This Blog is protected by DMCA.com

30 Eylül 2019 Pazartesi

Eylül Toparlandı Gitti İşte

renklitirtil

Eylül toparlandı gitti işte,
Ekim filan da gider bu gidişle,
Tarihe gömülen koca koca atlar,
Tarihe gömülür o kadar.
**Turgut Uyar**

More Than Blue /Tayvan (FİLM)

-spoiler içermez-
Eylül ayında televizyondan dizi izlemenin yanı sıra bol bol ülke ayırt etmeksizin film izledim. Vaktim olmadığı için ve vakit kaybetmemek için seçimlerimde dikkatli oldum ve konusuna göre izlemeye çalıştım. Seçtiğim filmlerin de güzel olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden yavaşça sizlere de önereceğim. Filmin izleme linkini hemen yazımın sonuna ekliyorum.

Öncelikle önereceğim film Kore'den uyarlama bir film. Film 2009'da aynı isimle Kore'de yayınlanıyor. 2018'de ise Tayvan filmi uyarlıyor. Kore versiyonunu izleyenler çok ağlamışlar ve Tayvan versiyonunda da aynı duyguyu hissetmişler. Hatta bazı izleyiciler Tayvan versiyonunun daha samimi ve duygusal olduğunu yazmışlardı. Ben Kore versiyonunu izlemediğim için iki film arasında kıyaslama yapamayacağım ama Tayvan versiyonunda gerçekten duygulandım ve ağladım.
Aşk ve hastalık bir araya geldiği zaman ister istemez hüzünlü bir işleyiş oluyor bunun yanında oyuncularda karakterleriyle bütünleşince dram havası ağır basıyor. Aslında filmde aşkın getirdiği sevgi ve vefayı ve özveriyi izliyoruz. Haliyle de hikaye sıcak ve samimi geliyor. Şahsen bana bu hissi verdi.

Filmde birbiriyle bağlantılı üç ayrı çift oluşturulmuş. Jasper Liu ve Ivy Chen çifti, Bryan Chang ve Annie Chen çifti, birde Bryan Chang ve Ivy Chen çifti. Cream yani Ivy Chen iki erkek karakterle de bağlantılı bir karakter. İki karaktere fiziksel olarak baktığımda Bryan Chang ile çift olarak daha çok yakıştırdım. Gerçi Bryan Chang, Annie Chen ile de çok yakışmıştı. Zaten oyuncular kendilerini oyunculukta ispatlamış, iyi oyuncular. Karakterle de bütünleştikleri için her birini izlemelere doyamadım.

Filmin ilk dakikaları aşk konusunda beni heyecanlandırdı, ortalarına doğru durağan olduğunu düşündüm, sonunda ise ağladım. Giriş, gelişme ve sonuç kısmı olarak üç kısımdan oluşmuş da diyebiliriz. İşleyişin K ve Cream karakterlerinin tanışmalarından başlamasını ayrıca sevdim. Bence film teknik olarak ve  oyuncular olarak iyiydi. Ben herhangi bir sorun görmedim. Sonbahar aylarına uygun olduğunu düşündüğüm bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Bence sonbahar akşamlarında elinizde sıcak kahve ve ya çay ile battaniye altında izlenebilecek bir film.
İzleme Linki:

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

MORE THAN BLUE
 (比悲傷更悲傷的故事,
Bǐ bēi shāng gèng bēi shāng de gù shì)

29 Eylül 2019 Pazar

Badla 2019 (Film)

-spoiler içermez-
Yıl geçmiyor ki Amitabh Bachchan bir film çıkarmasın. Yaşına rağmen bu kadar aktif olmasına ve benim ona yetişememe inanamıyorum. Her filmini oyunculuğuyla o kadar güzel hale getiriyor ki gözümü kırpmadan izliyorum. Bir filmi nasıl başladı nasıl bitti anlamıyorum. Bu yüzden de her yıl film çıkarmasını dört gözle bekliyorum.

Bu filmde beni ters köşe yapan filmlerinden biri oldu. Spoiler vermeden nasıl anlatabilirim bilmiyorum ama filmde bir konu var ama konunun içinde başka bir konu var. Hatta karakterin içinde başka bir karakter var. Bu şekilde film ilerliyor ve filmin sonuna geldiğimizde ''nasıl yani?'' diyebiliyoruz.

Amitabh Bachchan filmde zeki bir avukat rolündeydi. Kızı kurtarma odaklı bir avukattı. Her zaman ki gibi ses tonlamasıyla, mimikleriyle ve gerçekçiliğiyle beni benden aldı.

Taapsee Pannu kuşkusuz yeni nesil oyuncular içerisinde Vidya Balan'dan sonra Amitabh Bachchan'a yakışan bir oyuncu. P!NK filminde ikisinin enerjisine bayılmıştım. Bu filmle birlikte enerjileri daha net belli oluyordu. Karakteri iyi ile kötü arasında ince çizgi de bir karakterdi. Onu da izleyip anlayacaksınız...

