This Blog is protected by DMCA.com

29 Haziran 2018 Cuma

Yüzüme Günlük Bakımımı Nasıl Yapıyorum - Neler Sürüyorum

Başlığı gören ''-Ay! Ne kadar önemli bir konu. renkli yüzüne ne sürüyormuş... Bak bak.'' diyecek eminim. Fakat yine de yazmak istedim. Normalde suratıma ya hiç bir şey sürmüyordum ya da nemlendirici ile geçiştiriyordum ama geçen yıl bir sağlık sorunu yaşadım belki bilirsiniz. O zaman aldığım kimyasal ilaçtan sonra özellikle çene kısmımda yoğun bir sivilce yaşamaya başladım. Ve 1 yıldır ne yaparsam yapayım bir türlü geçmiyordu. Şu an kullandığım bu ürünler sayesinde bir çoğu gitti ve yavaş yavaş sönmeye başladı. Ürünlerin hoşuma giden yanları sadece sivilcelerime müdahale etmesi değil, aynı zamanda cildimi parlatması ve temiz görünüme sahip olmamı sağladı. Ha! Birde yumuşacık yapması. Ürünleri öyle sevdim ki her biri için tek tek post yazmayı planlıyorum. Bu yüzden bu postumda sadece kullandığım ürünleri size göstermek istedim. Yani detaylı bir yazı için önümüzde ki günleri beklemeniz lazım. 


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Tokyo Ghoul:re (3. Sezon-Anime)

Finali geçtiğimiz günlerde yayınlanan animenin finalini an itibariyle izlemiş bulunmaktayım. Duygularımı tazesiyle yazmanın iyi olacağını düşündüm. Sizler ne düşünürsünüz bilmiyorum ama ilk iki sezona göre bu sezon biraz vasat geçti. Aksiyon sahneleri çok güzel çizilmiş olsa da hikaye bütünlüğü yoktu. Sanki bölümü kurtarmak için mangaka bu yolu izlemiş gibiydi. Zaten Kaneki'nin olmaması, Haise Sasaki'nin kibar kibar davranışları içimi şişirdi. Kafe'nin ve ilk iki sezonda ki karakterlerin yarısının etkin olmaması da hikayenin tadını iyice kaçırmıştı. Gözlerim Touka'yı çok aradı. Saniyelik bir çizimle geçiştirilmiş olması beni sinir etti. Yeni karakterleri pek sevemedim. Zaten ben Ghoul'ların tarafındayım Güvercinleri hiç sevmiyorum. İzlemeyenler için spoiler olmasın detaya girmeyeyim ama 4. sezonda anca eski tadını yakalayacağını düşünüyorum. Çünkü final bana bunu hissettirdi. Anime'de sevdiğim şeylerde vardı. Aksiyonu bol olduğu için sezonu çok sevdim. Hatta 2. sezonda aksiyon kısmı ve renk seçimi ile batırılmıştı, bu sezonda gözle görülür şekilde toparlandığını düşünüyorum. (Aksiyon sahnelerini yavaşlatarak vermişlerdi ve renk olarak kasvetli havadan çıkılmıştı.) Diğer sezonlara göre ölüm sahneleri de daha uzun tutulmuştu. Sanırım kısmi olarak bu sezonu sevdim. En azından izlenmeye değer bir sezon olmuş. Umarım 4. sezon 2 ve 3. sezonu bizlere unutturur ve bol bol Kaneki Ken görürüz. Yine de bu sezonu da muhakkak izleyin, es geçmeyin.

Bu yazı
renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
1. sezon hakkında ki düşüncelerim için; Tokyo Ghoul (anime) 1. Sezon
2. sezon hakkında ki düşüncelerim için Tokyo Ghoul (anime) 2. Sezon

Tokyo Ghoul:re 
(東京喰種トーキョーグール:re, Tokyo Kushu:re, Toukyou Kuushu:re)

Siyah Nokta Maskesi Özel Bakım Seti Çekilişi Sonuçları

Her ne kadar çok katılan olmasa da iptal etmek yerine çekilişimi sonuçlandırmayı tercih ettim. Katılan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim. Çekilişi 1 kazanan 2 yedek arkadaşım olarak  çektim.

