This Blog is protected by DMCA.com

30 Kasım 2018 Cuma

Bir Tutam Aşk / Love in the Moonlight (Güney Kore)

-spoiler içermez-
Kanal 7'den yeniden Kore dizisi almasını beklemiyorum. Çünkü izleyici, kitle gerçekten yeniden alınmasını hak etmiyordu. İzleyici dublajı beğenmedi ona takıldı izlemeyi bıraktı, saatini beğenmedi izlemeyi bıraktı. Gel gelelim ki sonuç olarak reytinglere yansıdı bu durum ve çok istek yapılmasına rağmen kanalı yarı yolda bıraktı izleyici. Bu yüzden de tekrar alınmasını beklemiyordum. Haliyle dizilerin yayınlanacağının reklamı yapıldı zaman çok şaşırdım. Bir dizi değil, bir kaç dizi alınması da daha çok şaşırttı.

Bu alınan diziler;
The King in Love - Sevda Masalı,
Love in the Moonlight - Bir Tutam Aşk,
ve
Queen for Seven Days - Ömre Bedel'di. 

Kanal ilk olarak Bir Tutam Aşk dizisini yayınlamaya karar verdi. Ben bu tercihten çok memnun oldum. Diğer ikisine bakarak bu dizi biraz daha melodram türüne yakın. Bu yüzden kararı yerinde buldum. İsim olarak seçimi ilk defa beğenmedim. Basit ama uzun yani akılda kalıcı bir isim değil. Daha farklı bir isim seçilebilirdi. Diğer seçtikleri isimlere göre bu isim bana bööyle bir izlenim verdi.

Dublaj konusunda da Kim Yoo jung haricinde tüm seslendirmenlerin doğru eşleştiğini düşünüyorum. Kim Yoo jung'un sesi yaşına göre büyük mü yoksa küçük mü pek kavrayamadım ama oturmamış bir şeyler vardı. Yanlış anlaşılmasın seslendirmenin sesi çok güzel ve senkron çok doğru ama ses tonu fiziksel olarak pek uyumlu gelmedi.

Dizinin saati bu sefer daha iyi olmuş gibi geldi. Tekrar saati çok uçuk bir saat olsa da tam 15'te başlamasından hoşlandım. Fakat tam okul çıkış saatine denk geliyor başlaması. İzleyiciye nasıl bir etkisi olur bilmiyorum. Ben evde olduğum için benim için sıkıntı yok.

Dizi hakkında spoiler vermeyeyim ama içinizi ısıtacak bir dizi olduğunu düşünüyorum. Biraz Kore klasiği bir dizi. Buna benzer bir çok dizi ismi sayabilirim ama oyuncuların uyumu ile işleyişin akıcı olmasından dolayı hiç sıkmıyor. Zaten 18 bölümcük bir dizi olduğundan hemencik bitiyor. Vaktiniz varsa ve yayın saatinde evdeyseniz diziye bir şans verin. bence seversiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
26 Kasım 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi her gün 15.00'da tekrarı ise 00.30'de Kanal 7'de.
Love in the Moonlight 
 (Bir Tutam Aşk, 구르미 그린 달빛, Gureumi Geurin Dalbit, Moonlight Drawn by Clouds, Ay Işığında Aşk)

Neutrogena Visibly Clear // Sivilce Karşıtı Günlük Temizleme Jeli

Neutrogena

Sivilcelerle baş etmemle ilgili ürün yazdığım kaçıncı post oldu bilmiyorum. Ürünler kah işe yaradı, kah cildimi daha kötü yaptı ama hepsini deneyip deneyimlerimi sizle samimi bir şekilde paylaştım. Yine samimi bir şekilde paylaşacağımı düşündüğüm bir ürünü size yazmak istiyorum. Çünkü artık sadece üzümü yıkıyorum ve başka bir ürün yüzüme kullanmıyorum.

23 Kasım 2018 Cuma

Şahin Tepesi (Dizi)

Dizi hakkında ilk bilgiler çıktığında annem -''Bu bizim gençliğimizin dizisi mi? Ay! Ne izlerdik Dallas gibi diziydi. Kesin buna bakalım aynısını mı yapmışlar.'' dedi durdu. Bu dizinin ilk bölümüne annem için şans gibi bir şey oldu. Neden bilmiyorum fragmanları dönerken ama hiç içimden izlemek gelmedi. Hatta yüzeysel bir izleme yaparım diye düşündüm. Fakat dizi başladı ve sonrasında ilerledikçe düşüncelerim değişti.

Zerrin Tekindor ve Ebru Özkan'ı birlikte yazmak istiyorum. İkisinin de aynı düzeyde olduklarını düşünüyorum. Ana karakter olarak iki oyuncunun seçilmesi çok yerinde olmuş. Zerrin Tekindor asil duruşu ile kötü karaktere çok yakışmıştı. Herkesin bildiği karakteriyle Matmazel'den kötü bir kadın karakter çıkabileceğini hiç düşünmezdim. Sanırım bu yüzden bölüm boyunca hayranlıkla izlediğim bir performansı oldu. Ebru Özkan ise anaç ve daha masum bir karaktere daha iyi gitmişti. Bu yüzden bana göre karakter eşleşmesinde bu iki oyuncu için doğru karar verilmişti. Yalnız Melek yani Ebru Özkan'ın karakteri beni benden aldı. Karakter o kadar tutuk, o kadar her şeyi sineye çekmiş bir karakter olarak yazılmıştı ki içimi şişirdi. Umarım işleyişte karakterin gözü açılır ve güzel bir mücadeleye girer.

