This Blog is protected by DMCA.com

29 Ekim 2019 Salı

Biraz Dertleşelim


Kendimi Nihal Ziyagil gibi hissediyorum. 

Bir bölümünde tam hatırlamıyorum ama Nihal Ziyagil ''Ne zaman mutlu olsam sonrasında üzülecek şey oluyor...'' gibisinden bir cümle söylüyordu. Resmen o şekildeyim. Eylül ayı zor geçmişti, ekim tamamen kötü geçti. Vallahi ne yalan söyleyeyim burcum başak, yükselenim ikizler. Şu an evlerden ırak dağlara taşlara dediğinizi duyar gibiyim ama gerçekten bu durumun burcumun özellikleriyle alakası yok. Durumu anlatınca sizde anlayacaksınız...




Yazın son günleri alt komşumuz bir mülteciye dairesini sattı. 
O da gitti kendi vatandaşlığında başka bir mülteciye kiraya verdi. (Hangi ülkenin insanı olduklarından bahsetmeyeceğim başka yere çekilmesin diye.)  
Kimin geleceğini nasıl olacaklarını bilmiyorduk.  

27 Ekim 2019 Pazar

Assalamualaikum Calon Imam / Endonezya (FİLM)

Diğer Asya filmlerinin ve dizilerinin çevirisi çok az. Bu yüzden çeviri olan bir yapım bulduğum zaman izliyorum. Bu filmde bulduğum an izlediğim filmlerden biri oldu. Endonezya filmleri genelde aynı işleyişe ve sona sahip olsalar da masum ve saf bir şekilde işlendiği için bana çekici geliyor. Nedense hep Türk filmi kıvamında olduğu düşünüyorum. Aslında kültürümüz filan farklı ama ne zaman izlesem Türk filmi havası seziyorum. Ondan da filmlerini kendime yakın hissediyorum.

Filmde din konusu, aile konusu ve aşk konusu aynı anda ve ağırlıkta işlenmişti. Bazı sahneleri beni benden aldı. Kız biraz şımarık, erkek çok ağır başlıydı. Kızı şımarık olmasına rağmen kendime benzettim. Aşk hayatımız birebir aynıydı. O yüzden de kızı çok sevdim. Bazı sahnelerde duygu geçişini beğenmesem de genel olarak performansı iyiydi. Bu şekilde ortalama bir oyunculuğu vardı diyebiliriz. Erkek oyuncunun oyunculuğunu sevdim. İzleyince göreceksiniz, Miller Khan'ın farklı bir aurası var. Bu da karakterine ve oyunculuğuna yansımıştı. Yani başrol iki oyuncunun arasında en çok erkek oyuncunun oyunculuğunu beğendim.

Filmin genel konusu güzeldi ama anlatılmak istenilen bence iyi yazılmamıştı. Bazı sahnelerin kopuk olduğunu düşündüm. Mesela bir sahnede başka yerdeyken birden sanki başka bir yerde başka bir işleyişe geçiyor gibiydi. Görüntü kalitesi yerindeydi, kıyafetleri sevdim. Mekanlar ön planda değilde o da iyi gibiydi. Sonuç olarak bir bütün şeklinde düşünürsek bir sorun yok gibiydi. Vaktiniz varsa ve Endonezya filmlerini seviyorsanız sevebileceğinizi düşünüyorum. Bence bir şans verin.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Assalamualaikum Calon Imam 

25 Ekim 2019 Cuma

Sevgili Geçmiş (Dizi)

Sosyal medyada doğru düzgün tanıtımı reklamı yapılmadan bir tek fragmanlarla dizimiz bu gün başladı. Çok reklamı yapılmayan senaryolara güvenin çok olduğundan yapılmadığını bir kaç kez okumuştum.Ne kadar doğrudur bilmem ama güçlü bir senaryosu olduğunu düşündüm. İlk bölümün işleyişini çok sevemedim. Bu yüzden de ilk bölümü pek sarmadı. Dizinin kadrosu bana çok güçlü geldi. Sahnelerden de ölüm sahnesi vardı o sahne efsane olmuştu.

Ece Uslu ve Emre Kınay dizinin başrolündeler. Fakat ilk bölümde Ece Uslu yoktu, Emre Kınay ise sonlarına doğru ortaya çıktı. Eminim güzel bir oyunculuk sergileyeceklerdir.

