Image and video hosting by TinyPicVurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!

30 Nisan 2017 Pazar

Seni Kimler Aldı (Dizi)

Bu ATV dizilerinin afişleri beni çıldırtıyor. Dizilerin yapımları yayınlamazsa asla afiş bulamıyorum. O yüzden de ATV'ye sosyal hesaplarına sinir oluyor. Pastel Film afiş yayınlamamış haliyle bende afiş bulamadım. Anlayacağınız çıldırdım, fıttırdım. Pastel'den bir dizi çıkıyorsa o dizi muhakkak güzel ve entrika dolu olur. Yapımın bir kaç dizisi tutmasa da genelde başarılı olarak yoluna devam ediyor. Bu yüzden Pastel varsa o diziyi izlemeliyim diye düşünüyorum. Fakat bu dizi de Pastel etkeninden çok oyuncuların etkisi beni benden aldı. Fragmanında üç tane sevdiğim oyuncuyu başrol olarak görmek heyecanlandırdı. Yiğit Kirazcı'yı eskiden pek tutmuyordum ama son dizisinde kalbime kocaman bir taht kurdu. Oyunculuğunu geliştirmiş olması daha çok hoşuma gitmeye başlamasına sebep olmuştu. Bu dizide de yine oyunculuğunu konuşturduğunu hissettim. İnandırıcılık seviyesi her rolünde biraz daha artıyor. Sanırım Yiğit Kirazcı geleceğin jönleri arasında anılacak gibi duruyor. Umarım yolu geleceği parlak ve açık olur. İki çok sevdiğim kadın oyuncu Fulya Zenginer ve Duygu Yetiş'i bir dizi de buluşması benim açımdan dizinin artı puan kazanmasına sebep oldu. İkisini de ekranda izlemeyi çok severim. Duygu Yetiş bende biraz ağır bassa da bence iki oyuncu da diziye farklı bir hava katmışlar. Dizi, Pastel dizisi olduğu için Ezgi Asaroğlu ve Ceren Moray'ın dizilerinde ki oynadıkları karakter gibi Fulya Zenginer ve Duygu Yetiş'in oynadığı karakterlerin bir ilişkisi olacağını düşünüyorum. Umarım dizi tutarsa yıllarca sünmez karakterler demeden geçemedim. Acı ama Pastel'in o dizisi cidden çok uzadı dallandı budaklandı artık can sıkıcı olmaya başladı. Lafın kısası kabak tadı verdi. Neyse dizimize dönelim. Dizi de, gözüme tek batan oyuncu Serhan Yavaş oldu. Yıl oldu 2017 hala dublaj mı yapılıyor sesine demeden geçemeyeceğim. Kutsi bile o sesten kurtuldu sen hala aynısın be Serhan Yavaş. Aslında ses tonu ve diksiyonu da güzel adamın ama neden dublaj yapılıyor bilmiyorum. Oyuncunun kendine güveni mi yok düşüncesine kapılıyorum. Oyunculuğuna gelince oyunculuğunu da sevmiyorum. Neredeyse bir şekilde tüm dizilerini izledim ama bir türlü ısınamıyorum. Belki Yiğit Kirazcı hesabı bu dizide de Serhan Yavaş'ı severim kim bilir. Aslında Serhan Yavaş'ın rolü başka bir oyuncuya verilmişti. Fakat oyuncunun yaşadığı talihsiz bir olay yüzünden diziden çıkmak zorunda kaldı. O oyuncu olsaydı bu rolde sanırım efsane bir dizi olurdu. Keza onun efsane bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. dizi genel anlamıyla çok güzeldi. İlk bölüme göre bayağı hareketli ve akıcıydı. Konusu fena durmuyor ama zamanla daha iyi şekillenecek gibi gözüküyor. Ben diziyi sevdim sizde entrika dizilerinden hoşlanıyorsanız bu diziyi bir izleyin derim.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 10. sırada, tekrarı ise 28. sırada tamamladı. 
Seni Kimler Aldı

29 Nisan 2017 Cumartesi

Larissa Gacemer Türk Vatandaşı Olmuş

Türkiye'de yaşayan ekrandan gördüğümüz yabancı olarak nitelendirdiğimiz insanların Türklerden daha çok Türk olmaları bu ülkeyi bir çoğumuzdan daha çok sevmeleri çok ilginç değil mi?
Birde egoları alınmış gibi davranışları var. x bir Türk ünlü ile x bir Türkiye'de yabancı ünlüyü karşılaştırdığımızda çok çirkin bir sonuç ortaya çıkıyor. Dünya'yı ben yarattım edalarında olmadıkları için bazı Türkiye'de ünlü olan yabancı ünlüleri çok seviyorum. Bunlardan biri de Larissa Gacemer.

