This Blog is protected by DMCA.com

19 Mayıs 2019 Pazar

Kitap Yorumu / Şair Evlenmesi - Şinasi

Hemen okur okumaz kitap hakkında bloguma yazı yazmak istedim. Çok kitap okurum ama buraya yazmak konusunda epeyce tembel olduğumdan nadir kitap yorumu yazdığımı görürsünüz. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın basımını yaptığı Türk Edebiyatı Klasikleri serisinden ilk on bir tanesi doğum günümde hediye edilmişti.

Fakat diğer okuduğum kitaplardan sıra gelmediği için seriye bir türlü başlayamamıştım. Sonunda bu gün niyet ettim ve hemen okudum. Lisedeyken okul kitaplarının içerisinde önemli bir eser olduğu için bulunurdu. Bende sözel bölüm öğrencisi olduğum için karşıma çok çıkar, okur okur gülerdim. Serinin diğer on eseri de çok önemli yazarlar tarafından kaleme alınmış, önemli eserler tabii ki ama bu eseri gördüğümde çok sevinmiştim. Bu yüzden serinin beşinci kitabı olsa da okumaya, ilk bu kitap ile başlamak istedim. 



7 Mayıs 2019 Salı

Dedikodu//Super Junior Kyuhyun Yuvasına Döndü

Oh be sonunda asker bekleme faslı bitti. Bende Super Junior Üyelerinin Askere Gitme Tarihleri postumu güncellemeyi bitirdim. 2010-2019 arasında ELFler durmadan asker yolu gözledi ve gün saydı. En çok gün saydığım üye sanki Kyuhyun olmuş gibi hissediyorum En kolay geçen Donghae, Eunhyuk ve Siwon oldu. En zor geçen Leeteuk oldu. En belirsiz geçen Shindong, Ryeowook, Yesung, Heechul, Sungmin oldu. Kangin'i maalesef yakalayamadım o zamanlar daha keşfedememiştim. Heechul ve sonrasına baktığımda bu şekilde kategorilendirebilirim diye düşünüyorum. Ne çektik, ne bekledik yıllarca hep üyeler eksikti. Türkiye'ye geldiklerinde tam olmadıkları için yarım sevinç yaşadık. Şu askerlik süreci içinde askerlik haricinde bir çok olay, bir çok kriz, bir çok eksik yaşadı grup. Her şeye rağmen dimdik ayakta oldu ve birbirlerinden kopmadılar. Şimdi bir kez daha tamamlanma ve bir bütün olma zamanı. Kyuhyun'un gelişi ile birlikte tek umudum bu.

Kyuhyun geçmişte çok ağır bir kaza geçirdi, aylarca hastanede yattı ölümlerden döndü ama pes etmedi ve mesleğine geri döndü. Açıkçası tam olarak asker olmasını kimse beklemiyordu ama o kamuda olsa 24 Mayıs 2017 günü Kamu görevi olarak askere gitmeyi tercih etti. Dedikodu// Kyuhyun Asker Oldu postumu yazarken pek bir gururluydum. 2 yıl geçti hala gururluyum, güzelce gitti, sorunsuz güzelce dönüyor. Hoş geldin Evil KYUHYUN.

Ayın dördünde Kamu görevindeyken Instagramını güncelledi:


6 Mayıs 2019 Pazartesi

Kıymalı Alinazik Yapılışı

Alinazik kimine göre meze, kimine göre yemek, kimine göre kebap. Bana göre ise doyurucu bir akşam yemeği. Alinazik, bir çok şekilde yapılabiliyor. Benim gördüğüm kıymalı, kuşbaşı etli, çeşitli kızarmış köfteli, tavuk gögüslüydü. Bunlardan kuşbaşı etli ve kıymalı olanını tattım. Gaziantep yöresine ait bu yemeğin orijinali nasıl bilmiyorum ama bence kuşbaşı etli olan diye düşünüyorum. Yapması pratik ve doyurucu olan bu yemeği sık sık yaptığım için sizlerle tarifimi paylaşmak istedim. Umarım yaptığım tarifi yaptığınızda  sizde beğenirsiniz.  
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
KIYMALI ALİNAZİK YAPILIŞI 

Beklemediğim Bir Kargo Geldi

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Üç gün önce sabah on gibi uyanıp güzel bir kahvaltı sofrası kurdum. Annemle birlikte sohbet ede ede yedik içtik. Sonra çayı çok demlediğim için sofra da çay keyfi yapmaya başladım. Televizyonda TLC programını izleye izleye sohbet ederken kapı çaldı. Camdan aşağıya baktım bir posta memuru elinde ince bir dosya ile bana geldiğini söylüyor. Herhangi bir kargo gelmediği için aklıma resmi ve önemli bir dosya olacağı geldi. Hayatın ne getireceğini, başına ne geleceğini bilemiyorsun. Ani sürprizlere de alışkın bir insan olduğum için haliyle ilk aklıma gelen bu oldu. Sonra posta memuruna kimden geldiğini sorduğumda aforizmik blogunun eşinin adını verdi. O kadar şaşırdım ki size tarif etmem çok zor. Bir gün önce aforizmik ile konuştuk bir şey demedi böyle bir kargo yollayacağım demedi. Bu yüzden de şaşırdım ve merak ettim.

29 Nisan 2019 Pazartesi

Islak Kek Yapılışı

Brownie yani ıslak keki yapmayalı yıllar olmuştu. Ramazan içinde çok fazla tatlı yemediğimiz için ramazan öncesi değişiklik olsun diye yaptım. Tadı çok güzel olunca bunu sizinle paylaşmak istedim. Annem kekin malzemesinden un katmadan önce kakao katıp kekin sıvı malzemelerinden sos yapıyormuş ama ben ayrıca sos yapmak istedim. Bu şekilde sanki üzerine ganaj sos yapıp dökmüşüm gibi oldu hemde çok güzel ıslandı. İlk etapta fırından kek incecik çıkınca çok üzüldüm. Kekin kalınlığını unuttuğum için kabarmadığını düşündüm. Fakat sosu koyduğum an kek yavaş yavaş kalınlaştı ve normal kek boyutuna geldi. Islak kekin çok şekerli olmasını istemiyorsanız sosunun şekerini azaltabilir ya da çok ıslak istiyorsanız içine katılan sütü çoğaltabilirsiniz. Yaptığım gün misafirim vardı ondan yatığım gün ikram ettim ve koca borcamdan sadece 2 dilim kaldı. Kalan 2 dilimi ertesi gün tadında beklediği zaman daha iyi olduğunu keşfettim. Bu yüzden acele değilse 1 gün bekletmenizi ya da gün içinde çok erken saatlerde yapıp bekleme süresini uzatmanızı tavsiye ederim. Ben süslemeden yedim ama isterseniz siz süsleyebilirsiniz. Umarım bu tarifi sizde yapar ve seversiniz. Şimdiden afiyet olsun.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Malzemeler

26 Nisan 2019 Cuma

Sabır


Sabretmek çok tuhaf bir duygu biçimi. Hayata karşı o kadar aceleci davranıyoruz ki sabretmeyi unutuyoruz. 


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Güvenilir Kitap Alışveriş Siteleri

İnternetten alışveriş yapmaya çok korkan biriyim. Hep böyle istediğim bir ürün gelmeyecek ya da dolandırılacakmışım hissi olur. Bu yüzden de hep cesaretim kırılır. 
Fakat bazı siteler var ki herkes tarafından onay almış güvenilirliği bilinen siteler.
 Bu sitelerden alışveriş yapmak hem zevkli oluyor hemde güzel indirimler oluyor. 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Güvenilir olduğunu düşündüğüm siteler şunlar; 

1. www.maksatkitap.com
Bu site diğer sitelere göre yeni sayılır ama çok güzel indirimleri oluyor ve takip ederseniz arada kargo bedava oluyor ya da başka avantajları yakalayabiliyorsunuz. Güvenilir olarak düşünmemin sebebi ise; Ankara Gazi Kitabevi'nin sitesi olması. Gazi Kitabevi çok eski ve köklü bir kitabevi.
 Bildiğim kadarıyla üniversiteler ile çalışıyor. Yani üniversitelerin kitaplarını satıyor. Bu yüzden de prestiji yüksek bir kitabevi. Böyle bir markanın sitesi olduğu için bile güvenilir bir site. Ayrıca kapıda ödeme seçeneği de mevcut.
  1. 50 lira Ve Üzeri Kargo Bedava
  2. 50 lira Altı Siparişlerde 5 ₺ Kargo Ücreti
  3. 5 lira Kapıda Ödeme Ücreti
  4. Üyeliksiz Kolay Alışveriş İmkanı

25 Nisan 2019 Perşembe

Evde Yalnız Kalma Korkumu Yendim


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
10 yıl öncesine kadar evde günlerce tek başıma kalır hatta yiyecek partisi yapardım. Keşke annemler bir yerlere gitse de mısır patlatıp televizyon ışığına film izlesem diye gözetlerdim. O zamanlar tabii benim ruhum ve kalbim tam olduğu için tek derdim derslerimdi. 

22 Nisan 2019 Pazartesi

Sirkenin Saça ve Negatif Enerjiye Etkisi

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Evde misafir eksik olmadığı için haliyle negatif enerji oluşuyor, birde dışarı çıkıp bir yerlere oturduğumuz zaman bir önceki oturanın negatif enerjisini taşıyıp eve geliyoruz. Bu yüzden bir kaç yıldır evimde ki negatif enerji için sirke, kaya tuzu ve su kullanıyorum. Bir bardağın içine yarısı su, yarısı beyaz sirke ve üzerine bir miktar kaya tuzu koyarak bir bardak hazırlıyorum bunu evin görünmeyecek yerlerine saklıyorum. 10 günde bir de bunu yeniliyorum. Yine bir limonu yarıp içine kaya tuzu koyarak yattığım odaya koyduğumda oluyor. Gerçekten enerji temizlenmesi olduğuna ve eve huzur geldiğini düşünüyorum.

Fakat son zamanlar üzerimde farklı bir ağırlık oluyordu. Sürekli gergin, baş ağrılı ve uykulu hissediyordum. Araştırmalarıma göre duştan sonra çıkmadan evvel bir kova ya da maşrapaya (su tası) su koyuyoruz içine yarım çay bardağı herhangi bir sirkeden koyuyoruz. Sonra tepemizden aşağıya döküp çıkıyoruz. 