Murat Aygen genel olarak çapkın ve sinsi karakterlerin oyuncusu oluyor. Bu dizi de nasıl bir karakteri var ilk bölümden çözemedim ama bence bu karakteri de çok fena bir karakter olacak. En azından Tuna ve Melek'in birbirine daha çok düşmesine zemin hazırlayacak gibi duruyor. Bu dizide de çapkın canı sağ olsun.

Esra Dermancıoğlu'nu sanki ilk defa iyi bir karakterde izleyecek gibi hissediyorum. Başımıza taş mı yağacak ne olacak ki yapımcılar sonunda oyuncuya iyi kadın karakterini vermeyi düşündüler anlayamadım. Hangi yapımda olursa olsun oyuncuya kötü kadın karakterini yapıştırmışlardı, sanki tek düzey gidiyor gibiydi. Bu karakterde görünce şükür ettim yazsam abartı olmaz. Sonunda bir şans tanınmış ve farklı karakterleri de oynayabileceğini herkese ispatlama şansına kavuştu. Eğer böyle devam ederse ben karakterini çok beğendim. Hatta Esra'nın karakter seçimi konusu da mis gibi olmuş.

Kaan Taşaner'in bu dizi de olacağını bilmiyordum. Bir iki gün önce dizi hakkında bilgiler araştırırken dizi de olduğunu fark ettim ve şaşırdım. Dizide sonuna kadar kalıcı olur mu bilemiyorum ama avukat karakterini yakıştıramadım. Genelde daha başrol karakter ya da ona yakın karakterlerde olduğu için bu dizi de çok yan karakter kalmış gibi geldi. Tabii sonrasında sahnesi çoğalır mı bilemiyorum. Karakterini yadırgadığım için sevip sevmeme konusunda emin değilim.

Leyla Tanlar'ın ilk dizisinde ki performansını da finaline kadar sevememiştim bu dizide de ilk bölümden sevemedim. Fakat Zerrin Tekindor ile olan sahnelerinde de bayıldım. O sahnelerde çok iyiydi ama bölüme genel baktığımda iyi değildi. Yani, ortalama düzeyde bir oyunu oldu. Can verdiği karakterini sevdim. Bence iyi ortalık karıştırıcı bir karakter çıkarabilir senarist. İnsanın yaşamındaki en cahil dönemini canlandırdığı için bolca hata yaparak güzel bir sinsi karakter ortaya çıkar diye düşünüyorum.

Mustafa Mert Koç'u ne zaman ekranda görsem arabada şarkı söyleyen fenomenlerden biri olduğu aklıma geliyor. Ha ekrana yakışıyor mu yakışıyor, yetenekli mi yetenekli ama yaş ortalaması yüksek izleyicisi kazanmak istiyorsa şu arabada şarkı söyleme işini bırakması gerekiyor. Sosyal medyadan bilen benim gibi izleyicilerin bakış açısını bu durum çok etkiliyor. Bu da yeteneğini gölgeliyor. Karakter konusunda haşin bir karaktere can veriyor. Böyle karakterleri çok severim. Bir iki bölüm sonra karakter daha iyi oturursa sahneleri eğlenceli olur.

Boran Kuzum'u çok seviyorum. Hem oyuncu olarak, hem magazinsel yönden, hem bir önceki karakterinden dolayı her şekilde seviyorum. Ekrana aşırı yakışan yetenekli geleceği parlak oyunculardan. İlk defa dönem dizisi olmayan bir dizide oynuyor sanırım ve günümüze de çok yakışmış. (Yine de ben kedi bıyıklarını görmek isterdim.) dizi de klişe bir erkek karakterine can veriyor. Manken sevgilisi olan, zengin, biraz şımarık ve çapkın evin küçük beyi karakteri... Fiziksel olarak bu karaktere çok uygun olduğunu düşündüm. Aybüke ile de çok yakışmışlardı.

Aybüke Pusat'ı ilk gördüğümde bu kızı sevmiyorum, neden bu kız demiştim. Hatta bu yüzden diziden soğumuştum. Fakat bir önceki dizisinde kendini geliştirmiş ve tükürdüğümü yaladım. Hala sevmesem de diziye yakışmış. Belki bu dizi ile sevebilir, ön yargımı kırabilirim.