Genel olarak filme bayıldım. Oyuncuların yanı sıra işleyişi ve kurgusu da kendini izletiyordu. Filmin müzikleri hoşuma gitti. Bollywood denilince bol danslı film bekleyebilirsiniz ama bu film yeni tarz Bollywood stilinde bir filmdi. Yani Dünya çapında nasıl yapılıyorsa işleyişi o şekilde yapılmıştı. Uyarlama olduğundan da kaynaklı daha çok Amerikanvari bir filmdi. Filmi seveceğinizi düşünüyorum. Bence boş bir zamanınızda izleyebileceğiniz bir film. Listenize eklemelisiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
BADLA

25 Eylül 2019 Çarşamba

Benim Adım Melek (Dizi)

Yılların Türk dizi izleyicisi olarak şunu bilirim ki bir dizi de Şerif Sezer varsa o dizi çok güzel olur. Şimdiye kadar Şerif Sezer olup da kötü olan bir yapımı daha izlemedim. Dizi bildiğimiz klasik doğu dizisi ama başka bir yapımın yine Şerif Sezer'in başrol olduğu sezonlar süren bir dizinin havasını aldım. O dizide de bir kadın ve üç çocuğunun mücadelesi vardı, bu dizide de aynısı olacak gibi görünüyor. Eğer o diziye benzerse ben finaline kadar sadık kalır izlerim. Çünkü, kadın mücadelesi olan diziler her zaman daha çekici geliyor. Bu arada senaristlerden Berfu Ergenekon'un senaryolarını çok seviyorum. Hemen hemen tüm senaryolarını severek izlemiştim. Bu yüzden hikayenin işleyişine çok güveniyorum.

Öncelikle dizinin belli bir yaş üstünün karakterlerine usta oyuncular hayat veriyor. O yüzden hepsi kıymetli olduğu için onlar hakkında yazı yazmayacağım.

Nehir Erdoğan sen ne güzel bir kadın, ne güzel bir oyuncusun. Bazı sahneler de resmen tüylerim diken diken oldu. Öyle bir oynadı ki gerçek bir anneymiş hissine bana net bir şekilde geçirdi. Günümüzde bu duruma düşen o kadar çok kadın var ki bu kanayan yaraya resmen Melek karakteri parmak bastı.

Kutsi ilk bölümde çok aktif bir karakter değildi. Karakter olarak sanki sıcak gönüllü Melek ve çocuklarını kanatları altına alacak bir karakter gibi duruyor. Zaten dizilerde her zaman başrol kadın karaktere böyle özel adamlar yardımcı olur. Bizler de hayran hayran izleriz.

Kaan Çakır bu dizide tüm küfürler seni bekliyor haberin olsun. Alpay adında iğrenç bir karaktere hayat veren Kaan Çakır bence alkışları hak etti. Çünkü öyle nefret edilesi şekilde gerçekçi oynuyordu ki tükürsem bir daha tükürsem demek geldi içimden. Gerçek hayatta magazin ve haber sitelerinde bolca okuduğumuz bu tip adamlara da ayrıca lanet okuyasım geldi.

Rabia Soytürk'e ilk bölümde sinir oldum. Biraz hırçın, annesinin sözünü dinlemeyen, her zaman baş belası ve uyumsuz bir karakter olacağı ilk bölümden belli oldu. Oyunculuğu güzeldi ama karakterinden hiç hoşlanmadım. Annesine çok çektirecek bir karakter olacağı için bol bol sinir krizi geçirtecek şimdiden yazayım.

Poyraz Ar dizinin çocuk oyuncusu. Minicik yaşına rağmen çok yetenekli bir oyuncu olduğunu düşündüm. Bazı duyguları ablalarından ağabeylerinden daha iyi verdiğini düşünüyorum. Nereden bulmuşlar bu güzelliği bilmiyorum ama Nehir Erdoğan'ı anımsatması oyuncu seçiminde çok güzel bir tercih olmuş.

Ulvi Kahyaoğlu'nun ilk dizisi bu dizi sanırım. Açıkçası ilk bölümden oyunculuğu konusunda pek fazla bir şey anlayamadım. İyi ya da kötü bir performansı vardı yazamam. Yalnız karakterini hiç beğenmedim. Rabia Soytürk'ün karakteri gibi ele avuca sığmayan, hırçın, baş belası bir karakter. İki oyuncunun karakteri de inşallah zamanla değişir. Yoksa cidden sahneleri sinir krizi geçirtiyor.

Mustafa Mert Koç yavaş yavaş üzerinden acemiliğini atmaya başladı. Her karakterinde bir tık daha iyiye gitmeye başlaması güzel. Hala oyununda eksik yerleri var ama yerinde saymayıp kendini geliştiriyor olmasından hoşlandım. İlk bölümde böyle ise bölümler ilerledikçe, karakter oturunca daha iyi olacağını düşünüyorum.

Dizinin jenerik kısmına bayıldım. Kim yaptıysa ellerine sağlık. Dizinin başlangıcı Gaziantep yemeklerinin yapılışı sahnesi ile başladı. Bende Türk dizi tarihinin en güzel başlangıçlarından biriydi. Bölüm boyunca aralarda o baklavaların şerbette fokurdaması da beni benden aldı. Melek'in hikayesi beni derinden yaraladı. Haliyle ilk bölümün işleyişi de beni etkiledi. Bazı sahnelerinde tüylerim diken diken oldu. Bence senaristler bazı ünlü, ünsüz kocaları tahlil edip öyle yazmışlar gibi geldi. Çünkü haberlerde gördüğümüz şeyleri resmen izlettiler izleyiciye. Kadının gücünü heyecanlı   bir şekilde izlemek Ben diziyi çok beğendim. Tanıtımlarını izleyip güzel bir dizi olacak demiştim, dediğim gibi de çıktı. Çarşamba gününe diziniz yoksa kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim. Bence bu dizi kaçmaz. 
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

 BENİM ADIM MELEK 

14 Eylül 2019 Cumartesi

Kuzey Yıldızı İlk Aşk (Dizi)

Ordu şehrimizde daha evvel hiç bir dizi çekilmemişti diye hatırlıyorum. Bu yüzden bu dizi ilk defa Ordu'da çekileceği için beni çok heyecanlandırdı. Diziyi sosyal medyadan kontrol ederken herkes Trabzon ağzını bildiği için bunlar yapamamış yazmışlardı. Bu konuda izleyiciye çok şaşırdım.