28 Nisan 2017 Cuma

The Pianist (Film)

-spoiler içermez-
Bu filmin yıllardır giflerini, resimlerini ve repliklerini görürdüm ama üzülmekten korktuğum için bir türlü izleyemezdim. Geçen akşam nereden aklıma geldiyse filmi aratıp alt yazılı bir şekilde izlemeye karar verdim. Başta Hint filmi arıyordum ama sonuç olarak bu filmi açmış bulundum. Film boyunca çoğu kez izleyip izlememek arasında kaldım. O kadar acı ve çaresizlik söz konusuydu ki benim yüreğim kaldırmıyordu. Bu işlenilen konunun gerçekten olduğunu düşündükçe her sahnesinde buz kestim. İnsanların sırf inançları yüzünden hiç kırpmadan öldürülmesi kadar dehşet verici bir durum yoktur herhalde. Film dahi olsa her sahnesinde bilgisayarın içine girip o insanları kurtarmak istedim. O kadar etkiledi ki yastığa başımı koyduğum andan itibaren sürekli kafamda film işledi. İzlediğim gece uyudum mu yoksa kurdum mu anlamadım. Sabah uyandığımda beynim o kadar yorgundu ki baş ağrısı yüzünden ağrı kesici almak zorunda kaldım. Yani bir nevi enerjim düşük uyandım. Filmden bahsetmek gerekirse beni en çok etkileyen sahnesi insanların bir trene balık istifi bindirilip bir bilinmeze doğru götürülmeleriydi. Düşünsenize gözlerinizin önünde sevdikleriniz, tüm aileniz sonunu bildiğiniz bir yere doğru götürülüyor ve sizin elinizden hiç bir şey gelmiyor. Hitler döneminin bu kadar korkunç olduğunu biliyordum ama izlemek daha başka bir şeydi. Duygularımı kelimelere dökemiyorum şunu yazabilirim ki, filmden sonra ayrı bir tiksindim o adamdan. Gerçi günümüzde de Hitler modeli bir çok insan var, bir çok ülkede aynı acımasızlıkla masum insanların kanı akıyor. Buna rağmen geçmişi kınayıp bu güne bakmadan Dünya'nın bu konuda bir şey yapamaması çok acı. Film günümüzde izlenirse geçmiş ve bu günü yüzümüze tokat gibi çarpıyor. Bana göre film ders çıkarılma niteliğinde yapılmış bir filmdi. Yani, bir dönemi değil tüm dönemlere ışık tutacak nitelikteydi. 2002 yapım olmasına rağmen sanki bu yıl yapılmış kadar güzeldi. Gerek efektler, gerek çekim açıları, gerek kullanılan renkler, gerek kıyafetler on numara beş yıldızdı. Filmde büyük bir emek olduğu belli oluyordu bu da onu yıllar geçse de eskimeyecek filmler kategorisine sokuyordu. Oyuncuların her biri çok iyi oynamışlardı, inandırıcılık yönünden çok iyilerdi ama iki oyuncu vardı ki benim gözümde parıl parıl parladılar. Biri tabii ki de Adrien Brody diğeri ise Frank Finlay. İkisi de oyunculukları ile gözlerimi şenlendirdiler. Rollerini o kadar iyi oynadılar ki sanki gerçekten karakterler onlarmış gibi hissettim. Gerçekten rolleri ile çok bütünleşmişlerdi. Birbiri ile kimyaları da çok uymuştu. Filmde tek üzüldüğüm Nazi Almanyası'nın askeri Wilm Hosenfeld oldu. Filmde karakteri Thomas Kretschmann canlandırıyordu ve karakterin, rolün hakkını da iyi vermişti. Yani içim cız etmedi desem yalan olur. Onun harici çok güzel bir oh çekmedim desem de yalan olur. Film bütünüyle mükemmeldi. Benim gibi hala erteleyen varsa çok şey kaçırmış demektir. Şiddetle bu filmi tavsiye ederim. Eminim siz de benim gibi unutulmaz filmler listenize ekleyeceksinizdir.
The Pianist (Piyanist)

Bakayım! O Tayland Kralı mı?