Dizinin ilk dakikalarında dizi çok klişe, çok kasvetli, fazla entrika dolu bu dizi bu akşam sünecek diye düşündüm ve kanalı değiştirmeyi düşündüm. Tabii ki yazı yazacağım için böyle bir şansım yoktu ve sabretmeye karar verdim. Dizinin ilk 20 dakika filan çok sıkıcıydı. Sonrasında dizi birden açıldı. İşleyiş hareketlenmeye başlayınca ister istemez meraklandım. Bu şekilde bölümün sonunu getirdim. Dizinin sonraki bölümleri saçmalar mı bilmiyorum ama çok heyecanlı olacağını düşünüyorum. Özellikle şantaj olayı filan işin içine girince olaylar annemin tabiriyle tam bir Dallas'a dönecek. Dizi de büyük bir kadın çekişmesi yaşanacağı için entrikanın da yükseleceğini düşünüyorum. Zaten bir dizi de iki kadının güç gösterisi varsa o dizi de kendin adrenalin yüksek oluyor. Dizinin senaristinin Melek Gençoğlu olması ve yönetmeninin Hilal Saral olması benim için artı bir puan kazandırdı. Melek Gençoğlu'nun kalemine çok güveniyorum. Aynı yapım olduğu için dizi isimlerini kullanabilirim, Aşk-ı Memnu, Yaprak Dökümü, Dudaktan Kalbe, Menekşe ile Halil, Fatmagül'ün Suçu ne?, Kuzey Güney, MedCezir, Kurt Seyit ve Şura dizilerini efsane yapan bir kalem. Bu yüzden bu dizinin de çok iyi bir işleyişe sahip olacağını düşünüyorum. Bana göre ilk 20 dakikası haricinde dizi iyi başladı. Vaktiniz varsa bu tür dizileri seviyorsanız deneyin derim.
Dipnot: Dizi, ABD yapımı olan Falcon Crest dizisinden uyarlamadır.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
ŞAHİN TEPESİ

22 Kasım 2018 Perşembe

Çarpışma (Dizi)

Fragmanlarıyla beni etkileyen ve merakla beklediğim dizi sonunda başladı. Dizinin kadrosunun yıldız şöleni gibi olmasının yanı sıra konusu da çok ilgi çekici gelmişti. Bu yüzden de başlayana kadar çatlayarak bekledim ve bu gece sonunda başladı. Beklediğime değdi mi diye sorarsanız bence beklediğime değdi. Her ne kadar başlangıcında acaba desem de, ''Evet bu bir Ay yapım projesi ve kötü olduğu beklenemez.'' diye düşündüm.

Kıvanç Tatlıtuğ dizinin ilk bölüm kahramanıydı. Resmen sektördeki rakiplerine oyun nasıl oynanır rol nasıl kesilir onu gösteriyor, izleyiciye görsel şölen yaşatıyordu. Hani derler ya ''Bir döndü tam döndü!'' resmen öyle oldu. Bölüm boyunca, heyecanlandırdı, üzdü, güldürdü, gaza getirdi. Bölüm boyunca performansı çok yüksekti ve bu da izleyiciye yansıdı.

Elçin Sangu beklediğimden daha iyi bir performans sergiledi. Şimdiye kadar neredeyse tüm projelerini izlememe rağmen dizinin ağırlığından dolayı olmaz gibi geliyordu. Fakat performans olarak iyi olduğunu düşündüm ama yine de bir kaç bana geçmeyen sahneleri vardı. Mesela kızının alındığı sahne ve sonrasında ki çaresizlik kısmı bana bir duygu vermedi. Zamanla karakter oturunca duygu geçişlerinin de oturacağını düşünüyorum.

Onur Saylak kesinlikle efsaneydi. Oyunculuk kısmında kendisine hayranım ve saygı ile izliyorum. Özellikle kötü karakterler için biçilmiş bir kaftan gibi. Oynadığı her kötü karakteri iliklerine kadar yaşıyor ve izleyiciye o hissi veriyordu. Bu dizide ki karakteri de bana her karakterinde olduğu gibi bu hissi yaşattı. Kıvanç'tan sonra bana göre en iyi performansı çıkaran oyuncuydu.

Melisa Aslı Pamuk artık bu karakterden ne zaman sıyrılacak çok merak ediyorum. Zengin ailenin tatlı, prenses kızı karakterleri artık baydı. Sanki her oynadığı dizide aynı karakterin devamını izliyormuşum gibi geliyor. Aynı konuşma tarzı, aynı beden dili, aynı mimikler ve aynı karakterin havasından sıyrılması gerekiyor.

Alperen Duymaz geleceği parlak gözüken, emin adımlarda ilerleyen bir oyuncu. Her karakterinde başka bir adam oluyor. Bir önceki dizisinde nefret doluydum ve bu karakterin üzerine başka karakter olmaz üzerine yapışır diyordum. Bu dizi başladı ve tüm ön yargım kırıldı. Tamamen başka bir hava ile oynadığı bu karakter bir önceki karakterini unutturdu.

Mustafa Uğurlu ve Rojda Demirer'in sahneleri ilk bölüme göre çok azdı. İkisinin de gelecek bölümlerde çok iyi performans sergileyeceğini düşünüyorum. Fakat Mustafa Uğurlu'nun dizide çok etkisinin olacağını düşünmüyorum. Bu arada Rojda Demirer'e ilk bölümden sinir oldum.