Herhalde Karadeniz bölgesini doğudan batıya Trabzon ağzıyla konuşuyor sanıyorlar. Her neyse... Ordulu olan kullanıcıların yorumunu ayıklayınca bazıları benim dedem, nenem de böyle konuşuyor yazmışlardı, bazıları da Ordu'da şive yok yazmışlardı. Çoğu Ordulu'nun diziyi beğenmesine  sevindim.  Bir Karadenizli olarak Ordu nasıl konuşuyor bilmiyorum ama bence yerinde olmuş. Çünkü artık Trabzon ağzının yanlış kullanımı ve abartısı bıktırmıştı. Ayrıca herkesin ağız yapmaya çalışmaması da hoşuma gitti. Tüm oyuncular o kadar tanıdık ve iyi oyuncular ki hepsini tek tek yazmaya kalkışsam çok uzun bir yorum olacak bu yüzden kısa tutmaya özen göstereceğim.

Öncelikle Cezmi Baskın, Zeynep Kankonde, Hüseyin Soysalan ve Uğur Demirpehlivan'ı dizide gördüğüme çok sevindim. Böyle güzel usta oyuncuların olması diziyi daha renkli yapmış.

İsmail Demirci'yi bir dizi de tam olarak izlemek nasip olmadı. Şansından mı ne ya konuk oyuncu gibi oldu, ya dizisi kaldırıldı ya da çok arka planda kaldı. İnşallah bu dizisi tutar da bizlerde doyasıya izleriz. Çünkü oyunculuğu iyi bir oyuncu. Hak ettiği yerde olmasını isterim. Dizi de Kuzey yani başrol karaktere can veriyor. Karakter herkesin kalbini kırmış bir karakter. Bu yüzden zorlayıcı bir karakter gibi olacak görünüyor. Şahsen ben sevdim.

Aslıhan Güner yıllar geçse de güzelliğinden bir şey kaybetmiyor. Farklı bir aurası, farklı bir havası var. İsmail Demirci gibi Aslıhan'ın da hak ettiği yerde olduğunu düşünmüyorum. Dizi de İsmail ile kimyalarının uygun olduğunu düşündüm. Aslıhan biraz minyon olduğu için küçük gibi dursa da çok fazla yaş yok aralarında. Gerçek hayatta İsmail 84 doğumlu, Aslıhan ise 87 doğumlu. Yıldız karakterinin gözünün karalığı hoşuma gitti. Biraz şiddet eğilimli bir karakter olsa da klasik bir karakter değil. Yıldız karakteri üniversite mezunu zamanında şehirde yaşamış ve tercihen köyüne dönmüş, köyüne döndüğünde ise şehir kültürü ve köy kültürünü kıyafetlerinde sentezlemiş bir karakter. Karakteri bu yüzden bile çok sevebilirim.

Toygan Avanoğlu hangi dizide oynarsa oynasın hep Sivaslı gibi konuşacak anlaşıldı. Ruhu o kadar Sivaslı ki bünyesi asla başka ağız yapmasına izin vermiyor. Yine de komik ve çok tatlı bir oyuncu değil mi? Her karakteri aynı gibi dursa da izlerken çok gülüyorum ve hiç sıkılmıyorum. İyi ki böyle bir oyuncumuz var.

Yasemin Hadivent'ti izlemeyeli yıllar oldu. Fakat yıllar içinde hiç değişmemiş ve güzelliğinden bir şey eksilmemiş. Karakterini sevdim, oyunculuğu güzel ama ağzı konuşurken İstanbul Türkçesine çok kayıyor. Bu da izlerken dikkatimi çekti. Umarım ilerleyen bölümlerde bunu düzeltir.

Mert Yavuzcan şeytanın avukatı yine karşıma kötü karakterle çıktı. Artık iyi karakter olduğunu görme umudumu kaybettim. Oyunculuğu muazzamken hep kötüyü oynaması beni üzüyor. Dizide umarım konuk oyuncu olarak değildir. Çünkü en son izlediğimde konuk oyuncuydu ve doyamamıştım. İnşallah bu dizide bol bol izleriz.

Gizem Güneş, Aslıhan Kapanşahin, Berfin Nilsu Aktaş Kuzey'in kızları olarak karşımıza çıktılar. Gizem Güneş ilk defa itici olmayan bir karakterle karşımıza çıktı şükürler olsun. Aslıhan Kapanşahin'i bir önceki dizisinde çok beğenmiştim o yüzden bu dizide görmek hoşuma gitti. Berfin Nilsu Aktaş'ı sanırım ilk defa görüyorum ama güzel kızmış. Dizide şimdilik üç kızın arasında diğer iki kıza göre fiziğiyle bir adım önde gözüküyor. İlerleyen bölümlerde nasıl olur merak ediyorum. Bana göre oyuncular doğru seçimdi ve bölün boyunca iyiydiler. Umarım duygu değişimleri başladığı zaman da güzel oynarlar.