İlk deneyeceğim zaman acaba koku olur mu diye çok düşündüm ve tereddüt ettim ama kullandığımda koku olmaması beni çok şaşırttı. Ayrıca üzerimde ki ağırlık ve gerginlikte hemen yok oldu. Bu şekilde her duştan sonra bu ritüeli yaptım.

Elma sirkesi koku olarak daha hoş ve hafif olduğu için elma sirkesini ağırlıklı olarak kullandım. Ben sadece enerjimin gitmesini umarken saçımda da değişimler olduğunu fark ettim. Öncelikle daha hızlı uzadığını fark ettim. Sonra daha dolgun, parlak ve saç dökülmesinin azaldığın fark ettim. Hatta saç kremi kullanmadan saçlarımın kolay tarandığını da fark ettim. Saçımın daha sağlıklı olduğunu görünce araştırdım ve cidden saçımda gördüğüm şeylerin olduğunu anladım. Hatta kepek sorunu içinde çözüm olabileceğini öğrendim. Saçımda kepek yok bu yüzden gözlemleyemedim ama bence antioksidan özelliği ile ona da iyi gelir.

Bunu size yazmamın sebebi aslında tavsiye etmek içindi. Eğer ki saçınızla ve enerjiniz ile ilgili sorununuz varsa kesinlikle denemelisiniz. Özellikle iş ortamında yoğun ve gergin olanların enerjisi düştüğü için denemesi gerektiğimi düşünüyorum. Benim gibi deneyimleyip memnun kalan oldu mu?

21 Nisan 2019 Pazar

Son Günler Ne Yaptım #9

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Mart ayının sonuna doğru ilk bahar temizliği yapmaya başladım dip bucak nereyi bulduysam temizledim. Koltukları makine ile yıkattıktan sonra bir halı sileyim diye düşündüm. Halıyı yavaş yavaş güzelce sildim 6m2 halı olduğundan mı bilemedim yarım günümü aldı. Günün sonunda belim tutuldu. 1 hafta boyunca doktora da gitmedim öyle yattım. Birde belimin tutulduğunun üçüncü günü güzelce grip oldum yataktan çıkamadım. Martın son hafta ve nisanın ilk haftası hastalıkla geçti.

16 Nisan 2019 Salı

Leke (Dizi)

Diziyi tam sevecektim ki tekne olayından sonra buz gibi soğudum. Keşke bu tür bir işleyişi olmasaydı. Tamam adı Leke de en azından hırsızlık üzerine işlenseydi keşke. Tekne sahnesinden sonra midem bulandı ve çok gerildim. İşleyişte daha farklı bir konu beklerken bu şekilde gitmesi çok sinirlendirdi. Ve eminim büyük bir ihtimal dizi tutar ve yüksek reyting alır. Çünkü entrika, gözyaşı ve  karanlık bir işleyişi var.  Türk televizyonu izleyicisi böyle konuları işleyişleri çok sever.

Burak Sevinç çok güzel bir performansı vardı ama gaddar ve soğuk karakter tatlı suratına hiç uymamış gibiydi. Melis ile uyumunu beğendim, mimikleri karaktere oturmuştu. Karakter klişe bir karakterdi. İşte zengin adamın geçmişte yaraları var ve bu yaralardan dolayı kimseye güvenmiyor. O yüzden zamanla kalbi yumuşayınca güzel aşık karakter olacak hissi verdi.

Melis Sezen'e pek ısınamadım ama hakkını yiyemem çok iyi oyuncu. Yeni nesil oyunculara baktığım zaman oyunculuğu hep ortalamanın üstünde geldi. Oynadığı karakterin doğru ve yürekli bir karakter olmasını çok sevdim. Kardeşi ile olan sahnelerine bayıldım. Sıcacık güzel bir ilişkileri vardı.

Selen Uçer'in karakterinin ismi Serpil'di. Bu karakteri asla unutmayacağım. Tam bir pislik, kalbi kara bir karakterdi. Oyun olduğunu bilmesem Selen'e beddualar basardım. O kadar gerçekçi oynadı ki sinirden tırnaklarımı yedim.

Nail Kırmızıgül aklıma Deli Yürek dizisinde ki kuşçuyu getirdi. Neden bilmiyorum ama öyle bir havası vardı. Küçük ama bilge sahneleri hoşuma gitti. Bence dizide iyi olan nadir karakterlerden.

Tolga Güleç'in tecavüzcü, tacizci rolleri bitmiyor. Resmen bu karakter yapıştı kaldı güzelim adama. Şimdi ki karakterini tahlil edeceksem haliyle sevmedim. Karakteri başrol kadın oyuncunun başına bela olacakmış gibi geliyor. Oyunculuğu ne kadar iyi olursa olsun karakteri çok yavan ve tatsızdı.

Kerim Tuna Kaba çok yetenekli bir çocuktu. Bir kaç kez reklamlarda görmüştüm ama ilk defa bir dizi de izleme şansım oldu. Gerçekten sanki işitme engeli varmış gibi performans sergilemesi hoşuma gitti. İşaret dilini çok iyi kullanması da gözümden kaçmadı. Demek ki güzel ders almış diye düşündüm. Maşallah umarım iyi yerlere gelir.

Başta da yazdığım gibi diziyi tam sevecektim ki buz gibi soğudum. Oyuncuların hatırına bölümün sonuna kadar izledim ve oyuncuları tek tek incelediğimde hepsi iyiydi ama senaryo sanki toplama senaryo gibi olmuştu. Yani piyasada geçmişte yayınlanan dizilerden parça parça alınmış da bir dizi yapılmış gibiydi. Bir çok dizinin havasını hissettim. Fakat en çok Binbir Gece dizisini hatırlattı. Yani işleyişinde değil ama sanki kemik konusunda yani alt yapısında dizinin izleri var gibiydi. Dizinin çekimlerinde özenildiği belli oluyordu. Set ekibinin özverili ve iyi olduğunu düşündüm. Sosyal medyadan baktığıma göre dizi bayağı sevildi. Ben bölümün sonunda çok sinirlendiğim için izlemeyi planlamıyorum ama izlemeye ve şans vermeye değer bir dizi olduğunu düşünüyorum. Eminim ki ikinci, üçüncü bölümlerde dizi daha iyi olacaktır. Bu yüzden bir şans vermeniz gerektiğini düşünüyorum.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 10. sırada, tekrarı ise 26. sırada tamamladı.
LEKE

7 Nisan 2019 Pazar

Zengin ve Yoksul (Dizi)

Dizinin ömrü uzun olur mu bilmem ama işleyişini hiç beğenmedim. Bana göre Gökhan Alkan ve
Damla Colbay'ın karakteri hariç tüm karakterler çok kötüydü. Dizinin işleyişine göre her türlü ahlaksızlık diz boyuydu. Fakir diye insanları ezen insanlar, karısının yeğeni ile iş pişirip hamile bırakan insanlar, görgüsüz aç gözlü ve yalancı insanları hedef alan bir işleyişi vardı. Bu da beni çok rahatsız etti. Fakat oyuncuların performansı çok güzeldi. Zaten neredeyse hepsini çok severim.

Binnur Kaya efsane oyunculuğunu ortaya çıkarmıştı. Bölüm boyunca performansı çok iyiydi. Birde zengin bir karakteri oynuyordu geçmiş projelerinde onun fakir versiyonu gibi geldi. Bu yüzden karakteri güzel duruyordu.

Gökhan Alkan ilk bölümün ortalarına doğru ortaya çıktı. Ses tonunu çok yumuşak ve hoş kullanmasına bayıldım. Ayrıca mimikleri çok hoş ve oyunculuğu bir tık daha oturmuştu. Hala inandırıcılık konusunda beni tatmin etmiyor. Yalnız Karan karakteri anladığım kadarıyla intikam dolu bir karakter... Bu yüzden karakterini sevdim. Şiir kısmında ki performansı başarılıydı.

Osman Sonant'ın oynadığı karakter çok iğrenç ve sapık bir karakter. Sürekli beddua ettirdi kendine tövbe estağfurullah. Tüm dizilerde ki pis karakterlerden bir karakter oluşturmuşlar hissi yarattı bende. Osman Sonant çok usta bir oyuncu olduğu için inandırıcılık seviyesi de yüksek olunca bölüm boyunca sahnelerine katlanamadım.

Evrim Solmaz'ı en son Zeliş karakterinde izlemiştim. O projesinde çatlak ve komikti. Bu dizi de tam tersi çok oturaklı anaç ve ezilen bir karaktere can veriyor. Bu yüzden biraz yadırgasam da karakterini çok üzüldüm. Maalesef günümüzde böyle bir çok kadın var. Bu karakter üzerinden para ile saadet olmadığını çok güzel anlatırlar diye düşünüyorum.

Damla Colbay'ın karakteri ilk bölüme göre giderse sevimli ama intikam dolu bir karakter olacak gibi geliyor. Yine de bölüm başlarken bir sahne ile başladı. O sahneye göre sanki sonunda çok kötü bir karakter olacakmış hissine kapıldım. Senaristler nasıl işlerler karakteri tam kestiremiyorum, inşallah bu şekilde omurgalı bir karakter olarak devam eder. Gökhan Alkan ile yakışmışlardı kimyaları uymuş gibi görünüyordu. İkisi de intikam için kötülük yapacak karakterlerdi.

Elif Doğan hayatı boyunca her istediği yapılmış yokluk görmemiş ama özünde iyi bir karakter gibi. İyi olmasına rağmen sırf zengin olduğu ve babası kötü olduğu için Gökhan ve Damla tarafından harcanacak bir karakter. Bana göre fiziksel olarak Damla'dan çok Gökhan ile daha çok yakışmışlardı ve intikamdan aşk doğar klişesi olursa Gökhan'ın aşık olacağı karakter olacak. Bu intikamda umarım Elif'in karakterini çok üzmezler. Bu arada Elif'in oyunculuğunu seviyorum... Bence bölüm boyunca çok tatlı şipşirindi.

