This Blog is protected by DMCA.com

31 Aralık 2019 Salı

Hayatımın En Saçma Yılı 2019



Hayatımın bu yazıyı yazdığım gününe kadar yaşadığım yıllar içerisinde 2010 yılı haricinde en saçma ve iğrenç yıldı. İğrenç derken abartmıyorum. Çünkü benim için sınav verme yılıydı. Maddiyattan çok manevi olarak sinir bozucu bir yıl yaşadım. 2019'un ilk yarısı bomboş geçti, günü kurtardık akşam yemeğinde şükredip yattı. Hiç bir aksiyon olmadı. 

30 Aralık 2019 Pazartesi

2019 Begendigim Kore Dizileri Top 10

Her yıl olduğu gibi bu yılda top10 listemde çok zorlandım. Bir diziyi yazsam diğerinde gözüm kaldı. Bu yıldan sonra top20 şeklinde mi yazsam daha mı iyi olur diye düşünüyorum ama bu seferde sizin seçim konusunda kafanız karışacak. Birde Tavsiye postumda zaten fazlasıyla öneriyorum burada daha sade olması daha iyi olacak sanırım. Her neyse zorlansam da benim yıl boyunca izlediğim dizilerde top 10 listem aşağıda ki gibi oldu. Her birini severek izledim. Aslında Pegasus Market dizisi benim için ilk sırada gelebilir. Dizilerin içerisinde en çok güldüğüm istikrarlı şekilde komik geldi çokta sevdim diziyi. Fakat diğer diziler daha oturaklı daha güçlü konulara sahip olmasından dolayı onuncu sıraya kadar düştü. Eğer kafa dağıtmak istiyorsanız Pegasus Market dizisini öneririm. Zaten 12 bölüm hemen izlersiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Bu yıl için şu şekilde bir Top 10 oluşturdum;

29 Aralık 2019 Pazar

Tavsiye Edebilecegim Kore Dizileri #vol 8

Her yıl olduğu gibi bu yılda Kore dizisi önermeyi ihmal etmedim. Aslında öneri yapmayacaktım ama yine duramadım. Bu yıl sekizinci postu açtığıma inanamıyorum. Ayrıca sizlerin de her yıl ilgi göstermesi çok hoşuma gidiyor, iyi ki varsınız. Elimden geldiğince izleyip sizlere önermeye çalışıyorum. Gerçi artık eskisi gibi Kore dizisi izlemekten zevk almıyorum. Eski Kore dizilerinin samimiyetini alamıyorum. Sanki birbirini tekrarlıyor ve ya eski dizileri tekrar günümüze uyarlıyorlarmış gibi geliyor. Bu yüzden de çok izleyesim gelmiyor, hatta sıkıldığım zamanlar bile oluyor. Neden böyle oluyor anlamıyorum.

Belki 2003 yılından bu yana sürekli izlediğimden kaynaklı olmuştur kim bilir... Seneye bu postu yazabilir miyim bilmiyorum ama umarım izlemeye devam ederim. Bu yıl güzel olan ama yarım bıraktığım diziler çok oldu, kişisel olarak sıkıldığım dizilerde oldu. Fakat hepsinin güzel izleyicisi vardı. Bir yanım izlediğim dizileri çok sevdi. Bu yüzden size bu dizileri önermek istedim. İnşallah sizde severek izlersiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.


İşte o afişler;
Afişler, alfabetik sıraya göre sıralanmıştır.

28 Aralık 2019 Cumartesi

2019 Begendigim Çin/ Tayvan/ Tayland Dizileri Top 10

Yanlış hesap etmediysem bu yıl üçüncü kez sizlerle bu postu buluşturuyorum. Yıl içinde güncel olarak hangi diziler çeviri bulduysa takip etmeye çalıştım ve yılın sonunda da kendi top10 listemi yaptım. En sevdiğim on diziyi sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Listede bazı dizilerin sıralaması konusunda ikilemde kaldım. Bu yüzden genel izleyici ilgisine göre bir kaç diziyi ön sıraya aldım. Fakat on dizinin onu da kendi türünde iyiydi. Umarım sizler de listemi beğenir seversiniz. Eğer vaktiniz varsa sizlerinde top10 listenizi yorumlara bekliyorum.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

27 Aralık 2019 Cuma

Tavsiye Edebilecegim Çin / Tayvan / Tayland Dizileri #vol 3

Sonunda yıl bitiyor ve bu yazıyı yazabiliyorum. Bu yıl Tayvan, Tayland, Çin dizi önerilerinin üçüncüsünü yaptığım için çok mutluyum. Yaklaşık dört yıldır düzenli olarak izlediğim bu ülkelerin dizilerini sizinle paylaşmayı çok seviyorum. Listeyi yaparken bu yıl Tayvan dizisi olmadığını fark ettim. Bu yüzden Tayland ve Çin dizisi önerisi olacak. 2020'de bol bol Tayvan dizisi çevirisi bekliyorum. Tayvan dizilerinin süresi ve replikleri fazla oluyor Tayland ve Çin dizilerine göre. Bu yüzden çeviri için tercih edilmemiş olabilir. Açıkçası Çin ve Tayvan aynı dil olduğu için bende hiç fark etmedim. Listemdeki dizilerin hepsi güzeldi. Ben dizileri çevirisi ve cümle kurma stilleri hoşuma gittiği için Tayvan Drama sitesinden izliyorum. Eğer çeviri kısmına takılıyorsanız, çevirmen notu sizin için sorunsa ve imla, noktalama işaretleri önemliyse siteyi tavsiye ederim. Sitenin linkini hemen alta bırakıyorum oradan inceleyebilirsiniz ve inşallah listemi beğenirsiniz. 

Diziler alfabetik sıraya göre sıralanmıştır; 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

25 Aralık 2019 Çarşamba

Doğduğun Ev Kaderindir (Dizi)

Demet Özdemir'i kariyeri boyunca ilk defa dram ve ciddi bir dizide izleyeceğimiz için diziye ilgim vardı. Beklemesini dört gözle bekledim diyebilirim. Dizi ile ilgili çok fazla bilgi vermediler ama tv8 dizileri genelde bir adet oluyor ve seçici oldukları içinde güzel çıkıyor. Bu sisteme güvenerek diziye şans vermek istedim.

İbrahim Çelikkol yaşını aldıkça yüzü gözü daha bir oturdu. Bebeksi suratından geriye erkeksi ve evin reisi suratı geldi. Bence gelecekte yani yaşlılık halinde kesinlikle hep evin babası, dedesi karakterlerinde göreceğiz. Diğer erkek oyuncuları bilmem ama bu karakteri ile o roller çok yakışacak eminim. Mehdi mahallesin gözü kara delikanlısı. gözlerimi kapayıp böyle bir karakteri hayal etsem İbrahim'in fiziksel yapısı aklıma geliyor. Gelecek bölümlerde nasıl işlenecek karakter bilmiyorum ama müthiş ve oturaklı bir karakter olacak gibi geldi. Ayrıca Demet Özdemir ile kimyaları da tutmuştu.

Demet Özdemir sonunda kendini gösterebilecek. O kadar çok seviniyorum ki dram bir diziyi seçtiği için... Türk dizi dünyasını düşününce kariyerinde diğer kadın oyunculara göre çok geride kaldı. Daha doğrusu kendini gösteremedi birde son projesinde partneri yüzünden itici ve antipatik bulununca kariyeri tamamen farklı yöne gitti. Fakat bu dizi tamamen algıları ve ön yargıları yıkacak gibi duruyor. En azından Demet rol yapamıyor algısının biteceğini umuyorum. Zeynep karakterini çok sevdim Mehdi ile çilesini izlemek güzel olacak.

Engin Hepileri iki projedir neden böyle karakterler oynuyor? Sanki aynı karakteri oynuyor, hissediyorum. İnşallah değişik bir işlenişi olur ama sanki takıntılı aşık ve aşık olduğundan dolayı kötülük yapacak gibi geldi. Yani anlayacağınız ha Uygar, ha Faruk.... Bana göre performansı her zamanki gibiydi, müthiş.

Zuhal Gencer'de Engin Hepileri gibi hep evlerde hizmetçilik yapmış çocukları tarafından üzülen anne rolünde oynuyor. Bu karakterden çıkamamasının yanı sıra hep tripli diyalogları oluyor. Ondan oynadığı karakterlerin devamı gibi olmuş. Performansı iyiydi ama açıkçası sahnelerinden sıkıldım. Senaryo da ve diyaloglarda biraz daha iyi yazılabilirdi. Açıkçası oynadığı karaktere de sinir oldum.

Nal Kırmızıgül ilk bölümde çok uyumlu ve sakin bir karakter gibi duruyor. Son yıllarda hep kötü karakterli projelerde olunca en çok merak ettiğim karakter oldu. Zeynep karakterinin babası olarak nasıl bir işlenişi olacak acaba?

Senan Kara dizi de Zeynep'in ikinci annesi karakterinde oynuyor. Bana göre çok emek vermiş kendi annesine göre Zeynep'e daha çok değer vermiş bir karakter. Bu yüzden çok sevdim. Kitapta nasıl bilmiyorum ama umarım bu şekilde işlemeye devam ederler.

Nurşim Demir usta oyuncu olduğu için onun hakkında yazmak eleştirmek bana düşmez. Performansı gayet iyiydi.

Dizinin müzikleri çok arka planda kalmış. Çok fazla vurucu, dikkat çekici bir müziği yoktu. Genel olarak ilk bölümde diyalog halinde ve yavaş geçti. Bölüm başından sonuna kadar dümdüz bir bölümdü. Açıkçası beni heyecanlandıran bir başlangıç olmadı. Fakat aynı yazarın daha evvel bir kitabı uyarlandı ve efsane diziler arasında yerini aldı. Bence ilk bölüm böyle başladı ama sonra çok acayip bir hikaye çıkacak. Yani ters köşe olacağımız bir hikayesi var gibi. Çekimi ve çekim renk paleti çok güçlüydü. Tamamen seçilen dekorlar, kıyafetler ve mekanlar birbirine uyumluydu. Oyuncuların yanı sıra arka plana da gözüm çok takıldı. Açıkçası ben çok başarılı buldum. Oyuncu kısmında da bir problem yoktu. Yeni ekranda gördüğüm oyuncularda kendi karakterlerinde güzel performans çıkarmışlardı. Bence bu diziye şans verilebilir. Bu akşama diziniz yoksa deneyin.
  Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
DOĞDUĞUN EV KADERİNDİR

17 Aralık 2019 Salı

Hekimoğlu (Dizi)

  • Bir doktor dizisi tuttu hemen doktor dizisi yapıldı. (Yaz döneminde açıklandı.) 
  • Uyarlama çöp olmuş orijinali daha iyi. (Ülkemize geleneklerimize göre uyarlanıyor ve her oyuncunun kendine özgü oyunculuğu vardır. Senaryoyu alırken oyuncunun oyunculuğu da mı kopyalasaydık?) 
  • Diğer doktor dizisinde şöyle Hekimoğlu'nda böyle kıyaslaması. (Bu yorumu cidden anlamadım ne alaka iki dizinin konusu, senaryosu farklı,  oyuncuları farklı, işlenişi farklı. Romantik komedi olan dizilerde böyle kıyaslama yapıyor musunuz?)
Hiç bir dizi yoruma böyle başlamamıştım bu ilk oldu. Çünkü sosyal medyada bu diziye özel mantık yoksunluğu yorumlar okudum. Bazen diyorum ki ben mi farklı açıdan bakıyorum yoksa bu insanlar mı bakıyor... Neden bir diziye şans verirken çoklu pencereden değil tek bir pencereden bakar izleyici anlamam. -''Aa! Uyarlama ve ben bunun orijinalini izledim, hemen diziyi yerden yere vurmalıyım.'' demek yerine bizim ülkemiz nasıl uyarlamış bağımsız kıyaslamadan verilen emeği inceleyim denilmiyor ya da düşünülmüyor çok merak ediyorum. Ya ben yazı yazacağım için farklı bakış açısı ile izliyorum ya da cidden ülkemizin izleyicisi çok düz. Neyse ben kendi yorumlarıma döneyim.

