Her sezon yaptığım gibi bu sezonda geleneksel olmuş yazımı yazmadan geçemezdim. Ve sezonun sonuna geldik. Bir sezonu daha pat diye biten dizilerle bitirdik. Bu sezon Türk dizilerinde acayip saçma bir sistem oluştu. Ciddi anlamda sinir oldum. Dizilere final bile yaptırmadan dizileri yayından kaldırdılar. Hele bazıları 1 ya da 2 bölüm oynayıp yok oldu gitti.

Cidden beğenip de hüsrana uğradığım çok dizi oldu. Bitmesini istemediğim çok dizi vardı. Neden bitti anlayamadım. Günlük reytingleri takip ettiğim için hangi dizi ne kadar reyting alıyor iyi biliyorum. Reyting sorunu bile olmayan yani ilk 5'te olan dizilere bile elveda dedik. Sanırım yeni Türk dizileri sisteminde ilk 3'e giremeyen dizilere yer yok. Bu yüzden hakkı yenilen, hak etmeyen çok dizi olduğunu düşünüyorum.

Bu dışarı satılma işi büyüdükten sonra sistem bir garip oldu dışarı satışı iyi olan dizi reytinglerde son sırada bile olsa ısrarla devam ederken satışı iyi olmayan dizileri gözümüzün önünde harcadılar. Ama hakkını yiyemem daha kaliteli diziler çıkarmaya başladık. Her geçen gün yeni gelen diziler oluyor ve çıta yukarı yukarı çıkıyor. Bir gün her yönüyle daha iyi diziler çıkaracağımıza inanıyorum. (Fantastik türü dışında... Bizim ülkeye olmuyor fantastik tür, eğreti duruyor.)


Bu arada listeme son izlediğim dizileri alacağım. Sürekli kaldırıldığı ve final yaptığı için çok oynak bir izleme sistemim oldu. Hepsini yazarsam upuzun bir liste olur bunu da okumaya yürek dayanmaz.



Bakalım geçen sezona göre bu sezon neler değişmiş hangi dizileri izlemeye başlamışım;



Pazartesi:
Çukur

İlk bölümünden itibaren sadece 1 bölümünü yayın zamanı kaçırdığım (tatildeydim) nefesimi tutarak izlediğim kaç sezon sürerse sürsün, senaryo saçmalamazsa yeni sezonda karşısında başka dizi dahi olsa yeri değişmeyecek dizilerimden biri olarak izleme tarihimde yerini aldı. Bu diziyi izlemeyen varsa çok şey kaçırır. Her karakter kendi içinde başrol sahibi benim gözümde. Hepsinin ayrı ayrı hikayesi olması en sevdiğim yanı. Bu yüzden de beni hiç bir zaman sıkmıyor. Sürekli kavga gürültü ve silah olsaydı dizi de yani düz bir dizi olsaydı sıkıcı olabilirdi. Senarist senaryoyu bozmazsa çok doğru ve iyi gidiyor. Sadece arada bir işleyiş kısmında mantık hatası olabiliyor ama bir sonra ki bölümde o mantık hatası yok oluyor. O kadar akıllıca yazılıyor ki insanlar hep ters köşe oluyor. Bir bölüm hadi be bu nasıl mantık hatası diyorsun sonra ki hafta bu mantık hatası değilmiş diyorsun. Gökhan Horzum'un işlerine baktığımda bence en iyi işi Çukur. 


Salı:
Ufak Tefek Cinayetler

Son bölümlerde saçmalasa da kadınların fitneliği beni benden alıyor. Aslında doğruyu yazmak gerekirse dizinin miadı benim için doldu. Birde karşısında ki dizi mantık ve ahlak olarak daha iyi olunca izleyici biraz o tarafa kaydı. Ben bile çoğu zaman yarısında bırakıp diğer diziye dönüş yapıyorum. Oya ile Serhan olayı olmayacaktı. Orada bir bozuldu dizi. Pilates topuna kızıyoruz dizi de ama Oya'nın ondan farkı yok. Bu olaydan sonra açıkçası Merve cephesine geçtim. Oya karakteri haklıyken haksız ve ahlaksız bir kadın durumuna düştü. Burcu ile Mehmet'e kızıyorsak Serhan ile Oya'ya da kızmalıyız. Aşksa o zaman Burcu ile Mehmet'in ki de aşk. Bu yüzden yeni sezonda yeni bir iş gelirse karşısına hiç düşünmeden bırakırım bu diziyi. 


