Seslendirmen ise çok ponçik bir ses tonu çıkarabilmişti. Kalınlaştırmak yerine sert ve seksi olarak tanımladığımız o ses tonunu kullansaydı güzel olurdu ama ben böyle de sevdim.

İsim konusunda Kanal 7 her zaman favorim oldu. Çok akıllıca hamleler yapıyor kanal. Akılda kalıcı bir o kadar kolay isimler seçiyorlar. Bu belli bir yaş üzeri için çok önemli bir konu. Öldür Beni, İyileştir Beni gibi bir isim kullanmak yerine Sil Baştan ismini bulmaları çok doğru olmuş.

Dublajlı da dizi izlenebilir durumda. Dublajı çok tercih etmeyen ben bile izleyebilirim. İlk defa Kore dizisi izleyen ya da orijinal dilde izlediği halde dublajlı halini de izleyenler ne düşündü merak ediyorum. Bu konuda yorumlarınızı bekliyorum.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
18 Haziran 2018 Pazartesi gününden itibaren her gün 19.00'da tekrarı ise 09.15'de kanal 7'de.

Sil Baştan, Kill Me Heal Me 
( 킬미, 힐미 , Öldür Beni İyileştir Beni)

13 Haziran 2018 Çarşamba

Kalbimin Sultanı (Dizi)

Yaz sezonunun beklediğim dizilerinden biri hiç bana fark ettirmeden başlayacaktı. Dün kanalların resmi sitesine bakarken fark ettim ve şaşırdım. Tüm dizilerin bayramdan sonraya kalacağını umuyordum. Yine de önce başlaması benim açımdan çok iyi oldu. En azından bloguma yazma şansım oldu. Bu dizi Türkiye'de daha önce hiç denenmemiş bir tür olmasıyla dikkat çekiyordu. Romantik Komedi türüne Türkiye gibi bir yerde tarihi türünü de ekleyerek yapmak büyük bir cesaret istiyordu. Çünkü olmayan bir şey anlatılmalıydı ve Türk izleyicisi bu konularda çok ciddi izleyecekti. Nitekim de öyle oldu. Hayali karakterlerin, hayali olayların olduğu diziyi bir padişah hayatı olarak algılayıp o ciddiyetle izleyip eleştiren çok seyirdi vardı.

''Yahu! Siz Osmanlı ile mi dalga geçiyorsunuz...'' diye başlayan cümleler çok vardı. Aslında toplumumuz için bu çok üzücü. ''Biz tarihimizi bilmiyoruz ve dizilerden öğreniyoruz.'' sözünün doğruluğunu bir kez daha gördüm. Neyse ki dizi genel olarak bilinçli seyirci tarafından sevildi. Bilinçli bir izleyici olduğumu düşünmüyorum ama benim de hoşuma gitti.

Özellikle Uzak Doğu dizilerinde tarihi, romantik komedi türünü çok seviyorum. Genelde onlar biraz da fantastik olaylar katıp işliyorlar ama izlerken çok eğleniyordum. Her seferinde de neden bizde böyle hayali uçuk olmayacak olaylar işlenmiyor yapılmıyor diye düşünürdüm. Hep sert, hüzün ve acımasız olduğumuz işleniyordu. Yabancı ülkelerde de dizilerimiz izlendiği için insanların gözünde farklı bir yer edinmesine sebep oluyordu. Bu yüzden bu dizi bizim Türk tarihimize ''hayali'' dahi olsa bir sempati beslemeye zemin olacağını düşünüyorum. Ondan dolayı başta yapımcılar olmak üzere oyuncular dahil tüm teknik ekibi tebrik ederim.

İlk bölüme göre bir kaç yerinde teknik hatalar vardı ama ilk bölümün günahı olmaz zamanla düzeltilir diye düşünüyorum. Zaten zemini komediye dayandığı için çok rahatsız etmiyordu. Fakat gelecek bölümlerde düzeltilirse daha iyi ve uzun ömürlü bir dizi olur. Dizinin jenerik kısmı ve müziklerine bayıldım. Kıyafet ve dekor konusunu kaliteli buldum. Yaz dizisine göre epeyce uğraşılmış ve emek verilmiş belli. Çekim açılarını sevdim ama bilgisayar ortamı olan mekanlardan hoşlanmadım. Zaten bahsettiğim hata da bu konuydu. Bunların haricinde beni rahatsız eden bir durum yoktu. Bilakis yönetmenlerin çekim stilinden hoşlandım.