Gülcan Arslan'ın oyunculuğunu sevmiyorum. Birde metres olunca karakteri daha bir antipatik geldi. Performansı ortalamaydı ama inandırıcı, güzel ağlıyordu. Bölüm boyunca her sahnesinde gözümü döndürüp durdum.

Eren Hacısalihoğlu neden hep kötü adamı oynuyor anlamıyorum. Bir ara iyi bir karakteri oynayacaktı ki olmadı ondan sonra hep kötü olarak devam etti. Artık iyi bir karakterde görmek istiyorum. Gerçi bölüm boyunca iyi mi kötü mü anlamadım ama Gülcan Arslan'ın karakterinden sanki hoşlanmış hissi verdi bana.

Tuna Orhan'ın karakteri çok bilindik bir karakter. Fakir, iki kızı olan, kızlarına sahip çıkma konusunda başarısız olan, karısının parmağına oynayan bir karakter. Böyle bir karakteri neden kabul etti bilmiyorum ama yakıştıramadım. Oyunculuğu efsaneydi...

Mert Asker 'in kilo verdiğini gördüğüm an çok şaşırdım ve formülünü merak ettim. Vallahi aşırı kıskandım kendisini. Komik ve entrika dolu bu dizi de izleyici için bir nefes olacak karakter. Oyunculuğu ortalama ve sıcaktı. Ben şimdiden sevdim.

Sacide Taşaner dizi dünyasına kötülüklerin kraliçesi olarak gelmiş olabilir. Nerede kötü bir figür var üzerine çok yakışıyor. Gerçekten böyle kadınların olduğunu bilmek daha da sinirlendiriyor beni. Resmen kadının düşmanı yine kadın olduğunu her karakteriyle izleyiciye gösteriyor. Hep aynı karakteri oynadığı için bana performansı normal geldi.

Dizinin oyuncu kadrosu yıldızlar geçidi gibi olsa da senaryo, karakter ve işleyiş aşırı derece de sinirlendirdi bu yüzden diziyi sevmedim. Fakat entrika, dram türü konusunda başarılıydı. Çekim rengi genel olarak iyiydi ama açık havalarda çok parlak ve soluk bir renkte olduğunu fark ettim. Açık havalarda olan kısımları pek sevemedim. Geçişler ve müzikler yerindeydi. dizi nasıl devam eder emin değilim ama inşallah böyle devam etmez. Cidden çok sinir bozucu bir başlangıç yapıldı. Çok entrikalı, kadına şiddet olan diziler yayınlandı televizyonda ama bu kadar itici bir işleyişi olan dizi olmamıştı aralarında. Oyuncuların hatırına ilk dört bölümüne şans vermek istiyorum belki farklı bir yere doğru gider izlemeye devam ederim. İlk bölüme göre ben beğenmedim, yine de beğeneni çok oldu. Bu yüzden vaktiniz varsa bir şans verin belki seversiniz. 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 15. sırada, tekrarı ise 29. sırada tamamladı.
ZENGİN VE YOKSUL

5 Nisan 2019 Cuma

Işığın Prensesi /Splendid Politics (Hwajung) (Güney Kore)

-spoiler içermez-
TRT1'in tekrar dizi almasına çok şaşırmıştım. Tek dizi ile kalır diye düşünüyordum ama devamını getirdi. Son olarak da Işığın Prensesi adı ile Hwajung dizisini aldı.

Bu dizi ülkesinde yayınlandığı süre içerisinde Lee Yeon hee oyunculuk konusunda çok eleştiri aldı. Diğer oyuncuların iyi olduğu ama Lee Yeon hee'nin toy olduğuna dair bir çok yazı gördüm. Alt yazılı izlediğim kadarıyla ben hakkının yenildiğini düşünüyorum. İlk defa izleyenler siz daha görmediniz ama sizde gördüğünüzde bana hak vereceksinizdir.

Dizi de çok sevdiğim oyuncular mevcut. En sevdiklerimden Cha Seung won var. Eski Kore fanları ona bıyıklı kedi derlerdi. Bir Koreliye bıyığın yakıştığı iki erkekten biri olur kendisi. Diğeri Siwon'dur. Cha Seung won'un oyunculuğuna bayılırım. Birde oyunculuğundan çok özel hayatını çok severim. Dizi ile alakası yok ama hayatını araştırmanızı tavsiye ederim. Çok yüce gönüllü, çok hoş bir adamdır. İzlerseniz oynayacağı karakter biraz ters bir karakter gibi gelebilir ama seveceğinizi düşünüyorum.

Kim Jaewon ve Seo Kang-joon dizi boyunca bana ikiz gibi geldiler. Birbirlerine o kadar çok benziyorlardı ki hangisini seçeceğimi bilememiştim. Büyük ihtimal size de öyle olacaktır. Bence karakterlere yakışmışlardı.

Bana göre dizi çok güzel bir diziydi. 50 bölüm olduğu için konu uzadıkça sıkılabilirsiniz belki ama izlemeye değer. TRT dublaj konusunda her zaman ki gibi başarılıydı. Herhangi bir senkron sorunu yoktu. En çok Cha Seung won'un seslendirmenini sevdim. Ses hem görüntüye hemde dizide ki karaktere çok uyumlu olmuştu. Dizi bence izlenmeye değer bir dizi vaktiniz varsa ve yayın saatinde evdeyseniz bir şans verin derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
1 nisan 2019 Pazartesi gününden itibaren hafta içi her gün 17:40'da tekrarı ise 05.05'de  TRT1'de.
Splendid Politics 
(Hwajung, 화정, Işığın Prensesi)

2 Nisan 2019 Salı

Zalim İstanbul (Dizi)

Normalde beni takip ediyorsanız tüm dizilere pozitif yaklaşır muhakkak beğenilecek bir tarafını bulurdum. Fakat bloguma dizi yazma tarihimde ''ilk defa olduğunu sanıyorum'' bir diziyi yarıda kapadım. Dizinin aşırı klişe olmasına katlanamadım. Oyuncuların hakkını yiyemem hepsinin performansı birbirinden iyiydi, teknik açıdan da yeterliydi ama senaryo ve işleyiş beni aşırı sıktı. Bu yüzden sevemedim kara gözlüm.

Fikret Kuşkan ve Berker Güven'in performansına bayıldım. Fikret Kuşkan yine ustalığı ile herkese nasıl oynanır onu gösteriyordu. Onun olduğu sahneleri izlemek çok güzeldi. 

Berker Güven ise problemleri olan özel bir gence hayat veriyordu. Gerçekçi ve iyi oynamasından dolayı nasıl rol yapıyor dedirtti. Bence bölümün kahramanları Fikret Kuşkan ve Berker Güven'di. 

Deniz Uğur rolü hiç uymamıştı. Fakir kadını abartılı oynadığını düşünüyorum. Anlayamadım ama şive mi yapmaya çalışmış kaba mı konuşmaya çalışmış çözemedim. Özellikle yükselmesi gereken sahnelerde hiç inandırıcı gelmedi. Keşke zengin bir kadını oynasaymış. Üzerinde fazla emanet kalmış karakter. Umarım sonra oturur, ilk bölümün nazar boncuğu diyebiliriz. 

Mine Tugay her zaman ki gibi zengin bir kadını oynuyordu. Diğer rollerinin devamı hissi uyandırdı bende. Karakteri, dizide en sevmediğim karakter oldu. Annelik iç güdüsü ile kötü bir karakter ortaya çıkarmışlar. Ortalama bir performansı vardı. 

Ozan Dolunay, Simay Barlas, Bahar Şahin ve İdris Nebi Taşkan ortalama bir oyunculukları vardı. Aynı düzeyde olmalarına rağmen kendilerini izletiyordu. İdris Nebi Taşkan bir önceki karakterini aynı şekilde yazmışlardı. Onun performansı diğer üç oyuncuya göre bir tık iyi olsa da bir önceki karakterine benzediği için bana pek geçmedi. Yine de iyi olduklarını düşünüyorum.

Sera Kutlubey'in çok yetenekli bir oyuncu olduğunu ve tamamen keşfedilirse iyi yerlere geleceğini düşünüyorum. Sadece iyi bir şans verilmesi gerek. Duygu geçişlerinde de bana çok geçti. Eğer dizi bitmez ve devam ederse Berker Güven ile partner olmasını isterim. Bence ikisinin sahneleri çok güzel olur. Dizide söylediği şarkıları başka biri söylese de sanki kendi söylüyormuş gibi görünüşüne uygundu.

Dizinin yönetmeni Cevdet Mercan. Bu yüzden dizide teknik açıdan bir eleştirim yok her şey dört dörtlüktü. Ayrıca seçilen mekanlarda dizinin duygusuna ve dokusuna uygundu. İşleyişte bir iki tane hatalar vardı mesela müştemilat denilen yere aile ilk defa yerleştiriyor ailenin annesi direk alt katlardaki odalara yerleşin diyor. Hayatında ilk defa girdiğin mekanın alt katında ne olduğunu, kaç oda olduğunu nereden biliyorsun? Bir başka hata ise bir mesaj geliyor telefona evin kızı barda sahnede görünüyor ama atan kişiyi hiç sorgulamadan birden anne ve oğul evden çıkıyor. Yangın sahnesinde bavul kurtarmakta ayrı bir saçma geldi. Ev cayır cayır yanıyor iki kıyafet için aile canını düşünmeden yangına koşuyor bir de elleri yüzleri isli şekilde zengin eve gidiyorlar. Sanırım Antakya'dan İstanbul'a kadar hiç durmadı otobüs ya da tuvalet yoktu hatta otobüsün içinde ıslak mendil bile dağıtmadılar bu yüzden ellerini yüzlerini düzeltemediler. Birde sonrasında İstanbul'a gelince taksi ile zengin evine ulaştılar hemde isli bir şekilde. Bu da tuhaf geldi. En son sığındıkları evin erkeğine ailenin annesi diklenmeye çalışınca bende kanalı değiştirdim. Benim kızlarıma neden öyle baktı derdine düşmüş gururlu annemiz. Başkasının, tanımadığı insanların evine sığınmayı gururuna yedirmiş de neden bana baktın konusunu gururuna yedirememiş. Ömrü uzun olsun eminim beğenen seven olmuştur ama ben beğenmedim. Hatta Fazilet Hanım ve Kızları'nın kemik konusu üzerine bir dizi oluşturduklarını düşündüm. Avşar Film'in Her şeye Rağmen projesinden bu yana ilk defa bir dizisini beğenmedim. İnşallah oyunculara yazık olmaz ve sonra ki bölümlerde toparlar. Yolu açık olsun bol reytingi olsun. Ben beğenmedim ama siz belki çok seversiniz, ilk bölümüne bir şans vermenizi tavsiye ederim.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 16. sırada, tekrarı ise 29. sırada tamamladı.
ZALİM İSTANBUL

29 Mart 2019 Cuma

renklitirtil'in Telefonunda Ne Var?