Dün biraz miskin galiba birazda pişkin bir şekilde magazin haberlerine, Dünya haberlerine bakıyordum. Bilirsiniz ben Tayland'ı çok severim
( Bilmiyorsanız da öğrendiniz.) Bakıp dururken Tayland haberi dikkatimi çekti ve tıkladım. Tıklar tıklamaz fotoğraflar geldi ve ''' Aboo! O neydi gız?'' dedim. Çünkü şaşırtıcı derece de farklı bir haberle karşılaştırdım. Başlığa göre ülkenin bir kralı var ve tanıdığımız ya da zihnimizde kalıba soktuğumuz hiç bir krala benzemiyordu. Tamamen tüm tabuları yıkacak derecede enteresan bir görünüme sahipti. Almanya'da 'gizli memleketi' olarak isimlendirdiği Münih'te bu kadar rahat giyinmeyi tercih etmesi ve sevgilisi Goi ile bu kadar rahat fotoğraf vermesi de enteresandı.


27 Nisan 2017 Perşembe

İkisini de Sevdim (Dizi)

Bazı kedi videoları vardır ya kedi boşluğa doğru bakar sahibi şirinlikler yapsa da kedi istifini bozmaz şu an aynen o şekildeyim. Bir boşluğa doğru bakıyormuş gibi hissediyorum. Sanki 2000'lerin başında yapılmış eski bir dizi izliyorum gibi geliyor. Sırf konu değil her şeyi ile dizi 2000'lerin başı gibi. Sanırım eskiyi yad etmek amacıyla böyle bir dizi yapılmış diye düşünüyorum. Kafamda bir sürü soru var. Mesela bu kadar iyi bir kadro çıkarıp Amine Gülşe'yi niye bu kadroya başrol yaptınız? Hadi yaptınız bari oyuncu koçu filan tutulsaydı kız kendini geliştirseydi. Yönetmen Cem Tabak'ı çok severim ama yeni yönetmen olmuş birinin çekimi gibi, neden? Muharrem Buhara, Özlem Atasoy sanki çaylak senarist gibiler, bu iş gerçekten onların işi mi? Vallahi bu nasıl iş anlamadım, dizi hakkında ne yazacağımı da şaşırdım. Sanırım ya klişe dizilerle dalga geçiliyor ya da yukarı da yazdığım gibi eskiyi yad etmek istemişler. Konusu ve işleyişi hakkında pek bir şey yazamayacağım ama oyuncuları hakkında biraz bir şeyler yazayım. Amine Gülşe'nin oyunculuğunu beğenmiyorum bu proje için umutluydum ama hala aynı yapaylık devam ediyor. Burak Serdar Şanal ise, her zaman ki gibi harikaydı. Burak Serdar Şanal kesinlikle oyunculuk için doğmuş bir adam. Oynadığı her karakterle adeta bütünleşiyor ve seyirciye bunu hissettiriyor. Bu dizi de bile parlamıştı, gözümü alamadım. Mehmet Mehmedof'un oyunculuğu hakkında pek bilgim yok ismini biliyorum ama oyunculuğuna çok dikkat etmemişim galiba. Bu diziye göre yazabilirim ki güzel bir oyunculuğu var. Mimiklerini, duruşunu filan çok yerinde ve doğru kullanıyor. Oktay Gürsoy hangi rolde oynarsa oynasın benim için Kenan'dır. Oynadığı o dizi de o kadar yer etmiş ki insan başka karakter de görünce başta bir yadırgıyor. Sanırım bu dizide de alışması biraz zaman alacak gibi. Oktay Gürsoy'a kötü adam olmak yakışmış. Her zaman bir Türk dizisinde böyle bir karaktere ihtiyaç vardır. Bu yüzden Oktay Gürsoy bu rol için biçilmiş kaftan. Ve son olarak Hande Kaptan. Hande Kaptan'ın oyunculuğu çok çok iyi olmasa da sıcak geliyor. Oynadığı son iki rolde hemen hemen aynıydı. Fakat, en abartılısı bu olmuş. O kadar abartı bir karakter ki göz kanatıyordu. Sanki eski Türk filmlerinde Hülya Avşar'ın oynadığı şımarık, zengin kızı rollerinde ki o yapmacıklık vardı. Zamanla Hande Kaptan karakteri oturtur ve törpülerse normale döner gibi duruyor. Erhan Yazıcıoğlu üstaddır, ustadır onun oynadığı karakteri, hatta oyunculuğunu eleştirmek benim haddime bile düşmez. Bu yüzden onu es geçerek oyuncular hakkında düşüncelerimi bitiriyorum. Dizinin gidişatı nasıl olur bilmiyorum ama perşembe gecesinin bütününe bakınca ben pek parlak göremedim. Açıkçası pek de sevmedim. Yine de bir emek var ortada bu yüzden sizler de bir deneyin derim. Sosyal medya da bir kısım insan beğenmiş,  belki siz de beğenirsiniz. Sonuçta ilk bölümün günahı olmaz. Yolu açık olsun, umarım bol reyting alır.
 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 22. sırada, tekrarı ise 43. sırada tamamladı. 
İkisini de Sevdim