Sevda Erginci hisli ve naif bir karakteri var. Şimdiye kadar oynadığı tüm karakterler bu şekildeydi. Ondan sanki aynı karakterin farklı hayatlarını oynuyor hissi veriyor bana. İlk projesinden bu yana dikkatimi çekiyor ama 2013'te başlayan bir projesinden sonra tamamen dikkatimi çekti. Minicik boyu ile kocaman bir oyunculuğu var. Fakat yine de artık daha farklı karakterlerde görsek iyi olur. Dizinin ilk bölümünde gayet güzeldi. Ben severek izledim.

Seçkin Özdemir kilo mu almış ne? Gerçi kaslı vücudunu da gördük ama neyse. Yani sakalından mı, yoksa karakterin giyiminden mi bilemedim. Açıkçası berduş havası bir garip geldi ama karizmasından hiç bir şey kaybetmemiş.

Melis Sezen'in saç rengine aşığım, yüzüne çok uygun bir saç rengi var. Oyunculuğu da git gide güzelleşiyor. Daha çok yolu var ama emin adımlarla ilerliyor. Zamanla daha iyi olacağını hatta daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum. Dizi de anladığım kadarıyla üç kız kardeşten büyüğünü oynayacak, ilk bölümde enerjisini sevdim.

Burak Yamantürk ve Melis Sezen'in kimyasına bayıldım. İnşallah çift olarak yazılmışlardır. Fazla uyumlu ve güzel görünüyorlardı. Sanırım en sevdiğim çiftte bu ikili oldu. Burak kadersiz oyuncularımızdan. Çünkü oynadığı diziler uzun soluklu diziler olmadı. Bu yüzden de yeteneğini seyirci tam olarak göremedi. Umarım bu dizide kaderi tersine döner.

Özge Özacar dizinin baş belası ve renkli karakteri. Özge'yi fiziksel olarak çok beğeniyorum, oyunculuğu da ortalama derecede ama kendini geliştiriyor. Performansını ve enerjisini sevdim.

Burak Çelik ve Özge Özacar çift olacaksa çok tatlı olurlar. İkisi de çok hoş görünüyor. Burak'ı zaten beğenirdim ben, bu dizide de başarılı olacak gibi görünüyor.

Elifcan Ongurlar'a ilk defa bir karakterinde çok üzüldüm. Kadersiz bir karakteri olacak gibi duruyor. Çilem karakterini nasıl işleyecekler, neler olacak merakla bekliyorum. Spoiler vermek istemem ama bence dizinin kilit karakteri Çilem karakteri olacak.

Dizinin konusu güzel ama işleyişini hiç sevmedim. İlk bölümü biraz durağan ve sıkıcı geldi. Karakterler doğru yazılmış, teknik ekip güzel iş çıkarmıştı ama diyaloglar, olayın örgüsü beni pek açmadı. Dizinin ikinci bölümüne de şans vereceğim, nasıl olur şimdiden bir şey yazamam ama bu şekilde devam ederse izlemem gibi geliyor. Dizinin işleyiş kısmında sanki bir şey eksik gibi geliyor. Ya da bana geçmedi. Dizinin çekildiği yer çok güzel, olayın başlangıcı evi hiç beğenmedim. Dizi nasıl ilerleyecek bilmiyorum ama yazdığım gibi ilk bölümü beni sarmadı. Yine de ön yargılı davranmak istemiyorum. Oyuncuların hatırına şans vermeye devam edeceğim. Sosyal medyada gördüğüm kadarıyla sadece bazı şiddet sahneleri tepki çekti onun haricinde beğeneni çok oldu. Bu güne dizinin yoksa bir deneyin, belki siz seversiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 9. sırada, tekrarı ise 21. sırada tamamladı.
SEVGİLİ GEÇMİŞ

23 Ekim 2019 Çarşamba

Kurşun (Dizi)

Dizinin iyi olacağını biliyordum ama diziye karşı çok büyük ön yargılarım vardı. Fragmanlarından filan nasıl bir dizi olacağını çözememiştim. İnceleyince Karadayı, Ezel kıvamında bir dizi olacağını hissetmiştim. Yani, o dizileri izlediyseniz o diziler kurgu olarak bambaşka ve yürekten,içten dizilerdi. Bende dizi başlamadan evvel bu enerjiyi bu diziden almıştım. Ön yargım ise tamamen kişisel.