2017'de bununla ilgili bir post yazmıştım. (tıktık) O zaman telefonum HTC816'ydı. O telefonumu o kadar çok sevdim ki asla unutamıyorum. 6 ay kullandım kullanamadım birden ekranı gitti açılmadı. Tamire verdim meğer beyni yanmış. Bizimkilerde boş ver değmez dedi tamir ettirememiştim. Öylece o telefonum çöpe gitti. Sonrasında Samsung J5 kullandım ve hayatımda kullandığım en iğrenç telefondu.

Hafızası yoktu üç fotoğraf çekiyorsan dördüncü fotoğrafta telefona yer yoktu. İki - üç uygulama anca yükleniyordu ve tam bir rezaletti. Hafıza kartına uygulamaları taşıma olayı bile yoktu. Yetmedi birde telefon kendi kendine bozuldu beni hasta etti. Neyse ki sonunda istediğim telefonu buldum. Şimdi ekim 2018'den bu yana Huawei PSmart 2018 kullanıyorum. Fotoğraf çekmek o kadar güzel ki fotoğraf çekmelere doyamıyorum. İnşallah bu telefonum son telefonum olur ve şöyle bir kaç yıl rahatça kullanabilirim. 

Sonrasında da üzerine iyi bir marka çıkmazsa artık Huawei marka telefonlar kullanırım.


28 Mart 2019 Perşembe

Kozmetik Tasarrufumda Bitenler 7


Başlığı yazarken 7. post olmasına şaşırdım ve sanırım 10'uncu hatta 11'inci posta kadar yazacağım gibi duruyor. Fakat bayağı azaldı yani elimdeki ürünler yıl sonunda bitecek gibi duruyor, belki de daha erken biter kim bilir... Kozmetik tasarrufu yaptığımdan bu yana 1,5 yılı geçti bu 1,5 yılda bir sürü para cebime kaldı. Şimdi kozmetik tasarrufumdan sonra başka alanlarda da tasarruf yapmayı istiyorum. Mesela kırtasiye tasarrufu ve giysi tasarrufu gibi tasarruflar. Geçen yıl 12 ay boyunca kozmetik için tam tamına 29 lira harcayıp elimdekilerle idare ettiğimi görünce bir heves geldi size anlatamam. Kırtasiye için hali hazırda başlayabilirim ama giysi için bu yaz ve kış için alışveriş yapıp öyle başlamam lazım. Çünkü çok fazla ihtiyacım olan şeyler var onları tamamlar tamamlamaz bunu yapmayı düşünüyorum. eğer böyle bir girişimim olursa burada nasıl yaptığımı ya da yapacağımı yazarım. Şimdi gelelim bu ara neleri bitirmişim.

Bu dönem 10 adet ürünün sonunu getirmişim. 

26 Mart 2019 Salı

Lifecell’den Akıllı Kamera: SUPERCAM

SUPERCAM ile Sevdiklerinize Gözünüz Gibi Bakın
Teknolojilerle deyimler çok bağlantılı aslında. Mesela “gözün gibi bak”. Ne güzel bir deyim değil mi? Bir şeyin ne kadar değerli olduğunu göstermek için söylenir. Eski zamanlarda önemsediği şeylerden ayrılmak zorunda kalan insanlara güven vermek için.

19 Mart 2019 Salı

Havuç Tarator Yapılışı

Yıllardır misafirlerime severek yaptığım aslında meze olan ama ikramlık olarak salata yerine geçen taratorun yapılışını sizinle paylaşmak istedim. Ben bu mezeyi poğaça ve börekle çok yakıştırıyorum. Hatta sade poğaça yapıp içine koyup yiyorum. misafirlerime ikram ederken de ikramlık tabaklarımın yanına minik kaselere koyarak servis yapıyorum. Havuç sevmeyen misafir çıkabiliyor ama genel olarak seviliyor. 10 yıla yakındır yaptığım için yoğurt kısmında süzme kullanılmasından yanayım. Diğer yoğurtlarla da denedim ama diğerleri tadını süzme yoğurt kadar güzel olmadı. Yani diğer yoğurtlarda daha süt gibi tadı oluyor, biraz ekşi olması havucun tatlılığıyla damakta farklı bir ahenk yaratıyor. Galiba bu mezeye tadını veren de yoğurdu. Ben süzme yoğurt olarak BİM'in Dost süzme yoğurdunu tercih ediyorum. Marketlerden farklı markalarında aldım ama Dost markasının süzme yoğurdu daha ekşi ve keskin geldi. Deneyecek olanlara şimdiden kolay gelsin ve afiyet olsun. Umarım sizlerde beğenip, severek tüketirsiniz.
Malzemeler

18 Mart 2019 Pazartesi

Elektrik Faturam 0 Lira Geliyor - Sonuç

Moralim çok bozuk.
Bu yüzden de pek fazla bloguma yazı yazmak istemiyorum.
Hatırlarsınız belki aralık ayında size elektrik faturamla ilgili bir yazı yazmıştım.

Hatırlamayan ve okumayanlar buraya:
Elektrik Faturam 0 Lira Geliyor



O gün ki endişelerim çok büyüktü. 
Çünkü faturamın yüksek ve ya yüksek faturalı geleceğini düşünüyordum. 
O zaman sayaç bozuk olduğu için götürülmüştü ve sonunda sayaç kontrolü bitmiş. 
Ben sorun çıkmadığı için sevinirken aylar sonra kapıya bir genç hanım geldi ve bir zarf bıraktı. 

15 Mart 2019 Cuma

Hercai (Dizi)

Doğruyu yazmak gerekirse ilk tanıtımları yayınlanmaya başladığında büyük bir ön yargım oluştu. Hatta yayınlanmaya başladığı ilk dakikalar olumsuz bir post yazmak için kafamda yazı bile tasarlamaya başlamıştım. Fakat dizi ilk 20 dakikasından sonra bende bir albeni oluşmasını sağladı. Konu ve işleyiş ilginç bir şekilde sardı ve tüm ön yargımı kırdı.

Akın Akınözü'nün oyunculuğunu hiç sevmiyorum. Fakat bu dizi de aşırı çekici ve karizmatik olmuş. Hala his konusunda izleyiciyi etkilemiyor ama içimden bir his bu dizi ile kendini geliştireceğini düşünüyorum. Çünkü diğer karakterlerine bakarak bu karakteri oynaması daha kolay. Yalnız yakın çekimlerde dikkat ettim de pudrayı fazla mı kaçırmışlar yoksa gözlerine kırmızı kalem mi çekmişler anlamadım. Biraz tipi garip duruyor ama nedenini çözemedim.

Ebru Şahin'i bir önce ki dizisi ve konuk oyuncu olduğu takip ettiğim dizide izleme şansı buldum. İki dizide de iyiydi ama başrol olmak için yeterli mi pek bilemedim. Gerçi fiziksel olarak doğu kadının güzelliğine uygun ama performans olarak ilk bölümde pek beni tatmin etmedi. Akın Akınözü ile yakışmışlardı.

İlay Erkök çok tatlı bir kız olduğu halde hep gıcık, nerede nefretlik karakter varsa orada oynatıyorlar. Ne zaman şöyle cici bir kız olarak izleyeceğiz merak ediyorum... Dizi de başrolün fettan fesat kuzenini oynuyor. Tabii ki hep aynı karakteri oynadığı için performansı yerindeydi.

Macit Sonkan'da İlay Erkök gibi genelde kötü adam karakterine can veriyor. Usta oyuncuyu bu dizide tonton bir dede karakterinde görmeyi isterdim.

Tansu Taşanlar'ın performansına bayıldım. Başrolde değil ama başrolden daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum. Duruşu, mimikleri, duygu geçişleri muazzamdı. Bence ilerde kötü bir karakter olacak ama ben çok sevdim.

Gülçin Santırcıoğlu ve Oya Unustası'nın karakterini başta tam anlayamadım. Tam olarak kimler, Miran ile bağları ne çözemedim. Spoiler vermeyim ama sonlarına doğru şok edici farklı bir gerçek oluyor. Bağları gerçekten garip geldi. Nasıl işlenecek çok merak ediyorum.

Serhat Tutumluer, Serdar Özer, Gülçin Hatıhan ve Feride Çetin en sevdiğim oyunculardandır. Bu yüzden ikisini izlerken severek izledim. Umarım ikisinin de bol bol sahnesi olur. Serdar Özer ve Gülçin Hatıhan fettan bir rolde olduğu için eminim ki nefret edeceğizdir.