18 Nisan 2017 Salı

Nudo Kıvırcık Erişte // Ramen // Noodle

Nudo  Kıvırcık Erişte // Ramen // Noodle

Fi (Dizi)

Bu diziyi izleyip bana yazanlar aşk olsun size. Aman şöyle ayıp sahneler aman böyle açık sahneler diye ne abartmışsınız. Gerçekten böyle sahneler uzun uzun filan sandım sizin yüzünüzden. İki öpüşme, iki iç çamaşırlı kadını almış tavan yapmışsınız... Hele şu Özge Özpirinççi sahnesi tam bir şok ediciydi. Ciddi ciddi uzun uzadıya bir sahne filan sanıyordum Instagram'da şurada burada görünce, gerçekten garipsiniz. Hiç mi batı dizisi izlemediniz merak ettim. Birde işin tuhafı videoları biz yönettiğimiz halde izleyemedim işte şu sahne şöyleydi, şu sahne böyleydi yazanda oldu. 'Sen! Hayırdır? O sahneyi o kadar inceleyene kadar videoyu ilerletseydin sorun kalmazdı. Seni hınzır seni!' yazmamak için de kendimi zor tuttum. Büyük büyük serzenişlerim bittiğine göre diziye geçebilirim. 

Dizinin ilk bölümünde kısacık 3 2. bölümünde 1 ve 3. bölümünde 1  sahne ile açık sahneler var. Öpüşmenin üzerine ilerlediği zaman sahne kesiliyordu açık açık çekilmiş hiç bir sahne yok. Sahneleri kişisel tercihim olarak atladığım için dikkatli izleme şansım olmadı. Bu yüzden sahnelerin çekimi hakkında bilgi veremeyeceğim. Diziye dönersek dizi Türk dizilerinin üstünde bir dizi olmuş. Bence dizi web dizisi yerine televizyon dizisi olmalıydı. Kitaplarını okumadığım için kitaplarla birebir aynı mı bilmiyorum ama dizi olarak her şey muhteşemdi. Can Manay benim favori karakterim oldu. Bence ilk üç bölümün kahramanı da Can Manay yani Ozan Güven'di. Çok fazla su tüketmesi ister istemez su içme istediğine sebep olacak nitelikteydi. Ozan Güven rolünü o kadar gerçekçi yapıyordu ki mimikleri filan beni rahatsız etti. Sapıkça, psikolojik sorunları varmış hissettirdi. Serenay Sarıkaya ve Mehmet Günsür acayip yakışmışlardı. Ozan Güven'den çok Mehmet Günsür ile Serenay Sarıkaya'nın sahnelerini sevdim. Uyumları, kimyaları birbirine eş değerdi. Berrak Tüzünataç kendini oyunculukta çok geliştirmiş belli oluyordu. O yapaylığını atmış olması onu ustalaştırmış gibi duruyordu. Bu proje bittikten sonra umarım televizyonda onu ara vermeden izleme şansımız olur. Büşra Develi çok güzel bir oyuncu ama bu role pek yakıştıramadım. Eminim karakter bölüm geçtikçe farklılaşacak belki daha etken bir karakter olacak ama ilk üç bölüm için yadırgadım. Keza Tülay Günal'ın da sahneleri çok az geldi. İlerleyen bölümlerden bir başka beklentim Osman Sonant ile Tülay Günal'ın sahnelerini de fazla olması. Onun sahnelerini az görmek beni üzdü. Dizi de oyuncu olarak başka gözüme takılan bir durum yoktu. Dizi, genel olarak her şeyiyle çok iyiydi. Jenerik, müziğini ve tanıtımı çok beğendim, farklı gizemli bir havası vardı. Çekim olarak seçilen renk tonu grimsi bir renk tonuydu ve ben o pastel tarzı renk tonlarına bayılıyorum. Çekim açıları ve mekanlar da birbiriyle uyumluydu. Hatta mekanlarda kullanılan renkler göz yormuyordu. Kısacası, kurgusuyla, konusuyla, oyuncusuyla, her şeyiyle dizi bir harikaydı. İzleme linkini hemen cümlemin sonuna bırakıyorum. İzlemeyen varsa çok şey kaçırır. 


Yayıncı puhu tv, izleme linki: https://puhutv.com/fi-detay

