Çok fazla hayranlarını üzmek istemiyorum. Bu yüzden olduğunca kısa bir post yazmaya gayret edeceğim. Normalde bu yazıyı bloguma yazmak istemiyordum. Fakat SHINee grubu benim için biraz özel bir grup haliyle her üyesi de kıymetli. Bir Super Junior hayranı olarak dışarıdan böyle bir yazıyı yazmam ne kadar doğru bilmiyorum ama yazarken doğru olduğuna inanıyorum.
Ben SHINee sayesinde Kpop ile tanıştım ve SHINee sayesinde yapmak istedim şeyi yapmadım. Geçmişte ağır şeyler yaşadım, psikolojik destek filan aldım. O zamanlar kötü düşüncelerin sürekli kafamda olduğu günlerdi. O günlerden bir gün kesinlikle bunu yapmalıyım dediğim anda grubun bir videosu karşıma çıktı. İlk defa böyle bir şey gördüğüm için her insan gibi merak ettim. Merakımla birlikte daha fazlasını istedim ve araştırırken o düşünceler kafamdan silinip gitti. Yeni şeyler keşfettiğimizde hevesli oluruz bilirsiniz bir kaç gün bunun üzerine gidince farkında olmadan bir iyileşme sürecine girdim. Yani demem o ki beni hayata bağlayan bir şeylere engel olan SHINee iyileştiren ise Super Junior oldu. Herkesin bunu anlamasını beklemiyorum ama bu anımı sizlerle paylaşmak istedim. İşte bu yüzden de SHINee grubu benim için özel ve önemli.


18 aralık günü şaka gibi algılayabileceğimiz bir haber düştü gündeme. Yani ben açıkçası başta anti fanların ortaya attığı garip bir olay olduğunu düşünmüştüm. Daha sonrasında gelen haberlerle durumun çok ciddi olduğunu fark ettim. Zaten çok geçmeden de o kara haberi aldık. Samimiyetimle yazıyorum yakınımdan biri ölmüş gibi bir kalp ağrısı hissettim. Bir anda yıllar yıllar öncesine gittim o günden bu güne tüm her şey gözümün önünden geçti. Bundan ziyade Jong Hyun'u biraz olsun takip etmiş ve düşüncelerini bilen biriyseniz onun ne kadar iyi yürekli olduğunu bilirsiniz. Bu yüzden bu sonu ona yakıştıramadım. 27 yaşında ve kendinden vazgeçmiş... Bana göre bu olmamalıydı. Neler yaşadı ya da içinde neler koptu bilemem ama çok üzüldüm. Umarım gittiği yerde aradığı huzuru bulur ve güzelce dinlenir.


SHAWOL, başın sağ olsun. Güçlü ol.
Jong-hyun;
Çok çalıştın, çok fazla şey yaşadın... Hoş çakal.