Merve Çağıran ve Hakan Kurtaş bu diziye çok uyumlu olmamışlar. İki karakterde çok havada kalmışlar. İlerleyen bölümlerde nasıl bir işleyiş yazılacak bu karakterlere bilmem ama olmasalar da olurlarmış diye düşündüm. İkisi de diğer oyuncuları düşününce çok ortalama geldiler.

İsmail Demirci dizi de beni en çok sinir eden karaktere can veriyor. İsmail Demirci çok iyi oynasa da karakter ezik ve sinmiş yazılınca tamamen performansını gölgelemişti. İnşallah sonradan bir yerlerden çıkıp Zeynep karakterinin hayatını daha fazla mahvetmez.

Son olarak tabii ki usta oyunculardan Erkan Can hakkında yazmak isterim. Erkan Can'ın babacan bir karaktere can vermesi çok hoşuma gitti. Bir kaç kez kötü karakterde gördüğümde içime sinmemişti. Çünkü kendisine böyle babacan karakterler yakışıyor. Kıvanç Tatlıtuğ ile ikili sahnelerini de çok benimsedim. İnşallah bir baba oğul havası verilen bu ikili sahneleri daha çok görürüz.

Dizinin yönetmeni Uluç Bayraktar olunca bana çok fazla bir şey yazmak kalmıyor. Yönetmen zaten yönettiği projelerle kendini ispat etmiş bunun üzerine pek fazla yazmaya gerek yok. Tek kelime ile mükemmeldi. Çekim açıları, rengi, konuya göre seçilen mekanların atmosferi, geçişler ve bu işin görsel tekniği neyse abartısız hepsi çok iyiydi. Beni ilk bölümde bir çok sahne etkiledi. Mesela, patlama sahnesi çok etkiledi., Zeynep karakterinin kızının elinden alındığı sahne çok etkiledi, Cemre'nin Kerem tarafından bıçaklanması çok etkiledi, Kerem ile arkadaşının arabada tartışması çok etkiledi, dizinin adının verildiği çarpışma sahnesi çok etkiledi. İlk bölüme göre bu sahneler izleyicisi için akılda kalacak sahnelerdi. İlk dakikaları yani karakter tanıtımında dizi biraz yavaş olsa da sonradan hareketlendiğini düşünüyorum. Dizinin konusu, işleyişi ve kurgusu iyi yapıldığı içinde genel olarak diziyi çok beğendim. Eğer saçmalamazsa bu diziyi izlemeyi düşünüyorum. Sizinde bu geceye izlediğiniz bir diziniz yoksa izlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 10. sırada, tekrarı ise 27. sırada tamamladı.
ÇARPIŞMA

17 Kasım 2018 Cumartesi

Tozkoparan (Dizi)

Ulusal kanallarda hep belli bir yaş üstü insanların izleyebileceği diziler yapılıyor. Çocukların izleyebileceği türde diziler yapılmadığı için ulusal kanallarda böyle bir açlık vardı. TRT1'in devlet kanalı olarak ulusal kanallara öncü olması açısından bu dizinin TRT1'de yayınlanmasını çok doğru buldum. Bu şekilde çocuklarımızın izleyebileceği türde dizilerin yapılabileceği gösterildi. Genelde çocuk kanallarında diziler olsa da ulusal kanallarda da bu tür dizilerin olmasının iyi olacağını düşünüyorum. Çünkü çoğu çocuk kanalı uydu üzerinden yayın yapıyor ve bazı evlerde bu uydu kanalları çekmeyebiliyor. Bu şekilde daha büyük bir çocuk kitleye ulaşılabilir ve çocuklarımız temiz bir yayın izlemiş olur. Bu yüzden bu projesi gönülden destekliyorum. Diziyi ve oyuncuları çocuk dizisi olarak yorumlayacağım için benim açımdan çok basit olacak.

Özgür Ege Nalcı başrol çocuk oyuncu olarak doğru seçim olmuş. Çipil çipil mavi gözleri ile insanın içine içine işleyen bir karakter olmuş. Yaşına göre güzel bir performans sergilediğini düşünüyorum. Özellikle ok atarken ki tavırları ve beden dili çok hoşuma gitti.
Burak Kut bu karakterlerin adamı gibi geliyor bana. Yani baba karakteri için bulunmaz bir hint kumaşı. Baba karakterine o kadar çok uyuyor ki her baba karakterinde gerçekten o dizide ki çocuk oyuncunun babasıymış hissi veriyor.

Burcu Altın ile Burak Kut'ta çok uyumlu çift olmuşlardı. Fakat Burcu'nun anne karakterini çok yadırgadım. Şöyle ki Burcu hep uçarı, çatlak karakterlerin oyuncusuydu. Bu dizide ise sorumluluklarını bilen ağır başlı bir anne karakterini canlandırıyordu. Bu yüzden bölüm boyunca karaktere alışamadım ve yadırgadım. Zamanla alışacağımı düşünüyorum.

Yalnız baba ve anne karakteri çok yerinde olmuştu. Evimizde gördüğümüz anne ve baba karakterinin doğru yansıtılması çocuklar açısından artı bir puandı.