Burak Can ve Özgün Karaman ilk bölümde yoklardı nasıl olacaklar merakla bekliyorum. İnşallah Burak Can ile Aslıhan Kapanşahin çift olur ve Gizem Güneş ile Özgün Karaman olur. Beklentim bu yönde ama karakter olarak nasıl bir konumda olacaklar karakterler çıkmadan bilemedim. 

Şiveyi, ağzı şunu bunu bir kenara bıraktığımızda dürüst olmak gerekirse dizi beklediğim gibi çıktı. Hep bir acaba yapabilecekler mi düşüncesi vardı ama bölüm bittiğinde emin oldum ki ekip bu işin üstesinden geldi. Dizinin konusu hoşuma gitti, işleyiş olarak hiç sıkılmadım. Her Karadeniz şehri gibi Ordu'nun da doğası bir harika. Bölüm boyunca çekilen doğayı hayranlıkla izledim. Evlerin dekorları ise beni benden aldı. Resmen benim hayalimdeki hayatı dizide göstermişlerdi. Bana göre her şeyiyle güzel bir diziydi. Ağız kısmı beni hiç rahatsız etmedi bilakis biz bu tabuyu yıktığı için çok mutlu oldum. Reytingler nasıl olur dizinin kaderi nasıl şekillenir bilemeyiz. Umarım reytinglerde güzel rakamlar görürler ve uzun soluklu bir dizi olur. Aile ile izlenebilecek romantik - komedi türünde bir dizi arıyorsanız beğenmeyenleri anlamaya çalışarak size bu diziyi tavsiye ediyorum.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
KUZEY YILDIZI ''İLK AŞK''

12 Eylül 2019 Perşembe

Şampiyon (Dizi)

Bu gün iki dizi başladı. İkisi de farkındalık üzerine ve ikisi de güzel. Bu kanal yönetimleri bunu izleyiciye neden yapıyor sorgulamadan edemiyorum. Şimdi ben kendimi perşembe gününe ikiye bölemem ki... Şu an ne yapacağım konusunda çok kararsızım. Fakat bu diziye baktığımda çok sevdim, severek izledim. Tüm oyuncular tanınmış kendini ispat etmiş oyunculardı. Hepsinin bölüm boyunca birbiri ile uyumlu olmalarından hoşlandım. Tek tek baktığımda ise;

Tolgahan Sayışman kariyerindeki son dört diziden sonra sonunda doğru diziyi bulabildi. Günlük dizisinden bozma dizilerde senelerce harcandı. Bu yüzden de oyunculuğu hakkında herkes ön yargılı oldu ve oynayamıyor dedi. ALLAH aşkına bu adama yapımcılar neden böyle bir kötülük yaptılar bilemiyorum ve anlayamıyorum da. Neyse ki sonunda doğru karakter, doğru dizi geldi. Döneminin oyuncularının oynadığı karakter düzeyine gelmesiyle dikkatli izleyiciler ve hayranları bir oh çekti. Doğru karakter olunca haliyle oyunculuğu ve havası da değişik olmuş. İlk bölüme göre ben çok başarılı buldum ve karakterini çok sevdim. Emir Özyakışır ile baba - oğul ilişkisine de bayıldım. Sanırım yeni baba olduğundan dolayı babalık hissi bana direk geçti. Yani Emir'i kendi evladı gibi sahiplenmiş ve bunu da kamera önüne yansıtmış gibiydi.

Emir Özyakışır'ı bir önceki dizisinden bu yana çok seviyorum. Koca yanaklarını ısırasım, kocaman sarılasım var. Bölüm boyunca izlerken ekran başında hırslandım durdum. Böyle tatlı çocuklara nazar değecek diye çok korkuyorum. Çünkü insanın ister istemez gözü kalıyor keşke benimde böyle tatlı evladım olsa diyor. Emir çok yetenekli bir çocuk, küçücük yaşına rağmen şive bile yapabilecek derecede yetenekli bir çocuk. Yeteneğiyle, koca yanaklı olup Tolgahan'a benzerliğiyle çocuk karakter olarak diziye çok uymuş.

Erdal Özyağcılar'ı ekranda gördüğüme çok sevindim. Tolgahan'ın kariyerine o diziler girmeden evvel balkanlarda birlikte bir dizide oynamışlardı. İkisini aynı dizide görünce aklıma o mükemmel dizi geldi. Erdal Özyağcılar usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez, her zaman ki gibi mükemmeldi.

Yıldız Çağrı Atiksoy hangi karakteri oynarsa oynasın hep doktor karakteri oynuyormuş hissi veriyor. Geçmişte ki karakterinde doktor olduğu karakterleri vardı oradan mı travma oldu bilemiyorum sanki ilk dizisinden bu dizisine kadar doktormuş hissi veriyor. Diziye ve Tolgahan'a uymuş mu emin olamadım. Bireysel olarak oyunculuğunu beğeniyorum. Performansı da güzeldi ama pek olduramadım.

Erkan Avcı'yı son oynadığı karakterde psikopat olarak izleyince bu karakterinin iyi olmasını bünyem kabullenemedi. Bölüm boyunca her an garip gülüş yapıp psikopatça bir hareket sergilemesini bekledim. Yakından takip ettiğim ve severek izlediğim oyuncuyu dizi de görmekten mutluluk duydum. Ne kadar kabullenemesem de karakterin Kafkas'a destek olmasını ve kocaman bir yüreğinin olmasını sevdim. Erkan Avcı'ya da karakter yakışmış. En çok seveceğim karakter olacağını düşünüyorum.