Timuçin Esen Türkiye'nin en iyi oyuncularından biri, bunu oynadığı tüm karakteriyle ispat etti. Bu karakteri ile bir kez daha bunu izleyicisine kanıtlamaya geldi. Bence bu karakter için tam isabet oyuncu olmuş. Daha ilk bölümden mimikleriyle ve sahneye, repliğe göre ses tonunu ayarlamasıyla çok gerçekçi bir karakter yaratmış. Bana göre bu karakter için başka oyuncu olmazdı. Tam biçilmiş kaftan. İlk bölüme göre performansı seviyenin üstündeydi.

Ebru Özkan Saban'a kötü karakterler hiç yakışmıyor. Bu yüzden iyi bir karakterle karşımıza çıkması iyi oldu. Timuçin Esen ile olan sahnelerinde mimikleri gülümsememe sebep oldu. İyi bir oyuncu olduğu için kadroya yakışmış. Performansı ilk bölüme göre yerindeydi. Fakat karakterle tam anlamıyla bütünleşmediğini hissettim. Bir kaç bölüm sonra oturacaktır.

Okan Yalabık kibar kibar konuşunca çok tuhaf oluyorum. Farklı bir enerjisi var. Ebru ve Timuçin gibi o da usta bir oyuncu. Bu diziye olmuş mu... Bence evet olmuş. Zaten her karakterin oyuncusu olduğunu bize göstermişti. Bu karakteriyle tasdiklenmiş oldu. İlk sahnesinden itibaren çok sevdim. En sevdiğim karakter Orhan karakteri olacak gibi duruyor.

Kaan Yıldırım küçük Hekimoğlu gibi bir karakterde. Her karakterinde olduğu gibi asi, başına buyruk ve her şeyi ben bilirim havasında. Neden hep bu karakteri oynuyor bilmiyorum. Karakterlerin hayatı statüleri değişiyor ama kişilik özellikleri aynı. Bu yüzden artık değişik bir şeyler olsa diye bekliyorum.

Aytaç Şaşmaz oyunculuğunu her karakteriyle biraz daha geliştiriyor maşallah. Umarım her daim öğrenmeye ve gelişmeye alışık bir oyuncu olur. Bir önceki projesine göre biraz daha gelişmiş olduğu gördüm. Sempatik bir duruşu olduğu içinde kendini hemen sevdiriyor. İlk bölümde güzel bir oyunculuk sergiledi. Bölümler ilerledikçe daha iyi olacaktır.

Damla Colbay biraz daha sesli ve hızlı konuşma çok güzel olacakta oyunculuğunda tek problem bu durum. Yani benzetmek gerekirse mıy mıy tabirini kullanmak doğru olacak. Konuştuğu zaman izlemek çok yorucu oluyor. Güzelliğiyle ve performansıyla diziye çok yakışmıştı. Sadece bir tık daha mimik kullansa daha inandırıcı olacak.

Diziyi orijinalinden bağımsız eleştirmek gerekirse hem orijinal dizi gibiydi hem uyarlama gibiydi. Senaryodan kopmadan güzel uyarlanmış, hakkını vermişlerdi. Oyunculardan genç oyuncular biraz donuk dursalar da genel baktığımda her biri bireysel olarak güzel iş çıkarmışlar. Dizinin çekim renginde kullanılan renk paleti biraz kahve ve sarı geldi. Yani hani geçmiş zamanların sahnelerinde kullanılan renk tonları var ya o renk tonu gibi geldi. Bu yüzden çekim rengini sevemedim. Biraz daha rengi cıvıl cıvıl olabilirdi. En azından kullanılan mekanda ki dekor canlı olabilirdi. Dizinin müziklerini çok sevdim ama Candan Erçetin'in Yalan şarkısının kullanılış zamanı ve yerini alakasız buldum. Bunlar haricinde dizide başka gözüme takılan bir şey olmadı. Umarım izleyici sever ve uzun soluklu bir dizi olur. Medikal türünde dizileri seviyorsanız kaçırmayın bir şans verim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

HEKİMOĞLU

16 Aralık 2019 Pazartesi

Sefirin Kızı (Dizi)

Aylardır beklediğim, fragmanlarını açıp tekrar tekrar izlediğim dizi sonunda başladı. Engin, Neslihan, Uraz için başlamayı düşündüğüm diziye resmen düştüm. Bir bütün olarak dört dörtlük bir dizi çıkarmaları izleyici olarak beni çok sevindirdi. Reytingleri nasıl olur bilmiyorum ama yüksek reyting hak eden bir iş olmuş.

Engin Akyürek, -''Sen insan mısın arkadaş! Ne yiyip ne içiyorsun ki yaşını aldıkça daha yakışıklı oluyorsun.'' Engin o kadar yakışıklı oluş ki gözlerimi ilk dakikadan itibaren alamadım. Zaten farklı olan enerjisi  git gide parlamış da parlamış. Oyunculuğuna zaten bayılıyordum karakterine de bayıldım. İlk bölüme göre performansı dört dörtlüktü. Her dakikasını ağzım açık izledim. Duyguya öyle güzel girmiş ki karakterle tamamen bütünleşmiş.

Engin Akyürek ve Neslihan Atagül Doğulu sahnelerine bayıldım. O kadar etkileyiciydi ki ağzım kulaklarımda izledim. Adeta ikisi de birbirini bu dizi için beklemiş gibiler. Bu kadar uyumlu olacaklarını hiç düşünmemiştim. Yılın başında başlasaydı 2019'un en iyi çifti olabilirlerdi. Neyse 2020'nin olurlar artık.

Neslihan Atagül Doğulu'da Engin gibi yaşını aldıkça güzelleşti. Küçükken bu kadar güzel olacağını hiç düşünmemiştim. Maşallah yüzüne müdahale etmeden yüzü oturdukça güzelleşti. Oyunculuğu her zamanki gibi çok güzeldi. Karakteri elbise gibi üzerine giymiş olmasından kaynaklı bana yaşadığı duygu geçişlerini güzel hissettirdi. Kısacası bayıldım.

Uraz Kaygılaroğlu izleyiciye ikinci adam sendromu yaşatmaya geldi. Şimdi Gediz & Nare, Sancar &Nare fan savaşlarını izleyebiliriz. Engin'den aldığım hissi Uraz'dan da aldım. Zaten ayıla bayıla izlediğim bir oyuncuydu bu diziyle daha fazla seveceğim.

Tülin Yazkan tam bir sinsirella karakterine can veriyor. Benim hiç hep küçük Merve Aksak olarak kalacak diyordum ama bu karakter unutturacak. Bol bol hakaret edeceğimiz, küfür edeceğimiz bu karakteri Tülin eminim güzel oynayacak. İlk bölümden sinir etti beni.

Edip Tepeli'nin performansına bayıldım. Kavruk Ömer karakterini başka biri oynayamazmış gibi geldi. Tam yerinde bir seçim olmuş. Ses tonu karakterinin farklı bakış açısı ile birebir örtüşmüş. Bir kaç projesini izlemiştim, oyunculuğunu daha önceden bildiğim için beni şaşırtmadı. Yine iyi bir iş çıkarmış.

Doğukan Polat'i geçen sezon bir asker dizisinde izlemiştim. Orada yüzü pamuk gibiydi, burada bıyıklı görünce biraz tuhaf oldum. Sanırım iyi bir karakteri canlandırıyor. Performansı ilk bölüme göre iyiydi, şimdilik sevdim.

Beren Gençalp çok masum çok tatlı bir çocuk. Dizi de Sancar ve Nare'nin güzel kızlarına can veriyor. O kadar tatlı bıcır bıcır bir çocuk oyuncu ki bölüm boyunca ne zaman sahnesi olsa annemle birbirimize dönüp çok tatlı çok tatlı deyip durduk. Maşallah, çokta yetenekli bir çocuk. Kim keşfetmişse ellerine sağlık çok tatlı bir oyuncu kazandırmış sektöre.

Dizinin senaristleri Ayşe Ferda Eryılmaz ve Nehir Erdem. Yaptıkları işlere bakınca güzel olacağı kesindi. Yani dizi beklediğim gibi çıktı. Bireysel olarak tüm oyunculara bakınca hepsi çok iyiydi. Hepsini tek nefeste izledim. Fakat Engin, Uraz ve Neslihan ayrı bir dünyada ayrı bir oyunculuk sergilediler. Birde Emre Kabakuşak yönetiminde çekim yapıldığı için muazzam bir iş izlettiler bize. Diziye hep teknik hemde oyunculuk bakımından bakarsak hepsi birer teşekkürü hak ediyorlar. Dizinin konusu ve işleyişi Ege manzarasına çok uygun geldi. Sanki diziyi Ege ayrı bir güzelleştirmişti. Müzikleri Gökhan Kırdar'ın elinden çıkma olduğu için müziklerine ayrı bir sevdim. Sadece bölümün son dakikalarından sonra Nare'nin ortadan kayboluş hikayesinden hiç hoşlanmadım. Bence dizinin tek  eleştirilecek tarafı da buydu.  Bu durum haricinde  eleştirecek bir şey bulamadım. Bu geceye diziniz yoksa bence  bir şans verin. Bence seveceksiniz. 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

SEFİRİN KIZI

6 Aralık 2019 Cuma

SFS Nedir?

Her geçen gün yeni yeni şeyler öğreniyorum. Bana biri Instagramdan özel mesaj atmış. 
-''SFS yapalım mı?''diye. Sosyal medya özürlü olarak başta çok ayıp bir şey yazıyor sandım ve sinirlendim. Fakat rezil olmamak için ilk başta araştırma yapmam gerekiyordu. Keza araştırma yaptığımda düşündüğüm gibi çok ayıp bir şey değil masumca bir şey olduğunu öğrendim. 

Garnier SKIN NATURALS NEM BOMBASI

Tüm Cilt Tipleri İçin

Çok sevdiğim bir ürünü buldum sonunda. Sivilce yapmayan, cildimi tahriş etmeyen bu ürünü bulduğuma çok sevindim. Yağlı ve sivilceli bir cildim olduğu için cildimin nemlendiriciye çok ihtiyacım var. Nem almadığım içinde sürekli sivilce çıkıyor. Bu yüzden bir süredir arama yapıyordum. Bana iyi geleceğini düşündüğüm için kremi denemek istedim ve aldım.

Cafex Mocha Çikolatalı Sütlü Kahve


Her zamanki gün aşırı market gezme ritüelimi yaparken daha önce almadığım a101'in tek kullanımlık kahvelerini alıp denemek istedim. Rafta ne var ne yoksa hepsinden aldım. İçtikçe tek tek buraya yazarım. Tanesi yalan olmasın 40 kuruş ile 60 kuruş arası değişiyordu. Her bir üründen doğru deneme olsun diye ikişer tane aldım. Bu mocha sevdiğim için üç adet aldım. Üçünü de güzelce içtim.

3 Aralık 2019 Salı

Nostalji Sevenlere Eti Bumbo

Portakal Aromalı Kakaolu Bisküvi

Ben 90'lı yılların çocuğuyum, o zamanlarda Bumbo her bakkalda satılmazdı. Koca mahallede sadece bir tane bakkalda vardı. O bakkala da kardeşimle biz gidemezdik, gitsek de anne ve babamız bize Bumbo alacak parayı vermezdi. Ben Bumbo'yu o kadar çok seviyordum ki benim için ulaşılmaz olması ben de daha çok alma ve yeme isteği yaratıyordu. Bu şekilde bir döngü içine girmişken o bakkal kapandı ve ben bir daha bulamadım. Ta ki geçen güne kadar... Eti Bumbo'yu görünce o kadar mutlu oldum ki çocukluğuma geri döndüm. 1 liraya aldığım 42 gramlık bu şey beni olduğu gibi o saf, masum çocukluğuma götürdü. Keşke o zamanlarda kalabilseydik ne güzel olurdu... 

