This Blog is protected by DMCA.com

28 Şubat 2019 Perşembe

TLC TV'de İzlediğim Programlar

TLC kanalını bir kere izlemeye başlarsanız kopamazsınız, kanal öyle bir kanal. Resmen bende bağımlılık yaptı kanal. Genel olarak gündüz televizyon açıksa TLC kanalı açık oluyor evde. Hemen hemen de bir çok programını ilgi ile izliyorum. Bazen geceleri, bazen akşamları açık oluyor kanal. Kanalın beni bu kadar çekmesine bir türlü anlam veremesem de izlemek zevk veriyor.

Kanalda programlar sezon sezon gidiyor ve doğru yapılmış Türkçe dublaj ile yayın yapıyor. Programın yayınlandığı ülkede sezonlar tadında bittiği için haliyle sürekli programlar değişiyor. Bu da kanalı daha renkli ve izleyiciyi sıkmayacak hale getiriyor.

TLC kanalı Discovery Channel kanalının ek bir kanalı. Ayrıca Türkiye'de DMAX adında yan bir kanalı daha var. DMAX kanalı da TLC gibi aynı sistemde bir kanal ama program anlayışı biraz daha farklı. Ara ara o kanala baksam da TLC kadar ilgimi çekmiyor.

Şu sıralar en çok izlediğim ve severek takip ettiğim 6 TLC  programını sizlerle paylaşmak istiyorum. 

1. Kupon Çılgınlığı
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Selva Buğday Ruşeymi Tadım

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Selva markası E vitamini, lif ve protein kaynaklı bir besin deposu takviyesi çıkarmış. Bunu yetişkinlerin yanı sıra çocuklarda kullanabiliyormuş. Bir kutunun içerisinde tek kullanımlık paketler halinde üretmişler. İçerisinde 8 gramlık 30 adet buğday ruşeymi bulunuyordu. Benimde bu ürünü tatma şansım oldu. Özellikle diyet yapıp çok fazla acıkanlar için çok ideal bir ürün olduğunu düşündüm. Ürün paketinin üzerinde ilk dikkatimi çeken Gimdes onaylı helal damgasının bulunmasıydı.

27 Şubat 2019 Çarşamba

TRT2 Kanalı Tekrar Yayın Hayatına Başladı

 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
TRT2 denilince aklıma rahmetlik olmuş bir akrabam aklıma geliyor. Ben küçücüktüm evlerine giderdim TRT2 açık olurdu ben büyüdüm rahmetlik olmadan önce son gördüğümde yine TRT2 açıktı. Her gittiğimde türk sanat müziği çalan ve orada kaldığım saat aralığında Türk sanat müziği eşliğinde sohbet ederdik. O yüzden kanalın tekrar dönmesi o rahmetlik olan insanları tekrar hatırlayıp dua okumama sebep oldu. Ben 30 yaşındayım benim jenerasyonum ve benden sonra ki jenerasyon için belki anlam ifade etmiyor ama eski topraklar için çok büyük anlamı olan bir kanal olduğunu düşünürdüm.

Five / 2017 (Japonya)

-spoiler içermez-
Yarı yıl tatilinin gelmesi ile hemen bir iki tane dizi izlemek istedim. Bunlardan biri de bu dizi oldu. Bana göre çerezlik mini bir diziydi. Hem bölüm sayısı hemde bölüm süresi o kadar kısaydı ki otursam bir şey yapmadan izlesem yarım günde tüm bölümlerini kolaylıkla bitirirdim. Dizinin bu tarafını o yüzden çok sevdim. Zamanı, vakti olmayan bir insanın aradığı türde bir dizi olduğunu düşünüyorum.

