17 Mayıstan bu güne  neler olduğunu size hızlıca  anlatmaya çalışacağım.  Fakat  onun öncesinde sizlere nasılsınız diye sormak istiyorum.  Nasılsınız?


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

 Beni sorarsanız benim alt komşu sorunum devam ediyor. Biraz Dertleşelim postumda bahsettiğim  komşu gitti ve yerine başkası geldi. Ocak ayının ilk hafta sonu olması lazım.  İlk iki hafta müthiş güzel geçti. Normal aile kadar ses yapıyorlardı.  Yine aynı  ülkenin insanları olmalarına rağmen sessiz olmalarını çok sevmiştim. Fakat ilk hafta sonundan sonra  bir şey oldu.  Tıpkı giden komşunun olduğu gibi olmaya başladılar.  Mart ayına  hatta karantinaya kadar  duymamazlıktan geldik  ve hoşgörülü olmaktan yana  olduk. Yalnız sevimli bir şekilde sesten rahatsız olduğumuzu  söyledik. 





Uyarılarımız şu şekilde oldu;
1. Bizim sesimiz geliyor mu komşu geliyorsa kusura bakmayın  sizin biraz geliyor  belli saatten sonra sessiz olur musunuz? (Karşılığı sırıtma)

2. Poğaça börek götürüp, ses çok fazla geliyor lütfen  biraz sessiz olur musunuz? (Gülümseme)

3. 6  çocuğu olduğu için çocuk sayısına göre  çikolata. Lütfen biraz sessiz olur musunuz oturamıyoruz...

4. Pamuk şekeri  taktiği.  Artık duramıyoruz biraz sessiz olur musunuz? 

5.   Artık ayıp olmuyor mu neden  bunu yapıyorsunuz? ( Büyüklerin yaptığı ses  çocukların üzerine atılır.)

6. Yeter be artık  kaç kez geleceğim  sesinizden durulmuyor! (Hala çocukların ses yaptığı söyleniyor)

7. Başka komşulardan ve yöneticiden yardım isteme uyarı verme. 

9. Yere vurma, çığlık atma, sinir krizi geçirme.... 

10. Polis çağırmak! 



Düşünün  güler yüzle başlayan  tatlı uyarılar polisle bitti. Çünkü  22'den sonra evine bir sürü erkek geliyor ve yüksek sesle konuşuyorlardı. Kapılar  çarpılıyor ve çocuklarda koşuyorlardı.  Erkek misafirler 00.40'da bittikten sonra sabah beşe altıya  kadar televizyon sesini yüksek açıp  ses yapmaya devam ediyorlardı.  Artık  öyle bir duruma geldi ki   leş gibi bir durumun içine girdim.  Benim bağırmamı üst ve yan komşum duydu. Hatta  yönetici ve  iki komşum  da uyardı. Yok anlamıyorlardı. 

Son çare bende polis çağırdım. Maalesef  komşumun işe karışmasıyla olaylar karıştı. Polisler geldiğinde  sağ olsun polislerden önce çıktı.  Yok biz duymadık ALLAH ALLAH kim çağırmış gibi  saçma sapan cümleler kurduğu için polisler neredeyse basmadan gidiyordu ve  mecburen çıkmak zorunda kaldım. Haliyle şikayetçiysen  kimliğini al dedi ve beni   karakola götürdüler.  Ben polis arabasına binerken  meraklı komşularımın ve diğer binalardaki insanların hepsi  camlara ve balkonlardaydı.  Neyse ki sadece  tutanak tutuldu ve şikayetçi olmadım.  Çünkü  altı tane çocuğu vardı ve sorun yaşasınlar istemedim.  Yoksa mahkeme olsa hem komşularımdan şahidim hem video hemde ses kayıtlarım vardı.  Yani  yüzde yüz ben haklı çıkacaktım.  

Ben bunu düşünürken   benim arkamdan yönetici ve komşular uyarmaya inmişler. Ben sabah erkenden  kalkıp  evin içinde halı çırpıyormuşum.  Yanlış okumadınız evin içine halı çırpıyormuşum, halı çırpma sesi geliyormuş.  Hani böyle anlamsız bir durumu bırakın  sabah 5:40'a kadar oturmak  zorunda olan biri sabah kaçta kalkıp iş yapabilir?  Ben  iki kiracıdır zaten  hiç erken uyanamıyorum ki... Resmen öğlene kadar uyumak zorunda kalıyorum. Birde hadi evin içine halı çırpıyor gibi  komik bir  rahatsızlığı  söylerken utanmadın, yalan söylerken ALLAH'tan da mı utanmadın?  Bilmiyorum inanan  komşum oldu mu ama  ilk duyduğumda çok şaşırdım.  Kocaman bir balkonum ve  çırpma günü adı altında  ortak karar alınmış bir gün var.  Bir halıyı ben  neden balkonum varken ve  çırpma günü varken her gün evimin içine çırpayım?  Cidden beynim  yandı ama diğer giden komşu daha akıllıymış. Çünkü o direk mağduru oynarken ırkçılık yapıyor ondan  yalan söylüyor biz ses yapmıyoruz demişti.  Bilmeyen için onun yalanı daha destekli olmuştu. Birde insan düşünür bu  kadın ya da kız   9 defa uyarıya geldi ya belki  doğrudur  diye düşünüp dikkat edelim demedi.  

Polisin gelmesi 1 haziran günü oldu o günden bu güne normal aile kadar ses yapıyorlar. Başka apartmanda oturanlarda  ben bakkala giderken filan fısır fısır konuşuyorlar...
 Eğer doğruysa   taşınacaklarmış  öyle demişler.  Fakat taşınsa bile yine aynı geleceği için sil baştan aynı olayları yaşayacağız. Bende artık bir karar aldım.  Eğer  uygulayıp şansımda yolunda  giderse evimi satıp gideceğim.  Yalnız bunun için 1 yıl zamanım  var. Bu 1 yıl içinde bana dua etmenizi  istiyorum.  Lütfen bana  aynı şeyleri yaşamamam ve işimin hayırlı olması için dua eder misiniz?