Halit Özgür Sarı haşin bir karaktere hayat verecek gibi duruyor. Daha ilk bölümde başına buyruk bir karakter olduğunu belli etti. İlk bölümden biraz sinir oldum yazsam yalan olmaz. Daha önce yine TRT1'de bir dizide oynamış ama izlemediğim için bilmiyordum. İlk defa bu dizi ile izleyeceğim oyuncuyu ilk bölümde başarılı buldum.

İlayda Alişan, Erkan Avcı'nın kız kardeşi karakterine çok yakışmış. Büyük bir ihtimal başrol erkeğe karşılıksız aşk besleyen masum bir kızı oynayacak. Böyle karakterlerin üstesinden iyi gelen bir oyuncu olduğu için karakterle kısa sürede bütünleşecektir.

Mehmet Bozdoğan hep böyle gıcık karakterlerin oyuncusu olmaya devam ediyor. Şöyle iyi güzel bir karakterde izlemeyi çok isterdim. Fakat yine kötü bir karakterde olacağını düşünüyorum.

Berk Yaygın ve Bahar Süer'in karakterlerine sinir oldum. Dizi de eş karakterini oynuyorlar ve çok vicdansız geldiler. Hatta Bahar Süer'in ilk defa bir karakterinden nefret ettim. Dizi olduğunu biliyorum ama karakterine gerçekmiş gibi öfkelendim. Keza Berk Yaygın'da çok itici geldi. Tabi bu durumda ne kadar iyi oyuncu olduklarını gösteriyor orası ayrı.

Dizinin başlangıç kısmı güzeldi. Konuyu geçmişten almaları, konuyu daha anlaşılır hale getirmişti. Başlangıçta ki boks sahneleri çok heyecanlıydı. Yönetmen Ketche'yi seviyorum ama renk konusunda emin olamadım. Çekim rengi bazı sahnelerde sarımsı - soluk bir renkti, bazı sahnelerde ise koyuydu. Acaba benim mi gözlerimde problem vardı anlayamadım. Erdal Özyağcılar'ın sahneleri genel olarak sarı gibi geldi bu da renk geçişlerinde biraz uyumsuz hissettirdi. dizide ki tek gözüme batan şey buydu. Bu durum haricinde hiç bir sorun yoktu. Dizide kullanılan müzikleri çok sevdim. Özellikle Canbay & Wolker - Elbet Bir Gün şarkısının kullanılması diziye farklı bir hava katmıştı. Dizi genel olarak izleyici tarafından sevildi. Reytingleri nasıl olur bilmiyorum ama bende sevdim. Bu yüzden vaktiniz varsa; bu akşama bir diziniz yoksa, diziye bir şans vermenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 7. sırada, tekrarı ise 17. sırada tamamladı.

ŞAMPİYON

Mucize Doktor (Dizi)

Unutulmaz Kore dizimin uyarlamasının yapılacağını duyduğumda çok sevinmiştim. Aslında Japonya uyarlamasının çevirisinin yapılmasını bekliyordum ama bizim yapım tam bir sürpriz oldu. İlk bölüm bildiğim kadarıyla tüm versiyonlarında aynı işlenmiş. Amerikan versiyonunu izlemedim ama genel olarak o versiyonuna daha aşina bizim izleyici. Ben diziyi versiyonlarını karıştırmadan orijinalmiş gibi yorumlama kararı aldım. Yani kıyaslama yapmamaya çalışacağım

Taner Ölmez ilk açıklandığında herkes -''Bu oyuncu mu peh! Bu karakterin altından kalkamaz...'' gibi yorumlar okudum. Benim düşüncem neydi ya da bu konu hakkında yazdım mı hatırlamıyorum. Fakat ilk bölümde herkes tükürdüğünü yaladı. İzleyici olumlu yorum yapmanın yanı sıra hayran kaldıklarını da abartılı şekilde yazdılar. Şahsen bende aynı düşüncedeyim. Mimik, hareketler, göz göze gelmeme olayını çok güzel bizlere yansıtmıştı. O kadar içten ve gerçekçi bir performans sergiledi ki her sahnesini gözümü kırpmadan izledim. Aynı şekilde çocukluğunu oynayan oyuncu da çok güzel oynamıştı.

Onur Tuna diziye çok yakışmış. Bir önce ki yapımı da iyiydi ama sanki harcanıyordu. Eminim bu karakter daha iyi gelecek. Karakter başta sert ve kötü görülse de güzel bir karakter. Onur Tuna'nın da bu karakterin üstesinden geleceğini çok iyi biliyorum. O maviş gözleriyle sert bakışlarıyla bizi bizden alacaktır. Genel olarak oyunculuğu beğenilmese de ben beğeniyorum ve seviyorum. Dizi için doğru seçim olduğunu düşünüyorum.

Sinem Ünsal fiziksel olarak bu karaktere çok uygun bir karakter. Dizi bizde nasıl ilerler bilmiyorum ama Taner Ölmez ile olursa çok tatlı bir çift olacaklardır. Versiyon kıyaslamıyorum ama Kore versiyonunda ki karakteri çok sevmiştim. Sinem'de çıtı pıtı ince sesli bir oyuncu olduğu için çok yakıştığını düşündüm. Daha önce bir kaç dizisinden oyunculuğunu bildiğim için oyunculuğunu çok seviyorum. Umarım bu dizide de o güzel oyunculuğunu gösterir.

