14 Şubat 2018 Çarşamba

Son Günlerde Severek Paylaştığım Instagram Güncellemelerim #2

Instagram: renklitirtil
Facebook: renklitirtil
Twitter: renklitirtil
Tumblr: renklitirtil
Snapchat: renklitirtilblg
En son 2017'nin temmuz ayında paylaşımlarım hakkında yazmıştım. Aklıma gelmişken son zamanlarda severek paylaştığım güncellemelerimi sizlerle paylaşmak istedim. Uzun zamandır yapmadığım içinde son günlerde paylaştığım 7 sevdiğim postu seçtim. 2018 geldi geleli çok dışarı çıksam da çıktığımda fotoğraf çekmek içimden gelmiyor.  Neden bilmiyorum sanki fotoğraf çekeceğim diye anı kaçırıyormuşum hissi oluyor. Bu iyi mi kötü mü bir his bilmiyorum ama şu an için doğru olanın bu olduğunu düşünüyorum.

 Bındık kız  Boncuk: 

Bu gün çektiğim hatta bir iki saatlik bu fotoğrafı çok sevdim. Boncuk hayatıma Aralık aynını sonunda yılbaşı hediyesi olarak girdi ve inanılmaz derecede banyo kuşu. Bıraksam tüm ömrünü banyoda geçirecek gibi duruyor. Kafesin kapağını sadece geceleri kapatıyoruz onun harici hep açık ve o da banyo da vakit geçirmeyi seviyor. Yabani bir kuş değil tam bir oyuncu ve bizi seviyor. Fakat onun için banyo vazgeçilmez bir mekan.

Bir misafir klasiği:
 Bu postumda kaydırmalı 4 parça fotoğraf yükledim.  Fotoğrafı sevmemin sebebi tatlı bir yorgunluk yaşamamdı. Uzun zamandır  evde ağırlamadığım   4-5 kişilik bir grup insanı  yeniden ağırlamak çok güzeldi.  Annem ve ben uzun süredir görüşmediğimiz için de ayrı bir özen gösterdik. Tüm evi   sanki çok  kirliymiş gibi   dip kenar temizledik sonrasında  bir menü hazırlayıp özenle yaptık.  Haliyle  pazartesi ve salı günü sürekli ayakta oldum.  Bu da tatlı bir yorgunluk olmasına sebep oldu. 

Aylar sonra kek  kalıbı denemesi:
3 ve ya 4 ay önce bir mağaza da indirimde olduğunu görünce kek kalıbını görüp annemle almıştık. Ben sürekli diyet halinde olunca haliyle kalıbı unuttuk gittik. Geçen gün annem Facebook'ta gezerken bir tarif görmüş. hem kalıbı deneyeyim hemde kek canım istedi mantığı ile annem keki yaptı. Normalde en hafif tatlı bile bana ağır gelirken kek muazzamdı. Limonlu ama çok hafif bir kekti. İlerleyen günlerde bu tarifi hemen sizlerle paylaşmak istiyorum. Ayrıca sünger gibi oldu ve kabardıkça kabardı. Keki fırından aldığımızda fırının içi hep kek olmuştu. Bu yüzden sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Ayrıca ALLAH nasip ederse gelecek misafirlere de bizzat ben yapmak istiyorum.

 Çocukluğumu buldum çok sevinçliyim:
Aslında çok market gezerim ama otantik  eski  yiyecekleri bulmak çok zor oluyor. Genelde bakkallar ve yerel marketlerde eskiye yönelik  ya da  büyük markette bulamayacağımız abur-cubur fazla oluyor. Fakat bu sefer toptan bir  market zincirinin   birinde (BİZİM MARKET)  bu ürünü fark ettim ve hemen aldım.  Aslında iki adet almıştım  ama  akşamı kuzenim görüp -''Aa çocukluğum!'' deyince ona nasip oldu. Dün gelen misafirim de bu paylaşımımı fark edince  -''Markette de (ŞOK MARKET) var bu ürün çocukluğumuz hatırladın mı?'' dedi. Çocukluk  arkadaşım olduğu için   bu konu hakkında güzelce  sohbet etme fırsatımız da oldu. Bu yüzden de severek  paylaştığım  postlarım arasında yerini aldı. 