15 Nisan 2017 Cumartesi

Savaşçı (Dizi)

Bu dizi kendini  uzun zaman bekletti. Hemen başlamamasının sebebi üzerinde çok çalışılmasıymış ama benim gibi bekleyen seyircilere kurdeşen döktürmeyi ihmal etmediler. Neyse ki sonunda dizimiz başladı. Şükürler olsun diyerek diziyi izlemeye başladım. İnanılmaz ama Berk Oktay beklediğimin üzerinde bir oyun sergiledi. Ses tonunu filan nasıl ayarladı merak ediyorum. Öncesinde bir eğitim verilmiş izlenimi yaratıyordu. O kadar gerçekçi bir oyunculuğu vardı ki gerçek bir askermiş gibi hissettirdi. Berk Oktay'ı zaten ben çok severim ama bu karakter ona çok şey katacak gibi görünüyor. Aslında bir önce ki dizisi komedi ağırlıklı olduğu için acaba olur mu demedim desem yalan olur. Fakat dizi başladığı zaman anladım ki o role Berk Oktay biçilmiş bir kaftandı. Bana göre, dizinin kahramanı Murat Serezli'ydi. Sanırım bir önce ki projesi yine asker temalı bir filmmiş. Oradan kaynaklı mı bilmiyorum bakışı,mimikleri duruşu beni coşturdukça coşturdu. Diğer oyunculara baktığımda, Fırat Albayram ilk dakikalarda kısa bir süre olsa da çok güzel bir performans çıkardı. Diziye tekrar dahil olmasını iple çekiyorum yazabilirim. Fırat'ın yanı sıra Burç Kümbetlioğlu'nu da çok severim. İleri ki bölümlerde umarım daha bir ön planda görme şansını yakalayabiliriz. Nazan Diper'e zaten bayılıyorum birde usta oyuncu hakkında yazmak haddime bile değil. Bu yüzden tüm oyuncular on numara beş yıldızdı. Dehşet bir kadro çıkarıldığı düşünüyorum. Dizi de tek yadırgadığım Yıldız Çağrı Atiksoy oldu. Berk Oktay ile olur mu bilemedim. Garip bir şekilde Berk'e Yıldız'ı yakıştıramadım sanki ikili sahnelerinde uyum açısından bir potluk vardı diye düşünüyorum. Tabii ki çok çok az sahneleri vardı hemen böyle düşünmek doğru olmaz ama bölümler ilerledikçe o soğuk değil de tanımlandıramadığım durum düzelir diye düşünüyorum. dizinin ilk bölümünü izleyecekler hemen aksiyon heyecan dolu dakikalar beklemesinler. Dizi o kadar oturaklı olmuş ki önce uzun uzun karakter tanıtımı ile başlandı. Daha sonrasında dizi yavaş yavaş ilerledi ve konusunu izleyicinin anlamasını sağladı. Bu yüzden Süleyman Çobanoğlu'nu tebrik ediyorum. Dizi de 15 Temmuz gecesi ve sonrası gösterilmesi iyi oldu yeniden hatırlanmasına sebep oldu. Ankara'nın merkezinde olduğum için o kara geceyi diğer şehirde ki ya da ilçede ki insanlara göre bir tık daha zor geçirdiğim için sahneler içimi ürpertti ve gözlerimi doldurdu. Genelde televizyonda o gece ile ilgili gösterilen hiç bir şeyi izlemezken birden karşıma çıkması beni şaşırttı ve o an farklı bir duygu karmaşası içerisine girdim. O an sanki beklediğim gerçekçilik buymuş dedim. Dizi hakkında düşüncelerim aslında o sahneden sonra oluştu. Aslında dizi hayali bir kahraman yaratmak amaçlı değil gerçekte rahat uyumamızı sağlayan kahramanları ekranda seyirciye göstermek amaçlı yapıldığının ispatı gibiydi. Bilmiyorum izleyenler siz ne düşündünüz ama beni bu durum çok çok etkiledi. Dizi de beni etkileyen bir sahne daha vardı. Bir bomba patlıyor ve bu şanlı bayrağımızın dibinde patlıyor. Bu sahnede bayrağımız puslanmıştı. O kadar duyarlı o kadar güzel bir düşünceydi ki puslamak hayran kalmamak mümkün değildi.