Dizinin başlangıcı bir rüya ile başladı, keşke rüyadan sonra evin başladığı kısımdan başlasaydı. Ben rüya kısmı ile başlamasını sevmedim. Jenerik kısmı ilk bölümde yoktu küçük bir açılış sahnesi oldu. O küçük açılış sahnesi bölümünü beğendim. Sanki bir kitabın kapağının açılışı hissi verdi. Dizinin konusu klişe bir konu olsa da işleyişi çekiciydi. Oyuncuların birbiri ile uyumu hoştu, göze batan bir oyuncu olduğunu düşünmüyorum. Zaten başka projelerden tanıdığımız oyuncular olduğu için az çok hepsinin nasıl bir oyuncu olduklarını biliyordum. Yönetmen Cem Karcı'yı severim ama uçurumda salıncak sahnesi çok toy yani nasıl desem acemice duruyordu. Keşke farklı olsun diye o sahneyi çekmeseydi. Bunun harici çekimini sevdim. Seveceğimi düşünmüyordum ama diziyi sevdim bence izlenebilir bir iş ortaya çıkmış. Entrika, aile türünde Doğu dizilerini seviyorsanız bir şans verebilirsiniz.
Dipnot:  Hercai'nin hazırlanan afişleri Hercai Youtube kanalından izleyicilerin beğenisine sunuldu. Hepsi birbirinden başarılı olan afişler arasında yapılan seçimler sonucunda en çok beğenilen afiş birinci seçildi.
Dipnot 2:  Sümeyye Koç'un  Hercai adlı romanından  uyarlanmıştır. 
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
HERCAİ

9 Mart 2019 Cumartesi

Bir Aile Hikayesi (Dizi)

Dizinin yayınlanma süresi o kadar çok uzadı ki bu uzama da ismi bile değişti. Bu yüzden de yayınlanması beklediğim bir dizi değildi ama her zaman ki gibi bir şans vermek istedim.Diziyi izlemeye başlamam tamamen nötr bir şekilde başladı ve nötr bir şekilde bitti. Diziyi ne sevdim, ne sevmedim. Sanki ilerleyen bölümlerde aile sıcaklığı olan bir dizi izleyecekmişiz hissi yarattı bende.

Songül Öden ve Celil Nalçakan bana göre aynı düzeyde iki oyuncu. Celil Nalçakan'ı çok seviyorum. Songül Öden ile yakışacaklarını hiç düşünmemiştim. Fakat ikisi kusursuz bir ikili olmuşlar. Dizi de geçmiş bölümlerde ki anne ve baba karakterlerine can veriyorlar. Bence performansları çok iyiydi ve karakterler için ikisinden başka birileri düşünülemezdi.

Olgun Toker resmen oyun şov yaptı bölüm boyunca. İlk bölümün kahramanı bana göre
Olgun Toker'di. Karakter ile o kadar bütünleşmiş o kadar gerçekçi bir rol yaptı ki her sahnesinde beni benden aldı. Çok fazla yazacak bir şey yok dört dörtlük bir iş çıkarmış ve muhteşemdi.

Birkan Sokullu'nun saçlarından ve sakallarından çok sıkıldım. Eskiden düzenli tertipli bir adamdı. Son yılların modasına uyup perma yaptırdı ve uzattı, ondan sonra uzun saçtan vazgeçemedi. Tamam perması çok yakışıyor ama eski kısa ve düz haline dönmesini çok isterdim. Artık bu diziyle birlikte 4. projesi... Düşünüyorum da şimdi her karakterinde bu saçı mı kullanacak çok merak ediyorum. Karakteri şimdilik iyi gibi duruyor, oyunculuğu da aynı düzeyde.

Elçin Afacan, Olgun Toker'in performansından sonra beğendiğim en iyi performanslardan biri oldu. Bir şişmanı gerçekten çok iyi oynuyordu. Hatta onun sahnelerinde biraz sosyal medyada gezdim ve sen şişimanların onurusun, gururusun yazılarına rastladım. Oyuncuyu tanımıyorum ama izlediğim iki dizide rol almış, demek ki dikkat etmemişim diye düşünüyorum. Bana göre iyi bir oyuncu olacağını düşünüyorum.

İrem Sak'ı ilk defa ciddi bir projede görüyorum ve çok şaşırdım. Aslında oyunculuğu çok ortalamaymış bu dizi ile öğrenmiş oldum. Ben daha iyi olduğunu düşünüyordum. Olgun Toker'in karşısında çok toy kalmış ama ikisi fiziksel olarak yakışmışlardı. İnşallah karakteri oturunca Olgun Toker'in karşısında çok pot kalmaz.

Alper Saldıran'a bayılıyorum. Daha önce ki yazdığım projelerinde de bunu yazmıştım zaten. O kadar tatlı, o kadar sempatik bir oyuncu ki mimikleri, duruşu, tavrı çok hoşuma gidiyor. Her işinde bana farklı bir kişiymiş hissi uyandırıyor. Dizi de naif ve düşünceli bir karaktere hayat veriyor. Bu yüzden karakterini de çok sevdim. En azından duyarlı ve dış görünüşe bakmayan bir karakter.

Ali Seçkiner Alıcı tam bir usta oyuncu. Karakterde o kadar mazlum, dışarı da gördüğümüz karakterlere benzeyen havası vardı ki gerçekten sokakta ki mazlum insanı alıp dizide oyna sen demişler gibiydi. Olgun Toker ile olan sahneleri de beni çok üzdü. İki oyuncu da çok iyi oynadığı için direk olarak duygu bana geçti. Bence iyi baba- oğul ilişkisi izletecekler bize.

Dizi jeneriksiz başladığı için nasıl bir jeneriği olacak, jenerik yapacaklar mı merak ediyorum. Dizi de bir kaç işleyiş bana saçma geldi. İlk olarak Songül Öden'in hamile karnı çok saçmaydı. Yine Songül Öden'in hamile iken dansöz kıyafeti ile dans etmesi de saçma geldi. Birkan Sokullu'nun gofret reklamında üstü çıplak kalması gönderme gibi gözükse de saçmaydı. Dizi 1984 ve 2019 olarak işlenmişti. Yani biraz geçmişten biraz gelecekten gösteriyordu. Birbiri ile bağlantılı bu işleyiş hoşuma gitti. Fakat ilk 60 dakikasını dizinin anlayamadım. O kadar karışık bir işleyiş yapılmış ki ki kim kimle bağlantılı, geçmişte ki insanlar kim anlayamadım. Birde hikaye çok kopuk geldi, işleyişte de sürekli bir konudan konuya atlanınca diziyi anlamam zor oldu. Bu yüzden başka izleyicilere sormak zorunda kaldım. Bir başka problem de bana göre müziklerin çok uzun tutulması ve sık konulmasıydı. İlk bölüme göre orijinali nasıl bilmiyorum ama çok fazla müzik olduğunu düşündüm bu da rahatsız edici geldi. Şahsen ben konuya müzikler yüzünden pek adapte olamadım. Bunlar haricinde dizi genel olarak güzel gitti. Bence aile izle izlenilebilecek türde bir dizi olmuş. Tutar mı, işleyişi nasıl gider bilmiyorum ama yolu açık olsun. Denk gelirseniz ve ya vaktiniz varsa bir şans verebilirsiniz.



Uyarlama orijinal adı: This Is Us
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 8. sırada, tekrarı ise 20. sırada tamamladı.
BİR AİLE HİKAYESİ

5 Mart 2019 Salı

Yüzleşme (Dizi)

Bu dizinin oyuncu kadrosu açıklanır açıklanmaz deli gibi beklemeye başlamıştım. En sevdiğim oyuncuların yanı sıra usta oyuncularında olması beni heyecanlandırmıştı. Neredeyse gün aşırı Kanal D'nin resmi sitesine girip gününün açıklanıp açıklanmadığına bakıyordum. Sezonun 2. yarısında heyecanla beklediğim tek dizi bu dizi oldu. Fragmanlar geldikçe daha da sabırsızlandım. Umarım bu kadar beklediğime değer.

Uğur Yücel, Şerif Sezer, Mesut Akusta, Durul Bazan, Zeynep Eronat, Yeşim Ceren Bozoğlu, Macit Koper, Müfit Kayacan ve Yeşim Gül usta oyuncular olduğu için onların oyunculuğu hakkında bir şey yazmak bana düşmez. Bu yüzden onları es geçiyorum, hepsi birbirinden harikalardı. Bu kadar usta oyuncuyu aynı dizide buluşturdukları için önce yapımcıya sonra ekibe teşekkür ederim. Gözlerim şenlendi. Bu arada yazmadan edemeyeceğim ''Şerif Sezer sana aşığım!''.
Hande Doğandemir her dizisinde biraz daha güzelleşiyor. Acaba kilo mu veriyor yüzü ve fiziği için müdahaleler mi yapıyor anlamadım. Belki de yaşını aldıkça yüzü oturuyordur ama gitgide çok güzel bir kadın oluyor. Deyim yerindeyse ''su gibi kadın'' deyimine uyuyor. Hikayeler ve karakterler farklı olsa da bir önceki dizisi gibi intikam içeren bir karaktere can vermesi çok iyi olmuş. Çünkü bir önceki dizisini çok beğenmiştim ama bir kaç bölüm sürdüğü için karakter yarım kalmıştı. Sanki o dizide ki karakterin devamı gibi olması izleyiciyi tatmin edecek diye düşünüyorum. Karakterin güçlü bir kadın olması beni çok cezbetti. Bundan dolayı ben karakteri ve Hande'nin performansını çok sevdim.

Engin Öztürk ile Hande'nin nasıl çift olacağını tam olarak kestiremiyorum. İlk defa çift olarak başrollerin uyup uymadığını bilemedim. Fiziksel olarak ikisi de çok tatlılar ama kimya olarak ilk bölümden çok belirsiz olduklarını düşündüm. İlerleyen bölümlerde bunlar olmuş diyebilecek miyim çok merak ediyorum. Engin Öztürk'ün kendine has bir oyunculuğu var, bu da bende albeni etkisi yaratıyor. Fakat karakter için biraz arka planda, donuk kaldığını hissettim.

Yiğit Kirazcı gerçek hayatında nasıldır bilmiyorum ama çok çatlak bir adam olduğunu düşünüyorum. Bu da iyi ya da kötü her oynadığı karakterde kendini belli ediyor. Bu karakterinde de anladığım kadarıyla yaralı ve bu yüzden kötü olmuş biri ama yine de içten içe çatlak yönü varmış gibi. Diziyi izleyenler fark etmiştir bir cenaze sahnesi vardı ve bu sahnede hal ve hareketleri, replikleri bana o çatlak yönünü hissettirdi. Yeni nesil erkek oyuncular içerisinde dizide performansını en çok beğendiğim erkek erkek oyuncu Yiğit Kirazcı oldu.

Gülsim Ali ilk bölümde çok görülmedi. Nasıl bir karakter olacak nasıl bir performans sergileyecek merak ediyorum. Diğer dizilerinde performansı iyiydi bu dizide de iyi olacağını düşünüyorum.