Japon oyuncuların oyunculukları dram türü haricinde hep aynı düzeyde geliyor. Bu dizide ki oyuncularda bana göre aynı düzeyde oyunculardı. Yani öne çıkan, oyunculuğu bir tık daha iyi diyebileceğim bir oyuncu yoktu. Hepsi aynı düzeyde bir performans sergilemişlerdi. Dizinin konusu ve işleyişi çok eğlenceliydi. Replikleri okurken aşırı eğlendim ve zaman zaman gülmeme sebep oldu. Genel anlamda baktığımda tam böyle kafa dağıtmalık bir dizi ortaya çıkarmışlardı. Ben izlerken bir an bile sıkılmadım. Gerçi o kadar kısaydı ki bölümler sıkılmaya vakit bile kalmadı.

Bu dizinin 2. sezonu olacak mı çok merak ediyorum. Final kısmı çok açık ve havada kalmış gibi geldi. Zaten 1. sezon finali olarak da geçiyordu. Eğer 2. sezonu yapılırsa Türkçeye çevrilmesini dört gözle bekleyebilirim ve severek yine izlerim. Anime tadında bu dizinin başrol çiftini birbirlerine çok yakıştırdım. Her ne kadar arkadaşlık üzerine bir işleyiş olsa da başrol çiftimiz romantik duyguları da izleyiciye geçirmişti. Asakawa Nana ve Sato Ryuji'nin fiziksel olarak da birbirlerine uyduğunu düşündüm. Ben diziyi çok beğendim ve size de tavsiye etmek istiyorum vaktiniz varsa bu mini minicik Japonya dizisini izlemeyi ihmal etmeyin.
Dizinin izleme linkini bulamayanlar için; 
 Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
FİVE (ファイブ, BEŞ)

26 Şubat 2019 Salı

Tarihi Adıyaman Kahvecisi Sütlü Menengiç Tadım

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Nedendir bilmem şubat ayı benim için çok zor geçer. Hep bir yorgun, hep bir bitkin hep bir psikolojik çöküş olarak geçer. Hiç bir şey yapmak istemem, böyle hep bir uyku halinde geçiririm. Bir de geçen ki postumda yazmıştım ağır bir grip geçirdim onunda kasveti ile hiç yazı yazasım gelmedi. Bu yüzden kusura bakmayın. Bu yazımda size geçen yıl şehir tanıtım günlerinde keşfettiğim bir markanın kahvesini anlatacağım. Geçen yıl bir defa almıştım ve yazmadığıma pişman olmuştum. Tekrar bulunca bitmesine yakın fotoğrafladım ve biter bitmez de yazmak istedim. Kahveyi ikinci bir defa bulduğum için çok mutlu oldum. Bu marka Ankara'da bir çok markette yerini almış durumda, sizin şehrinizde var mıdır bilmiyorum.


13 Şubat 2019 Çarşamba

Kuzgun (Dizi)

Bu diziyi resmen diziye hasret kalmış, aç bir izleyici gibi bekledim. Çünkü eylül ayından bu yana çarşamba günü bomboş geçiyordu. Sürekli kendini üç bölümde bir işleyişini tekrar eden bir diziyi izliyordum ama artık zoraki ve çekilmez duruma gelmişti. Dizi tam zamanında, kurtarıcı gibi geldi.

Dizinin nasıl olacağı konusunda kafa yorarken farklı bir renkte dizi karşıma çıktı. Bu duruma sevindim. İzlediğim dizi tarzı bir dizi ekrana gelseydi benim için şansını kaybederdi. Gerçi Ay Yapım işin içinde olunca çıtayı yüksek tutmak gerektiğini düşünüyorum.