Engin Altan Düzyatan'ı magazinsel olarak sevmiyorum ve yıllardır da hiç bir işini izlemiyordum. Bu yüzden izleyebilir miyim diye bir ön yargım olmuştu. Fakat oyunculuğunun hakkını yiyemem. Gerçekten efsane bir oyunculuğu var. O kadar gerçekçi ve karakterleri o kadar güzel üzerine giyiyor ki izleyen insan oyunculuğu karşısında büyüleniyor. Keza Savcı Orhan karakterini de üzerine bir giysi gibi giymiş ve güzel taşımıştı. Duygu geçişleri, bakışları ve mimikleri beni benden aldı. İzlerken de oyunculuğuna bakarak ve Savcı Orhan olarak izlediğim için performansını, enerjisini çok sevdim. Bence bu dizi için Engin Altan biçilmiş kaftanmış.

Burçin Terzioğlu'na dizide bayıldım. Zaten çok sevdiğim bir oyuncu birde bu karakterle dönüş olması beni çok sevindirdi. İzlerken oyunculuğunu özlediğimi fark ettim. Hep bir önceki dizisindeki karakteri aklıma geldi ama Leyla karakteri de çok hoşuma gitti. Leyla vicdanlı ve zeki bir gazeteci karakteri. Zamanla Savcı Orhan'ın yanında olacağını ve ona yardım edeceğini düşünüyorum. Engin Altan ile Burçin'in kimyaları da çok uymuştu. Fragmanlarda ikilinin pot duracağını düşünmüştüm ama tam tersi olmuşlar dedim.

Berrak Tüzünataç ilk bölümde küçücük göründü. Berrak'ın performansını genel olarak beğeniyorum. Bu yüzden güzel bir oyunculuk izleyeceğimizi düşünüyorum.

Sarp Akkaya için düşüncelerim oyunculuk kısmında Engin Altan ile aynı seviyede. Yani bir karakteri oynadığı zaman onunla bütünleşiyor ve gerçekçi bir performans sergiliyor. Bu dizide de bunu hissettim. Hemen karakterini sevmiş ve benimsemiş gibiydi. Şahsen ben bu enerjiyi aldım. Umarım ilk bölüm ki gibi bir karakterde istikrarlı yazarlar ve değişim yaşatmazlar. Çünkü bu karakter çok yakışmış.
Engin Şenkan usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez. Bu yüzden saygı ile ve hayranlıkla sahnelerini izledim. Dizide olmasına sevindim.

Kürşat Alnıaçık hangi karakteri oynarsa oynasın zihnime Savaş Doğan olarak kazınmış. İyiyi de oynasa kötüyü de oynasa travmatik olarak hep Savaş Doğan'ı görüyorum. Sinsi gülüşünü takınıp birden Savaş Doğan olacakmış gibi geliyor. Kürşat Alnıaçık bu dizide de kötü karakterde nasıl zamanında Yusuf Miroğlu'na çektirdi burada da Savcı Orhan'a çektirecek gibi. Yalnız kötü karakter filan ama oyuncu çok iyi oynuyor.

Diziyi tahminime göre sevdim. Ben izleyemem diye düşünüyordum ama sardı. Jenerik kısmına aşık oldum, mis gibi olmuş. Dizinin teknik ekibi o kadar emek ve özen göstermiş ki görsel şölen yaşatmışlar. Özellikle stilist danışmanı ve sanat ekibine bayıldım. Dizide sadece bir kaç yerde mekan olarak hatalar vardı ama o da ilk bölümün azizliği diyebiliriz. Yani 70li yıllarda olmasına rağmen bazı aksesuarlar ya da binalarda günümüz sorunu yaşanmıştı. Mesela Savcı Orhan'ın makam odasındaki camların pimapen olması gibi. Fakat ben pek problem olarak görmedim. Hatta inceleyerek izlemesem minik hataları fark etmezdim bile. Geçmişi hatırlattığı için müziklerini sevdim. Çekim rengi, açısı, kıyafetler, mekanlar, kullanılan eşyalar tam benim zevkime uygundu. Bu yüzden de bayıldım. Umarım dizinin yolu açık olur ve çok sevilir. Bence gerek konusuyla, gerek işleyişiyle, gerek kurgusuyla reytinglerde üst sıraları hak eden bir dizi olmuş. Bu güne dizinin yoksa bu diziyi kaçırmayın derim. Bence çok seversiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 44. sırada tamamladı.
KURŞUN