Hayran kalma konusuna gelince sırf bu bayrak olayı değil kurgu, çekim, açı ve mekanlara da hayran kaldım. Bana film izliyormuşum izlenimi verdi. Dizinin yönetmeni usta bir yönetmen ondan kaynaklı olduğunu düşünüyorum ama görüntü yönetmeni de bir harikaydı. Diziyi deyim yerindeyse ağzı açık izledim. Dizi bana göre dört dörtlük bir diziydi. Her ne kadar sosyal medyada linç girişimi, baltalama olayı olsa da reytingleri tüm gruplarda yüksek geldi ve güzel başladı.  Aranızda izlemeyen varsa   zaman yaratıp bu diziye hemen  başlamalı.  Bana göre izlemeyen çok şey kaçırır. Şiddetle hatta hunharca tavsiye ediyorum.
Dipnot: 
İlk bölümü 1 aydan fazla bir zamanda çekilmiş.
1 yıla aşkındır diziye hazırlanılmış.
Türk Silahlı Kuvvetlerine ait bir alanda çekimleri yapılıyormuş.
Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı destekli bir diziymiş.
İlk tanıtım fragmanı yayınlanan ama en son başlayan askeri dizi olma özelliğini taşıyormuş.


 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 2. sırada, tekrarı ise 10. sırada tamamladı. 
Savaşçı

8 Nisan 2017 Cumartesi

Söz (Dizi)