Reha Özcan, Taner Ölmez'in karakteri için kilit bir karakter. Dizi de ikisinin bağını birbirlerine uyumunu izleyeceğiz. Bu karakter için kesinlikle başka bir karakter düşünülemezdi. Reha Özcan'ın oyunculuğunu biliyorsanız öyle usta bir oyuncu ki hayran olmamak mümkün değil. Her karakteri üzerine bir elbise gibi giyer ve o karakteri yaşar yaşatır. Bu yüzden kilit bir oyuncunun Reha Özcan olduğuna çok sevindim. İlk bölüm performansı muazzamdı.

Murat Aygen ve Özge Özder'i bir yazabilirim. Dizinin entrika ve kötülük kısmı bu iki oyuncunun omuzuna yüklenmiş. Her zaman kötülük ve kötü karakterin oyuncularıdır ikisi de. Açıkçası çokta güzel oynarlar ama ben Murat Aygen'i iyi karakterde görmekten mutluluk duyardım. Bana göre ikisi de iyi oyuncudur.

Hazal Türesan ile Onur Tuna'yı çift yapmak kimin aklına geldiyse ellerine sağlık. Boyu boyuna huyu huyuna uygun bir çift olmuşlar. İkisinin de bir önce ki projelerinde partnerleri fiziksel olarak pek uygun değillerdi. Tamam kimyalar uymuştu ama fizik konusunda pek tatmin edici değillerdi. Fakat bu sefer olmuş, tam olmuş. Hazal'ı iyi bir karakterde gördüğüm için çok mutluyum. Daha ilk bölümden duruşuna bayıldım.

Bihter Dinçel'e komedi dizileri daha çok yakışsa da bu diziye de olacak gibi. Dizi de sahnesi çok çok azdı. Nasıl bir karakteri olacak, performansı tam olarak nasıl bilmiyorum. Bence başlangıç için gayet güzeldi.

Fırat Altunmeşe, Hayal Köseoğlu ve Korhan Herduran sevimli bulduğum genç oyunculardan üçü. Oyunculuk düzeyleri birbirine çok yakın o yüzden üçünü aynı anda yazabilirim. İlk bölümde performansları güzeldi. Diziye renk kattıklarını düşündüm. Korhan Herduran dizinin nefes aldırma sahnelerinde olacak sanırım. Hani dram, dram giderken komik bir sahne olur ya o sahnede ki oyuncu olmasını bekliyorum.

Öncelikle diziyi hakkını vererek, yasal olarak aldıkları için yapıma teşekkür etmek isterim. Günümüzde esinlenme adı altında ç/alan yapımların içinde çiçek gibi duruyor. Dizinin yapımı Türkiye'de en fazla uyarlama yapan yapım. Bu yüzden artık bu konuda ustalaştıklarını düşünüyorum. Her zaman doğru senaristlerle senaryo değişse bile iyisini çıkarabiliyorlar. Bundan dolayı dizinin kötü olacağını hiç düşünmedim. Nitekim ilk bölümde senaryoya sadık kalarak ilerledikleri için beğendim. Dizinin bizde de uyarlanması farkındalık olarak çok iyi oldu. En azından hastalıkmış gibi davranmayı kesip insanlar anlamaya başlarlar. Yönetmen koltuğunda sevdiğim yönetmenlerden Yusuf Pirhasan oturuyor. Bu yüzden çekimler, geçişler, açılar hepsi benim gözümde dört dörtlüktü. Kamera arkası ekibin ellerine sağlık. Dizi bana göre çok iyi bir başlangıç yaptı ve izlenmeyi hak ediyor. Vaktiniz varsa şiddetle öneririm.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

 Dipnot:
Dizi Kore yapımı Good Doctor  dizisinden uyarlanmıştır. 
(AMERİKAN YAPIMINDAN UYARLANMAMIŞTIR) 

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 1. sırada, tekrarı ise 2. sırada tamamladı.

MUCİZE DOKTOR

9 Eylül 2019 Pazartesi

ÇOCUK (DİZİ)

Çocuk dizisi ilgimi çekmeyen dizilerden bir tanesiydi. Fakat nasıl olacağı konusunda merakım vardı. Bu yüzden de diziye bir şans vermek istedim. Ben dizide İsmail Hacoğlu ve Ceyda Ateş, Serhat Teoman ve Merve Çağıran çift olur hatta Serhat ve Teoman'a Kenan Acar'da aşk üçgeni olarak eklenir diye bekliyordum. Fakat Ceyda Ateş ve Serhat Teoman evli olarak karşıma çıktı...Dizi nasıl ilerler bilmiyorum ama enteresan bir başlangıç yaptı.

Mehmet Emin Güney dizinin çocuk oyuncusu. O kadar tatlı bir bebekti ki o petlek konuşması, sarı saçları minik suratı tam yemelikti. Maşallah birde o kadar yetenekli ki daha ilk sahnesinde kalbimi ısıttı. Elimde olsa ekrana ellerimi sokup yanaklarını sıkmak isterdim.

Nazan Kesal müthiş bir oyuncu. İlk bölümde başta kalbi büyük bir babaanne karakteri olacağını düşündüm. Sonrasında sırları için yapmayacağı şey olmayan gözü kara bir kadın olduğunu gördüm. Ne kadar hala Fazilet karakteri aklımda olsa da bu karakteri de akılda kalıcı olacak gibi duruyor. Dizi nasıl ilerler bilmiyorum ama diziyi yükseltecek ilk oyuncu kesinlikle Nazan Kesal.