Ömer Faruk Sorak, Burak Arlıel ismini görünce jenerikte kesin iyi bir çekim izleyeceğiz dedim. İkisini de çok beğenirim. Alanya o kadar güzelmiş ki dış çekimlere bayıldım. Gecesi ayrı güzel gündüzü ayrı güzelmiş. Bir de çekim rengi güzel olunca izlemelere doyamadım, keşke biraz daha fazla gösterselerdi. Dizi ilk bölüme göre çok yavaş ve karışık işlendi. Bu da bazı izleyicileri sıkmış olabilir. Son başlayan dizilerin jeneriklerini o kadar beğenmedim ki sanırım biri beni duydu ve jenerik kısımları güzel olmaya başladı. Yani jenerik kısmına bayıldım ve tabii jenerik müziği ve genel müziklerini de. Beni etkileyen bir iki sahne oldu, bu sahnelerden biri baba - kızın karşılaştığı sahne (Hande Doğandemir - Uğur Yücel), diğeri ise; Levent ve Ömer'in gerçekleri konuştukları sahneydi. Levent ve Ömer'in gerçekleri konuştukları sahnede duygu geçişlerini oyuncular o kadar iyi ayarlamışlar ki fazla gerçekçi olmuştu. Baba - kız sahnesi ise babasını kaybetmiş beni yürekten duygulandırdı ve gözyaşlarıma hakim olamadım. Uğur Yücel ve Hande o kadar uyumlu olmuşlardı ki kalbime ok gibi saplandı beden dilleri. Ben diziyi çok beğendim ve salı, cumartesi, pazar dizi sorunuma çözüm oldu şimdi cumartesi gününe dizi sorunum kalmış oldu. Umarım cumartesi gününe de bir dizi gelir. Ben diziyi ilerleyen bölümlerde bozmazsa severek izleyeceğimi düşünüyorum. Vaktiniz varsa sizde bir şans verin.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 17. sırada, tekrarı ise 45. sırada tamamladı.
YÜZLEŞME

3 Mart 2019 Pazar

Nöbet (Dizi)

Son zamanlarda yapılan bir asker dizisi yüzünden ''asker dizileri''ne karşı büyük bir ön yargım oluştu. Her ne kadar bu günde başka bir kanalda yayınlanan asker dizisini sevsem ve taktir etsem de ön yargımı bir türlü atamadım. Bu yüzden izlemek ve yazmak konusunda tereddütlerim var. Yine de ''Polat Alemdar'' hatırına şans vermek istedim ve pişman olmadım. Çünkü Kurtlar Vadisi dizisini düşününce ne kadar son sezonunda sıkılsam da güzel mesajlar verilmişti. Bu yüzden bu dizide de yer yer anlamlı mesajların olacağını ve gündemi takip edeceğini düşündüm. Sanıyorum ki dizi de aşk ikinci planda olup asker ve vatan kavramları ön planda olacaktır.

Yurdaer Okur'u çok beğeniyorum. Benim için gerçekten büyük bir değer ve usta. ''Adam'' hangi karakter olursa olsun onu oynamıyor yaşıyor. bir önceki karakterinde de aşık olmuştum bu karakterinde de. Karakter ismi Barış ve barış gittiği yere barış götürmeye niyetli bir asker. Ana karakterin genç yakışıklı bir oyuncu yerine usta bir oyuncunun olması ve bunu Yurdaer Okur'un oynaması diziyi rakiplerine göre bir adım öne atmış. Bana göre çıta Yurdaer Okur ile yükseldi. İlk bölümün kahramanı kesinlikle Barış'tı ve izlerken hayranlık duyarak izledim.

Saygın Soysal'ın da hakkını yememek lazım. Duruşu ve mimikleri her zaman bir asker ciddiyetinde bir oyuncumuzdu. Bu dizi içinde seçilmesi bana göre çok akıllıca olmuş. ''Cuk diye oturmuş.'' deyiminin karşılığını bulmuş olabilir bu karakteriyle. İlk bölüme göre çok fazla etkili bir sahnesi yoktu ama bence ilerleyen bölümlerde bizi heyecanlandıracak bir karakteri var.

İpek Karapınar'da ilk bölüme göre çok az sahnesi olan oyuncuydu. İlk bölüm olduğu için ana karakter üzerinde işlenen bölümde gördüğüm kadarıyla diziye uyumlu bir oyuncu olacak gibi.

Deniz Bolışık'ın bu karakterine bayıldım. Öncelikle Yurdaer Okur ile çok güzel çift olduklarını düşündüm. Sahnelerindeki uyumunun yanı sıra fiziksel olarak da çok tatlı duruyorlardı. Sanırım ilk defa Yurdaer Okur'un karşısına yaşına daha uygun bir oyuncu çıkarmışlardı. İlk sahnelerinde gözyaşının aktığı bir sahne vardı. O sahnedeki oyunculuğu beni o kadar çok etkiledi ki onunla birlikte bende gözyaşı dökerek amin dedim. Senarist en kısa sürede umarım Elmalı'ya gönderir Ayşe karakterini.

Kürşat Alnıaçık kolay kolay iyi bir karakteri oynamazdı. Fakat ilk bölümden algıladığıma göre dost / iyi bir ağa karakteri olacak gibi duruyor. İnşallah bu algımda yanılmam ve bu şekilde devam eder.

İbrahim Kendirci ilk bölüme göre fazla sempatik geldi. Böyle aşık bir doktoru oynaması diziye renk katmıştı. Karakterinin eğlenceli olacağını düşünüyorum. Dram olarak ilerleyen dizide izleyici için bir nefes karakteri olabilir. İlk bölüm performansını sevdiğim oyunculardan oldu.

Murat Kılıç tüm türlere yakışan nadir oyunculardan. Komedi dizisine koy, dram dizisine koy, entrika dizisine koy hiç pot durmuyor. Bana göre bu diziye de yakışan bir oyuncu olmuştu. Bölümde bir masayı toparlıyor. O sahnesinde ki duygu hali çok hoşuma gitti, performansı taktir edilesiydi.

Dizide hiç bir oyuncu pot durmamış bilakis kadroda ki oyuncuları tek tek ele alınca güçlü bir kadro oluşturulduğu belli oluyordu. Fakat noname isimlerinde olduğunu düşündüm. (Oynadıkları projeler varsa da bilmiyorum.) Kısa sahneleri olsa da onlarında iyi olduğunu düşündüm. Bu da bende özenle seçilmiş bir kadro algısı yarattı.

Jenerik kısmı son zamanlarda yapılan jeneriklere göre çok farklıydı. Hollywood tarzı diyebileceğimiz ama Kurtlar Vadisi jeneriklerini andıran bir jenerik yapılmıştı. Müzikleri Gökhan Kırdar yapıyor. Haliyle jenerik müziği de çok heyecan vericiydi. Bu yüzden ben jenerik kısmına bayıldım. Dizinin ilk sahnesi çatışma ile başlıyor, asker dizilerine baktığım zaman hepsi bu şekilde bir başlangıç yapmışlardı. Bana göre klişe ama çekim tarzı ile muazzam bir başlangıçtı. Genel olarak ilk bölümün işleyişi günlük konuşmalar ve yavaş işleyiş ile ilerledi ama yer yer de yükseldi. bir bütün olarak baktığımda ilk bölüme göre doğru yazılmış gibi geldi ve hoşuma gitti. Yönetmen Gökhan Erkut'un Nöbet ile birlikte son üç projesinde çekim tarzını çok yakından takip ediyorum. Kendine has bir stili var ve istikrarlı bir şekilde devam ediyor. Görüntü yönetmeni, ışık şefinin de hakkını yememek lazım. Özellikle gece çekimleri dolu doluydu ve genel olarak çekim açıları çok güzeldi. Asker dizilerinde ilk bölümde şehit sahnesi olmazsa olmaz gibi bir şey oldu. Dizi dahi olsa ciğerim yanıyor haliyle ilk bölümde en çok etkilendiğim sahne şehit sahnesiydi. ''ALLAH tüm askerlerimizi korusun, tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.'' Dizi bana göre iyiydi, bu sezon pazar gününe gelen dizilerden hangisine iyi desem 3. bölümden sonra izlemeyi bırakmama sebep oldu. Bu dizi inşallah bu şekilde devam eder ve ben izlemeye devam ederim. Şimdi pazar gününe bir dizim oldu çok sevinçliyim, eğer vaktiniz varsa sizlerde bu diziye bir şans verin.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
NÖBET

28 Şubat 2019 Perşembe

TLC TV'de İzlediğim Programlar

TLC kanalını bir kere izlemeye başlarsanız kopamazsınız, kanal öyle bir kanal. Resmen bende bağımlılık yaptı kanal. Genel olarak gündüz televizyon açıksa TLC kanalı açık oluyor evde. Hemen hemen de bir çok programını ilgi ile izliyorum. Bazen geceleri, bazen akşamları açık oluyor kanal. Kanalın beni bu kadar çekmesine bir türlü anlam veremesem de izlemek zevk veriyor.

Kanalda programlar sezon sezon gidiyor ve doğru yapılmış Türkçe dublaj ile yayın yapıyor. Programın yayınlandığı ülkede sezonlar tadında bittiği için haliyle sürekli programlar değişiyor. Bu da kanalı daha renkli ve izleyiciyi sıkmayacak hale getiriyor.

TLC kanalı Discovery Channel kanalının ek bir kanalı. Ayrıca Türkiye'de DMAX adında yan bir kanalı daha var. DMAX kanalı da TLC gibi aynı sistemde bir kanal ama program anlayışı biraz daha farklı. Ara ara o kanala baksam da TLC kadar ilgimi çekmiyor.

Şu sıralar en çok izlediğim ve severek takip ettiğim 6 TLC  programını sizlerle paylaşmak istiyorum. 

1. Kupon Çılgınlığı
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Selva Buğday Ruşeymi Tadım

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Selva markası E vitamini, lif ve protein kaynaklı bir besin deposu takviyesi çıkarmış. Bunu yetişkinlerin yanı sıra çocuklarda kullanabiliyormuş. Bir kutunun içerisinde tek kullanımlık paketler halinde üretmişler. İçerisinde 8 gramlık 30 adet buğday ruşeymi bulunuyordu. Benimde bu ürünü tatma şansım oldu. Özellikle diyet yapıp çok fazla acıkanlar için çok ideal bir ürün olduğunu düşündüm. Ürün paketinin üzerinde ilk dikkatimi çeken Gimdes onaylı helal damgasının bulunmasıydı.