Helin Melike Çal'ı bu yıl başka bir dizide bir karakterin çocukluğu olarak keşfetmiş ve çok beğenmiştim. Ara vermeden yeni bir projede tekrar görmekten mutlu oldum. Yolu açık olsun iyi bir oyuncu olacağını düşünüyorum. Fiziksel olarak Burcu Altın'a benzediğini düşünüyorum. Güzel bir anne- kız olacaklardır.

Yusuf Gökhan Atalay'ın karakterini çok havalı buldum. Hem çocuklar tarafından fantastik bir karakter haline getirilmiş Yabani karakterine can veriyor hemde eski bir kemankeş... Bence çok çok havalıydı. Dizi nasıl ilerler bilmiyorum ama her karakterin oyuncusu olduğu gibi bu karakterinde oyuncusuydu.

Leya Kırşan, Tuana Naz Tiryaki, Demir Saygı, Doruk Kaan Aslan, Yağız Kılınç, Fatih Yılmaz, Alara Kardak, Deniz Erayvaz çocuk oyuncular da karakterlerini gayet güzel oynamışlardı. Daha her biri bir bebek olduğu için yolları uzun büyüdükçe daha harika işler çıkaracaklardır.

Dizide beni rahatsız eden bir durum vardı. Televizyona hakim olduğum kadarıyla aslında tüm çocuklara yönelik dizi ve çizgi dizilerde bu muhakkak oluyor. Bahsettiğim konu Sinan karakterinin aksi olması, nefret dolu olması. Bu karakter üzerinden sanki çocuk kitleye bir şeylerin aşılandığını düşünüyorum. Umarım zamanla bu karakter kötülük peşinde olmak yerine daha iyi bir karakter olur. Unutmayalım ki yaş kitlesi 8-12 yaş aralığını kapsıyor. Böyle düşününce karakterin çok yanlış olduğunu düşündüm. Mesela bir sahnede arkadaşının elini dolaba sıkıştırıyordu sinirlenip ve eğer dolaba sıkışmasaydı diğer arkadaşını dövecekti. Bundan etkilenebilecek ve havalı bulabilecek çocuk sayısının fazla olduğunu düşünüyorum. Bu karakter daha dikkatli ve çocuk gözünden yazılırsa daha doğru olabilir. Bu karakter haricinde her şeyin aile örf ve adetlerimize uygun yazıldığını üşündüm. Bu arada yukarıda 8-12 yaş aralığı yazdım ama dizi daha üstünün de izlemesine uygun bir diziydi. Yani evin diğer büyük üyelerinin de hoşuna gidebilecek bir diziydi.

Dizi de sporun yanı sıra fantastik unsurda kullanılacağı için en çok merak ettiğim kısım fantastik unsurdu. Bana göre fantastik sahneler yerinde işlenmişti. Yani çocukları korkutmadan çocukların dikkatini çekebilecek sahnelerdi. Benden bu sahneler tam not aldı. İşin içine sporun katılması da çocukların zihni açısından doğru görünüyordu. Çekim stilinden ve canlı bir tema kullanılmasından çok hoşlandım. Çekim yerini ve çekim için seçilen evi çok beğendim. Senaryo şimdilik akıcı ve kullanılan dil sadeydi. Senaryo ve diyaloglarda aile teması iyi kullanılmıştı. Dizi de en sevdiğim yer jeneriği oldu. Dizinin jeneriği temasına ve türüne çok uygundu. Bu sezon başlayan çoğu diziden daha iyiydi. Benim için dizi bir iki sahne ve karakter haricinde güzeldi. Siz anne babalar daha iyisini bilirsiniz ama çocuklarınız ile birlikte bu diziyi beraber deneyebileceğinizi düşünüyorum. Benden sizlere tavsiyedir.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 25. sırada, tekrarı ise 42. sırada tamamladı.
TOZKOPARAN

10 Kasım 2018 Cumartesi

İkizler Memo - Can (Dizi)

Ne kadar oyuncularını sevsem de fragmanlarından dolayı pek ilgimi çeken bir dizi olmamıştı. Yine de bir şans verip bir iki bölümünü izleme fırsatı buldum. Diziyi ne sevdim ne sevmedim ikisi arasında kaldım.
Özgürcan Çevik 'i farklı bir karakterde gördüğüme çok sevindim. Bir önceki karakterine yakın ama kaba saba bir karakter değildi. Şayet dizi tutulursa bir önceki karakterini unutturabilir gibi geldi. Dizi de dayı vasfında bir karakteri canlandırması ve bir dayının babacan tarafını izleyiciye doğrudan yansıtması hoşuma gitti. Emir Berke Zincidi ile dayı - yeğen ilişkisini de çok güzel yansıtmışlardı.

Nehir Erdoğan bana göre ilk bölümün kahramanıydı. Ara vermesine rağmen performansı çok yüksek başladı. Ne oyunculuğundan, ne güzelliğinden bir şey kaybetmemişti. İzlediğim bölümler içerisinde en çok beğendiğim karakter ve oyuncu Nehir Erdoğan oldu. Umarım çok fazla ara vermeden bu şekilde bir çok projede görebiliriz kendisini.