Barış Arduç'u zengin bir adam karakterini oynamadığı için tebrik etmek istiyorum. Onun rakibi olan erkek oyunculardan zengin adam karakterinde kalanlar oldu, onların içinden sıyrılması iyi oldu. Kendi kulvarında olan erkek oyuncular gibi aynı karakteri tekrar etmediği için benden artı bir puan kazandı. İnşallah bir Kıvanç, bir Kenan kadar iyi bir performans çıkarır ve bu dizi ile onların seviyesine yükselir. Barış'tan bu kadar iyi performans beklemiyordum bundan dolayı çok şaşırdım. Özellikle aksiyon sahnelerinde çok kıvrak hareketler kullanarak sahnenin heyecanını ikiye katlamıştı. Dövüş sporlarıyla ilgilenmesinin de katkısı vardır ama bence Kuzgun karakteri ile bütünleşmişti. Yani oynarken Barış olarak değil de Kuzgun olarak oynadığı hissini bana geçirdi. Bir de diğer dizisine göre oyunculuğunu bir tık daha geliştirdiğini düşündüm.

Burcu Biricik'in bir önceki kısa süren dizisine kadar oyunculuğunu hiç beğenmiyordum. Fakat bir önceki kısa süren projesinde fikrimi değiştirmişti. O dizi de farklı ve güzeldi ama ömrü kısa sürdü. İnşallah bu dizi uzun soluklu olur da hala beğenmediğim taraflarını da beğenirim. Ben Kuzgun ve Dila çiftini sevmedim. Bireysel olarak karakteri çok güzeldi çokta güzel performansı vardı ama Barış ile yan yana olduğu sahneler bana geçmedi. Belki ilk bölüm den sonra oturur ama sevemedim ikisini. Yalnız gerçekten performansı çok güzeldi. Duygu geçişlerini çok iyi ayarlamıştı, özellikle ses tonu içime işledi.

Settar Tanrıöğen bölümün son kısımlarında çıksa da sanki başından beri sahnesi varmış hissi yarattı bana. O kadar özel ve usta bir sanatçı ki havası yetti. İyi ki bu diziyi kabul etmiş ve iyi ki tekrar izleme şansı bulmuşuz.

Hatice Aslan'a bayılıyorum. Şansından mı bilmem son projelerinde hep ağlarken izliyorum. O kadar güzel ağlıyor ki benim de ağlayasım geliyor. Böyle içten içten, gerçekçi, esas bir oyun şekli var. Ondan sadece ağlasa yine izlerim. Bence Barış ile güzel ana- oğul olacaklar. Ben performansını da Barış ile fiziksel uyumunu da çok sevdim.

Levent Ülgen'i çok seviyorum ama kötü karakterde görmeyi hiç sevmiyorum. Neden hep gözü dışarıda, dolandırıcı ya da kötü bir karakteri oynuyor anlamıyorum. Bir gün iyi bir karakteri oynayacak mı çok merak ediyorum. Barış ile tekrar aynı dizide olmalarına çok sevindim. Karşı karşıya güzel kapışacaklarını düşünüyorum. Levent Ülgen bu karakterleri oynadığı için şimdiden nefret edeceğimi düşünüyorum.

Dizi jeneriksiz başladı bir jeneriği olacak mı merak ediyorum. Müzikleri her zaman ki gibi Toygar Işıklı'dan çıktığı için bayıldım. Bence Türkiye'nin en iyi dizi müziği yapan müzisyenlerinden biri. Yaptığı her müziğin bir duygusu bir hikayesi var... Bence değerini bilmemiz gereken çok önemli bir müzisyen. Dizinin çekim rengi ve açılarını çok beğendim. İsmine dikkat etmedim ama ışık şefi kimse açılarda çok iyi ışık kullanmıştı. Normalde dikkatimi çekmez ama karanlık sahnelere bayıldım. Dizinin senaryosu ve kurgusu da çok güzeldi. Bence Ay Yapım'ın bölüm sonunda ters köşe yapan dizilerinden olacak bu dizi. Ben bu diziye bayıldım, artık bu diziyi izlemeyi düşünüyorum. Bence çok iyi bir iş ortaya çıkmış. Vaktiniz bile yoksa internet üzerinden diziyi izlemenizi tavsiye ederim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 13. sırada, tekrarı ise 36. sırada tamamladı.
KUZGUN