Eyüp Sabri Tuncer Doğal Bambu Karbonlu Diş Macunu


Bir market gezmem sırasında indirim reyonuna Eyüp Sabri Tuncer markalı diş macunlarını koymuşlardı. Hepsini ufak tefek inceleyip gözüme Eyüp Sabri Tuncer Doğal Bambu Karbonlu Diş Macunu 'nu kestirdim. 15,50 liraya indiği içinde hemen aldım. 

Aldığım gün neden aldın dişlerin siyah olacak, kullanırken dikkat et etraf siyah olacak çıkmıyor filan dediler. Tabii başta küçük bir tedirginlik yaşadım ama yine de denemeliydim. 

24 Kasım 2019 Pazar

Güvercin (Dizi)

Kadrosunu inceledikten sonra dizi beni heyecanlandırmıştı. Fragmanlar geldikçe ilgim ve merakın daha da artmıştı. Nasıl olacak, karakterleri uygun mu diye beklemiştim. Neyse ki sonunda başladı.Menderes Samancılar ve Mehmet Ali Nuroğlu'nun olduğu bir dizinin kötü olacağını asla düşünmedim. Neyse ki beklentimin üstünde olmasa da beklediğim gibi çıktı. Oyuncuları tek tek incelediğimde performanslarını beğendim.

Mehmet Ali Nuroğlu gibi bir kaç oyuncunun Türkiye'de olması Türk izleyicisi için bir şans. Mehmet Ali Nuroğlu'nun tüm projelerini izlemiş biri olarak yazabilirim ki kendini ilk dizisinden son dizisine kadar geliştirerek ilerledi. Zaten yetenekliyim diye düz bir oyunculukta kalmadı. Bu yüzden hangi karakteri oynarsa oynasın büyük bir saygı ile izliyorum. Bu dizide de çok sevdim. Dizi başlamadan evvel bir önceki karakterini unutturabilir mi diye düşünmüştüm. Ama başladığı an gördüm ki çoktan karakteri üzerine giymiş. Umarım dizi tutar ve bu muazzam oyunculuğu zevkle izleriz.

Almila Ada çok güzel değil mi? O kadar güzel gözleri var ki bakmalara doyamadım. Fakat oyunculuğu o kadar güzel değil. Yani kötü bir oyunculuğu yokta ortalama olması ve karşısında Mehmet Ali Nuroğlu gibi ustalaşmış bir oyuncu olunca gözümü yordu. İzlerken karakteri sevdiğini hissettim. Bir iki bölüme kadar da bütünleşirse daha iyi bir performans çıkarır. Fakat Mehmet Ali Nuroğlu ile kimyaları çok uymuştu. Biraz Mehmet Ali Nuroğlu büyük dursa da beni hiç ama hiç rahatsız etmedi, tam tersi çok yakıştırdım.

Genco Özak her doğu dizisinin olmazsa olmazı; ele avuca sığmayan, laf dinlemeyen, saygısız, kaba, pislik bir kişiliğe sahip olan, şımartılmış, IQ'su düşük karakterine can veriyor. İlk bölüm performansı da abartılı olsa da yerindeydi. Cidden sinir oldum ve sahnelerini izlemek istemedim. Tüm bölüm boyunca en çok hakaret ettiğim karakterdi. İnşallah bu karakter ölür gider.

Eslem Akar ve Berke Üsdiken çok yakışmışlar. Eslem Akar'ı bir kaç dizi de severek izlemiştim. Bu dizide de çok iyi oynayacağına eminim. İlk bölümde duyguyu çok güzel verdi. Berke Üsdiken ise ilk dizisi olduğu halde Eslem Akar ile olan sahnelerde doğal ve ilk dizisi değilmiş havası vardı. İkisi de karakterleri ile bütünleşmişlerdi.

Devrim Saltoğlu, Osman Albayrak, Toprak Sağlam üç kaos oyuncusu olarak dizide olması çok iyi olmuş. Bu da demek oluyor ki dizide bol bol entrika, kan ve göz yaşı izleyeceğiz. Ortalık karıştırıcı karakterlerin oyuncuları varsa bu dizi çok gergin geçer. Üçü de iyi oyuncu oldukları için haliyle şimdiden gıcık oldum, nefret ettim. Bu arada Devrim Saltoğlu benim gibi sinirleniyor; ''ALLAH belanı vermesin, senin ALLAH belanı vermesin, SENİN! ALLAH belanı vermesin.''

Menderes Samancılar, Nursel Köse, Gülen Kahraman, Işıl Dayıoğlu, Bülent Bilgiç usta oyuncular olduğu için önlerinde saygı ile eğiliyorum. Her biri karakterini çok iyi oynadı. Yalnız Gülen Kahraman konuşurken ekrana bakmadığım da Nebahat Çehre dizisindeymiş hissi verdi. Firdevs Yöreoğlu her an diziden çıkacakmış gibi hissettim.

Ve Arif Erkin...
Dizinin en özel ve ustaların ustası Arif Erkin. İzlemeyeli bayağı zaman olmuştu. İzlerken içim titredi, gözlerim ışıl ışıl oldu. Çok yaşa Arif Erkin, seni çok izleyelim.

Dizinin ilk bir saati günlük yaşam olarak işlenmişti. Bu yüzden başında çok sıkıldım ama izlemeye devam ettim. Nitekim iyi ki de izlemeye devam etmişim. Çünkü bir saat sonunda dizi ana konusuna geçti. Bölüm boyunca işleyiş çok yükselmedi aynı düzeyde devam etti, çok heyecanlandırmadı ama işleyiş sardı. İlk bir saat harici nasıl başladı nasıl bitti anlamadım. Hikayenin başlaması için mi bilmiyorum birden konu hızlıca işlendi. Sonuç olarak klasik bir doğu dizisi diye düşünebilirsiniz ama işleyiş ve oyuncularla farklı bir havası vardı. Şahsen bir oyuncu olarak beni çekti. Dizinin müzikleri dikkatimi çekti. Yazıdan sonra müzikleri kimin yaptığını araştıracağım. Kim yaptıysa ellerine sağlık her duyguya uygun müzik yapmış ve sahnelere doğru oturmuş. Teknik açıdan diziden hoşlandım, Gaziantep'in güzelliği çekim teknikleriyle ön plandaydı. Dizi devam ederse ve bu şekilde çekim yapılırsa şehre daha fazla turist çeker. Ben dizi de negatif eleştirecek bir şey bulamadım. Belki bir iki oyuncunun oyunculuğu gözüme batmıştır ama onlarda bir iki bölümle kadar düzeltir, pek kötü değillerdi. Ben pazar günleri dizimi bulduğumu düşünüyorum. Kendimde takip edeceğim için gönül rahatlığı ile diziyi önerebilirim. Bence bu diziyi izleyin.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

GÜVERCİN

22 Kasım 2019 Cuma

Ferhat ile Şirin (Dizi)

Bu diziyi o kadar çok bekledim ki beklediğime değmedi. İlk bölümden sevemedim kara gözlüm. Aşağıda bahsedeceğim için bu kısımda sebebini yazmayacağım. Tek tek ele aldığımda oyuncu performansı yerindeydi ama bütün olarak hiç heyecanlandırmadı, beni kendine çekmedi.

Cansu Dere ne zaman yaşlanacak merak ediyorum. Maşallah çok güzel bir kadın ve oyunculuğu da bir o kadar güzel. Oyunculuğunu çok sevdiğim için sahneleri beni benden aldı. Herhangi bir karakteri ona verin sonra keyifle izleyin. Her karakterin oyuncusu olduğunu düşünüyorum. Banu karakteri de Eyşan karakterine benzediği için çok yakışmış. Keşke Tolga ile Cansu başrol çift olsaydı. İkisini çok yakıştırdım. Birlikte oldukları sahneler hoşuma gitti.

Tolga Sarıtaş'ın bir önceki projesinin ilk bölümünde şöyle yazmışım.
''Tolga Sarıtaş'ın her rolünde biraz daha kendini geliştirdiğini görmek çok mutlu etti beni. Sevdiğim oyuncular arasında yerini aldığı için kendini aştığını görmek mutluluk verici. Gerek mimikleri, gerek duruşu, gerek oyunculuğu muazzamdı.''
Bu karakter içine tam tersini düşünüyorum. Karaktere girememiş gibiydi, sanki elini kolunu nereye koyacağını bilemiyor gibiydi. Sonraki bölümlerde eminim farklı olacaktır. İlk bölümde performansını beğendim ama karaktere girememesi gözüme battı. Belki oyuncu kadrosu ile yeni başladığı için gergindir kim bilir...

Leyla Tanlar'ın sahnelerinde gözümü döndürdüm durdum. O kadar tuhaf duyguya giriyordu ki ne olmuş bu oyuncunun oyunculuğuna dedim durdum. Mimiklerini çok abartılı kullanması, ses tonuyla duruşuyla karakteri sıkıcı hale getirmesine sebep olmuştu. Böyle devam ederse Ferhat karakterini çift olarak aşağıya çeker gibi geldi.

Ushan Çakır'ı Tolga'dan sonra Cansu ile çok yakıştırdım. Konu nasıl işlenir bilmiyorum ama Ushan ile de çok tatlı olurlar gibi geldi. Ushan Çakır'ın havası, oyunculuğu çok iyiydi. Karakteri güzel anlamış ve bütünleşmiş hissi verdi bana. Bana göre on numara beş yıldız bir performanstı.

Işıl Yücesoy, büyük usta... Bana yazmak düşmez, her zaman ki gibi muazzamdı.

Yıldıray Şahinler yine ses tonunu değiştirerek oynuyor. Bu kadar iyi sesini kullanması çok şaşırtıcı. Ses tonunu kullanırken hiç fire vermemesi müthiş. Oyunculuğunu çok beğeniyorum ve eminim ki bu dizide de iyi iş çıkaracaktır.

Şehsuvar Aktaş ve Emel Çölgeçen'i bu dizi de görmek beni çok sevindirdi. İkisini de çok severim. Performansları yerindeydi. Karakter seçimi olarak doğru olduklarını düşündüm.

Dizi için düşüncelerim:
Cansu Dere için izlemek istediğim dizinin başlaması nasıl oldu anlamadım. Jenerik ve ya altta isim geçmedi direk pat diye hikaye başladı. Dizi işleyiş o kadar karışıktı ki pat diye geçmişe geçiyor pat diye günümüze geliyordu. Fakat bu da değil dizi çok durağan başladı. Dümdüz bir hikayesi olan dizi gibi işlenmedi. Daha doğrusu işleyişte bir hikaye işlenmedi. Bir iki silah, kavga o kadar. Bu yüzden de sevemedim.

Oysa Cansu Dere çok proje ile anılıp bu projeyi seçtiği için sevdiğim senarist Gökhan Horzum'un hikayesi olduğu için yine çok sevdiğim ve hiç bir projesini kaçırmadığım Mehmet Ada Öztekin yönetiminde olduğu için çok umutluydum. Bilmiyorum senarist Savaş Korkmaz'ın kalemi mi ilk bölümde yanlış yazdı, oyuncular mı ortalamanın altında enerji verdi bilemedim ama ben sevemedim ve aşırı sıkıldım. Tabii ki sosyal medyadan baktığım kadarıyla beğenenler vardı onlara saygım sonsuz ama bana hiç hitap etmedi.

Bir kısım müziklerini çok beğendim, genel olarak neredeyse her sahnede müzik vardı ve uygun olmuştu. Sadece Ferhat yasal olmayan dövüş yapıyor sanırım, o sahnede çalan müzikten hiç hoşlanmadım. Seçilen mekanlara, çekim açısına, çekim renk paletine bayıldım. Kopkoyu çok hoş bir renk kullanılmıştı. Adeta bir film izliyormuşum gibi hissettim. Teknik kısmı haricinde dizide fazla bir şey beğenmedim. Senaryo ve işleyişi sevmedim. Bu yüzden izlemeyi pek düşünmüyorum. Fakat seveni hatta bayılanı çok olduğu için sizin de bir şans vermenizi tavsiye ederim.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.