27 Şubat 2019 Çarşamba

TRT2 Kanalı Tekrar Yayın Hayatına Başladı

 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
TRT2 denilince aklıma rahmetlik olmuş bir akrabam aklıma geliyor. Ben küçücüktüm evlerine giderdim TRT2 açık olurdu ben büyüdüm rahmetlik olmadan önce son gördüğümde yine TRT2 açıktı. Her gittiğimde türk sanat müziği çalan ve orada kaldığım saat aralığında Türk sanat müziği eşliğinde sohbet ederdik. O yüzden kanalın tekrar dönmesi o rahmetlik olan insanları tekrar hatırlayıp dua okumama sebep oldu. Ben 30 yaşındayım benim jenerasyonum ve benden sonra ki jenerasyon için belki anlam ifade etmiyor ama eski topraklar için çok büyük anlamı olan bir kanal olduğunu düşünürdüm.

Five / 2017 (Japonya)

-spoiler içermez-
Yarı yıl tatilinin gelmesi ile hemen bir iki tane dizi izlemek istedim. Bunlardan biri de bu dizi oldu. Bana göre çerezlik mini bir diziydi. Hem bölüm sayısı hemde bölüm süresi o kadar kısaydı ki otursam bir şey yapmadan izlesem yarım günde tüm bölümlerini kolaylıkla bitirirdim. Dizinin bu tarafını o yüzden çok sevdim. Zamanı, vakti olmayan bir insanın aradığı türde bir dizi olduğunu düşünüyorum.

Japon oyuncuların oyunculukları dram türü haricinde hep aynı düzeyde geliyor. Bu dizide ki oyuncularda bana göre aynı düzeyde oyunculardı. Yani öne çıkan, oyunculuğu bir tık daha iyi diyebileceğim bir oyuncu yoktu. Hepsi aynı düzeyde bir performans sergilemişlerdi. Dizinin konusu ve işleyişi çok eğlenceliydi. Replikleri okurken aşırı eğlendim ve zaman zaman gülmeme sebep oldu. Genel anlamda baktığımda tam böyle kafa dağıtmalık bir dizi ortaya çıkarmışlardı. Ben izlerken bir an bile sıkılmadım. Gerçi o kadar kısaydı ki bölümler sıkılmaya vakit bile kalmadı.

Bu dizinin 2. sezonu olacak mı çok merak ediyorum. Final kısmı çok açık ve havada kalmış gibi geldi. Zaten 1. sezon finali olarak da geçiyordu. Eğer 2. sezonu yapılırsa Türkçeye çevrilmesini dört gözle bekleyebilirim ve severek yine izlerim. Anime tadında bu dizinin başrol çiftini birbirlerine çok yakıştırdım. Her ne kadar arkadaşlık üzerine bir işleyiş olsa da başrol çiftimiz romantik duyguları da izleyiciye geçirmişti. Asakawa Nana ve Sato Ryuji'nin fiziksel olarak da birbirlerine uyduğunu düşündüm. Ben diziyi çok beğendim ve size de tavsiye etmek istiyorum vaktiniz varsa bu mini minicik Japonya dizisini izlemeyi ihmal etmeyin.
Dizinin izleme linkini bulamayanlar için; 
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
FİVE (ファイブ, BEŞ)

26 Şubat 2019 Salı

Tarihi Adıyaman Kahvecisi Sütlü Menengiç Tadım

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Nedendir bilmem şubat ayı benim için çok zor geçer. Hep bir yorgun, hep bir bitkin hep bir psikolojik çöküş olarak geçer. Hiç bir şey yapmak istemem, böyle hep bir uyku halinde geçiririm. Bir de geçen ki postumda yazmıştım ağır bir grip geçirdim onunda kasveti ile hiç yazı yazasım gelmedi. Bu yüzden kusura bakmayın. Bu yazımda size geçen yıl şehir tanıtım günlerinde keşfettiğim bir markanın kahvesini anlatacağım. Geçen yıl bir defa almıştım ve yazmadığıma pişman olmuştum. Tekrar bulunca bitmesine yakın fotoğrafladım ve biter bitmez de yazmak istedim. Kahveyi ikinci bir defa bulduğum için çok mutlu oldum. Bu marka Ankara'da bir çok markette yerini almış durumda, sizin şehrinizde var mıdır bilmiyorum.


13 Şubat 2019 Çarşamba

Kuzgun (Dizi)

Bu diziyi resmen diziye hasret kalmış, aç bir izleyici gibi bekledim. Çünkü eylül ayından bu yana çarşamba günü bomboş geçiyordu. Sürekli kendini üç bölümde bir işleyişini tekrar eden bir diziyi izliyordum ama artık zoraki ve çekilmez duruma gelmişti. Dizi tam zamanında, kurtarıcı gibi geldi.

Dizinin nasıl olacağı konusunda kafa yorarken farklı bir renkte dizi karşıma çıktı. Bu duruma sevindim. İzlediğim dizi tarzı bir dizi ekrana gelseydi benim için şansını kaybederdi. Gerçi Ay Yapım işin içinde olunca çıtayı yüksek tutmak gerektiğini düşünüyorum.

Barış Arduç'u zengin bir adam karakterini oynamadığı için tebrik etmek istiyorum. Onun rakibi olan erkek oyunculardan zengin adam karakterinde kalanlar oldu, onların içinden sıyrılması iyi oldu. Kendi kulvarında olan erkek oyuncular gibi aynı karakteri tekrar etmediği için benden artı bir puan kazandı. İnşallah bir Kıvanç, bir Kenan kadar iyi bir performans çıkarır ve bu dizi ile onların seviyesine yükselir. Barış'tan bu kadar iyi performans beklemiyordum bundan dolayı çok şaşırdım. Özellikle aksiyon sahnelerinde çok kıvrak hareketler kullanarak sahnenin heyecanını ikiye katlamıştı. Dövüş sporlarıyla ilgilenmesinin de katkısı vardır ama bence Kuzgun karakteri ile bütünleşmişti. Yani oynarken Barış olarak değil de Kuzgun olarak oynadığı hissini bana geçirdi. Bir de diğer dizisine göre oyunculuğunu bir tık daha geliştirdiğini düşündüm.

Burcu Biricik'in bir önceki kısa süren dizisine kadar oyunculuğunu hiç beğenmiyordum. Fakat bir önceki kısa süren projesinde fikrimi değiştirmişti. O dizi de farklı ve güzeldi ama ömrü kısa sürdü. İnşallah bu dizi uzun soluklu olur da hala beğenmediğim taraflarını da beğenirim. Ben Kuzgun ve Dila çiftini sevmedim. Bireysel olarak karakteri çok güzeldi çokta güzel performansı vardı ama Barış ile yan yana olduğu sahneler bana geçmedi. Belki ilk bölüm den sonra oturur ama sevemedim ikisini. Yalnız gerçekten performansı çok güzeldi. Duygu geçişlerini çok iyi ayarlamıştı, özellikle ses tonu içime işledi.

Settar Tanrıöğen bölümün son kısımlarında çıksa da sanki başından beri sahnesi varmış hissi yarattı bana. O kadar özel ve usta bir sanatçı ki havası yetti. İyi ki bu diziyi kabul etmiş ve iyi ki tekrar izleme şansı bulmuşuz.

Hatice Aslan'a bayılıyorum. Şansından mı bilmem son projelerinde hep ağlarken izliyorum. O kadar güzel ağlıyor ki benim de ağlayasım geliyor. Böyle içten içten, gerçekçi, esas bir oyun şekli var. Ondan sadece ağlasa yine izlerim. Bence Barış ile güzel ana- oğul olacaklar. Ben performansını da Barış ile fiziksel uyumunu da çok sevdim.

Levent Ülgen'i çok seviyorum ama kötü karakterde görmeyi hiç sevmiyorum. Neden hep gözü dışarıda, dolandırıcı ya da kötü bir karakteri oynuyor anlamıyorum. Bir gün iyi bir karakteri oynayacak mı çok merak ediyorum. Barış ile tekrar aynı dizide olmalarına çok sevindim. Karşı karşıya güzel kapışacaklarını düşünüyorum. Levent Ülgen bu karakterleri oynadığı için şimdiden nefret edeceğimi düşünüyorum.

Dizi jeneriksiz başladı bir jeneriği olacak mı merak ediyorum. Müzikleri her zaman ki gibi Toygar Işıklı'dan çıktığı için bayıldım. Bence Türkiye'nin en iyi dizi müziği yapan müzisyenlerinden biri. Yaptığı her müziğin bir duygusu bir hikayesi var... Bence değerini bilmemiz gereken çok önemli bir müzisyen. Dizinin çekim rengi ve açılarını çok beğendim. İsmine dikkat etmedim ama ışık şefi kimse açılarda çok iyi ışık kullanmıştı. Normalde dikkatimi çekmez ama karanlık sahnelere bayıldım. Dizinin senaryosu ve kurgusu da çok güzeldi. Bence Ay Yapım'ın bölüm sonunda ters köşe yapan dizilerinden olacak bu dizi. Ben bu diziye bayıldım, artık bu diziyi izlemeyi düşünüyorum. Bence çok iyi bir iş ortaya çıkmış. Vaktiniz bile yoksa internet üzerinden diziyi izlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 13. sırada, tekrarı ise 36. sırada tamamladı.
KUZGUN

12 Şubat 2019 Salı

Kozmetik Tasarrufumda Bitenler 6

İki haftalık ağır gripten sonra sonunda bu gün biraz ayağa kalkabildim. Yıllardır bu kadar ağır grip olmamıştım. Bu yüzden kendimi iyice iyi hissettikten sonra gidip kan vermeyi planlıyorum. Galiba değerlerim düşüktü ve bünyem ondan kaldırmadı. Bu gün biraz iyi hissedince kendimi biten ürünleri toparladım ve tüm kullanılmayı bekleyen kozmetik ürünlerimi ortalığa döktüm. Çok utanç verici ama gerçekten kendime inanamıyorum. Ben kendimi kırtasiye tutkunu olarak betimlerdim ama ben aslında kozmetik ürünleri bağımlısıymışım. Ben bu tasarruf olayına girmeden önce bu kadar aç gözlü bir insan olduğumu bilmiyordum. Bu yazılarımı takip ediyor musunuz bilmiyorum ama sürekli ürün bitiriyorum ve hala bir sürü ürün var. 1 yıldır ihtiyacım olmayan ürün almadığım halde ve bu tasarrufu yaptığım halde hala bir sürü ürün var. Mesela elime bir ürün alıyorum ve düşünüyorum; -''Acaba bu ürün bana hediye mi geldi yoksa bu ürünü ben mi aldım aldıysam ne zaman aldım?'' O kadar çok alıp unuttuğum ürün var ki çok üzgünüm. İşin kötü tarafı çoğunun da son kullanma tarihi yaklaşmış. İnşallah son kullanma tarihleri gelmeden elimdeki tüm ürünleri harcayabilirim.