Rus- Türk ortak yapımı olduğu için haliyle bir çok oyuncu Rus. Bunlardan biri de ana karakter dizideki ismi ile Anna yani Aleksandra Nikiforova'ydı. Bu dizi sayesinde yeni sempatik yabancı kadın oyuncumuzu da bulmuş olduk. Dil olarak zamanla gelişir ama şu an bile çok tatlı geldi. Ayrıca oyunculuğunu da sevdim.

Tabii birde kralımız, padişahımız Ali Ersan Duru var. Zaten gönlümüzün sultanıydı şimdi tam rolünü buldu. Ali Ersan Duru'nun oyunculuğunda bir çekicilik var. Ses tonu, mimikleri, duruşu, bakışları, bir sahnenin diyalog geçişlerinde ki beden dili çok farklı. Bu yüzden albesi olan bir oyuncu olduğunu düşünürüm hep. Bu diziye de çok yakışmış ve bu karakter için başkası düşünülemezdi.

Emel Çölgeçen'in ilk bölüme göre rolü çok az olsa da olduğu sahnelerde her zaman ki gibi oyunculuğunu yüksek tutmuş.

Tansel Öngel'in bu dizi de olması beni çok şaşırttı. Genelde romantik, komedi oyuncusu değilmiş gibi duruyor. Fakat performansını çok başarılı buldum. Karakteri çok uymuş, hatta biraz da karakterle bütünleşmiş olduğunu fark ettim.

Beste Kökdemir'in oyunculuğunu çok sevdiğim söylenemez. Bu dizi ile tabularım yıkılır mı bilemiyorum. Şu an için nötr izlemeyi tercih ediyorum. Yalnız güzel kadın, gerçekten çok güzel kadın.

Taner Rumeli, aklımda Karadenizli bir ailenin en büyük oğlu karakterinde kaldığı için biraz garipsedim. Sadi Celil Cengiz ile güzel ikili olmuşlar ama alışamadım biraz farklı geldi. Zamanla alışırım ama uzun sürecek gibi.

Sadi Celil Cengiz on numara bir oyuncu. Böyle dizilerde oynaması için yaratılmış. Çok fazla bir şey yazmama gerek yok, mükemmel.

Keza Bülent Seyran'da Sadi Celil Cengiz gibi bu roller için yaratılmış. Sadece bu iki oyuncu için bile dizi izlenir.

Açelya Devrim Yılhan dram dizilerine daha çok gidiyor. Komedi türünde biraz eğreti duruyor gibi geliyor. Sahnesi azdı bu yüzden tam olarak yorum yapamıyorum. Belki ilerleyen bölümlerde tabularımı yıkabilirim.

Itır Esen büyük değerlerimizden biri. Bu dizi ile dönmesine çok sevindim, özlemiştik. Umarım daha fazla sahnesi olur büyük ustanın.

Ben diziyi çok beğendim. Yaz dizilerimden ilkini bulduğumu düşünüyorum. Yanlış bilmiyorsam dizi Rusya ile aynı anda yayında olup toplamda 4 ülke de yayına başlayacaktı. Yolu açık olsun. Yaz dizisi arayışına geçtiyseniz sizlerde bu diziye bir şans verin derim. Tavsiyemdir, bence beğenirsiniz.


Dipnot:
Dizi Türk - Rus ortak yapımı bir dizidir.
1956 yapım The King and I Amerikan filminden uyarlama olduğu düşünülüyor.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 30. sırada, tekrarı ise 42. sırada tamamladı.
Kalbimin Sultanı

12 Haziran 2018 Salı

Kanal 7'de Kore Dizileri Yayın Tarihi Belli oldu

Bundan bir kaç hafta önce kadar Kanal 7 resmi sitesinden açıklanan iki Kore dizisinin YAKINDA kısmı silinmiş ve bomboş kalmıştı. Bunun üzerine ben üzülmüş üzüntümü sosyal hesaplarımda paylaşmıştım. Çünkü kendi fikrime göre dizileri yayınlamaktan vazgeçmişlerdi. Bu konuda açıklama da gelmeyince böyle düşünmeye devam ettim. Bir kaç gün önce ise Kanal 7 ilk yayınlanacak Kore dizisinin tarihinin yanı sıra bir kaç dizi daha satın aldığını bizlere bildirdi. Herkesin çok sevdiği Kore dizilerin olması bir kısım seyirciyi daha doğrusu Kore fanını sevindirse de bir kısım insanı kanal memnun edemedi.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