FERHAT İLE ŞİRİN

20 Kasım 2019 Çarşamba

Kuruluş: Osman (Dizi)

Neredeyse izlemekten diziye yazı giremeyecektim. Normalde her dizi de böyle olmaz ama bu diziye ba- yıl-dım. Sahneler o kadar akıcı ki zaman nasıl geçti ilk bölüm nasıl bitti anlamadım. Engin Altan'a karşı duygularımı biliyorsunuz o yüzden ilkini izleyememiştim ama buna Burak için şans vereceğim demiştim. Keza haftalardır beklediğime değdi.

Burak Özçivit resmen dizi de mimik şov yapmış. İlk bölümde böyleyse devamında nasıl olacak çok merak ediyorum. İlkini izlemedim ama sosyal medya da okuduğum kadarıyla Ertuğrul'dan daha iyi savaşıyormuş. Yani savaş sahnelerinde Burak daha iyiymiş, ne kadar doğrudur bilemiyorum. Yalnız benden tam not aldı. Başarısı daim olsun mimiklerine bakmaktan sahnelere odaklanamadım.

Nurettin Sönmez yanlış anlamadıysam bir önceki diziden devam eden Bamsı karakteriymiş. Oyuncu karaktere hakim olduğu için bana göre en iyi o oynuyordu ve performansı hoşuma gitti.

Ragıp Savaş'ı başka bir tarihi dizide izlediğim için performansının iyi olacağını biliyordum. Keza düşündüğüm gibi de oldu. Karakterle tam olarak bütünleşmiş mi emin olamadım ama bölümler geldikçe daha iyi olacaktır.

Saruhan Hünel bildiğim kadarıyla ilk defa bir tarihi dizide oynuyor. Oyunculuğu iyi olsa da tarihi dizi farklı bir alan olduğu için acabalarım vardı. Daha ağır daha çok emek isteyen bir karaktere bürünmesi zor olacak gibi gelmişti. Fakat çok doğal ve yerinde bir oyunculuk sergilediğini gördüm. Bence diziye yakışmış.

Ayşegül Günay'ın ses tonu çok güzel değil mi? Böyle hep fettan, ortalık karıştırıcı rollerde görmeye alışkın olunca bu dizi de nasıl olacak merak ediyorum. Yürekli bir kadın olacağı kesinde senarist nasıl işleyecek merakla bekliyorum.

Aslıhan Karalar dizinin kadersiz karakterlerinden birine can veriyor. İlk bölümde en çok üzüldüğüm karakter oldu. Şimdi bu karakteri nasıl işlerler emin değilim ama inşallah yüzü güler. Aslıhan karakter olarak doğru seçim gibi geldi. Umarım bu şekilde devam eder karakter.

Özge Törer tarihe baktığımız zaman başrol kadın olması gerekir. Burak'a partner olarak çok kadın oyuncu ismi geçmişti ama Özge'nin olacağını hiç düşünmemiştim. Daha doğrusu ''noname'' bir ismin olacağını hiç düşünmemiştim. Oyunculuğu nasıl olacak bilemiyorum, ilk bölüme göre gayet güzel bir performans çıkardı.

Buse Arslan dizi konusunda talihsiz olan oyuncularımızdan. Umarım bu dizi tutarda şansı döner. Buse'nin şimdiye kadarki tüm projelerini izledim, haliyle oyunculuğunu biliyorum. Oyunculuğunu severim ama diziye yakışmış mı tam karar veremedim. Gelecek bölümlere bakmak en doğrusu olacak sanırım. İlk bölümde oyunu yerindeydi.

Alma Terzic dizinin kötü kadını karakterinde. Oyuncu o kadar yılan bakıyor ve hareketleri o kadar yılan ki ister istemez sinir oluyorsunuz. Daha önce tarihi dizide oynadığı için karakteri hemen sahiplenmiş hiç yadırgamamış belli. Kadın karakterlerin içerisinde en iyi performansı sergiledi. Bence seyirci tarafından çok nefret edilecek.

Dizi hakkında görüşlerim; 
Gönül isterdi ki her oyuncuyu tek tek yazayım ama o zaman yazı uzar giderdi. Bana göre hepsi iyi oynadı ve hepsi kendi karakterinde harikalar yarattı. İlk bölüme göre hepsi iyiydi. Dizi Ertuğrul'un devamı olduğu için yeni bir dizi değilde sezon başı yapmış gibi bir his verdi. Yani sanki bir kaç bölüm oynamış gibi başladı. Bölüm biraz acıklı ve ağırdı. Hüzünlü bir şekilde başlamış olması bence iyi olmuş. Çünkü direk efsanevi savaş sahneleri ve aksiyon dolu bir sahne olsaydı abartılı olmuş olurdu. İlk defa izleyen bana göre tam kıvamındaydı. İlk bölümde karakter olarak kim hangi karakterde pek çözemedim. Sanırım bir kaç bölüme ihtiyacım var.

Diziye hakim olanlara göre diğer sezonların yazılış şekliyle aynı düzeyde yazılmış. Dizi de beni rahatsız eden hiç bir şey olmadı ama seyircisini hiç sevmedim. Diğer bölümlerde kesinlikle sosyal medya takip etmeyeceğim. Sürekli Engin Altan fotoğrafı paylaşıp triplere giren kanser bir kitlesi var. ciddi anlamda rahatsız edici ve dayanılmazdı. Bu kanser kitle haricinde diğer diziye hakim olan izleyicisi diziyi beğendiler. Genel olarak onların düşüncelerini dikkat etmeye çalıştım.

Dizi de aksiyon ve savaş sahnelerine bayıldım. Aybars'ın yaralandığı sahneye ve getirilişine çok üzüldüm. O kadar acıklıydı ki bende ağladım. Zaten nasıl başladı nasıl bitti anlamadığım için herhangi bir hata göremedim. Hakim olan seyirciye göre şive ya da ağızda sorun varmış. Yani daha çok İstanbul Türkçesine kayma olmuş. Diğerinde nasıldı bilmediğim için bana güzel geldi. Osman Bey'in siyah incisi atına aşık oldum. Oyuncu bir Türk atı ilk defa gördüm. Maşallah kimin atıysa çok bakımlı, zeki ve güzeldi. Dizinin müzikleri heyecan verici ve sahnelere uygundu. Kurulan plato, kıyafetler ve kullanılan eşyalar hoşuma gitti. Çekimde kullanılan renk paletine hayran oldum. Teknik açısında dört dörtlüktü. Ben diziyi çok sevdim, belki Engin Altan olmasaydı ilkini de çok severdim. Burak için başladım ama hikaye ve işleyişi için devam etmeyi düşünüyorum. Tarihi dizileri seviyorsanız bence izleyin, tavsiyemdir.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 12. sırada tamamladı.
(Dizi Total, AB, 20+ABC1 gruplarında 1. oldu.)
Kuruluş: Osman

19 Kasım 2019 Salı

Azize (Dizi)

Buğra Gülsoy için heyecanla beklediğim dizi sonunda başladı. Dizi genel baktığımda beklediğime değen bir dizi olmuş. Fakat yine de ilk bölümde bazı eksiklikler olduğunu düşündüm. Bunlardan yazının devamında bahsedeceğim ama önce bir oyunculara bakalım.

Buğra Gülsoy'un oyunculuğuna aşığım. Bakışları, mimikleri, ses tonunu sahneye göre doğru ayarlaması beni benden alıyor. Hangi karaktere girerse girsin çok çekici geliyor. Fakat bir önceki dizisinde ki ponçik karakterden sonra bu karakter izleyicide nasıl bir etki yaratacak merak ediyorum. Karakteri şahsen ben çok sevdim. Biraz sert ama zamanla yumuşacık, tatlı bir karakter olacağını düşünüyorum. Çünkü içten içe iyi bir karakter olduğu belli.

Hande Erçel bir önceki dizisinden bu yana oyunculuk konusunda çok değişti. O abartılı, yapay oyunculuğunu yavaş yavaş daha gerçekçi hale getirmeye başladı. Yani vasatlıktan ortalama bir oyuncu kıvamına geldi. Hemen hemen piyasada bulunan kadın oyuncuların düzeyine gelmesi beni çok mutlu etti. İzlerken karakterde, duygu geçişlerinde hiç bir problem yoktu. Yani oyunculuğu pot durmuyordu ve karakter oturunca, karakterle bütünleşince daha iyi bir performans sergileyeceğini düşünüyorum. Sadece şu ses tonunu ayarlama kısmında hala iyi değil ama oyunculuğu güzelleştiği için dikkatli izlemedikçe belli olmuyor. Bu arada Buğra ile çok yakışmışlardı kimyalarını beğendim.

Mustafa Yıldıran dizide en midemizi bulandıracak karakteri canlandırıyor. Gerçekten böyle erkeklerin gerçek hayatta olduğunu bilmek midemi bulandırıyor. Daha ilk dakikadan Balkan karakterine hakaretler, beddualar yağdırdım bile. Karakteri izlerken çok rahatsız oldum. Mustafa Yıldıran müthiş bir oyuncu. Zaten bu yüzden izlerken midem bulandı. Resmen karakterle bütünleşmiş ve Balkan olmuştu. Seyirci olarak tamamen bu enerjiyi, havayı aldığım içinde sahnelerini izlerken zorlandım.

Çetin Sarıkartal 'dan da Mustafa Yıldıran kadar nefret ettim. Paşa karakterinden sonra İskender karakteri biraz ağır geldi. Balkan ve İskender karakterlerine baktığımda ''babasına bak oğlunu al'' dedim. Gerçekten ikisinden de midem bulandı. Bu kadar iyi oynamayın beyler.

Mustafa Avkıran'ın karakterine de hiç alışamadım. Yine bir önceki karakterine çok alıştığım için kötü olmasını sindiremedim. Fakat gerçekten usta bir oyuncu. Bir sahnede bir kaç tane oyuncu vardı ve hepsine resmen oyunculuk öğretiyordu. Hayran olmamak elde değildi. Çok sahnesi olursa izlemelere doyamayız.

Duygu Sarışın neden hep kötü kadın olmak zorunda? Sanki hep aynı kadının farklı hayatlarını oynuyor gibi. Sanırım artık kötü kadın olmasından sıkılmaya başladım. Keşke biraz da iyi bir kadın karakterde görebilsek. Performansı aynı karakteri oynadığı için aynı gibi geldi. Açıkçası pek bir albenisi yoktu.

Tugay Mercan'ı Buğra Gülsoy ile aynı dizide gördüğüme çok mutlu oldum. Keşke düşman değilde arkadaş, dost olarak izleseydik çok güzel olurdu. O saf, masum karakterinde görmeye alıştığım için diğer oyuncularda olduğu gibi hırslı, gözü kara karakterine alışamadım. Sanki ters köşe olmuşum gibi hissettirdi. Okan karakterini nasıl işleyecekler çok merak ediyorum. Bence Turgay bu karaktere yakışmış.

Orhan Kılıç, Adnan adında bir karaktere can veriyor. İlk bölümde çok kendini gösteremedi ama iyi bir oyuncudur. Eminim ki güzel bir iş çıkaracaktır. İlk bölüme göre performansını beğendim.