22 Ekim 2019 Salı

Marmalade Boy /Japonya (Film)

-DİKKAT spoiler içerir-

Son zamanlarda izlediğim en saçma film olabilir. Çevirinin güzelliğinin hatırına sonuna kadar izlediğim bir film oldu. Şöyle ki filmin ilk kısmını hiç anlamadım. Kim kiminle aşk yaşıyor, kim kimin eşi, kim kimin çocuğu hiç aklım almadı. Birde aynı evde yaşamaları çok iğrençti.
Neden aynı evde yaşadıklarını hiç çözemedim.

Tamam eskiden arkadaşlarmış filan ama çok mide bulandırıcı geldi. Eski arkadaşlar diye aynı evde yaşamaları şart mıydı? Birde çocuklarda aşık oldu iyice ilişkiler karıştı gitti. Sonuna doğru biraz toparlamaya çalışmışlar ama yine de benim beynim ve midem almadı. Ondan açıkçası filmi de sevmedim. Film giriş, gelişme ve sonuç olarak işlense de çok kopuk sahne olduğunu düşündüm. Sanki sahneler konudan konuya atlıyor gibi hissettim.

Açıkçası film beni sarmadı. Çevirmenin alt yazıyı iyi yazması ve kurduğu cümleler hoşuma gittiği için izlemeye devam ettim. Onun haricinde başrol çiftin aşkının güzel olduğunu düşünecekken öz kardeş olduklarını sanıp ona rağmen devam edip evlenmek istemeleri kısmıyla o güzellikte bende uçup gitti. Şöyle böyle filmin sonunu getirdim. Oyuncular iyi oynamıştı, çekim ve işleyişe uygun seçilmiş mekanlar güzeldi, müziklerine bayıldım. 

Japonların yaptığı işlerde genel olarak ensest ve pedofili sorunu var hani Japon işlerini izlemeyi seviyorsanız ve bu alt yapıya alışıksanız film sizi çok fazla rahatsız etmeyecektir diye düşünüyorum. Bu yüzden benim düşüncelerimi göz ardı edip deneyin. Çünkü izleyici yorumlarını okuduğumda filmi çok beğenen, seven hatta filmin animesinin hayranı olan insanların olduğunu gördüm. Bundan dolayı şans vermeniz gerektiğini düşünüyorum. Eğer izlediyseniz sizin yorumlarınızı da postuma bekliyorum.
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.



Marmalade Boy 
(Mamaredo Boi, ママレード・ボーイ)

20 Ekim 2019 Pazar

Son Günlerde Severek Paylaştığım Instagram Güncellemelerim #4

Instagram: renklitirtil
Facebook: renklitirtil
Twitter: renklitirtil
Tumblr: renklitirtil
Snapchat: renklitirtilblg

Postlarımı incelerken bu seri aklıma geldi. Her yıl bir post yazmışım bloguma. Bu yılda bitmeden bir önceki postun senesi de yaklaşmışken yeniden yazmak istedim. Buradan çok Instagram'da vakit geçiriyorum. Haliyle de çok fotoğraf ve story paylaşıyorum. Fakat her paylaştığım fotoğrafı sevsem de bazılarını ayrı seviyorum. Çünkü o fotoğrafı çekerken o gün yaşadıklarımı hatırlıyorum. Tüm günüm sorunsuz geçmişse o gün çektiğim fotoğrafları paylaşırken daha bir içten paylaşıyorum. Bu postumda da o fotoğrafları sizlerle paylaşmak istiyorum.

Paylaştığım güncellemelerim; 

18 Ekim 2019 Cuma

2019 Ekiminin 18 Günü

Eylül ayı benim için hüzünlü geçti. Eylülün ardı ekimdi, ekim dolu dolu geçiyor. İlk 18 günü gezdim, dinlendim, en büyük hobim olan temizlik yaptım kendime gelmeye çalıştım.

Tasarım:Sawako Kuronuma