Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Üç gün önce sabah on gibi uyanıp güzel bir kahvaltı sofrası kurdum. Annemle birlikte sohbet ede ede yedik içtik. Sonra çayı çok demlediğim için sofra da çay keyfi yapmaya başladım. Televizyonda TLC programını izleye izleye sohbet ederken kapı çaldı. Camdan aşağıya baktım bir posta memuru elinde ince bir dosya ile bana geldiğini söylüyor. Herhangi bir kargo gelmediği için aklıma resmi ve önemli bir dosya olacağı geldi. Hayatın ne getireceğini, başına ne geleceğini bilemiyorsun. Ani sürprizlere de alışkın bir insan olduğum için haliyle ilk aklıma gelen bu oldu. Sonra posta memuruna kimden geldiğini sorduğumda aforizmik blogunun eşinin adını verdi. O kadar şaşırdım ki size tarif etmem çok zor. Bir gün önce aforizmik ile konuştuk bir şey demedi böyle bir kargo yollayacağım demedi. Bu yüzden de şaşırdım ve merak ettim.


Hemen kargoyu fotoğraflayıp açtım. Kargodan bir adet dergi ve bir zarf çıktı. Dergiyi aforizmik 'in kendisine ait bir dergi. Dergi için ayrıca bir post hazırlamayı planlıyorum. Orada uzun uzun içeriğinden bahsederim. Biraz okudum ve çok hoşuma gitti. Dergi edebiyat, kültür, sanat içerikli bir dergi. Her alanda yazıların olması 1. sayıya çok yakışmıştı. Umarım daim olur.


Zarftan ise önce güzel bir kağıtta uzun uzadıya mektup, tebrik kartı ve içinden küçük bir zarf çıktı. Küçük zarfın içinden ise kitap ayracı çıktı. Mektubu içten ve zarif bir mektuptu. Resmen cümleleri ile kalbime dokundu. İnternet üzerinde tanıştığım ve hiç yüz yüze gelmediğim bu blogger ile farklı bir bağım olduğunu düşünüyorum. İyi ki var.

Kargo küçük çaplı kalp krizi geçirtse de, beni memnun ve mutlu etti. Umarım bu bağ hiç kopmaz ve bir gün yüz yüze görüşme fırsatı da bulabilirim. Yazımı okur mu bilmiyorum ama bu yazı ile buradan da teşekkür etmiş olayım.