Dizide genç oyuncular haricinde tüm oyuncular tanıdıktı. Hepsi kendini ispatlamış iyi oyunculardı. Hatta neredeyse hepsi bir önceki sezonda ekranda olduğu için karakterleri konusunda kafa karıştırıcı performansları vardı. Ben yukarıda da yazdığım gibi bir kaç oyuncu da tuhaf oldum. Bir kaç bölüme kadar hepsine alışırım diye düşünüyorum. Yukarıda bahsettiğim eksiklikler senaryo ile ilgili eksikliklerdi. Aslında eksiklikte değilde mantık hatası varı. İzleyince hepsini sizde göreceksiniz. Mantık hataları genelde Azize karakterinin sahnelerinde vardı. Mesela özel bir odada tuvalet banyo muhakkak vardır Azize gitti üzerine Kartal'ın gözünün önünde değiştirdi. Ya da Kartal vurulduktan sonra o kadar adamdan hiç biri gidip vurulduğu bölgeye bakmadı elini kolunu sallayarak Okan karakteri vurdu ve izledi. Bunun gibi minik hatalar vardı. Spoiler vermek istemiyorum ama bir çok sahnede fark ettim. Dikkatli bir izleyici değilseniz çok önemseyeceğiniz sahneler değildi. İlk bölümde tüm karakterler çok soğuktu, sıcak bir duygu hissetmedim. Dizinin çekim rengi, açıları, seçilen mekanlar çok güzeldi ama abartılı zenginlik sahnelerini sevemedim. Dizinin müziklerini sevdim, jenerik kısmına bayıldım. Bence konu olarak da ilgi çekici bir konusu var, oyuncular zaten iyi oyuncular... Daha ne olsun? Vaktiniz varsa, bu güne diziniz yoksa şans verebilirsiniz. Ben sevdim, belki sizde seversiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 11. sırada, tekrarı ise 39. sırada tamamladı.
AZİZE

29 Ekim 2019 Salı

Biraz Dertleşelim


Kendimi Nihal Ziyagil gibi hissediyorum. 

Bir bölümünde tam hatırlamıyorum ama Nihal Ziyagil ''Ne zaman mutlu olsam sonrasında üzülecek şey oluyor...'' gibisinden bir cümle söylüyordu. Resmen o şekildeyim. Eylül ayı zor geçmişti, ekim tamamen kötü geçti. Vallahi ne yalan söyleyeyim burcum başak, yükselenim ikizler. Şu an evlerden ırak dağlara taşlara dediğinizi duyar gibiyim ama gerçekten bu durumun burcumun özellikleriyle alakası yok. Durumu anlatınca sizde anlayacaksınız...




Yazın son günleri alt komşumuz bir mülteciye dairesini sattı. 
O da gitti kendi vatandaşlığında başka bir mülteciye kiraya verdi. (Hangi ülkenin insanı olduklarından bahsetmeyeceğim başka yere çekilmesin diye.)  
Kimin geleceğini nasıl olacaklarını bilmiyorduk.  

27 Ekim 2019 Pazar

Assalamualaikum Calon Imam / Endonezya (FİLM)

Diğer Asya filmlerinin ve dizilerinin çevirisi çok az. Bu yüzden çeviri olan bir yapım bulduğum zaman izliyorum. Bu filmde bulduğum an izlediğim filmlerden biri oldu. Endonezya filmleri genelde aynı işleyişe ve sona sahip olsalar da masum ve saf bir şekilde işlendiği için bana çekici geliyor. Nedense hep Türk filmi kıvamında olduğu düşünüyorum. Aslında kültürümüz filan farklı ama ne zaman izlesem Türk filmi havası seziyorum. Ondan da filmlerini kendime yakın hissediyorum.

Filmde din konusu, aile konusu ve aşk konusu aynı anda ve ağırlıkta işlenmişti. Bazı sahneleri beni benden aldı. Kız biraz şımarık, erkek çok ağır başlıydı. Kızı şımarık olmasına rağmen kendime benzettim. Aşk hayatımız birebir aynıydı. O yüzden de kızı çok sevdim. Bazı sahnelerde duygu geçişini beğenmesem de genel olarak performansı iyiydi. Bu şekilde ortalama bir oyunculuğu vardı diyebiliriz. Erkek oyuncunun oyunculuğunu sevdim. İzleyince göreceksiniz, Miller Khan'ın farklı bir aurası var. Bu da karakterine ve oyunculuğuna yansımıştı. Yani başrol iki oyuncunun arasında en çok erkek oyuncunun oyunculuğunu beğendim.

Filmin genel konusu güzeldi ama anlatılmak istenilen bence iyi yazılmamıştı. Bazı sahnelerin kopuk olduğunu düşündüm. Mesela bir sahnede başka yerdeyken birden sanki başka bir yerde başka bir işleyişe geçiyor gibiydi. Görüntü kalitesi yerindeydi, kıyafetleri sevdim. Mekanlar ön planda değilde o da iyi gibiydi. Sonuç olarak bir bütün şeklinde düşünürsek bir sorun yok gibiydi. Vaktiniz varsa ve Endonezya filmlerini seviyorsanız sevebileceğinizi düşünüyorum. Bence bir şans verin.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Assalamualaikum Calon Imam 

25 Ekim 2019 Cuma

Sevgili Geçmiş (Dizi)

Sosyal medyada doğru düzgün tanıtımı reklamı yapılmadan bir tek fragmanlarla dizimiz bu gün başladı. Çok reklamı yapılmayan senaryolara güvenin çok olduğundan yapılmadığını bir kaç kez okumuştum.Ne kadar doğrudur bilmem ama güçlü bir senaryosu olduğunu düşündüm. İlk bölümün işleyişini çok sevemedim. Bu yüzden de ilk bölümü pek sarmadı. Dizinin kadrosu bana çok güçlü geldi. Sahnelerden de ölüm sahnesi vardı o sahne efsane olmuştu.

Ece Uslu ve Emre Kınay dizinin başrolündeler. Fakat ilk bölümde Ece Uslu yoktu, Emre Kınay ise sonlarına doğru ortaya çıktı. Eminim güzel bir oyunculuk sergileyeceklerdir.

Sevda Erginci hisli ve naif bir karakteri var. Şimdiye kadar oynadığı tüm karakterler bu şekildeydi. Ondan sanki aynı karakterin farklı hayatlarını oynuyor hissi veriyor bana. İlk projesinden bu yana dikkatimi çekiyor ama 2013'te başlayan bir projesinden sonra tamamen dikkatimi çekti. Minicik boyu ile kocaman bir oyunculuğu var. Fakat yine de artık daha farklı karakterlerde görsek iyi olur. Dizinin ilk bölümünde gayet güzeldi. Ben severek izledim.

Seçkin Özdemir kilo mu almış ne? Gerçi kaslı vücudunu da gördük ama neyse. Yani sakalından mı, yoksa karakterin giyiminden mi bilemedim. Açıkçası berduş havası bir garip geldi ama karizmasından hiç bir şey kaybetmemiş.

Melis Sezen'in saç rengine aşığım, yüzüne çok uygun bir saç rengi var. Oyunculuğu da git gide güzelleşiyor. Daha çok yolu var ama emin adımlarla ilerliyor. Zamanla daha iyi olacağını hatta daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Dizi de anladığım kadarıyla üç kız kardeşten büyüğünü oynayacak, ilk bölümde enerjisini sevdim.

Burak Yamantürk ve Melis Sezen'in kimyasına bayıldım. İnşallah çift olarak yazılmışlardır. Fazla uyumlu ve güzel görünüyorlardı. Sanırım en sevdiğim çiftte bu ikili oldu. Burak kadersiz oyuncularımızdan. Çünkü oynadığı diziler uzun soluklu diziler olmadı. Bu yüzden de yeteneğini seyirci tam olarak göremedi. Umarım bu dizide kaderi tersine döner.

Özge Özacar dizinin baş belası ve renkli karakteri. Özge'yi fiziksel olarak çok beğeniyorum, oyunculuğu da ortalama derecede ama kendini geliştiriyor. Performansını ve enerjisini sevdim.

Burak Çelik ve Özge Özacar çift olacaksa çok tatlı olurlar. İkisi de çok hoş görünüyor. Burak'ı zaten beğenirdim ben, bu dizide de başarılı olacak gibi görünüyor.

Elifcan Ongurlar'a ilk defa bir karakterinde çok üzüldüm. Kadersiz bir karakteri olacak gibi duruyor. Çilem karakterini nasıl işleyecekler, neler olacak merakla bekliyorum. Spoiler vermek istemem ama bence dizinin kilit karakteri Çilem karakteri olacak.

Dizinin konusu güzel ama işleyişini hiç sevmedim. İlk bölümü biraz durağan ve sıkıcı geldi. Karakterler doğru yazılmış, teknik ekip güzel iş çıkarmıştı ama diyaloglar, olayın örgüsü beni pek açmadı. Dizinin ikinci bölümüne de şans vereceğim, nasıl olur şimdiden bir şey yazamam ama bu şekilde devam ederse izlemem gibi geliyor. Dizinin işleyiş kısmında sanki bir şey eksik gibi geliyor. Ya da bana geçmedi. Dizinin çekildiği yer çok güzel, olayın başlangıcı evi hiç beğenmedim. Dizi nasıl ilerleyecek bilmiyorum ama yazdığım gibi ilk bölümü beni sarmadı. Yine de ön yargılı davranmak istemiyorum. Oyuncuların hatırına şans vermeye devam edeceğim. Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla sadece bazı şiddet sahneleri tepki çekti onun haricinde beğeneni çok oldu. Bu güne dizinin yoksa bir deneyin, belki siz seversiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 9. sırada, tekrarı ise 21. sırada tamamladı.
SEVGİLİ GEÇMİŞ

23 Ekim 2019 Çarşamba

Kurşun (Dizi)

Dizinin iyi olacağını biliyordum ama diziye karşı çok büyük ön yargılarım vardı. Fragmanlarından filan nasıl bir dizi olacağını çözememiştim. İnceleyince Karadayı, Ezel kıvamında bir dizi olacağını hissetmiştim. Yani, o dizileri izlediyseniz o diziler kurgu olarak bambaşka ve yürekten,içten dizilerdi. Bende dizi başlamadan evvel bu enerjiyi bu diziden almıştım. Ön yargım ise tamamen kişisel.

Engin Altan Düzyatan'ı magazinsel olarak sevmiyorum ve yıllardır da hiç bir işini izlemiyordum. Bu yüzden izleyebilir miyim diye bir ön yargım olmuştu. Fakat oyunculuğunun hakkını yiyemem. Gerçekten efsane bir oyunculuğu var. O kadar gerçekçi ve karakterleri o kadar güzel üzerine giyiyor ki izleyen insan oyunculuğu karşısında büyüleniyor. Keza Savcı Orhan karakterini de üzerine bir giysi gibi giymiş ve güzel taşımıştı. Duygu geçişleri, bakışları ve mimikleri beni benden aldı. İzlerken de oyunculuğuna bakarak ve Savcı Orhan olarak izlediğim için performansını, enerjisini çok sevdim. Bence bu dizi için Engin Altan biçilmiş kaftanmış.

Burçin Terzioğlu'na dizide bayıldım. Zaten çok sevdiğim bir oyuncu birde bu karakterle dönüş olması beni çok sevindirdi. İzlerken oyunculuğunu özlediğimi fark ettim. Hep bir önceki dizisindeki karakteri aklıma geldi ama Leyla karakteri de çok hoşuma gitti. Leyla vicdanlı ve zeki bir gazeteci karakteri. Zamanla Savcı Orhan'ın yanında olacağını ve ona yardım edeceğini düşünüyorum. Engin Altan ile Burçin'in kimyaları da çok uymuştu. Fragmanlarda ikilinin pot duracağını düşünmüştüm ama tam tersi olmuşlar dedim.

Berrak Tüzünataç ilk bölümde küçücük göründü. Berrak'ın performansını genel olarak beğeniyorum. Bu yüzden güzel bir oyunculuk izleyeceğimizi düşünüyorum.

Sarp Akkaya için düşüncelerim oyunculuk kısmında Engin Altan ile aynı seviyede. Yani bir karakteri oynadığı zaman onunla bütünleşiyor ve gerçekçi bir performans sergiliyor. Bu dizide de bunu hissettim. Hemen karakterini sevmiş ve benimsemiş gibiydi. Şahsen ben bu enerjiyi aldım. Umarım ilk bölüm ki gibi bir karakterde istikrarlı yazarlar ve değişim yaşatmazlar. Çünkü bu karakter çok yakışmış.
Engin Şenkan usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez. Bu yüzden saygı ile ve hayranlıkla sahnelerini izledim. Dizide olmasına sevindim.