Serhat Teoman'ı baba karakterinde ilk defa izliyorum. Artık böyle ağır baba karakterlerinde oynama vakti gelmişti. Dizi de karakteri sanırım evi yöneten ama arkasından iş çevrilen bir karakter olacak. Oyunculuğunu çok seviyorum ve daha ilk bölümden karakterini çok sevdim. Kim ile tam olarak partner ilk bölümden çözemedim. Ceyda ile evli ama kalbi kime ait olacak çok merak ediyorum. Umarım sonuna kadar ilk bölüm ki gibi iyi bir karakter olur da sinirlenmeden izleriz.

İsmail Hacıoğlu ilk bölümde sonlarına doğru çıktı. Bir kaç replik belki söyledi ya da söylemedi ama o kadar muhteşem bir oyuncu ki büyüledi. Bir koca bölümü bir iki dakika ile ezdi geçti yazsam abartı olmaz. İsmail bence usta bir oyuncu ve bunu her seferinde kanıtlıyor. İzlerken iyi ki Türkiye'de İsmail Hacıoğlu adında bir oyuncumuz var dedirtti. Karakter olarak kötü bir karakter olacak gibi duruyor. Umarım düşüncelerimde yanılırım.

Ceyda Ateş Toplusoy'a sinsi karakterler çok yakışıyor ama artık iyi karakteri de oynamasını istiyorum. Sanki üzerine yapıştı ve yıllardır bu sinsi karakter her dizisinde bir önceki dizisinin devamı gibi geliyor. Dizi de vicdanlı ama vicdansız bir anne gibi değişik bir karakteri var. Bir insanı ikiye bölmüşler yarısını kötü yarısını iyi yapmışlar hissi uyandırdı bende. Ceyda her zaman ki gibi formundaydı.

Merve Çağıran'ın iyi oyuncu olduğunu biliyordum da bu kadar iyi olduğunu hiç düşünmemiştim. Dizinin ilk bölümü de ağlamasına bayıldım. Gerçekçiliğinin yanı sıra kalbimi ısıttı ve vermek istediği duygu bana geçti. Şahsen ben bölüm boyunca oyunculuğundan çok etkilendim.

Kenan Acar evin küçük zengin ama diğer dizilere göre daha bilinçli oğlunu oynaması hoşuma gitti. Ağır rollerin arkasından böyle bir karakterin olması değişik ve hoş oldu. Daha doğrusu kendini yenilemiş gibi oldu. Ben oyuncunun oyunculuğunu seviyorum. Biraz mimik konusunda yapay kalıyor ama o da zamanla düzelecektir.

Nimet İyigün'ün karakterini sevmedim. Anne tanımına uymayan bir karakterdi. Sanırım ilk bölümde en nefret ettiğim karakter oldu.

Dizinin geçmiş kısımlarında kullanılan sarı renge bayıldım. Bazı dizilerde bu renk çok koyu oluyor. Geçmişten günümüze dönerken o rengin değişmesi arasında ki geçişte hoşuma gitti. Sarıyken birden canlı güzel renklere geçişinden hoşlandım. Zengin yaşamı anlatılacağı için mekanlar hoşuma gitti. Fakat fakir kısmında ki lokantaya bayıldım. Müzikleri ayrıca hoşuma gitti, keman sesi olan hüzünlü melodiye aşık oldum. Dikkat etmedim ama müzik kısmını kim yapıyorsa ellerine sağlık. Konusu klasik bir konuya sahip olsa da işleyişi farklı başladı. Bu durumda bölüm boyunca beni sıkmadı. Dizi bol entrikaya sahip. Yani iyi görünen bir karakter bir bakıyorsunuz fitne fesat çıkıyor. Bu durumda ilerleyen bölümlerde bozmazlarsa heyecanlı bir hal almasını sağlamış. Ön yargı ile başladım ama şahsen ben çok beğendim. Eğer vaktiniz varsa bu diziyi kaçırmayın derim. Dizinin günü çok yanlış olsa da umarım reytinglerde güzel sonuçlar görür. Yolu açık olsun.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 6. sırada, tekrarı ise 21. sırada tamamladı.
ÇOCUK

8 Eylül 2019 Pazar

Aşk Ağlatır (Dizi)

Sonunda 2019-2020 sezonunu açtık. Sezonun ilk dizisi ise Aşk Ağlatır dizisi. Bu diziyi oyuncuları için bekliyordum ama bir de uyarlama olduğunu öğrenince daha bir beklentim arttı. Malum uyarlamalar çok fazlalaştı. En azından kaliteli yapımlar gelsin diye dua eder olduk. Bu yüzden nasıl bir dizi olacağını merak ediyordum. Orijinalini sanırım izlememiştim. Bu yüzden uyarlama olarak değil orijinal dizi olarak izlemem gerektiğini düşündüm.

Deniz Can Aktaş daha ilk sahnesinde o muazzam mimiklerini izleyici ile paylaştı. Bir önceki projesinden bu güne özlediğimi fark ettim. Deniz kesinlikle ekrana çok yakışıyor ve çok yetenekli bir oyuncu. Yusuf karakterini de güzel oynadığını düşündüm. İlk bölüm olmasına rağmen karakter ile bütünleşmişti. Yağız delikanlı dediğimiz bir karakter Yusuf. Deniz'in kara kaşına, kara gözüne uyumlu bir karakter. Yani oyunculuğunun yanı sıra fiziksel olarak da nokta atışı olmuştu. İlk bölüme göre Deniz'i ben çok beğendim. 