Emir Berke Zincidi bana göre çocuk oyuncu olarak çok yetenekli bir oyuncu. ne kadar çoğu izleyici bunun tersini düşünse de ben yaşına rağmen çok iyi oynadığını düşünüyorum. Dizide iki karaktere hayat vermesi ve bunun üstünden gelmesi gelecek için de umut vericiydi. İlerde çok iyi bir aktör olabileceğini düşünüyorum. Böyle yetenekli çocuk ve gençlere ihtiyacı var sektörün. Dizide ki karakteri beni çok çekmedi. Yani ne kadar iki karakter olsa da bir renkliliği yoktu. Dümdüz bir çocuk karakteri yazıldığını düşünüyorum.

Burak Hakkı'nın oyunculuğunu eskiden bu yana çok beğenirdim. Ayrıca ekranda görmekten de hoşlanırım. Fakat bu dizide ki karakteri çok donuk olmuş. Aslında karakter değilde sanki oyunculuğu çok donuk gibi geldi. O mimikleri olan, tatlı tatlı bakan, beden dilini doğru kullanan Burak Hakkı gitmiş de yerine donuk bir oyuncu gelmiş gibiydi. Sanki bir şeyler eksik gibi geldi. Karaktere mi oturmamış yoksa karakter içine mi sinmemiş anlamadım ama umarım gelecek bölümlerde oturur.

Son olarak Mazlum Kiper ve Atilla Saral'ı dizide gördüğüme çok sevindim. İkisi de ara vererek ekranlara döndüğünden özletiyorlar kendilerini.

Dizinin başlangıç kısmı sanki Arka Sokaklar dizisinin bir bölümünün başlangıcı gibiydi. Bu durum çok hoşuma gitti. Arka Sokaklar ekibinin diziye dahil olması iki dizinin birleşimi bir bölümün çıkarılması dizinin içinde dizi gibi farklı bir başlangıç olmuştu. Fakat kurgu ve senaryo çok basitti. Sanki bu günden 10 yıl öncesi eski dizilere benziyordu. Bana göre entrikasız eski tip bir dizi gibiydi. Yani, Cennet Mahallesi, Akasya Durağı tadındaydı. Senaryo basit olduğu gibi sahnelerde çok basitti. Diyaloglar günlük konuşma şeklinde ilerliyordu. Jenerik ve dizi müzikleri klasik Erler Film jeneriği ve müziğiydi. Ben bu yüzden sevip sevmeme arasında kaldım. Benim sevdiğim türde bir dizi değildi ama izlenmeyecek türde bir dizide değildi. Bu tür dizileri seviyorsanız bir şans verin, belki çok sever izlersiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 13. sırada tamamladı.
İKİZLER MEMO- CAN 

9 Kasım 2018 Cuma

renklitirtil'a Sürpriz Kargo Geldi #10


Amigurumi Kraliçesi blogger amigurumicenneti'nden bu hafta içi bir kargo aldım. 
Aslında bu hediye olayı spontane gelişen bir olaydı. amigurumicenneti Instagram hesabından ördüğü oyuncakları paylaşıyor bende gördükçe yorum yapmaya çalışıyordum. Onunda sanırım içinden geldi ve bana yollamak istediğini yazdı. Tabii ki görür görmez çok mutlu oldum hemen hediyeyi kabul etmek istediğimi yazdım. Fakat bir çok aksilik olunca göndermesi biraz zaman oldu.

Kozmetik Tasarrufumda Bitenler 4

Tasarruf olayını düşünüp harekete geçirdiğime çok seviniyorum. Çünkü yılbaşından bu yana istikrarlı bir şekilde uyguluyorum. Bu konuda ki son yazımdan şimdiye sadece 1 adet ürün aldım. Onu da ihtiyacım olduğu için bir marketten 14 lira vererek aldım. 11 ay boyunca aldığım ürünlere bakarsam 1 adet oje 1 adet şampuan ve 1 adette yüz yıkama jeli aldım. Son aldığım ürünle 11 ayda kozmetiğe verdiğim para toplam 29 lira olmuş oldu. Bu da bence bayağı bir tasarruf etmiş olmama sebep oldu. Sanırım kozmetik açısından ilk defa bu yıl bu kadar az para harcamış oldum. Buna rağmen hala en kozmetik dükkanı gibi ve çoğunun son kullanma tarihi 2019 olarak gözüküyor. Bu durumda 2019'da da bu tasarrufun devam etmesi gerekli. Yoksa maalesef ürünler çöpe gidecek ve verdiğim paralar buhar olup uçacak. 9. ve 10. ayda pek evde değildim. Bu yüzden oturup kendime bakım yapma ve ya uğraşma gibi bir durumum olmadı. Bu yüzden biraz az ürün kullanabildim. Bu bitirdiğim ürünler;

6 Kasım 2018 Salı

İmparatoriçe Ki / Empress Ki (Güney Kore)

-spoiler içermez-
Sonunda herkesin yıllardır beklediği an geldi ve TRT1 bizlere hiç hissettirmeden bir Kore dizisi aldı. Hatta aldım diye reklamını bile döndürmedi çok az bir zaman kalımı dizi geliyor diye fragman döndürdü ve beklemeden yayınladı. Reyting kaygısı olmayan bir kanalın böyle yapması çok şaşırtıcı değildi ama çok ani gelişmesi de beklenilecek bir durum değildi. Şahsen TRT1'in tekrar Kore dizileri almaya başlaması beni sevindirdi. Sonuçta bu işin üstadı ve deneyimlisi TRT1'di. İzleyici memnuniyeti açısından da iyi olduğunu düşündüm.