Kürşat Alnıaçık hangi karakteri oynarsa oynasın zihnime Savaş Doğan olarak kazınmış. İyiyi de oynasa kötüyü de oynasa travmatik olarak hep Savaş Doğan'ı görüyorum. Sinsi gülüşünü takınıp birden Savaş Doğan olacakmış gibi geliyor. Kürşat Alnıaçık bu dizide de kötü karakterde nasıl zamanında Yusuf Miroğlu'na çektirdi burada da Savcı Orhan'a çektirecek gibi. Yalnız kötü karakter filan ama oyuncu çok iyi oynuyor.

Diziyi tahminime göre sevdim. Ben izleyemem diye düşünüyordum ama sardı. Jenerik kısmına aşık oldum, mis gibi olmuş. Dizinin teknik ekibi o kadar emek ve özen göstermiş ki görsel şölen yaşatmışlar. Özellikle stilist danışmanı ve sanat ekibine bayıldım. Dizide sadece bir kaç yerde mekan olarak hatalar vardı ama o da ilk bölümün azizliği diyebiliriz. Yani 70li yıllarda olmasına rağmen bazı aksesuarlar ya da binalarda günümüz sorunu yaşanmıştı. Mesela Savcı Orhan'ın makam odasındaki camların pimapen olması gibi. Fakat ben pek problem olarak görmedim. Hatta inceleyerek izlemesem minik hataları fark etmezdim bile. Geçmişi hatırlattığı için müziklerini sevdim. Çekim rengi, açısı, kıyafetler, mekanlar, kullanılan eşyalar tam benim zevkime uygundu. Bu yüzden de bayıldım. Umarım dizinin yolu açık olur ve çok sevilir. Bence gerek konusuyla, gerek işleyişiyle, gerek kurgusuyla reytinglerde üst sıraları hak eden bir dizi olmuş. Bu güne dizinin yoksa bu diziyi kaçırmayın derim. Bence çok seversiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 44. sırada tamamladı.
KURŞUN

22 Ekim 2019 Salı

Marmalade Boy /Japonya (Film)

-DİKKAT spoiler içerir-

Son zamanlarda izlediğim en saçma film olabilir. Çevirinin güzelliğinin hatırına sonuna kadar izlediğim bir film oldu. Şöyle ki filmin ilk kısmını hiç anlamadım. Kim kiminle aşk yaşıyor, kim kimin eşi, kim kimin çocuğu hiç aklım almadı. Birde aynı evde yaşamaları çok iğrençti.
Neden aynı evde yaşadıklarını hiç çözemedim.

Tamam eskiden arkadaşlarmış filan ama çok mide bulandırıcı geldi. Eski arkadaşlar diye aynı evde yaşamaları şart mıydı? Birde çocuklarda aşık oldu iyice ilişkiler karıştı gitti. Sonuna doğru biraz toparlamaya çalışmışlar ama yine de benim beynim ve midem almadı. Ondan açıkçası filmi de sevmedim. Film giriş, gelişme ve sonuç olarak işlense de çok kopuk sahne olduğunu düşündüm. Sanki sahneler konudan konuya atlıyor gibi hissettim.

Açıkçası film beni sarmadı. Çevirmenin alt yazıyı iyi yazması ve kurduğu cümleler hoşuma gittiği için izlemeye devam ettim. Onun haricinde başrol çiftin aşkının güzel olduğunu düşünecekken öz kardeş olduklarını sanıp ona rağmen devam edip evlenmek istemeleri kısmıyla o güzellikte bende uçup gitti. Şöyle böyle filmin sonunu getirdim. Oyuncular iyi oynamıştı, çekim ve işleyişe uygun seçilmiş mekanlar güzeldi, müziklerine bayıldım. 

Japonların yaptığı işlerde genel olarak ensest ve pedofili sorunu var hani Japon işlerini izlemeyi seviyorsanız ve bu alt yapıya alışıksanız film sizi çok fazla rahatsız etmeyecektir diye düşünüyorum. Bu yüzden benim düşüncelerimi göz ardı edip deneyin. Çünkü izleyici yorumlarını okuduğumda filmi çok beğenen, seven hatta filmin animesinin hayranı olan insanların olduğunu gördüm. Bundan dolayı şans vermeniz gerektiğini düşünüyorum. Eğer izlediyseniz sizin yorumlarınızı da postuma bekliyorum.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.



Marmalade Boy 
(Mamaredo Boi, ママレード・ボーイ)

20 Ekim 2019 Pazar

Son Günlerde Severek Paylaştığım Instagram Güncellemelerim #4

Instagram: renklitirtil
Facebook: renklitirtil
Twitter: renklitirtil
Tumblr: renklitirtil
Snapchat: renklitirtilblg

Postlarımı incelerken bu seri aklıma geldi. Her yıl bir post yazmışım bloguma. Bu yılda bitmeden bir önceki postun senesi de yaklaşmışken yeniden yazmak istedim. Buradan çok Instagram'da vakit geçiriyorum. Haliyle de çok fotoğraf ve story paylaşıyorum. Fakat her paylaştığım fotoğrafı sevsem de bazılarını ayrı seviyorum. Çünkü o fotoğrafı çekerken o gün yaşadıklarımı hatırlıyorum. Tüm günüm sorunsuz geçmişse o gün çektiğim fotoğrafları paylaşırken daha bir içten paylaşıyorum. Bu postumda da o fotoğrafları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Paylaştığım güncellemelerim; 

18 Ekim 2019 Cuma

2019 Ekiminin 18 Günü

Eylül ayı benim için hüzünlü geçti. Eylülün ardı ekimdi, ekim dolu dolu geçiyor. İlk 18 günü gezdim, dinlendim, en büyük hobim olan temizlik yaptım kendime gelmeye çalıştım.

30 Eylül 2019 Pazartesi

Eylül Toparlandı Gitti İşte

renklitirtil

Eylül toparlandı gitti işte,
Ekim filan da gider bu gidişle,
Tarihe gömülen koca koca atlar,
Tarihe gömülür o kadar.
**Turgut Uyar**

More Than Blue /Tayvan (FİLM)

-spoiler içermez-
Eylül ayında televizyondan dizi izlemenin yanı sıra bol bol ülke ayırt etmeksizin film izledim. Vaktim olmadığı için ve vakit kaybetmemek için seçimlerimde dikkatli oldum ve konusuna göre izlemeye çalıştım. Seçtiğim filmlerin de güzel olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden yavaşça sizlere de önereceğim. Filmin izleme linkini hemen yazımın sonuna ekliyorum.

Öncelikle önereceğim film Kore'den uyarlama bir film. Film 2009'da aynı isimle Kore'de yayınlanıyor. 2018'de ise Tayvan filmi uyarlıyor. Kore versiyonunu izleyenler çok ağlamışlar ve Tayvan versiyonunda da aynı duyguyu hissetmişler. Hatta bazı izleyiciler Tayvan versiyonunun daha samimi ve duygusal olduğunu yazmışlardı. Ben Kore versiyonunu izlemediğim için iki film arasında kıyaslama yapamayacağım ama Tayvan versiyonunda gerçekten duygulandım ve ağladım.
Aşk ve hastalık bir araya geldiği zaman ister istemez hüzünlü bir işleyiş oluyor bunun yanında oyuncularda karakterleriyle bütünleşince dram havası ağır basıyor. Aslında filmde aşkın getirdiği sevgi ve vefayı ve özveriyi izliyoruz. Haliyle de hikaye sıcak ve samimi geliyor. Şahsen bana bu hissi verdi.

Filmde birbiriyle bağlantılı üç ayrı çift oluşturulmuş. Jasper Liu ve Ivy Chen çifti, Bryan Chang ve Annie Chen çifti, birde Bryan Chang ve Ivy Chen çifti. Cream yani Ivy Chen iki erkek karakterle de bağlantılı bir karakter. İki karaktere fiziksel olarak baktığımda Bryan Chang ile çift olarak daha çok yakıştırdım. Gerçi Bryan Chang, Annie Chen ile de çok yakışmıştı. Zaten oyuncular kendilerini oyunculukta ispatlamış, iyi oyuncular. Karakterle de bütünleştikleri için her birini izlemelere doyamadım.

Filmin ilk dakikaları aşk konusunda beni heyecanlandırdı, ortalarına doğru durağan olduğunu düşündüm, sonunda ise ağladım. Giriş, gelişme ve sonuç kısmı olarak üç kısımdan oluşmuş da diyebiliriz. İşleyişin K ve Cream karakterlerinin tanışmalarından başlamasını ayrıca sevdim. Bence film teknik olarak ve  oyuncular olarak iyiydi. Ben herhangi bir sorun görmedim. Sonbahar aylarına uygun olduğunu düşündüğüm bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Bence sonbahar akşamlarında elinizde sıcak kahve ve ya çay ile battaniye altında izlenebilecek bir film.
İzleme Linki:

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

MORE THAN BLUE
 (比悲傷更悲傷的故事,
Bǐ bēi shāng gèng bēi shāng de gù shì)

29 Eylül 2019 Pazar

Badla 2019 (Film)

-spoiler içermez-
Yıl geçmiyor ki Amitabh Bachchan bir film çıkarmasın. Yaşına rağmen bu kadar aktif olmasına ve benim ona yetişememe inanamıyorum. Her filmini oyunculuğuyla o kadar güzel hale getiriyor ki gözümü kırpmadan izliyorum. Bir filmi nasıl başladı nasıl bitti anlamıyorum. Bu yüzden de her yıl film çıkarmasını dört gözle bekliyorum.

Bu filmde beni ters köşe yapan filmlerinden biri oldu. Spoiler vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama filmde bir konu var ama konunun içinde başka bir konu var. Hatta karakterin içinde başka bir karakter var. Bu şekilde film ilerliyor ve filmin sonuna geldiğimizde ''nasıl yani?'' diyebiliyoruz.

Amitabh Bachchan filmde zeki bir avukat rolündeydi. Kızı kurtarma odaklı bir avukattı. Her zaman ki gibi ses tonlamasıyla, mimikleriyle ve gerçekçiliğiyle beni benden aldı.

Taapsee Pannu kuşkusuz yeni nesil oyuncular içerisinde Vidya Balan'dan sonra Amitabh Bachchan'a yakışan bir oyuncu. P!NK filminde ikisinin enerjisine bayılmıştım. Bu filmle birlikte enerjileri daha net belli oluyordu. Karakteri iyi ile kötü arasında ince çizgi de bir karakterdi. Onu da izleyip anlayacaksınız...

Genel olarak filme bayıldım. Oyuncuların yanı sıra işleyişi ve kurgusu da kendini izletiyordu. Filmin müzikleri hoşuma gitti. Bollywood denilince bol danslı film bekleyebilirsiniz ama bu film yeni tarz Bollywood stilinde bir filmdi. Yani Dünya çapında nasıl yapılıyorsa işleyişi o şekilde yapılmıştı. Uyarlama olduğundan da kaynaklı daha çok Amerikanvari bir filmdi. Filmi seveceğinizi düşünüyorum. Bence boş bir zamanınızda izleyebileceğiniz bir film. Listenize eklemelisiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
BADLA

25 Eylül 2019 Çarşamba

Benim Adım Melek (Dizi)

Yılların Türk dizi izleyicisi olarak şunu bilirim ki bir dizi de Şerif Sezer varsa o dizi çok güzel olur. Şimdiye kadar Şerif Sezer olup da kötü olan bir yapımı daha izlemedim. Dizi bildiğimiz klasik doğu dizisi ama başka bir yapımın yine Şerif Sezer'in başrol olduğu sezonlar süren bir dizinin havasını aldım. O dizide de bir kadın ve üç çocuğunun mücadelesi vardı, bu dizide de aynısı olacak gibi görünüyor. Eğer o diziye benzerse ben finaline kadar sadık kalır izlerim. Çünkü, kadın mücadelesi olan diziler her zaman daha çekici geliyor. Bu arada senaristlerden Berfu Ergenekon'un senaryolarını çok seviyorum. Hemen hemen tüm senaryolarını severek izlemiştim. Bu yüzden hikayenin işleyişine çok güveniyorum.

Öncelikle dizinin belli bir yaş üstünün karakterlerine usta oyuncular hayat veriyor. O yüzden hepsi kıymetli olduğu için onlar hakkında yazı yazmayacağım.