12 Şubat 2019 Salı

Kozmetik Tasarrufumda Bitenler 6

İki haftalık ağır gripten sonra sonunda bu gün biraz ayağa kalkabildim. Yıllardır bu kadar ağır grip olmamıştım. Bu yüzden kendimi iyice iyi hissettikten sonra gidip kan vermeyi planlıyorum. Galiba değerlerim düşüktü ve bünyem ondan kaldırmadı. Bu gün biraz iyi hissedince kendimi biten ürünleri toparladım ve tüm kullanılmayı bekleyen kozmetik ürünlerimi ortalığa döktüm. Çok utanç verici ama gerçekten kendime inanamıyorum. Ben kendimi kırtasiye tutkunu olarak betimlerdim ama ben aslında kozmetik ürünleri bağımlısıymışım. Ben bu tasarruf olayına girmeden önce bu kadar aç gözlü bir insan olduğumu bilmiyordum. Bu yazılarımı takip ediyor musunuz bilmiyorum ama sürekli ürün bitiriyorum ve hala bir sürü ürün var. 1 yıldır ihtiyacım olmayan ürün almadığım halde ve bu tasarrufu yaptığım halde hala bir sürü ürün var. Mesela elime bir ürün alıyorum ve düşünüyorum; -''Acaba bu ürün bana hediye mi geldi yoksa bu ürünü ben mi aldım aldıysam ne zaman aldım?'' O kadar çok alıp unuttuğum ürün var ki çok üzgünüm. İşin kötü tarafı çoğunun da son kullanma tarihi yaklaşmış. İnşallah son kullanma tarihleri gelmeden elimdeki tüm ürünleri harcayabilirim.

Bu yazımda Aralık 2018 ve Ocak 2019 ayları içerisinde bitirdiğim ürünlere yer vereceğim.
Son olarak şu ürünleri bitirmişim;


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

7 Şubat 2019 Perşembe

Tek Yürek (Dizi)

Bu akşam çok cici bir dizi yayın hayatına başladı hemde karşısında ki dizilerin negatifliğine inat, hemde gerçek bir hikayeden. Diziye şans vermeden önce hiç araştırmamıştım. Oyuncu kadrosundan dolayı izlemeyi planlıyordum ama araştırmak hiç aklıma gelmemişti. Dizi başladığında gerçek hikayeden uyarlamadır yazısını görür görmez şaşırdım ve araştırdım.

Hikayesi şöyleymiş;
2010 yılında Zeytinburnu Belediyesi sosyal sorumluluk projesi için buz pisti kuruyor ve halkın kullanımına açıyor. Fakat bu proje amacını aşıyor ve madde bağımlısı sokak çocuklarının da aralarında bulunduğu genç kesim tarafından pistin işgali gerçekleşiyor. Haliyle piste zararda verilmeye başlanıyor. Bunu gören yetkililer, çareyi bu çocuklardan bir buz hokeyi takımı kurmakta buluyor. Amaç, çocukları bu kötülükten korumak ve spora yönlendirmek oluyor.
Zeytinburnu belediyesinin sitesinde yazı şöyle devam ediyor...
''Daha ilk maçında 1 sayı bile atamadan 37 sayı fark yiyen takım, devre arasında soyunma odasına inen Başkan Aydın'ı karşısında buldu… ''1 sayı atın sizi galip sayacağım'' sözüyle sahaya çıkan takım, Türkiye Süper Lig Şampiyonluğu ve Avrupa'da da ülkemizi temsil eden Zeytinburnu Belediyesi Spor Kulübü Buz Hokeyi Takımı, Internatıonal Ice Hockey Federatıon’un (IIHF) Sırbistan’da düzenlediği 2015-2016 IIHF Contınental Cup’da grup ikincisi olmayı başardı.''
Bana göre çok etkileyici bir hikayesi varmış. İlk bölümünü izlerken de bu bakış açısı ile izlemeyi tercih ettim. Haliyle hikayesi beni içine çekti. Dizinin kadrosunun çok iyi oyunculardan seçildiğini düşündüm. Genç oyuncularda güzel seçilmişti.