Çarşamba:
Sen Anlat Karadeniz

Yıllardır çarşamba akşamları benim için zap yapmakla geçiyordu. Tam bu dizi dediğim dizi olmamıştı. Şükür sonunda biri cesaret etti de çarşamba gününe güzel bir dizi koyabildi. İşe o kadar çok güvenmişler ki reytinglerde çok iyi gidiyor. Tabii çarşamba akşamları canım da sıkılmıyor. Bu diziyi ilk bölümden itibaren eleştirenleri anlamadım ben. Biz değil miyiz kadın hakları diye bağıran? Ee! Birileri elini taşın altına koymuş bu duruma ses çıkarmış bunun içinde televizyonu aracı kılmış... Sorun ne? Yani bir kadının mücadelesi mi göze batıyor yoksa mantık olarak adamın Vedat'ın yaptığı mı özendirici? Bence ikisi de değil... Farklı bir iş geldi ve bunu bir kesim hazmedemedi. Neyse bu dizi iyi ki yayınlanıyor. Her bölüm bir ders niteliğinde, her işleyişi bir sosyal sorumluluk projesi gibi. Çevremizde Nefes gibi kadınlar varsa sesimizi çıkarmalıyız. Nasıl Ezhel'in şarkılarını dinleyip bir şeyleri içelim demiyorsak bu dizide de şiddet yapılıyor bizde şiddet yapalım demeyiz. Bana göre ikisi aynı mantık ikisi aynı yargı. 


Perşembe:
Avlu

Bu dizinin başlangıcı da beni sinirlendirdi. Aynı yargı bu dizide de oldu. Bizi kötü gösterecekler şöyle böyle daha başlamadan bir sürü tantana oldu. Dur hele bir izle bakalım neymiş, ne yapılmış, ne anlatıyor.. Ondan sonra sesini sonuna kadar yükselt zaten sonrasında haklısın ama ön yargı, cidden kötü bir şey. Dizi bana göre yerinde bir dizi ve her bölüm daha güzelleşiyor. Orijinaline göre gitmez inşallah. Bir kaç spoiler yedim ve aynı işlenirse dizinin tadı kalmaz. Dizi bu şekilde giderse yerini sabitleyen diziler listemde yerini almak üzere. Neler olacak diye sürekli merak içerisindeyim, tüm psikopat tipli oyuncuları bir araya toplamak zor olmuştur eminim, bu emeğin karşılığını fazlasıyla almayı hak ediyorlar.


Cuma:
Aşk ve Mavi

İlk bölümünden bu yana neden bu dizi bilmiyorum. Geçende konusu geçti bir sohbette inanılmaz ama gerçek bütün iyi dizilerden vazgeçtim bu diziden vazgeçemedim. Yahu dizi resmen kendini çekiyor, izlettiriyor. Karşısına hangi dizi gelirse gelse dizi bende kendini sabitledi gitmiyor. Her şeyin o Hasibe karakterinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. O karakter olmasa belki de izlemem, bilemiyorum çok karışık duygularım var diziye karşı ama tüm karakterleri de ayrı ayrı seviyorum. Galiba 3. sezonunu da izleyeceğim bu dizinin. Çok garip, gerçekten garip.


Cumartesi:
Adı: Zehra

İlk bölümünü beğenmeyip diziyi yazarken gömen ben son bölümüne kadar izledim. Bir gariplikte bu dizi de yaşandı. Mantık hataları ile başlayıp muazzam bir diziye dönüştü ve tuhaf şekilde pat diye final yaptı. Hepi topu 14 bölüm oynadı ve haksızlığa uğradı. Yukarıda bahsettiğim şey işte bu dizinin başına geldi. Her şey çok iyi gidiyordu hoştu iyiydi ama n'oldu anlamadık. bir anda Final bölüm yazdı ve açık bir şekilde işleyişi havada bitti. Hele o gerçek Zehra... Resmen zekamızla dalga geçildi.


Pazar:
Jet Sosyete

Bu sezon pazar günü çok verimsizdi. Tehlikeli Karım adlı dizi ile oh be pazar günlerine renk geldi derken bitti. Pardon kaldırıldı. Pazar gününe dizi bulamayınca bende vakit geçsin diye Jet Sosyete izliyorum ama bana göre Gülse'nin iyi bir işi değil bu dizi. Çok zorlama geliyor esprilere gülemiyorum. Sanki Gülse değil de başkası yazıyor gibi. Bende normal bir dizi gibi neşelenmeden gülmeden izliyorum. Yaz sezonunda bari iyi bir dizi gelse diye bekliyorum.


Ekstra : 
Şahsiyet 

İnternet dizileri arasında tartışmasız en iyi dizi bu dizi oldu. Fi'nin ardından güzel bir dizi çıkmayacak diye beklerken bu dizinin gelmesi çok iyi oldu. Puhutv'nin ücretsiz olmasını çok seviyorum. Dizi Haluk Bilginer'in tok ses tonu, Cansu Dere'nin soğuk duruşuyla muazzam hale gelmiş ve ikisinin uyumu farklı olmuştu. Birlikte oynadıkları bir önceki dizide de sevmiştim bu dizide de öyle. Dizinin bana göre en kötü yanı uzatmadan 12 bölümde bitmesi oldu. Gönül isterdi ki 3-5 sezon sürsün ama kısmet.
(Dizi hakkındaki yazım için tık tık)

İşte benim izlediğim diziler böyle peki sizin izlediğiniz Türk dizileri hangileri?