Bu yazımda Aralık 2018 ve Ocak 2019 ayları içerisinde bitirdiğim ürünlere yer vereceğim.
Son olarak şu ürünleri bitirmişim;


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

7 Şubat 2019 Perşembe

Tek Yürek (Dizi)

Bu akşam çok cici bir dizi yayın hayatına başladı hemde karşısında ki dizilerin negatifliğine inat, hemde gerçek bir hikayeden. Diziye şans vermeden önce hiç araştırmamıştım. Oyuncu kadrosundan dolayı izlemeyi planlıyordum ama araştırmak hiç aklıma gelmemişti. Dizi başladığında gerçek hikayeden uyarlamadır yazısını görür görmez şaşırdım ve araştırdım.

Hikayesi şöyleymiş;
2010 yılında Zeytinburnu Belediyesi sosyal sorumluluk projesi için buz pisti kuruyor ve halkın kullanımına açıyor. Fakat bu proje amacını aşıyor ve madde bağımlısı sokak çocuklarının da aralarında bulunduğu genç kesim tarafından pistin işgali gerçekleşiyor. Haliyle piste zararda verilmeye başlanıyor. Bunu gören yetkililer, çareyi bu çocuklardan bir buz hokeyi takımı kurmakta buluyor. Amaç, çocukları bu kötülükten korumak ve spora yönlendirmek oluyor.
Zeytinburnu belediyesinin sitesinde yazı şöyle devam ediyor...
''Daha ilk maçında 1 sayı bile atamadan 37 sayı fark yiyen takım, devre arasında soyunma odasına inen Başkan Aydın'ı karşısında buldu… ''1 sayı atın sizi galip sayacağım'' sözüyle sahaya çıkan takım, Türkiye Süper Lig Şampiyonluğu ve Avrupa'da da ülkemizi temsil eden Zeytinburnu Belediyesi Spor Kulübü Buz Hokeyi Takımı, Internatıonal Ice Hockey Federatıon’un (IIHF) Sırbistan’da düzenlediği 2015-2016 IIHF Contınental Cup’da grup ikincisi olmayı başardı.''
Bana göre çok etkileyici bir hikayesi varmış. İlk bölümünü izlerken de bu bakış açısı ile izlemeyi tercih ettim. Haliyle hikayesi beni içine çekti. Dizinin kadrosunun çok iyi oyunculardan seçildiğini düşündüm. Genç oyuncularda güzel seçilmişti.

Tayanç Ayaydın'ın oyunculuğunu çok beğeniyorum. Ses tonunu kullanmayı çok güzel biliyor. Bu da oyunculuğunun daha etkili olmasını sağlıyor. Buz Hokeyi denildiği zamanda hep aklıma uzun boylu ve fiziği güzel adamlar geliyor. Bu yüzden karakter için uyumlu bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Diziye farklı bir enerji vermiş ama biraz daha bütünleşmesi gerektiğini düşünüyorum.

Vildan Atasever'i de çok beğeniyorum ve Tayanç Ayaydın'ın ile güzel ikili olduklarını düşündüm. fakat karaktere göre ses tonunu tam ayarlamamış olduğunu fark ettim. Bazı sahnelerde sesi çok tiz çıkıyordu ve karakterin inandırıcılığını arka plana atıyordu. Yalnız karakteri anladığım kadarıyla nokta atışı gibi bir seçim olmuş. Üslup ve beden dili çok hoştu.

Hilmicem İntepe'yi çok özlemişim. Belki bir daha saçma sapan yarışmalara katılmaz ve sadece oyunculuk yapar. Çünkü ne zaman o yarışmada olduysa o zaman ben çok soğudum. Yarışmaya gıcık kaptığım için haliyle katılan kimse ona da gıcık oluyorum. Hilmi'nin doğal bir yeteneği var, geçmişte oynadığı projelerde de bunu ispat etti zaten artık yolu bu meslekte açık. Hak ettiğini düşündüğüm için umarım daha iyi yerlerde olur bu proje de onu daha üstlere çıkar. Bu dizide ise karakterini çok beğendim. Tayfa diyebileceğimiz karakterlerin hepsi çok şekerdi ama Hilmi biraz ön plana çıkmıştı. Gerek performansıyla, gerek enerjisiyle, gerek duruşuyla, gerek inandırıcı oyunculuğuyla benim gönlümü fethetti. Kardeşine bakıyor olması, sorumluluk sahibi olması karakterin daha sıcak gelmesine sebep oldu.

Anıl Tetik hep böyle hovarda diyebileceğimiz karakterlerin oyuncusu oluyor ve çok tuhaftır sıkmak yerine her seferinde eğlendiriyor beni. Anladığım kadarıyla aşk hayatı karışık ama birazda saf bir çocuğu izleyeceğiz. İlk bölüme göre performansı gayet yerindeydi ama sadece birazcık daha karakterin oturması gerektiğini düşünüyorum.

Alpay Kemal Atalan denildiği zaman aklıma hep Genco geliyor. Hangi karakteri oynarsa oynasın benim için hep Genco. Bu dizi unutturur mu bilmiyorum ama ilk bölümde de hep Genco gördüm. Ne kadar kötü ve pislik bir karaktere hayat verirse versin hep Genco gözümün önüne geldi. Sadece karakterine bakarsam karakterden hiç hoşlanmadım. Dizinin gerçek hayattan uyarlama olduğunu düşündüğüm zaman daha da sinirlenmeme sebep oldu. Maalesef böyle yaratıklar ülkemizde var ve her geçen bir gencecik insanların hayatını mahvetmeye devam ediyorlar. ALLAH herkese akıl ve vicdan versin. Oyunculuğu iyi bir oyuncu olduğu için çok nefret edeceğimiz bir karakter olacak diye düşünüyorum.

Eslem Akar çok sevimli bir kız değil mi sizce de? Oyunculuğunu bir kenara bırakınca tam böyle yanaklarını sıkmalık bir insan olduğu düşüncesine kapılıyorum. Eslem'i ikinci projesinden itibaren tanımaya başladım. İlk gördüğümden itibaren çok yetenekli bir oyuncu olduğunu düşünmüştüm. Nitekim beni yanılmadı ve üçüncü projesinde de güzel bir oyunculuk sergiledi. Şimdi ise bu dizi ile karşımızda ve yine güzel bir performans sergileyeceğini düşünüyorum. Biraz negatif bir karakter, biraz dik başlı bir karakter ama zamanla mahalleye alışınca çok seveceğimiz bir karakter olacak gibi duruyor. Hilmicem İntepe ile de iyi ikili olacaklar hissi verdi bana.

Hakan Salınmış için sosyal medya da yazılan yazıları okudum ve genel olarak bizim başkana çok benziyor birebir seçmişler yazılarını gördüm. Zeytinburnu belediye başkanı nasıldı bilmiyorum ama yazılar doğru ise nokta atışı yapılmış bir karakter oyuncu eşleşmesi olmuş diyebiliriz. Usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez, ekranlarda gördüğüme sevindim.

Kadriye Kenter'i bir önceki dizisinde hiç sevmemiştim. Gerçi oynadığı dizinin geneli kötü karakterlerden oluşuyordu ama karakterini ayrı bir sevmemiştim. Sanki burada da öyle bir karakteri olacak gibi duruyor. Tıpkı Hakan Salınmış gibi usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez, ekranlarda gördüğüme sevindim.

Atakan Yılmaz, Tugay Bahşi, Arda Aranat, Kaan Altay Köprülü, İbrahim Yıldız ve
Doğan Can Sarıkaya'yı tek bir paragraf içinde yazmak istiyorum. Sanırım hiç birini daha önce izlememiştim (Doğan Can Sarıkaya haricinde) ya da izledim hatırlamıyorum ama hepsi çok doğal ve iyi oynamışlardı. Bence Zeytinburnu çocuklarını çok seveceğiz.

Öncelikle dizisinin jeneriğini ve müziğini çok sevdim. Ayrıca genel olarak dizinin müziklerini çok beğendim. Adını bilmiyorum ama yabancı bir şarkıya yer vermeleri de değişiklik yaratmıştı. Dizi, gerçek hayattan olsa da Erdal Beşikçioğlu'nun Adı Efsane dizisiyle, Tarık Akan'ın Koçum Benim dizisinin farklı versiyonu gibiydi. Her karakterin hikayesinin tek tek işlenmiş olması ilk bölüme uygun bir işleyişti. Dizi ilk bölüme göre başarılı başladı mantık hatası ve işleyişinde sorun yoktu. Umarım devamı da bu şekilde gider. Dizinin bir çok sahnesini başarılı buldum ama kavga sahnesini çok başarılı buldum. Oyuncuların yanı sıra usta yönetmen Mehmet Ada Öztekin'in elinin değdiği çok belliydi, çok gerçekçiydi ve açıları iyi çekilmişti. İnşallah gençlerimiz diziyi örnek alır ve spora yönlenir. Bu arada ben bu olayı hiç bir gazetede haberde duymamıştım bu diziyle öğrenmek üzücü oldu. Ben diziyi çok beğendim ve takip etmeyi düşünüyorum. Diziyi sevdiğim için rahatlıkla size önerebilirim bence bir şans vermelisiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 18. sırada, tekrarı ise 47. sırada tamamladı.
TEK YÜREK
Tasarım:Sawako Kuronuma