Beklediğim askeri diziler bir bir gelmeye başladı yalnız gün konusu canımı çok sıkıyor. Böyle değerli iki dizinin aynı gün olması çok üzücü. Keşke hafta içine yayılsaydı üç dizi de. En azından pazar, pazartesi, salı olarak günü ayarlansaydı çok güzel olurdu. Diziden bahsedersem, dizi de beni tatmin etmeyen bir şeyler vardı. Eksiklik mi desem yoksa işleyişi mi desem anlamadım. İlk bölümden kaynaklı sonra oturacak diye düşünüyorum. Fakat genel olarak çok sevdim. Çünkü konu asker olduğu zaman her birimizin muhakkak zayıf noktasıdır. Bu yüzden gündemden duyduklarımızdan görebileceğimiz şeyler mevcuttu. O bulamadığım şeyin haricinde dizinin geri kalanı beni çok tatmin etti. Tolga Sarıtaş'ın her rolünde biraz daha kendini geliştirdiğini görmek çok mutlu etti beni. Sevdiğim oyuncular arasında yerini aldığı için kendini aştığını görmek mutluluk verici. Gerek mimikleri, gerek duruşu, gerek oyunculuğu muazzamdı. Ne kadar konuk oyuncu olsa da ilk bölümünü kahramanı Su Kutlu'ydu. Keşke Aybüke Pusat yerine Su Kutlu olsaydı. Su Kutlu'nun olduğu sahneler kalbime çok dokundu. Diziden çıktığı o an da çok efsane olmuştu. Onun haricinde dizinin bir çok sahnesi art arda beni çok etkiledi. Fazla sahnelerden bahsedip izleme şevkinizi kaybetmenizi istemiyorum,  o yüzden hızla oyunculardan bahsetmek istiyorum. Dizi en sevdiğim karakter Görkem Sevindik oldu. Şehit olmaya o kadar gönüllü bir karakter ki izlerken belki nefes alacağımız tek karakter olacak gibi geldi. Karakteri benim gibi seven üç beş kişi daha çıkarsa diziyi izleten karakter haline gelme ihtimali çok yüksek. 
Dizinin geneli tanıdık oyunculardan oluşuyordu ama bir oyuncu vardı ki hem dikkatimi çekti, hem hoşuma gitti, hemde ilk defa izledim. Bu oyuncunun adı, Aytaç Şaşmaz. Bölüm boyunca bu tip çok tanıdık, bu adamı bir yerden tanıyorum deyip durdum. Dizi bitince araştırdım ve İsmail Ege Şaşmaz'ın kardeşi olduğunu öğrendim. Meğer ben Aytaç'ı değil İsmail Ege'yi tanıyormuşum. O kadar çok benziyorlar ki tanıyor sanmam bununla kaynaklı oldu. İkinci projesi olduğu halde çok doğal bir oyunculuk sergiliyordu. Bu yüzden de çok dikkatimi çekti. Dizi de tüm oyuncular karakter seçiminde cuk oturmuştu. Atakan Arslan'ı görmek de beni şaşırttı . Umarım güzel bir oyunculuk ortaya çıkarır. Dizi, Tolga Sarıtaş üzerinden gidecek, en çok sahne onun olacak gibi ama Eren Vurdem'i de dizi de çok görmek isterim. Eren Vurdem,  gerçekten çok iyi bir oyuncu. Oynadığı role hızla girebilen ve pot durmayan nadir oyunculardan. Bu yüzden az sahnesi olursa izleyici açısından kötü olur. Birde Meriç Aral'ı çok merak ediyorum. Nasıl bir rolde olacak bulamadım. Ters köşe olacağı yazılıyor bu da merak uyandırıcı. İlk bölümde kendisini göremedim ve belki  ikinci bölümde karşımıza çıkar. Serhat Kılıç efsane olmuş. Yalnız makyajdan mı bilemedim acayip korkunç bir ifadesi var. Yakın çekimlerde içim bir ürpermedi desem yalan olur. Kötü bir adam olduğu resmen yüzüne yansımış. Belki oyunculuğundan da olabilir diye düşündüm ama hayranlık vericiydi. Dizi genel olarak iyiydi beğendim, bölümler ilerledikçe daha da oturacağını düşünüyorum. Elimden geldiğince takip etmeye çalışacağım. Sizlerde umarım beğenir ve izlersiniz. Şu an üç asker dizisi olacak ve böyle dizilerin artması için beğenmeseniz. ilginizi çekmese bile izlemenizi tavsiye ederim. Dizi olsa da üzgünüm ama bunlar ülkemizde ki gerçekleri yansıtıyor. Diziler hep toplumumuza yön verir. En azından bu dizilerle biraz daha farkındalık olacağını düşünüyorum. Bu yüzden desteğinizi bu dizilerden esirgemeyiniz. 