Türkçe dublaj yapılan Kore dizilerinde hep diğer izleyiciler ile karşı karşıya geldim. Ben genel olarak beğenirken onlar dublaj konusunda memnuniyetsiz oldular. Fakat bu sefer herkesle hemfikir oldum. Yani dublajın çok iyi yapıldığını düşündük. Bu yazımda bu konu hakkında yazmayacak olmam da beni mutlu etti. Dublaj çok iyiydi, sesler karakterlere ve oyunculara çok yakışmıştı. Özellikle Ha Ji won, Joo Jin mo ve Ji Chang wook'un sesleri nokta atışı olmuş. En merak ettiğim ses Ji Chang wook'un sesiydi ve beklediğime değdiğini düşündüm. Senkron kısmı da gayet yerindeydi bundan dolayı da başarılı buldum.

İsim olarak direk dizinin ismini Türkçeye çevirmişler. Zaten kolay ve akılda kalıcı bir isim olduğu için güzel durmuş. Farklı bir isim olur mu diye düşündüm ama farklı bir isim çok havada kalırmış gibi geldi. Bu yüzden isim konusu akıllıca bir seçim olmuş.

Dizinin yayın saati ve günleri güzel seçilmiş. Haber önü olması benim açımdan mantıklı geldi. Çünkü yanlış bilmiyorsam okula giden kesim saat 15 ve ya 16 arası okuldan çıkıyorlar. Eve gitme süresini düşününce tam öğrenci kesiminin dinlenme saatine denk geliyor. Yine ev hanımı kısmını düşünürsek tüm işlerin bitip beş çayı dediğimiz vakte gelmesi saat konusunu mantıklı kılıyor. En azından benim için tüm işlerimi bitirdiğim vakit dizinin başlama vakti oluyor. Hafta sonu dizinin yayınlanmama kısmını da sevdim. Genelde hafta sonları evimde misafir ağırlıyorum ya da dışarıda oluyorum. Şayet yayınlansaydı haftada iki bölüm izleyemiyor olacaktım. Hafta sonu yayınlanmaması çok işime geldi ve sevindirdi. İnşallah günlerde ya da saatte değişiklik olmaz ve 51 bölüm boyunca aynı çizgide izleme şansımız olur.

Daha evvel izlemiştim ama dublajlı olarak da diziyi sevdim. Belki orta ve son bölümlerine doğru üzülüp canınız sıkılabilir ama kesinlikle izlemelisiniz. Ülkesinde yayınlandığı ve Türkçe alt yazısı güncel olduğu zamanlar hem ülkesinde hem Dünya çapında ilgi çekmiş bir diziydi. Hatta emin değilim ama hatırladığım kadarıyla, sanki yayın zamanı ülkesinde reyting konusunda da kendi rekorunu kırmış bir diziydi. Bu kadar insan severek izlediyse şansı da hak ettiğine inanıyorum ve şiddetle öneriyorum.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

5 Kasım 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi her gün 17.30'da tekrarı ise 07.20'de TRT1'de.


Empress Ki 
(İmparatoriçe Ki, 기황후, 奇皇后, 
Gi Hwanghu)

1 Kasım 2018 Perşembe

Muhteşem İkili (Dizi)

Uzun zamandır yayına girmesini beklediğim bu dizi geçte olsa sonunda başladı. Benim için genel olarak ilk etapta her yeni başlayan dizinin konusu çekse de bu dizi de ilk başta oyuncu kadrosu dikkatimi çekti. Çünkü kariyerine başrol olarak devam eden ve gündemde olan oyunculardan bir kadro oluşturulmuştu. Her bir oyuncuyu ayrı ayrı ele alırsak kendi çapında bir üne sahip ve odak noktası olan oyuncular. Bu yüzden kadrosu beni çok şaşırttı. Fakat senaristlere birazcık üzüldüm. Çünkü kadro çok ağır olunca çok dikkatli yazmaları gerekiyor bana göre şu an işleri iki katı ağır bir durumda olmalı.

Bana göre ilk bölümün kahramanı Kerem Bürsin'di. O kadar güzel mimikleri vardı ki beni benden aldı. Zaten inandırıcı ve iyi oyunculuğu vardı birazda fazlaca mimik kullanması hem sempatik yapmış hemde bölümün kahramanı olmasını sağlamıştı. Ayrıca Kerem'in aksanının bir tık daha iyileşmiş olmasına çok sevindim. Diğer projelerine baktığımda aksan, oyunculuğunun önüne geçiyordu. Bu projesinde ise biraz daha Türkçesi düzelmiş bir şekilde karşımıza çıktı. Bu benim açımdan Kerem'e artı puan kazandırdı.

