Kore dizileri yaptıysam diğer Asya'da yapmalıyım diye düşünüyorum. Çünkü iki yıldır özellikle bu yıl Tayvan, Tayland ve Çin dizilerine çok düştüm. Hala çoğunluğun nasıl keşfetmediğini çözemedim. Aslında Kore dizilerinden daha güzel ve kendini tekrar etmiyor dizileri ama bir türlü çözemedim. İlk önce tavsiye Çin tavsiye dizisi postumda yazdıklarımı tekrar yazmak isterim. Çin dizileri ve Mandarin yani Çince için büyük ön yargı var. Tayvan dizisi izleyip nasıl Çin dizisinde dili yadırgıyorlar anlamıyorum. İki ülkede aynı dili konuşuyor dizileri neredeyse aynı ama Çin olunca garip bir şekilde konuda eleştiriliyor. Öncelikle ön yargılarınızı bir kenara bırakıp izlemelisiniz. Yoksa böyle güzel dizileri keşfetmeniz çok çok zor olur. Şimdiye kadar önerdiğim ya da zoraki izlettiğim insanlardan hep olumlu cümleler okudum. Umarım şans verip de izlerseniz sizlerden de olumlu yorumlar okuyabilirim. 


İşte Top 10 listem;

1. Fifteen Years of Waiting for Migratory Birds (2016)
2. My Sunshine (2015)
3. Love 020 (2016)
4. My Amazing Boyfriend (2016)
5. Far Away Love (2016)
6. My Little Princess (2016)
7. Love Me, If You Dare (2015)
8. Stay With Me (2016)
9. When a Snail Falls in Love (2016)
10. Whirlwind Girl 2 (2016)



Bu yıl listemde olan iki dizi benim için daha özel oldu. Top 10 listemde var ama onları ayrı tutmak istiyorum ayrıca uzun uzun yazmak istiyorum. 

1. Fifteen Years of Waiting for Migratory Birds
Bu dizi benim kalbime çok dokundu. Zaten kitap uyarlaması olan dizi acayip şekilde oyuncuları tarafından bana farklı hisler geçirdi. Dizinin repliklerine doyamadım. Her repliği uyarlanan romanından bir parçaymış gibi hissettim. Konusu zaten güçlü olan dizinin birde işleyişi güçlü olunca benim için vazgeçilmez ve ölmeden önce izlenmesi gereken diziler arasında yerini aldı. Melodram tarzda devam eden dizi de zaman zaman güldüğüm yerlerde oldu. O yıllarca sürecek imkansız aşkta kah gülecek, kah ağlayacak, kah içiniz kıpır kıpır , kah sinirden  saçınızı başınızı yolacaksınız. Tüm duyguları içinde barındıran bu diziyi vaktiniz varsa  muhakkak izlemelisiniz.

2. My Sunshine

Biri bana diziyi tanımla dese ''Şiir gibi dizi.'' diye tanımlardım. Repliklerinden hoşlandığım ikinci dizi oldu geçen yıl benim için. Bu dizi de yine bir kitap uyarlaması. Fakat bu dizi de öyle bir aşk vardı ki Wallace Chung ve Tiffany Tang'ın gerçek hayatlarında da sevgili olduklarını sanırdınız. Bilmiyorum oyuncuların kimyasının uygun olmasından mı yoksa karakterlerin çok iyi yazılmasından mı emin değilim izleyici olarak bana bu hissi çok derinden geçirdiler. Keşke birlikte olsalar diyebileceğim nadir başrollerden biri oldu. Boyu boyuna huyu huyuna uygun favori çiftlerimden biri haline geldiler. İnanılmaz derece iki iyi oyuncuyu bu karakterler için doğru seçmişlerdi. Bu iki oyuncu harici başka birini bir karakterlerde düşünemediğim için dizini filmini izlemeye bir türlü cesaret edemedim. Bana göre büyüleyici bir aşk vardı ve bunu bana geçiren iki oyuncu harici başka oyuncuları bu karakterlerde görmek istemedim. Dizi hayret verici şekilde enteresan bir işleyişe sahipti. Aslında olacak şeyleri az çok kestirebiliyorsunuz ama o kadar detaylı anlatılmıştı ki sahnelerde ters köşe olabiliyordunuz. Vaktinizi boş verin vaktiniz olmasa bile bir zaman yaratın ve kesin bu diziyi izleyin.

Uyarı: 
Benim fikrimi alarak aynı düzende öneri açan arkadaşlar neden kendi stilinizi yaratma geregi duymuyorsunuz üste bir iki cümle yazıp alta afişleri sıralamayı geçtim birde yüzlü yüzlü afişleri de bu post içinden alıyorsunuz.Ben bir afiş için bile en az yarım saat aradım afişlerin arasında seçim yaptım..Bu fikir için bile günlerce uğraştım diğer bloglara göre farklı olsun diye düşündüm fakat siz ne yapıyorsunuz hazır fikir hazır post var nasıl olsa deyip benim günlerce uğraştığım emegimi yarım saatte blogunuza açıyorsunuz.Bu biraz ayıp olmuyor mu? Birazcık özgün bir blog olmaya çalışın kendi fikrinizi tarzınızı yaratın ki okuyucunuzda fark yaratın.





Benim blogumdan aldıgınız herhangi bir fikri herhangi bir afişi herhangi bir düzeni blogunuzda izinsiz kullanıyorsanız hakkım haram olsun. 




Taklitler aslını yaratırmış derler ama ben taklit istemiyorum.Çünkü bu blog benim sizin kopyala yapıştır bloglarınız gibi olsun istemiyorum.Sizin için eğlence ya da iş olan bu blog alemi benim için bir yaşam tarzı ve siz her dakika benim yaşam tarzıma tecavüz ediyorsunuz.



Ha birde benden size bir iyilik daha; bu şekilde post açan arkadaşlar size geçmiş olsun.Zaten en büyük cezayı size Google verecektir.Hep benimle uğraşacak değil ya biraz da Google sizle uğraşsın.Emin olun Google salak değil hemde hiç değil.Lafın kısası ayvayı zaten yemişiniz benim ahıma baştan gerek kalmamış..