1 Haziran 2018 Cuma

Orkid Platinum // Arkadaşlar Öneriyor

Her deneyimimde bahsettiğim gibi bu deneyimimde de size öncelikle www.fikrimuhim.com sitesinden bahsetmek istiyorum. Bu deneyim sitesini diğerlerinden ayıran güzel bir özellik var. O da deneyim kullanıcılarının düşüncelerine önem vermeleri. Bu yüzden de deneyimlerimi size aktarırken daha özenli, daha dikkatli ve daha doğru yazmaya çalışıyorum. Sadece kendi düşüncelerim değil çevremde kullanan akrabalarım ve komşularımdan da fikir ve deneyim almayı ihmal etmiyorum. Bu arada sosyal hesapları olan herkes fikrimühim üyesi olabilir ve ürün deneyimleyebilir. Yani bu oluşum sadece blogları hedef alan bir oluşum değil. Facebook, Twitter, Instagram hesabınız varsa hiç beklemeden üye olup ürün denemeye başlayabilirsiniz. Ücretsiz siteye üye olduktan sonra ara ara mailinize gelecek soruları yanıtlayıp size uygun bir deneyim varsa ücretsiz sahip olup deneyimlerinizi bizlere aktarabilirsiniz. 

Ben bu deneyimim de 3 kişi ile konuşup 4 kişiye hem deneme hemde indirim kodu verme şansım oldu. Neden 3 kişi ile konuşup 4 kişiye verdin derseniz 4. kişi menopoza girmişti ve aracı olup başkasına ulaştırması için verdim. Kendi görüşlerime başlamadan önce onların görüşlerini size aktarmak istiyorum.

Bu 3 kişiden;


31 Mayıs 2018 Perşembe

Kocaman Ailem (Dizi)

Sonunda yaz sezonu dizilerine giriş yaptık. İlk başlayan dizi Kocaman Ailem dizisi oldu. Bu diziden yana umudum vardı. Çünkü Mia yapımın dizilerini çok seviyorum. Hep bir eğlence, hep bir neşe oluyor. Bunu düşünerek beklentimi en üst seviyede tuttum. Birde sevdiğim oyunculardan bir kadro oluşturulduğunu görünce kesinlikle diziye şans vermeliyim diye düşündüm.

Dizi klasik bir konu olsa da ismi gibi kocaman bir ailenin farklı kişilikte ki aile üyelerini anlatıyor. Daha doğrusu aile olmayan ama kan bağları olan insanları. Bu durum da işleyişe tatlı bir sıcaklık katmıştı. Nasıl işleyeceğini tam olarak izlemeden bilemeyiz ama dizi aile olmanın, aile olabilmenin güzelliğini bize gösterecek gibi geldi. Eğer işleyiş bu yönde giderse yaz akşamlarında kalbimiz kocaman olacak demektir.

Levent Ülgen müthiş bir oyuncu benim gözümde. Usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez bundan onun karakteri hakkında yazmıyorum. Fakat sevdiğim bir karakteri vardı.

Emre Karayel neden bu karakteri kabul etti bayağı bir düşündüm. Açıkçası karakterini sevmedim. Çok sinmiş bir karakter olmasından hoşlanmadım. Emre her karakterin altından kalkar ama bu can verdiği karakter garip geldi. Tabii ki oyunculuğu muazzamdı.

Aksel Bonfil'i başka projelerde izlesem de sanki her projesinde ilk defa izliyormuşum gibi hissediyorum. Nedenini bilmiyorum ama oyunculuğundan asla emin olamıyorum. Çok iyi bir oyuncu ya da ortalama bir oyuncu diyemiyorum. Oyunculuğu kafamda bir türlü oturmuyor. Bu yüzden de iyi mi kötü mü bilemiyorum ama doğal bir oyunculuğu var. Yani tiyatral değil, baktığım zaman oyun oynuyordan bir tık öte. Bu yüzden dizi de karakteri hakkında pek bir betimleme yapamıyorum. Esas oğlan olduğu için güzel bir karakter olacağa benziyor.