Nehir Erdoğan sen ne güzel bir kadın, ne güzel bir oyuncusun. Bazı sahneler de resmen tüylerim diken diken oldu. Öyle bir oynadı ki gerçek bir anneymiş hissine bana net bir şekilde geçirdi. Günümüzde bu duruma düşen o kadar çok kadın var ki bu kanayan yaraya resmen Melek karakteri parmak bastı.

Kutsi ilk bölümde çok aktif bir karakter değildi. Karakter olarak sanki sıcak gönüllü Melek ve çocuklarını kanatları altına alacak bir karakter gibi duruyor. Zaten dizilerde her zaman başrol kadın karaktere böyle özel adamlar yardımcı olur. Bizler de hayran hayran izleriz.

Kaan Çakır bu dizide tüm küfürler seni bekliyor haberin olsun. Alpay adında iğrenç bir karaktere hayat veren Kaan Çakır bence alkışları hak etti. Çünkü öyle nefret edilesi şekilde gerçekçi oynuyordu ki tükürsem bir daha tükürsem demek geldi içimden. Gerçek hayatta magazin ve haber sitelerinde bolca okuduğumuz bu tip adamlara da ayrıca lanet okuyasım geldi.

Rabia Soytürk'e ilk bölümde sinir oldum. Biraz hırçın, annesinin sözünü dinlemeyen, her zaman baş belası ve uyumsuz bir karakter olacağı ilk bölümden belli oldu. Oyunculuğu güzeldi ama karakterinden hiç hoşlanmadım. Annesine çok çektirecek bir karakter olacağı için bol bol sinir krizi geçirtecek şimdiden yazayım.

Poyraz Ar dizinin çocuk oyuncusu. Minicik yaşına rağmen çok yetenekli bir oyuncu olduğunu düşündüm. Bazı duyguları ablalarından ağabeylerinden daha iyi verdiğini düşünüyorum. Nereden bulmuşlar bu güzelliği bilmiyorum ama Nehir Erdoğan'ı anımsatması oyuncu seçiminde çok güzel bir tercih olmuş.

Ulvi Kahyaoğlu'nun ilk dizisi bu dizi sanırım. Açıkçası ilk bölümden oyunculuğu konusunda pek fazla bir şey anlayamadım. İyi ya da kötü bir performansı vardı yazamam. Yalnız karakterini hiç beğenmedim. Rabia Soytürk'ün karakteri gibi ele avuca sığmayan, hırçın, baş belası bir karakter. İki oyuncunun karakteri de inşallah zamanla değişir. Yoksa cidden sahneleri sinir krizi geçirtiyor.

Mustafa Mert Koç yavaş yavaş üzerinden acemiliğini atmaya başladı. Her karakterinde bir tık daha iyiye gitmeye başlaması güzel. Hala oyununda eksik yerleri var ama yerinde saymayıp kendini geliştiriyor olmasından hoşlandım. İlk bölümde böyle ise bölümler ilerledikçe, karakter oturunca daha iyi olacağını düşünüyorum.

Dizinin jenerik kısmına bayıldım. Kim yaptıysa ellerine sağlık. Dizinin başlangıcı Gaziantep yemeklerinin yapılışı sahnesi ile başladı. Bende Türk dizi tarihinin en güzel başlangıçlarından biriydi. Bölüm boyunca aralarda o baklavaların şerbette fokurdaması da beni benden aldı. Melek'in hikayesi beni derinden yaraladı. Haliyle ilk bölümün işleyişi de beni etkiledi. Bazı sahnelerinde tüylerim diken diken oldu. Bence senaristler bazı ünlü, ünsüz kocaları tahlil edip öyle yazmışlar gibi geldi. Çünkü haberlerde gördüğümüz şeyleri resmen izlettiler izleyiciye. Kadının gücünü heyecanlı   bir şekilde izlemek Ben diziyi çok beğendim. Tanıtımlarını izleyip güzel bir dizi olacak demiştim, dediğim gibi de çıktı. Çarşamba gününe diziniz yoksa kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Bence bu dizi kaçmaz. 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 48. sırada tamamladı.
 BENİM ADIM MELEK 

14 Eylül 2019 Cumartesi

Kuzey Yıldızı İlk Aşk (Dizi)

Ordu şehrimizde daha evvel hiç bir dizi çekilmemişti diye hatırlıyorum. Bu yüzden bu dizi ilk defa Ordu'da çekileceği için beni çok heyecanlandırdı. Diziyi sosyal medyadan kontrol ederken herkes Trabzon ağzını bildiği için bunlar yapamamış yazmışlardı. Bu konuda izleyiciye çok şaşırdım.

Herhalde Karadeniz bölgesini doğudan batıya Trabzon ağzıyla konuşuyor sanıyorlar. Her neyse... Ordulu olan kullanıcıların yorumunu ayıklayınca bazıları benim dedem, nenem de böyle konuşuyor yazmışlardı, bazıları da Ordu'da şive yok yazmışlardı. Çoğu Ordulu'nun diziyi beğenmesine  sevindim.  Bir Karadenizli olarak Ordu nasıl konuşuyor bilmiyorum ama bence yerinde olmuş. Çünkü artık Trabzon ağzının yanlış kullanımı ve abartısı bıktırmıştı. Ayrıca herkesin ağız yapmaya çalışmaması da hoşuma gitti. Tüm oyuncular o kadar tanıdık ve iyi oyuncular ki hepsini tek tek yazmaya kalkışsam çok uzun bir yorum olacak bu yüzden kısa tutmaya özen göstereceğim.

Öncelikle Cezmi Baskın, Zeynep Kankonde, Hüseyin Soysalan ve Uğur Demirpehlivan'ı dizide gördüğüme çok sevindim. Böyle güzel usta oyuncuların olması diziyi daha renkli yapmış.

İsmail Demirci'yi bir dizi de tam olarak izlemek nasip olmadı. Şansından mı ne ya konuk oyuncu gibi oldu, ya dizisi kaldırıldı ya da çok arka planda kaldı. İnşallah bu dizisi tutar da bizlerde doyasıya izleriz. Çünkü oyunculuğu iyi bir oyuncu. Hak ettiği yerde olmasını isterim. Dizi de Kuzey yani başrol karaktere can veriyor. Karakter herkesin kalbini kırmış bir karakter. Bu yüzden zorlayıcı bir karakter gibi olacak görünüyor. Şahsen ben sevdim.

Aslıhan Güner yıllar geçse de güzelliğinden bir şey kaybetmiyor. Farklı bir aurası, farklı bir havası var. İsmail Demirci gibi Aslıhan'ın da hak ettiği yerde olduğunu düşünmüyorum. Dizi de İsmail ile kimyalarının uygun olduğunu düşündüm. Aslıhan biraz minyon olduğu için küçük gibi dursa da çok fazla yaş yok aralarında. Gerçek hayatta İsmail 84 doğumlu, Aslıhan ise 87 doğumlu. Yıldız karakterinin gözünün karalığı hoşuma gitti. Biraz şiddet eğilimli bir karakter olsa da klasik bir karakter değil. Yıldız karakteri üniversite mezunu zamanında şehirde yaşamış ve tercihen köyüne dönmüş, köyüne döndüğünde ise şehir kültürü ve köy kültürünü kıyafetlerinde sentezlemiş bir karakter. Karakteri bu yüzden bile çok sevebilirim.

Toygan Avanoğlu hangi dizide oynarsa oynasın hep Sivaslı gibi konuşacak anlaşıldı. Ruhu o kadar Sivaslı ki bünyesi asla başka ağız yapmasına izin vermiyor. Yine de komik ve çok tatlı bir oyuncu değil mi? Her karakteri aynı gibi dursa da izlerken çok gülüyorum ve hiç sıkılmıyorum. İyi ki böyle bir oyuncumuz var.

Yasemin Hadivent'ti izlemeyeli yıllar oldu. Fakat yıllar içinde hiç değişmemiş ve güzelliğinden bir şey eksilmemiş. Karakterini sevdim, oyunculuğu güzel ama ağzı konuşurken İstanbul Türkçesine çok kayıyor. Bu da izlerken dikkatimi çekti. Umarım ilerleyen bölümlerde bunu düzeltir.

Mert Yavuzcan şeytanın avukatı yine karşıma kötü karakterle çıktı. Artık iyi karakter olduğunu görme umudumu kaybettim. Oyunculuğu muazzamken hep kötüyü oynaması beni üzüyor. Dizide umarım konuk oyuncu olarak değildir. Çünkü en son izlediğimde konuk oyuncuydu ve doyamamıştım. İnşallah bu dizide bol bol izleriz.

Gizem Güneş, Aslıhan Kapanşahin, Berfin Nilsu Aktaş Kuzey'in kızları olarak karşımıza çıktılar. Gizem Güneş ilk defa itici olmayan bir karakterle karşımıza çıktı şükürler olsun. Aslıhan Kapanşahin'i bir önceki dizisinde çok beğenmiştim o yüzden bu dizide görmek hoşuma gitti. Berfin Nilsu Aktaş'ı sanırım ilk defa görüyorum ama güzel kızmış. Dizide şimdilik üç kızın arasında diğer iki kıza göre fiziğiyle bir adım önde gözüküyor. İlerleyen bölümlerde nasıl olur merak ediyorum. Bana göre oyuncular doğru seçimdi ve bölün boyunca iyiydiler. Umarım duygu değişimleri başladığı zaman da güzel oynarlar.

Burak Can ve Özgün Karaman ilk bölümde yoklardı nasıl olacaklar merakla bekliyorum. İnşallah Burak Can ile Aslıhan Kapanşahin çift olur ve Gizem Güneş ile Özgün Karaman olur. Beklentim bu yönde ama karakter olarak nasıl bir konumda olacaklar karakterler çıkmadan bilemedim. 

Şiveyi, ağzı şunu bunu bir kenara bıraktığımızda dürüst olmak gerekirse dizi beklediğim gibi çıktı. Hep bir acaba yapabilecekler mi düşüncesi vardı ama bölüm bittiğinde emin oldum ki ekip bu işin üstesinden geldi. Dizinin konusu hoşuma gitti, işleyiş olarak hiç sıkılmadım. Her Karadeniz şehri gibi Ordu'nun da doğası bir harika. Bölüm boyunca çekilen doğayı hayranlıkla izledim. Evlerin dekorları ise beni benden aldı. Resmen benim hayalimdeki hayatı dizide göstermişlerdi. Bana göre her şeyiyle güzel bir diziydi. Ağız kısmı beni hiç rahatsız etmedi bilakis biz bu tabuyu yıktığı için çok mutlu oldum. Reytingler nasıl olur dizinin kaderi nasıl şekillenir bilemeyiz. Umarım reytinglerde güzel rakamlar görürler ve uzun soluklu bir dizi olur. Aile ile izlenebilecek romantik - komedi türünde bir dizi arıyorsanız beğenmeyenleri anlamaya çalışarak size bu diziyi tavsiye ediyorum.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
KUZEY YILDIZI ''İLK AŞK''

12 Eylül 2019 Perşembe

Şampiyon (Dizi)

Bu gün iki dizi başladı. İkisi de farkındalık üzerine ve ikisi de güzel. Bu kanal yönetimleri bunu izleyiciye neden yapıyor sorgulamadan edemiyorum. Şimdi ben kendimi perşembe gününe ikiye bölemem ki... Şu an ne yapacağım konusunda çok kararsızım. Fakat bu diziye baktığımda çok sevdim, severek izledim. Tüm oyuncular tanınmış kendini ispat etmiş oyunculardı. Hepsinin bölüm boyunca birbiri ile uyumlu olmalarından hoşlandım. Tek tek baktığımda ise;

Tolgahan Sayışman kariyerindeki son dört diziden sonra sonunda doğru diziyi bulabildi. Günlük dizisinden bozma dizilerde senelerce harcandı. Bu yüzden de oyunculuğu hakkında herkes ön yargılı oldu ve oynayamıyor dedi. ALLAH aşkına bu adama yapımcılar neden böyle bir kötülük yaptılar bilemiyorum ve anlayamıyorum da. Neyse ki sonunda doğru karakter, doğru dizi geldi. Döneminin oyuncularının oynadığı karakter düzeyine gelmesiyle dikkatli izleyiciler ve hayranları bir oh çekti. Doğru karakter olunca haliyle oyunculuğu ve havası da değişik olmuş. İlk bölüme göre ben çok başarılı buldum ve karakterini çok sevdim. Emir Özyakışır ile baba - oğul ilişkisine de bayıldım. Sanırım yeni baba olduğundan dolayı babalık hissi bana direk geçti. Yani Emir'i kendi evladı gibi sahiplenmiş ve bunu da kamera önüne yansıtmış gibiydi.