Tayanç Ayaydın'ın oyunculuğunu çok beğeniyorum. Ses tonunu kullanmayı çok güzel biliyor. Bu da oyunculuğunun daha etkili olmasını sağlıyor. Buz Hokeyi denildiği zamanda hep aklıma uzun boylu ve fiziği güzel adamlar geliyor. Bu yüzden karakter için uyumlu bir oyuncu olduğunu düşünüyorum. Diziye farklı bir enerji vermiş ama biraz daha bütünleşmesi gerektiğini düşünüyorum.

Vildan Atasever'i de çok beğeniyorum ve Tayanç Ayaydın'ın ile güzel ikili olduklarını düşündüm. fakat karaktere göre ses tonunu tam ayarlamamış olduğunu fark ettim. Bazı sahnelerde sesi çok tiz çıkıyordu ve karakterin inandırıcılığını arka plana atıyordu. Yalnız karakteri anladığım kadarıyla nokta atışı gibi bir seçim olmuş. Üslup ve beden dili çok hoştu.

Hilmicem İntepe'yi çok özlemişim. Belki bir daha saçma sapan yarışmalara katılmaz ve sadece oyunculuk yapar. Çünkü ne zaman o yarışmada olduysa o zaman ben çok soğudum. Yarışmaya gıcık kaptığım için haliyle katılan kimse ona da gıcık oluyorum. Hilmi'nin doğal bir yeteneği var, geçmişte oynadığı projelerde de bunu ispat etti zaten artık yolu bu meslekte açık. Hak ettiğini düşündüğüm için umarım daha iyi yerlerde olur bu proje de onu daha üstlere çıkar. Bu dizide ise karakterini çok beğendim. Tayfa diyebileceğimiz karakterlerin hepsi çok şekerdi ama Hilmi biraz ön plana çıkmıştı. Gerek performansıyla, gerek enerjisiyle, gerek duruşuyla, gerek inandırıcı oyunculuğuyla benim gönlümü fethetti. Kardeşine bakıyor olması, sorumluluk sahibi olması karakterin daha sıcak gelmesine sebep oldu.

Anıl Tetik hep böyle hovarda diyebileceğimiz karakterlerin oyuncusu oluyor ve çok tuhaftır sıkmak yerine her seferinde eğlendiriyor beni. Anladığım kadarıyla aşk hayatı karışık ama birazda saf bir çocuğu izleyeceğiz. İlk bölüme göre performansı gayet yerindeydi ama sadece birazcık daha karakterin oturması gerektiğini düşünüyorum.

Alpay Kemal Atalan denildiği zaman aklıma hep Genco geliyor. Hangi karakteri oynarsa oynasın benim için hep Genco. Bu dizi unutturur mu bilmiyorum ama ilk bölümde de hep Genco gördüm. Ne kadar kötü ve pislik bir karaktere hayat verirse versin hep Genco gözümün önüne geldi. Sadece karakterine bakarsam karakterden hiç hoşlanmadım. Dizinin gerçek hayattan uyarlama olduğunu düşündüğüm zaman daha da sinirlenmeme sebep oldu. Maalesef böyle yaratıklar ülkemizde var ve her geçen bir gencecik insanların hayatını mahvetmeye devam ediyorlar. ALLAH herkese akıl ve vicdan versin. Oyunculuğu iyi bir oyuncu olduğu için çok nefret edeceğimiz bir karakter olacak diye düşünüyorum.