İnsan olarak düşündüğümde böyle adamlar itici gelse de İbrahim Çelikkol'a agresif kaba saba karakterler çok yakışıyor. Nedendir bilmiyorum ama farklı ve çekici geliyor. bir önceki projesinde de karakterini çok beğenmiştim bu dizide de çok beğendim. Zaten hemen hemen aynı kulvarda bir performans çıkarmıştı. Yani sanki o karakterin polis olmuş hali gibi geldi. Gerek ses tonu gerek mimikleri gerek beden dili bana o karakterini hatırlattı.

Özge Gürel'in oyunculuğu bana ortalama derecede geliyor. Bu dizide de yine ortalama bir oyunculuk sergilemişti. Fakat diğer karakterlerini düşününce bu karakteri biraz daha gerçekçi ve güzel geldi. Bana göre sonunda kendine yakışan bir karakter bulmuş gibiydi. Belki karakterle bütünleştiği için bu şekilde bana yansımıştır ama ben çok beğendim. Hatta dizide karakterini sevdiğim ilk oyuncu oldu. Saçları yüzüne çok yakışmıştı, bayıldım.

Öykü Karayel'in oynadığı karakterleri düşününce hep dramatik karakterlerin kadını oldu. Hep bir ciddiyet hep bir hüzün barındırdı karakterlerinde. Bu dizide ilk bölüme göre ilk defa renkli bir karaktere can verecek olduğunu düşündüm. Dizi nasıl işler bilmiyorum ama eğlenceli yönünü görecekmişiz hissine kapıldım. Umarım yanılmam ve o eğlenceli tarafını görme şansı buluruz. Karakter olarak doğru projede ve doğru karakterde olduğunu düşünüyorum. Oyunculuğunu sevdiğim için karakterini de sevdim.

Engin Şenkan ve Zafer Algöz usta oyuncular hakkında yazmak bana düşmez ama bir iki cümle yazmak istiyorum. İkisini de ekranlarda gördüğüme çok sevindim. Diziye farklı bir hava katmışlar. İkisi de karakterlerine cuk oturmuşlar.

Eren Hacısalihoğlu'na kötü adam olmak çok yakışıyor. böyle hain sinsi karakterlerin adamı resmen. Yılansı bakışları ve mimikleri ile karakteri oynamıyor yaşatıyor gibi geliyor. İlk bölümde performansını gayet başarılı buldum.

Çocuk karakter Fatih Odabaş çok tatlıydı. Bıcır bıcır konuşması, tatlı tatlı bakışları içimi ısıttı. fiziksel olarak yine kendi gibi çocuk oyuncu olan Alihan Türkdemir'e benzettim. Sanki onun farklı bir versiyonu gibiydi. Kerem Bürsin'e benzemesi ve bir baba oğul uyumu yakalanması güzel olmuştu.

Hazır uyum yazmışken karakterlerin uyum kısmını es geçmek istemiyorum. Karakter kısmı o kadar güzel yazılmıştı ki tüm ikili sahnelerde uyum yakaladım. En sevdiğim uyum Özge ve Kerem uyumu oldu. Ağabey ve kardeş uyumuna bayıldım. Özge ve İbrahim'in kimyasını da sevdim. Çok tatlı bir çift olacaklarını düşünüyorum. Yine Öykü ve Kerem'in de kimyasının uyması güzel olmuştu. Atıştıkları diyaloglar hoşuma gitti. Bu da benim gözümde çift seçiminin doğru yapıldığı anlamına geliyordu. Engin Şenkan ve İbrahim'in baba oğul ilişkisinden de hoşlandım. Tıpkı Kerem ve Fatih Odabaş uyumu gibi Engin Şenkan ve İbrahim ikilisinde de uyum vardı. Son olarak tabii ki İbrahim ve Kerem uyumu da güzel yakalanmıştı. Birbirine zıt iki karakterin yüksek bir şekilde atışması hoşuma gitti.

Bu yıl dizilerin jenerikleri bir garip olsa da bu dizinin jenerik kısmını beğendim, müzikleri güzeldi. Senaryoda diyaloglar ilk bölüme göre güzel yazılmıştı, güçlü buldum. Fakat işleyişte sevmediğim yerler oldu. Mesela, başlangıç sahnesi etkileyici ama biraz şişirilmişti. Aksiyon sahneleri ilk bölüme göre abartılıydı ve amerikanvari geldi. Bazı sahnelerde bu Türk dizisi mi demeden geçemedim. Yine de ilk bölümü genel olarak komikti. İnşallah senaryo bu şekilde devam eder. İlk bölümde çok fazla mekan yoktu ama dikkatimi çeken arka plana alınmış dış mekanlar vardı. Hemen hemen arka planların hepsini beğendim. Anlayacağınız dizi beklentimi karşıladı. Sonraki bölümlerde senaryo bozacakmış hissi verse de devam etmeyi düşünüyorum. Eğer vaktiniz varsa diziye bir şans vermelisiniz. Bence çok seveceksinizdir, tavsiye ederim.
 Dipnot: Dizi Tango&Cash filminden uyarlamadır.  
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 7. sırada, tekrarı ise 22. sırada tamamladı.
MUHTEŞEM İKİLİ
Tasarım:Sawako Kuronuma