Emir Özyakışır'ı bir önceki dizisinden bu yana çok seviyorum. Koca yanaklarını ısırasım, kocaman sarılasım var. Bölüm boyunca izlerken ekran başında hırslandım durdum. Böyle tatlı çocuklara nazar değecek diye çok korkuyorum. Çünkü insanın ister istemez gözü kalıyor keşke benimde böyle tatlı evladım olsa diyor. Emir çok yetenekli bir çocuk, küçücük yaşına rağmen şive bile yapabilecek derecede yetenekli bir çocuk. Yeteneğiyle, koca yanaklı olup Tolgahan'a benzerliğiyle çocuk karakter olarak diziye çok uymuş.

Erdal Özyağcılar'ı ekranda gördüğüme çok sevindim. Tolgahan'ın kariyerine o diziler girmeden evvel balkanlarda birlikte bir dizide oynamışlardı. İkisini aynı dizide görünce aklıma o mükemmel dizi geldi. Erdal Özyağcılar usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez, her zaman ki gibi mükemmeldi.

Yıldız Çağrı Atiksoy hangi karakteri oynarsa oynasın hep doktor karakteri oynuyormuş hissi veriyor. Geçmişte ki karakterinde doktor olduğu karakterleri vardı oradan mı travma oldu bilemiyorum sanki ilk dizisinden bu dizisine kadar doktormuş hissi veriyor. Diziye ve Tolgahan'a uymuş mu emin olamadım. Bireysel olarak oyunculuğunu beğeniyorum. Performansı da güzeldi ama pek olduramadım.

Erkan Avcı'yı son oynadığı karakterde psikopat olarak izleyince bu karakterinin iyi olmasını bünyem kabullenemedi. Bölüm boyunca her an garip gülüş yapıp psikopatça bir hareket sergilemesini bekledim. Yakından takip ettiğim ve severek izlediğim oyuncuyu dizi de görmekten mutluluk duydum. Ne kadar kabullenemesem de karakterin Kafkas'a destek olmasını ve kocaman bir yüreğinin olmasını sevdim. Erkan Avcı'ya da karakter yakışmış. En çok seveceğim karakter olacağını düşünüyorum.

Halit Özgür Sarı haşin bir karaktere hayat verecek gibi duruyor. Daha ilk bölümde başına buyruk bir karakter olduğunu belli etti. İlk bölümden biraz sinir oldum yazsam yalan olmaz. Daha önce yine TRT1'de bir dizide oynamış ama izlemediğim için bilmiyordum. İlk defa bu dizi ile izleyeceğim oyuncuyu ilk bölümde başarılı buldum.

İlayda Alişan, Erkan Avcı'nın kız kardeşi karakterine çok yakışmış. Büyük bir ihtimal başrol erkeğe karşılıksız aşk besleyen masum bir kızı oynayacak. Böyle karakterlerin üstesinden iyi gelen bir oyuncu olduğu için karakterle kısa sürede bütünleşecektir.

Mehmet Bozdoğan hep böyle gıcık karakterlerin oyuncusu olmaya devam ediyor. Şöyle iyi güzel bir karakterde izlemeyi çok isterdim. Fakat yine kötü bir karakterde olacağını düşünüyorum.

Berk Yaygın ve Bahar Süer'in karakterlerine sinir oldum. Dizi de eş karakterini oynuyorlar ve çok vicdansız geldiler. Hatta Bahar Süer'in ilk defa bir karakterinden nefret ettim. Dizi olduğunu biliyorum ama karakterine gerçekmiş gibi öfkelendim. Keza Berk Yaygın'da çok itici geldi. Tabi bu durumda ne kadar iyi oyuncu olduklarını gösteriyor orası ayrı.

Dizinin başlangıç kısmı güzeldi. Konuyu geçmişten almaları, konuyu daha anlaşılır hale getirmişti. Başlangıçta ki boks sahneleri çok heyecanlıydı. Yönetmen Ketche'yi seviyorum ama renk konusunda emin olamadım. Çekim rengi bazı sahnelerde sarımsı - soluk bir renkti, bazı sahnelerde ise koyuydu. Acaba benim mi gözlerimde problem vardı anlayamadım. Erdal Özyağcılar'ın sahneleri genel olarak sarı gibi geldi bu da renk geçişlerinde biraz uyumsuz hissettirdi. dizide ki tek gözüme batan şey buydu. Bu durum haricinde hiç bir sorun yoktu. Dizide kullanılan müzikleri çok sevdim. Özellikle Canbay & Wolker - Elbet Bir Gün şarkısının kullanılması diziye farklı bir hava katmıştı. Dizi genel olarak izleyici tarafından sevildi. Reytingleri nasıl olur bilmiyorum ama bende sevdim. Bu yüzden vaktiniz varsa; bu akşama bir diziniz yoksa, diziye bir şans vermenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 7. sırada, tekrarı ise 17. sırada tamamladı.

ŞAMPİYON

Mucize Doktor (Dizi)

Unutulmaz Kore dizimin uyarlamasının yapılacağını duyduğumda çok sevinmiştim. Aslında Japonya uyarlamasının çevirisinin yapılmasını bekliyordum ama bizim yapım tam bir sürpriz oldu. İlk bölüm bildiğim kadarıyla tüm versiyonlarında aynı işlenmiş. Amerikan versiyonunu izlemedim ama genel olarak o versiyonuna daha aşina bizim izleyici. Ben diziyi versiyonlarını karıştırmadan orijinalmiş gibi yorumlama kararı aldım. Yani kıyaslama yapmamaya çalışacağım

Taner Ölmez ilk açıklandığında herkes -''Bu oyuncu mu peh! Bu karakterin altından kalkamaz...'' gibi yorumlar okudum. Benim düşüncem neydi ya da bu konu hakkında yazdım mı hatırlamıyorum. Fakat ilk bölümde herkes tükürdüğünü yaladı. İzleyici olumlu yorum yapmanın yanı sıra hayran kaldıklarını da abartılı şekilde yazdılar. Şahsen bende aynı düşüncedeyim. Mimik, hareketler, göz göze gelmeme olayını çok güzel bizlere yansıtmıştı. O kadar içten ve gerçekçi bir performans sergiledi ki her sahnesini gözümü kırpmadan izledim. Aynı şekilde çocukluğunu oynayan oyuncu da çok güzel oynamıştı.

Onur Tuna diziye çok yakışmış. Bir önce ki yapımı da iyiydi ama sanki harcanıyordu. Eminim bu karakter daha iyi gelecek. Karakter başta sert ve kötü görülse de güzel bir karakter. Onur Tuna'nın da bu karakterin üstesinden geleceğini çok iyi biliyorum. O maviş gözleriyle sert bakışlarıyla bizi bizden alacaktır. Genel olarak oyunculuğu beğenilmese de ben beğeniyorum ve seviyorum. Dizi için doğru seçim olduğunu düşünüyorum.

Sinem Ünsal fiziksel olarak bu karaktere çok uygun bir karakter. Dizi bizde nasıl ilerler bilmiyorum ama Taner Ölmez ile olursa çok tatlı bir çift olacaklardır. Versiyon kıyaslamıyorum ama Kore versiyonunda ki karakteri çok sevmiştim. Sinem'de çıtı pıtı ince sesli bir oyuncu olduğu için çok yakıştığını düşündüm. Daha önce bir kaç dizisinden oyunculuğunu bildiğim için oyunculuğunu çok seviyorum. Umarım bu dizide de o güzel oyunculuğunu gösterir.

Reha Özcan, Taner Ölmez'in karakteri için kilit bir karakter. Dizi de ikisinin bağını birbirlerine uyumunu izleyeceğiz. Bu karakter için kesinlikle başka bir karakter düşünülemezdi. Reha Özcan'ın oyunculuğunu biliyorsanız öyle usta bir oyuncu ki hayran olmamak mümkün değil. Her karakteri üzerine bir elbise gibi giyer ve o karakteri yaşar yaşatır. Bu yüzden kilit bir oyuncunun Reha Özcan olduğuna çok sevindim. İlk bölüm performansı muazzamdı.

Murat Aygen ve Özge Özder'i bir yazabilirim. Dizinin entrika ve kötülük kısmı bu iki oyuncunun omuzuna yüklenmiş. Her zaman kötülük ve kötü karakterin oyuncularıdır ikisi de. Açıkçası çokta güzel oynarlar ama ben Murat Aygen'i iyi karakterde görmekten mutluluk duyardım. Bana göre ikisi de iyi oyuncudur.

Hazal Türesan ile Onur Tuna'yı çift yapmak kimin aklına geldiyse ellerine sağlık. Boyu boyuna huyu huyuna uygun bir çift olmuşlar. İkisinin de bir önce ki projelerinde partnerleri fiziksel olarak pek uygun değillerdi. Tamam kimyalar uymuştu ama fizik konusunda pek tatmin edici değillerdi. Fakat bu sefer olmuş, tam olmuş. Hazal'ı iyi bir karakterde gördüğüm için çok mutluyum. Daha ilk bölümden duruşuna bayıldım.

Bihter Dinçel'e komedi dizileri daha çok yakışsa da bu diziye de olacak gibi. Dizi de sahnesi çok çok azdı. Nasıl bir karakteri olacak, performansı tam olarak nasıl bilmiyorum. Bence başlangıç için gayet güzeldi.

Fırat Altunmeşe, Hayal Köseoğlu ve Korhan Herduran sevimli bulduğum genç oyunculardan üçü. Oyunculuk düzeyleri birbirine çok yakın o yüzden üçünü aynı anda yazabilirim. İlk bölümde performansları güzeldi. Diziye renk kattıklarını düşündüm. Korhan Herduran dizinin nefes aldırma sahnelerinde olacak sanırım. Hani dram, dram giderken komik bir sahne olur ya o sahnede ki oyuncu olmasını bekliyorum.

Öncelikle diziyi hakkını vererek, yasal olarak aldıkları için yapıma teşekkür etmek isterim. Günümüzde esinlenme adı altında ç/alan yapımların içinde çiçek gibi duruyor. Dizinin yapımı Türkiye'de en fazla uyarlama yapan yapım. Bu yüzden artık bu konuda ustalaştıklarını düşünüyorum. Her zaman doğru senaristlerle senaryo değişse bile iyisini çıkarabiliyorlar. Bundan dolayı dizinin kötü olacağını hiç düşünmedim. Nitekim ilk bölümde senaryoya sadık kalarak ilerledikleri için beğendim. Dizinin bizde de uyarlanması farkındalık olarak çok iyi oldu. En azından hastalıkmış gibi davranmayı kesip insanlar anlamaya başlarlar. Yönetmen koltuğunda sevdiğim yönetmenlerden Yusuf Pirhasan oturuyor. Bu yüzden çekimler, geçişler, açılar hepsi benim gözümde dört dörtlüktü. Kamera arkası ekibin ellerine sağlık. Dizi bana göre çok iyi bir başlangıç yaptı ve izlenmeyi hak ediyor. Vaktiniz varsa şiddetle öneririm.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

 Dipnot:
Dizi Kore yapımı Good Doctor  dizisinden uyarlanmıştır. 
(AMERİKAN YAPIMINDAN UYARLANMAMIŞTIR) 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 2. sırada tamamladı.

MUCİZE DOKTOR
Tasarım:Sawako Kuronuma