Eslem Akar çok sevimli bir kız değil mi sizce de? Oyunculuğunu bir kenara bırakınca tam böyle yanaklarını sıkmalık bir insan olduğu düşüncesine kapılıyorum. Eslem'i ikinci projesinden itibaren tanımaya başladım. İlk gördüğümden itibaren çok yetenekli bir oyuncu olduğunu düşünmüştüm. Nitekim beni yanılmadı ve üçüncü projesinde de güzel bir oyunculuk sergiledi. Şimdi ise bu dizi ile karşımızda ve yine güzel bir performans sergileyeceğini düşünüyorum. Biraz negatif bir karakter, biraz dik başlı bir karakter ama zamanla mahalleye alışınca çok seveceğimiz bir karakter olacak gibi duruyor. Hilmicem İntepe ile de iyi ikili olacaklar hissi verdi bana.

Hakan Salınmış için sosyal medya da yazılan yazıları okudum ve genel olarak bizim başkana çok benziyor birebir seçmişler yazılarını gördüm. Zeytinburnu belediye başkanı nasıldı bilmiyorum ama yazılar doğru ise nokta atışı yapılmış bir karakter oyuncu eşleşmesi olmuş diyebiliriz. Usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez, ekranlarda gördüğüme sevindim.

Kadriye Kenter'i bir önceki dizisinde hiç sevmemiştim. Gerçi oynadığı dizinin geneli kötü karakterlerden oluşuyordu ama karakterini ayrı bir sevmemiştim. Sanki burada da öyle bir karakteri olacak gibi duruyor. Tıpkı Hakan Salınmış gibi usta bir oyuncu olduğu için hakkında yazmak bana düşmez, ekranlarda gördüğüme sevindim.

Atakan Yılmaz, Tugay Bahşi, Arda Aranat, Kaan Altay Köprülü, İbrahim Yıldız ve
Doğan Can Sarıkaya'yı tek bir paragraf içinde yazmak istiyorum. Sanırım hiç birini daha önce izlememiştim (Doğan Can Sarıkaya haricinde) ya da izledim hatırlamıyorum ama hepsi çok doğal ve iyi oynamışlardı. Bence Zeytinburnu çocuklarını çok seveceğiz.

Öncelikle dizisinin jeneriğini ve müziğini çok sevdim. Ayrıca genel olarak dizinin müziklerini çok beğendim. Adını bilmiyorum ama yabancı bir şarkıya yer vermeleri de değişiklik yaratmıştı. Dizi, gerçek hayattan olsa da Erdal Beşikçioğlu'nun Adı Efsane dizisiyle, Tarık Akan'ın Koçum Benim dizisinin farklı versiyonu gibiydi. Her karakterin hikayesinin tek tek işlenmiş olması ilk bölüme uygun bir işleyişti. Dizi ilk bölüme göre başarılı başladı mantık hatası ve işleyişinde sorun yoktu. Umarım devamı da bu şekilde gider. Dizinin bir çok sahnesini başarılı buldum ama kavga sahnesini çok başarılı buldum. Oyuncuların yanı sıra usta yönetmen Mehmet Ada Öztekin'in elinin değdiği çok belliydi, çok gerçekçiydi ve açıları iyi çekilmişti. İnşallah gençlerimiz diziyi örnek alır ve spora yönlenir. Bu arada ben bu olayı hiç bir gazetede haberde duymamıştım bu diziyle öğrenmek üzücü oldu. Ben diziyi çok beğendim ve takip etmeyi düşünüyorum. Diziyi sevdiğim için rahatlıkla size önerebilirim bence bir şans vermelisiniz.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 18. sırada, tekrarı ise 47. sırada tamamladı.
TEK YÜREK

6 Şubat 2019 Çarşamba

Vurgun (Dizi)

Bu dizinin tanıtım videoları çok uzun süre yayınlandı. Bu yüzden dizinin başlamayacağını bile düşündüm. Çünkü FOX TV daha evvel bir iki dizide de böyle yapmıştı. Neyse ki korktuğum başıma gelmedi ve dizi 3 haftalık aradan sonra ilk boşlukta yayın hayatına başladı. Bu dizinin günü konusunda biraz endişeliyim. Karşısında iki tane çok tutulan dizi var. Hatta bu iki dizi yüzünden çarşamba gününe başka kanalların dizi koyamadığını bile düşünürüm. Fakat bu dizi ''bence'' tutacak gibi görünüyor. Diğer iki diziyi düşününce ikisi de ciddi anlamda çok sıktı. Biri kendini tekrar ediyor diğeri de türü itibariyle belli bir kesimin ilgisini çekiyor. O arada kalan kesim arayış içindeydi, bu dizi de arayış içinde olanlar için ilaç gibi bir dizi oldu.