 Bakkala giderken köşeden çektim:
Benim için Instagram demek Tren yolu demek. Normalde eskiden de fotoğrafını çok çekiyordum ama inşaat başladıktan sonra daha fazla çekmeye başladım. Çünkü çok sinir bozucu bir duvar örüldü evin konumu ve fiyatı yükselse de Berlin duvarı gibi yükselmesi hem güneş ışığını kesti hemde kocaman istimlak duvarı gibi duvar olunca duvara bakmak zorunda kaldık. Gözüm sürekli takıldığı içinde fotoğraf çekmek ihtiyacı duydum. Sokağın ön kısmına bakıyoruz ama istimlak duvarına bakıyoruz gibi hissediyorum. Bilmiyorum ama ilerde bulunduğum sokakta ki binalar yıkılıp daha uzun ve büyük binalar yapılacağı konuşuluyor ve tren Ankaray'a bağlanacakmış filan. Bizim için yarar mı getirir zarar mı bilmiyorum. Oturduğum semti seviyorum o yüzden şu an için çok rahatsız edici gelmiyor. İnşallah ilerde de böyle bir dönüşüm olursa uzun olacağı için bina daha yükseklerden alırız sanki. Sonuçta mülk sahibiyiz üzerine kredi filan çekersek yaparız bu işi. (Ben böyle dediğimde annem evlenmeyi düşünmüyorsun galiba kaç oldun diye  karşılık veriyor) Bu arada fotoğrafı da geceliğimin üzerine  mont giyip uykulu gözlerle  bakkala giderken çektim. 

 Hastanede olsa o kedi görülecek:
Kedilere çok düşkünüm ve dikkatimi çok çekiyorlar. Bu yüzden nerede olursa olsun bir kedi varsa beynim hemen onun olduğu yeri algılıyor. Dalgın değilsem asla es geçmem. Bu iki kediyi de hastane bahçesinde gördüm. İnsanların insanlık öğrenmesini gerektirecek bir harekette bulundular. Birbirlerine yabancı oldukları belli olan kedilerden biri oturuyordu diğer kedi yavaşça üzerine atlayacakmış gibi geldi. Sonra oturan kedi ayaklandı ikisi birbirine son sesle bağırdılar. Sonra tuhaf sesler çıkardılar. Oturan kedi geri oturdu ve diğer gelen kedi de hemen önüne oturdu. bir süre mırın kırın bir şeyler konuşur gibi sesler çıkardılar ve gelen kedi kalkıp gitti. Biz insanların ders çıkarması gereken bir hareketti bence. Bu yüzden anın ölümsüz olmasını istedim. Oturan kediyi sonra izlemek istedim ama çatısı olan açık bir oturma alanında, yan masa da yemek yiyen iki adam sigara içtikleri için önde de ben ve annem olduğu için olduğu gibi duman bize geldiğinden kalkıp gittik. Bir yerde iki kediye bakıyorum, diğer yandan  bizi rahatsız eden, açık alana çıkıp zıkkımı içmeyen iki adama bakıyorum. Cidden öğrenmemiz gerekenler var.

Taksici dolandırmasından sonra Abdi İpekçi Parkı hatırası:
Ben asla yolun ortasında durup selfie, selca, öz çekim yapabilecek kapasitede biri değilim. Daha doğrusu oturup kendimi çekmekten asla hoşlanmam. Daha önce anlatmıştım takip edenler bilir o gün taksici dolandırınca o şokla mı bilmem Kızılay'dan Dil Tarih Coğrafya'ya kadar yürüdüm. O arada bu Ateş Dikeni (Tavşan Elması) 'ni görünce annemle öz çekim yapmak istedik. Şakır şakır yağmur yağıyor biz şemsiyeleri indirdik üç beş genç kız edasında fotoğraf çekildik. Tövbeler olsun birde kalabalık ortalık gelen gidenin haddi hesabı yok. Sınavdan sonra eve gelince demek ki bende yapabiliyormuşum dedim ve anı diye bu fotoğrafı yükledim. (Elbette ki öz çekim olan fotoğrafları yüklemedim.)

6 yorum:

  1. Hayatın içinden güzel fotoğraflar seçmişsiniz :)

    YanıtlaSil
  2. Fotoğraf çekmeyi çok seviyorum ve fotoğraf çekerken o duygu bana da geliyor. Sanki o anı bir fotoğraf karesine sığdırmaya çalışıyor, kendim yaşamayı unutuyormuşum gibi bir his. Capri-sun candır :D Ama yine fiyatı artmış. Sanırım çok satmaya başlayınca, yavaş yavaş fiyatı gün geçtikçe arttırdılar ya. :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tek olmadığıma sevindim. :)
      Ben 1 lira 50 kuruşa aldım. :)

      Sil

✿Lütfen hiç bir sitenin linkini ve blogunuzun linkini paylaşmayınız.

DİKKAT !!! (BLOG LİNKİNİ PAYLAŞANLARIN YORUMLARINI YAYINLAMIYORUM)

TARTIŞMA YARATACAK CÜMLELERDEN KAÇININIZ, saygı ve sevgi çerçevesinde yorum yapmaya özen gösterelim.

LİNK, SİYASİ, SPOİLER, ÖTEKİLEŞTİRME ve TARTIŞMA yaratacak cümleleri yayınlamıyorum. :]
zhl:)

Tasarım:Sawako Kuronuma