Dipnotlar:
*Oyuncular dizi başlamadan asker eğitimi alıp günde 1 saat telefon kullanmışlar.
*Milli savunma bakanlığı ve Genel kurmay başkanlığı diziye destek veriyormuş.
 Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 4. sırada, tekrarı ise 15. sırada tamamladı. 
SÖZ

5 Nisan 2017 Çarşamba

Bir Deli Sevda (Dizi)

Klasik konulu diziler her zaman benim için bir tık önde oluyor. Bu dizi de benim için bir tık önde gibi geldi. Yalnız dizi ilk bölüme göre çok karışık geldi. Kim kimle ne hemen anlayamadım. Dizi de karakterler oturduktan sonra dizi daha zevkli bir hale geldi. Dizi ilk bölüme göre; temeli entrika odaklı bir dizi gibi geldi. Senaristlerini başka dizilerden tanıyorum bu yüzden dizi tutulur ve devam ederse, senaryosunu çok güzel devam ettireceklerini düşünüyorum. Cansu Tosun ve Erkan Kolçak Köstendil bir önceki dizilerinde de birlikte rol aldılar. Fakat çift olarak hiç ikisini hiç yan yana düşünememiştim. Bir kaç bölüm bu durum çok garip olacak gibi geliyor. Bir önce ki dizilerini de izlediğim için hala o rollerinin üzerinden izliyor gibi hissediyorum. Erkan Can
Zafer Algöz gibi ustaların hakkında yazmak haddime düşmez bu yüzden onları es geçiyorum. Cansu Tosun'u seviyorum ben ya hu. Tek tip rolleri oynuyor hep ama oyunculuğu asla pot durmuyor. İlerde belki daha farklı rolleri oynayabilir. Mesela masum küçük kızı değil de sinsi fişnikçi kadını oynayabilir. Ya da çok zengin ve şımarık bir kızken fakir birine aşık olan kızı oynayabilir. Sadece ilk rolü farklıydı orada da yine deli ama masumdu. Hep masum fakir küçük kızı oynadığı içinde oyunculuğu hakkında yazılacak bir şey bulamıyorum. Çünkü oyunculuğunu gerçek anlamda göremiyorum ve bu da pek tatmin etmiyor beni. Erkan Kolçak Köstendil ise Cansu'nun tam tersi zıpır bir adam. Her türlü role açık olduğunu oynadığı karakterlerde belli ediyor. Bir bakıyorsun hırsız, bir bakıyorsun fakir ama gururlu, bir bakıyorsun sorumsuz, bir bakıyorsun zeki ve zengin. Bir sonra ki rolünde ne oynayacağını seyirci kestiremiyor. Dizi de yine tek tip rollerde olan Deniz Uğur ve Seren Deniz Yalçın var. Deniz Uğur yıl 2017 oldu hala zengin hezeyanlı kadın rolünde. Bir iki farklı rolde belki oynamıştır ama şu tip oyunculuk üzerine yapıştı bir türlü gitmiyor. Seren Deniz Yalçın ise Cansu Tosun'un tersi hep fişnikçi kız rolünde. Bir günde o fakir ama gururlu masum kızı görmek isterim. Duru güzelliğine biraz koyu makyaj yapalım hop alalım fişnikçi rolü verelim der gibi geliyor seçenlerde. Diğer oyuncularda da hep diğer dizilerden tanıdığımız oyuncular. Genel olarak tanınmamış oyuncu yok yazabilirim. Deneyimli oyuncular olduğundan haliyle pot duran oyuncu yok. İşin özü karakter seçimlerinde pek beni tatmin etmese de dizinin oyuncu kadrosunu çok sevdim. Tek tip karakterlere rağmen hepsi cuk oturmuştu. Dizi konu itibariyle tanıdık olsa da işleyişi gelecek bölümlerde biraz heyecanlı olacak gibi geliyor. Tüm sırlar ortaya çıktığı zaman neler olacak şimdiden merak ediyorum. Mehmet ve Bahar çiftini seveceğim gibi duruyor. Bu yüzden umarım ikilinin sahneleri çok fazla olur. İkisini fiziksel olarak yakıştırdığım için romantik sahnelerin bolca olmasını umuyorum. Umarım bu dizi tutar ve uzun süre izleme şansımız olur. Ben diziyi çok sevdim. Eğer dizde temeli entrika konulu dizileri seviyorsanız kaçırmayın derim. Benden dizi tavsiyedir.

Bir Deli Sevda 
Tasarım:Sawako Kuronuma