Erkan Petekkaya ne kadar kamera arkasında problemli bir oyuncu olarak görülse de ben öyle düşünmüyorum. Bence çok iyi bir oyuncu ve inandırıcılık yeteneği de çok yüksek. Sosyal medyada ilk bölüm hakkında yorumları okurken de bu düşüncemde tek olmadığımı fark ettim. Kemal karakteri ile öyle bir bütünleşmişti ki her sahnesinde ayrı bir döktürdü. Hatta koma sahnelerinde bile çok iyi bir performans sergilemişti. Şimdi diyeceksiniz ki sadece yatıyordu bunun performansı nerede ama bir beden dili oluşturmuştu. Elini üstüne koyuş şekli, yatış şekli tam bir uyku hali şeklindeydi. Bu yüzden de her sahnesini ayrı ayrı başarılı buldum.

Deniz Çakır keşke hep ağlasa dedirtti ilk bölümden. Öyle gerçekçi ve güzel ağladı ki acısını ben bile hissettim. Ayrıca hem Emre Kınay ile hemde Erkan Petekkaya ile çok yakışmıştı. Hem karşılıklı sahnelerinde hemde fiziksel olarak ikisine de uyum sağlayabilmesi inanılmazdı. Kemal ve Reyhan karakterinin yıllar sonra karşılaşma sahnesinde de oldukça göz doldurucuydu, karaktere güzel oturmuştu. Dizide giydiği kıyafetleri çok sevdim.

Emre Kınay'ı kötü adam karakterine görmeyi hiç istemiyorum. Tamam, çok güzel oynuyor ama kötü olması artık beni birazcık sıktı. Burada da mı bedel ödetecek diye düşünmeden kendimi alamadım. Dizide ki performansı usta bir oyuncunun performansıydı. O yüzden usta bir oyuncu hakkında yazmak bana düşmez. Ses tonu, duruşu, beden dili, sahnelerinde karşısında ki oyuncunun gözleri ile temas kurması çok çok iyiydi. Bana oyunculuğu tamamen geçen bir karakter oldu.

Cemal Toktaş'ta kötülüğü sıkan oyunculardan. Sonradan girdiği dizilerde bile kötü adam olarak girdiği için artık yeter ya hu dedirtti. Üst üste kötü olunca kendini tekrarladığını düşünüyorum. Keşke biraz daha farklı iyi bir karakter olsaydı, değişiklik olurdu ama tabii ki karakter performansı çok iyiydi. Saçlarının biraz uzamış olmasını çok sevdim. Sanırım biraz da zayıflamış ve daha iyi olmuş.

Begüm Birgören ilk bölümün kahramanıydı. İlk bölümde diğer karakterlere nazaran en çok onu izledik. Şahsen özlemişim bu yüzden oyunculuğuna doyamadım. Yanlış hatırlamıyorsam en son 2016'da bir dizide oynamıştı. O dizi de pek tutmamış yayın hayatı kısa sürmüştü. İnşallah bu dizinin ömrü uzun olur da bol bol izleme şansı buluruz. Dizi de şimdilik en çok sevdiğim karakter Asya hemşire oldu. Erkan Petekkaya ile güzel ikili olacağını düşünüyorum.

Berna Koraltürk'ün ilk bölümde çok kısa sahnesi vardı. Tekrar ekranlarda olmasına sevindim. Karakteri ve performansı hakkında şu an için tam bilgim yok ama güzel olacağını düşünüyorum.