Çağla Demir'in karakterinden mi oyunculuğundan mı bilmem ama çok yapmacık geldi. Karakteri oynadığı aşırı belliydi. Bir şeyler doğal durmuyordu, duyguları ve verdiği tepkiler aşırıydı. Komedi ağırlıklı bir dizi olduğu için çok sırıtmıyordu ama bir dram eklense sanıyorum ki daha çok sırıtırdı. Sonuçta ilk bölüm, ilk bölümün günahı olmaz belki sonra karakteri ile bütünleşir.

Cihan Kurtaran bence dizide ki en ilginç ve en eğlenceli karaktere can veriyor. Hani o sınıfımızda çalışkan, her şeye atlayan, öğretmenin göz bebeği ve öğretmenin unuttuğu şeyi hatırlatan öğrenci vardır ya.. Heh! İşte onu Cihan oynuyor. Açıkçası çokta güzel oynuyor. Karakteri o kadar itici ve sinir bozucu oynamış ki -'' Bu kıl kim ya!'' dedirtiyor kendine. Ben kendisini çok başarılı buldum. Tiyatro kökenli bu oyuncumuzu daha çok projede görmek isterim.

Berkay Tulumbacı'nın karakteri sanki Barbaros'un devamı gibi. Bir önceki projesinde ki karakterine çok yakın ama oyuncuda dalavereci tip yok. Bu yüzden konsantre olamıyorum ama bir gerçek var iyi oyuncu. Karakterle bütünleşiyor sonra alabildiğine oynuyor. Bu durum da bende sanki evimizin oğluymuş hissi yaratıyor. Bir sevimli, bir sıcak geliyor. Oyuncu da farklı bir aura var. Bundan dolayı o olmayan tip kısmını kapatıyor. Şu an da karakterler içerisinde en sevdiğim karakter Selim karakteri oldu.

Çağrı Çıtanak 'ta çok garip bir oyuncu. Beni takip ediyorsanız oyuncular için kedi benzetmesi yaparım bilirsiniz. Çağrı'da kedi gibi bir oyuncu. Hangi karakteri verirsen ver o karakterin şeklini basit bir şekilde alabiliyor. İlk bölüme göre çok bir sahnesi olmamasına rağmen iyi bir performans göstereceğine inanıyorum. Değeri bilinirse ilerde çok iyi işlerde görebiliriz.

Buse Arslan Akdeniz çok yetenekli bir oyuncu olduğu halde tam anlamıyla parlayamaması çok garip. Çok doğal ve yetenekli olduğu halde pek tutulan bir oyuncu olmadı bu büyük kayıp. Oysa ki keşfedilse başrol oynayacak bir oyuncu. Dizide ki karakteri on numara bir karakter. Saçlarının koyu olması da karakteri daha ön plana çıkarmış. Oyuncuda güzel oyunculuk sergilediği için haliyle beğendim. Keşke başrol kadın olarak seçilseymiş. 

Özge Özder'in kısacık bir sahnesi vardı ama karakterini nasıl oynayacağını çok iyi tahmin edebiliyorum. Oyuncunun üzerine fettan ve tilki karakterler yapıştı gitmiyor. Eminim hırsları yüzünden kötü düşünceleri olan bir kadın karakterdir.

Zeynep Gülmez, Özlem Türkad, Zuhal Yalçın, Gülçin Hatıhan, Erman Okay ve Necmi Yapıcı'da usta oyuncular olduğu için onları da es geçiyorum. Fakat oynadıkları karakterler onların formundaydı ve yakışmıştı.

Şahsen ben diziyi sevdim ama şu an sezon içi dizileri devam ettiği için karşısında ki rakipleri çok güçlü. Bu yüzden reyting açısından en azından ilk bölümlerde pek şanslı olacağını düşünemiyorum. Bir iki bölüm sonra reytinglerinin güzelleşeceğini umuyorum. Çekim olarak mat yerine cıvıl cıvıl bir renk kullanılmıştı bu da yaz temasını bana göre iyi betimliyordu. Çekim mekanlarını çok sevdim. Özellikle Hulusi'nin evine bayıldım. Ailemizle oturup izleyebileceğimiz bir dizi olmuş, ekibin emeklerine sağlık. Eh! Her şey yerinde ve güzelse bana da tavsiye etmek düşer. Eğer sıcacık bir aile dizisi arıyorsanız bu diziye şans vermeyi unutmayın.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 15. sırada, tekrarı ise 25. sırada tamamladı.
KOCAMAN AİLEM
Tasarım:Sawako Kuronuma