Ara Bitmişti Ama Kız Dönemedi

Güya 10 haziranda buralara dönüş yapmıştım ama bırak blog yazmayı bilgisayar bile açamadım. 
Tüm yaz çok şey yaşadım. 
Üzüldüm, ağladım, kötü hissettim... 
Arada tatile gitmeyi ihmal etmedim. Benim için yaz ayı değişik geçti.



Öncelikle graves geri dönüyor gibi gözüküyor.
Şöyle ki son kan tahlilim iyi gelmedi. Sekiz ay sonra kan verdiğimde farklı sonuçlar beklerken biraz olumsuz değerler geldi. Sonra ilaçlı bir çekim yapıldı ve biraz tuhaf sonuçlar geldi. Biyopsi korkusu sarsa da zor bir hastalığın olma ihtimali daha çok korkuttu. İlginç olan şu ki ultrasonda gözükmedi. Ayın 28inde sonuçları götüreceğim ama düşünüyorum da acaba benim sonuçlar mı karıştı. Sintigrafi ve ultrasonun farklı sonuç vermesi ilginç oldu açıkçası. Doktor ne diyecek çok merak ediyorum. Bu arada kolumda radyoaktifin izi kaldı damarda siyah madde duruyor bir şey olur mu onu da merak ediyorum. (İnşallah geçer gıcık oluyorum siyahlığa.) Bakalım neler olacak hayırlısı. Yeniden aynı şeyleri baştan yaşamak biraz ağır gelecek bana.  Yine ben burada sonuçlarımı alınca güncelleme yaparım.


Birden aile içi büyük bir kriz yaşanmaya başladı.
Sonra 1 aydır anneannem yoğun bakımda önce grip benzeri bir şey oldu tam çözemedi doktorlar sonra aldı başını gitti. Acille bir başladık yoğun bakımda devam ediyoruz. Grip>zatürre>kan değerlerinin bozulması özellikle beyaz küre> böbreklerin fazla su atımı olarak devam ediyor. Neler olacak çok merak ediyorum. Moralim aşırı bozuk olsa da tevekkül ediyorum.


Bunun haricinde ilişkiler konusunda çok zorlanma yaşadım.
Hayal kırıklığı, değersiz hissettirilme, dışlanma gibi şeyler yaşadım. Bana söyledikleri ile yaptıkları bambaşkaydı. Ben oysa sadece arkadaşlığını istemiştim. Başka hiç bir beklentim, çıkarım ya da menfaatim yoktu, manevi olarak yanımda olmasını istediğim biriydi. Tüm yaz boyu onu bekledim, bazı günler selam verdim telefondan kafasını kaldırıp yüzüme bakmadı hiçe saydı, bazı günler hızlıca selam verip geçti gitti iki kelimeyi çok gördü, bazı günler yanında birileri vardı yanımdan geçti beni tanımazlıktan geldi, bazı günler bana doğru bulmadığını söylediği şeyleri başkalarına yaptı. Ne yapsam beni hiçe saydı, görmedi.

Şakayla karışık sitem ettim anlamadı, tavır koydum anlamadı, aynası oldum yaptığı şeyin aynını yaptım anlamadı.
Kısacası hayatındaki tek sorun bendim belkide içten içe rahatsız oluyordu ama beni de kırmak istemiyordu kimbilir. N'aptığımı da anlamadım zaten kendi kendime yeterken o benim hayatıma girdi kendini sevdirdi sonra da hep kaçtı. İşin kötüsü de ilk defa birine ilk konuşmamızda kendimi net açtım kimseye anlatmayacağım şeyleri anlattım. Belkide buradan kaybettim daha kapalı olmalıydım fazla net ve açık oldum. Alma verme dengesini ayarlamayadık fazla verici oldum.

Yaz boyu sorunu kendimde aradım. Bazen ağladım, bazen öyle kırıldım ki kırgınlıktan devamlı uyudum falan filan. Bunların hiç birini o bilmedi ben üzülürken o bana vermediği alanı gözümün önünde başkalarına vermeye ve keyifli keyifli hayatını yaşamaya devam etti. İşin özü fazla değer vermek değersizlik getirdi.


Anlayacağımız benim için çok zor bir yaz oldu.
Yani bol ağlamalı, üzülmeli bir yaz yaşadım. 2026 güya benim yılım olacaktı birde.
Bunun haricinde 1 hafta kadar teyzeme gittim oralardaydım. Deniz, kum, güneş... Güzel geçti o kısım belkide tüm yazın sadece güzel geçen tek yedi günüydü. Bu arada bol bol da kısmetim çıktı. Her gittiğim yerden bir talip haberi geldi. Tabii ben mental olarak diplerde olduğum için şans veremedim.
Ama evlenmek istiyorum artık hazır hissediyorum bu konuda kendimi.  Son zamanlarda yeni insanlar tanıdım sanırım sosyalleşmeye de başladım. Ama yaşadıklarımdan sonra güvenip kendimi yeniden birilerine açabilir miyim bilmiyorum. Şu an tek sorun süslenmek. Uzun zamandır o kadar eşofman kızım ki makyaj yapmak sonra onu çıkarmak çok zor geliyor. Saçı ayrı makyajı ayrı kıyafeti kombini ayrı... Ay! Kadın olmak çok zor. Yine de  açıkçası şu an keyifli geçiyor ama bu sosyalleşmek, yeni insanlarla vakit geçirmek nereye varacak onu da merak ediyorum.

Bende durumlar böyle siz neler yaptınız bakalım?

-reklam değildir-

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Yorum Gönder

0 Yorumlar