Yaklaşık son 6 yıldır yaz geldiğinde rahat eder mutlu olurdum. Fakat bu yaz hızla bitsin istiyorum. Resmen kış zamanını dört gözle bekler oldum. Ayın 15 ile başladı her şey. Malum olayın olduğu gece sanırım hayatımın bu güne kadar ki en kötü günü diye düşündüm. Ankara'nın merkezinde oturduğum için daha zor anlattım o geceyi. Hala uçak geçtiğinde ve ya silah sesi duyduğumda kendimi kötü hissediyorum. O gecenin sabahı yüzüm şişti ve dev bir uçuk çıkardım. Sanırım korkudan oldu bu. Neyse ki çok geçmeden bir hafta kadar kısa sürede normale döndüm. Fakat psikolojik olarak kötü hissettiğimden uykumda hep o gece ile uğraştım.

Kendimi toparlamaya çalışırken bir gece yan apartmanın garajından tuhaf bir ses geldi. O apartmandan da oturduğum apartmandan da insanlar çıktı. Neyse iki köpek çıktı. Bizde kavga ettikleri için girmişler sandık. Fakat öyle değilmiş, meğer kedi yavrulamış ve köpeklerde yavrulara saldırmış. Tabii o korkuyla kedi anne üç yavrusunu alıp, bir yavrusunu geri de bırakarak kaçmış. Sabah olunca çocuklar kedi yavrusunu bulmuşlar. Yaklaşık iki haftalık kedi yavrusu yüzünden tüm hayatım resmen değişti yazabilirim. İlk bir hafta kedi döner diye eve almadık ama çok miyavladı yavrucak ve çocukların elinde oyuncak oldu. Neyse ki kediyi iyi beslediler. Tabi ben bu arada 153 mavi masa, veteriner, barınak, kedi evi, itfaiye gibi yerler aradım. Hiç biri ilgilenmedi tüm telefonlar bir numara verilip yüzüme kapandı. Neymiş efendim kedi almıyorlarmış, neymiş efendim kedi çok mu yaralıymış. Ben adamlara diyorum ki 2 haftalık yavru, kendine bakamıyor hayvan ölecek, adamlar bana neresinde yara var diye soruyor. Böyle hayvana karşı saygısız, ahlaksız bir ülkede yaşadığım için üzüldüm.
Neyse geçen pazar dayanamadım kediyi eve aldık. Yaklaşık 3 haftalık filan olmuştu. Meğer hayvancağız korkudan ve üşümekten miyavlıyormuş, eve alınca bebekler gibi uyudu. Bende o sırada ilk doğan bebek maması, yavru hayvan biberonu, kum aldım ve internette bakımını araştırdım. Uyandığında biberon ile mamasını verdim güzelce doyurdum. Bir hafta boyunca hiç bir iş yapmadım sadece kediye odaklandım.  Uykusuz kalsam da evimizin neşesi oldu. Ayrıca Facebook üzerinden ''kedi sahiplendirme'' gruplarına ilan verdim. İlanda kalıcı yuva aradığımı ve acil olduğunu yazdım. Çok geçmeden yazanlar oldu ve içlerinden bir tanesine içim sindi. Ayın 30'unda bebeğimizi kalıcı yuvasına teslim ettik. Benim için çok zor oldu. Bebek benim odamda kaldı ve 24 saat ilgilendim. Bu yüzden çok bağlanmıştım ve gittiğinde ister istemez bir boşluk oluştu. Şu an 5. haftalık, iyi bakıldığını düşünüyorum. Tabi ki kalıcı sahibiyle bebek kendini idare edene kadar her gün yazışmayı planlıyorum.  Bebeğimiz kalıcı yuvasında umarım çok mutlu olur. Bununla anladım ki ben tüylü hayvan bakamam. İstem dışı hayvana bağlanıyorum. Şimdi ALLAH'a inşallah bu son olur diyorum. 
İşte bir ay böyle geçti. Kalıcı misafiriydi, malum gecesiydi, hastalığıydı, kedisiydi derken çok zor bir temmuz ayı geçirdim. Sürekli içimde sıkıntı, sürekli korku, sürekli endişe, büyük bir yorgunluk ile bir ay atlattım. Rabbim inşallah beni daha kolay şeylerle sınasın. İçimde ki tüm sıkıntıları alıp götürsün. Bu sınavı güzelce atlattığımı düşünüyorum. Şimdi eğer mümkünse ağustos, eylül, ekim aylarını geçip direk aralık ayına geçebilir miyiz?