Filiz Ahmet'in de ilk bölümde sahnesi çok azdı. Bu yüzden tıpkı Berna Koraltürk'te yazdığım gibi karakter ve performansı hakkında tam bilgim yok ama çok iyi bir oyuncu. Eminim çok iyi iş çıkaracaktır.

İnanç Konukçu' da sevdiğim bir oyuncu. Kemal karakterinin en iyi destekçisi olacak gibi görünüyor. Hatta kilit karakter bile olabilir. Bir önce ki dizisinde karakterini hiç sevmemiştim ama bunda çok seveceğim gibi görünüyor. İlk bölüm performansını çok beğendim.

Altan Erkekli ve Aliye Uzunatağan gibi iki usta oyuncuyu yan yana görmek müthişti. İkisi de birbirinden iyi performans çıkarında haliyle gözlerimiz şenlendi. Özellikle Altan Erkekli çok başka bir karaktere can veriyor. Kadroyu ve performansı göz önünde bulundurunca en iyi oyunu oynayanın Altan Erkekli'nin olduğunu düşündüm. En zor karakteri canlandıracağı için ALLAH kolaylık versin demek düşer bana.

Dizinin ilk sahneleri çok iyi başladı. Hatta bir sinema filmi izliyormuş hissine kapıldım. Fakat hastane sahneleri beni çok büyük hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü tam bir mantık hatasıydı. Keşke hastane sahnelerini bu kadar uzun tutmasalardı belki göze bu kadar batmazdı. Mesela egzersiz sahnelerinde çok büyük hatalar vardı. Günler geçiyor hiç bir doktor hastanın durumunu anlamıyordu. Bir hemşire sağlık alanının başka bir dalında hastaya rahatlıkla tedavi uyguluyordu. Bu durumda fiziksel tedavi için fizyoterapiste ihtiyaç olmadığı ve doktorların işten anlamadığı durumuna düşmüştü. Sonra Kemal oturuyor, kalkıyor, yemek yiyor ama cam kapı ve perdeleri olmayan camlardan kimse görmüyordu. Birde başhekim uyku için ilaç uygulama vermişti sonuçlardan en azından başucundaki ekrandan anlaşılmaz mıydı? Kemal bağırıyordu ama kapının önünde ki hemşirenin oturduğu bölümdeki hemşire duymuyordu koridordan geçen duymuyordu. Bu yüzden bu kısımda peş peşe mantık hataları yapıldığını düşündüm. Hastane sahneleri haricinde başka bir sorun yoktu. Jenerik müziğini ve dizide kullanılan müzikleri çok beğendim ama jenerik kısmı çok klişeydi ondan beğenmedim. Bazı sahnelerde müzik çok yüksekti bu da replikleri arka plana atıyordu. Dizinin çekim rengi çok hoştu ama biraz fazla koyu geldi. Bunların haricinde işleyiş ve konu yerindeydi. Kurgu kısmını da çok beğendim. Bence dizi izlenilebilecek bir dizi olmuştu. Ne çok beğendim ne de çok beğenmedim. Tam ikisinin arasında bir elektrik aldım. Vaktiniz varsa diziye bir şans verebilirsiniz. Keza sosyal medyada genel olarak beğenildiğine kanaat getirdim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 10. sırada, tekrarı ise 30. sırada tamamladı.
VURGUN

5 Şubat 2019 Salı

Nerelerdeydim ve Yılın İlk Ayı Nasıl Geçti

Başlık bulmakta benden daha iyi bir blog olabileceğini düşünmüyorum. Ne kadar hayranlık verici başlıklar atıyorum değil mi? Tam böyle Google'da çıkacak cinsten... Galiba bu yüzden blogum büyüyemiyor. Neyse canım sağ olsun her gün kendimi biraz daha geliştirmeye çalışıyorum. Umarım bir gün istediğim şekilde yazabilirim. 

Tasarım:Sawako Kuronuma