Hafsanur Sancaktutan, ilk dizisinde evin pislik oğlunun yaşça küçük genç eşi karakterinde oynuyordu. Fakat orada hiç kendini gösterememişti. Bu yüzden oyunculuğu hakkında fazla bilgim yoktu. Bu dizi de başrol olduğu için daha iyi tahlil etme şansım oldu. Aslında yeni başlayan biri olarak hiç fena değilmiş diye düşündüm. Tabi ki daha çok yeni bir çok yolu var ama pot da durmuyordu. Bana göre yetenekli bir oyuncuymuş sahneye göre sesini kullanıyor olması hoşuma gitti. Sadece biraz mimiklerde pürüz var gibi duruyor ama bu dizi ile bölümler ilerledikçe oturur gibi duruyor. Belki ilk bölüm olduğu için karakter tam oturmamıştır kim bilir...

Yağızcan Konyalı ilk bölümde minicik bir sahnede göründü. İkinci bölümden itibaren daha aktif bir performansı olacağını düşünüyorum. İlk bölümde olmadığı için nasıl bir performansı var bilemiyorum. Bir önceki dizisinde güzel bir oyunculuğu vardır. Umarım bu dizisinde de güzel bir oyunculuk sergiler. 

Pelin Öztekin ilk bölümde minicik sahnelere sahipti. Pelin iyi bir oyuncu olduğu için karakteri bizlere muhakkak sevdirecektir. Bence iyi bir karakter olacak ve karakteri başrollere çok yardımcı olacaktır. Şimdiden sevdim. 

Durul Bazan'ı böyle kötü karakterlerde görmekten hiç hoşlanmıyorum. Dizi de dayı karakterinde ve pislik bir karakterde. Durul hep böyle komik, tontiş, mahallenin bilgili sakini karakterlerinde oynasa ne güzel olur... Tabi ki kötü karakteri oynaması iyi oyuncu olmadığı anlamına gelmez. İyi oyuncuyu bırakın, usta bir oyuncu. Bu yüzden performansıyla önünde saygı ile eğiliyorum. 

Hasan Küçükçetin'i gençlik zamanlarında bir dizisi vardı Almayan'da zorla evlendiği kızın kaçmasıyla arkasından Türkiye'ye gelip kıza bela oluyordu. Bu karakteri ile o karakterini hatırladım. O dizide de Mustafa'ydı adı burada da Mustafa. Sanki o karakterin devamı gibi hissettim. İzlerken sinir oldum ve oyunculuğu o kadar iyi ki gerçekmiş gibi öfkelendim. İyi ki konuk karakter. 

Diğer oyuncuların hepsi iyiydi. İlk bölümde zaten çoğu oyuncu daha yoktu. Sonra ki bölümlerde katılacak oyuncular nasıl olur bilemiyorum. Dizi bana göre çok güzel başladı. Günümüzde yaşadığı duruma nasıl geldiğini anlamamız için hikayeyi çocukluk döneminden başlatmaları iyi olmuş. Sadece beni sinirlendiren şiddet içeren sahnelerin olmasıydı. Keşke dizilerde bu tür sahneler artık işlenmese. Birde bu diziye uyarlama demişler ama herhangi bir uyarlama teması göremedim. Japonya versiyonu nasıl diye merak etmeye başladım. Çünkü dizi benim kendimi bildim bileli izlediğim klasik Türk dizilerinin aynısıydı. Bana göre uyarlama olacak herhangi bir numarası yoktu. İlk defa uyarlama olan ama uyarlama olmayan bir dizi izledim. Bu yüzden biraz şaşırdım. Yönetmen Gökçen Usta'nın tüm işlerini izledim. Her işini severek izlediğim için bu işini de severim gibi geliyor. Mekan, çekim açıları, kıyafetler, sahnelerde kullanılan objelerin koyuluğu hoşuma gitti. Arka planda ki ekibin ellerine sağlık, belli ki özenilmiş ve çok uğraşılmış. Işık, görüntü ve sanat yönetmenini ayrıca tebrik etmek lazım. Şahsen konu ve işleyişin haricinde izlerken gözlerim ışıl ışıl izledi. Beğenmem diye düşünüyordum ama diziyi beğendim. Bence şans verilebilir bir dizi. Eğer imkansız aşk hikayelerini seviyorsanız bu diziye bir şans vermelisiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dipnot:
Dizi Yuji Sakamoto'nun senaryosu olan Japonya dizisi Love That Makes You Cry'dan uyarlamadır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 5. sırada, tekrarı ise 12. sırada tamamladı.
AŞK AĞLATIR

7 Eylül 2019 Cumartesi

7 Eylül 1989

İyisiyle, kötüsüyle; çirkiniyle, güzeliyle; acısıyla, tatlısıyla kocaman kız oldum. Yaş hesaplama sitelerine göre tam tamına 30 yaşındaymışım. Bedenim 30 olabilir ama ruhum 80 yaşında gibi hissediyorum. Gözlerimi kapatıp şöyle bir kendini dinlediğimde bedenim değil ama ruhumun çok yorulduğunu hissediyorum. Nefretler, kavgalar, tartışmalar, günlük sorunlar... Hepsi bir araya geldiğinde yarı mutsuz, tam yorgun bir ruhumun olduğunu düşünüyorum. Yine de şükretmek lazım... En azından huzurum yerinde, başımın üstünde bir çatı var, evime düzenli para geliyor, ailem yanımda... Aslında mutlu olmak için bunlar bile yeter bana. Belki de bunlara sahip olmayan milyonlarca insan vardır, kim bilir. Bu yüzden de şükür önemli. 

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır
Tasarım:Sawako Kuronuma