Kazanan talihli: Aforizmik Kalıntı
 Kazanan talihli 2 gün içerisinde bana dönüş yapmazsa 
 Yedek olarak  bahardalı ve eirennes çıktı. 
3 arkadaşımı da tebrik ederim. 

26 Haziran 2018 Salı

Erkenci Kuş (Dizi)

Merakla beklediğim dizi sonunda başladığı için çok mutluyum. Çünkü Demet ve Can'ı çok seviyorum. Ne kadar her yaz aynı konulu dizileri izlesek de işleyiş farklı olunca ben çok seviyorum. Gerçi tüm Dünya'da romantik komedi bu şekilde yapılıyor bu da bir gerçek.

Demet Özdemir'in saçlarına bayıldım. Saçın kesim şekli o kadar yüzüne yakışmış ki ekrandan içeri elimi sokup yanaklarını sıkmak istedim. Birde gözle görülür şekilde oyunculuğunu geliştirmiş. Bir önce ki dizisinde biraz yapay mimikleri vardı. Fakat bu dizi de tamamen doğallaşmıştı. Kesinlikle çok yetenekli bir oyuncu ama biraz daha çalışması lazım tam oturması için.

Can Yaman müthiş bir oyuncu. Sanki bu tarz karakterler için yaratılmış gibi. Fakat artık hep aynı tarz olduğu için değişik karakterlerde de görmek isterim. Bu dizi de Can karakterini çok sevdim ama Can Yaman'ın vücudunu hiç sevmedim. Her karakterinde biraz daha kaslarını büyütüyor ve genişliyor. Bu şekilde giydiği kıyafetlerde kendine bir kaç beden büyük olmak zorunda kalıyor. Bu yüzden de giydiği kıyafetleri ve genişlemesini hiç sevmiyorum. Açıkçası güzel de durmuyor kıyafetleri. İzlerken sürekli kıyafetlerinin bol olmasına takılıyor gözlerim. Birde bu dizi de uzun saç ve sakal bırakmış daha çok fiziksel olarak gözüme gözüme geliyor. Yalnız şöyle böyle ama çok yakışıklı değil mi?

Öznur Serçeler hangi karakteri oynarsa oynasın hiç kendini bozmuyor. Sanki hep aynı karakterin devamını oynuyor gibi hissediyorum. Neden böyle hissediyorum bilmiyorum ama sanki kendini oynuyormuş gibi. Ekranda görmeyi sevdiğim bir oyuncu, diziye de çok yakışmış.

Özlem Tokaslan, sonunda kendini bulmuş gibi. Bin bir surat bir oyuncu olmasına rağmen bu karakter çok yakışmış. Benim gözümde usta bir oyuncu, dört dörtlük bir oyuncu. Ayrıca fazlasıyla zayıfladığı da gözümden kaçmadı. Ne güzel keşke bende zayıflasam.

Berat Yenilmez artık hangi karakteri oynarsa oynasın benim için pastaneci Sami. Kesinlikle alışamıyorum normal konuşmasına. Her an Trakyalı gibi konuşacakmış hissi yaratıyor bende. Bu karakteri nasıl zihnimden siler bilmiyorum ama bu konuda tek olduğumu düşünmüyorum. Bu dizi de bir babayı oynuyor ve çok yakışmış.

Birand Tunca'yı ilk defa izleme şansı buldum. Oyunculuğu çok doğal ve hoş. Oyunculuk yönünden daha çok sevebileceğimi düşündüğüm bir oyuncu. Dizi de fettan bir karakteri canlandırıyor, tip olarak bu karakteri çok yakıştırdım. Bakışlarında ki sinsiliği izleyiciye iyi hissettirdi. Umarım ilerleyen bölümlerde tatlı bir karakter olur, hep böyle fettan olmaz.

Sevcan Yaşar'ı karakter olarak da oyuncu olarak da hiç sevmedim. Oyunculuğunda bir şeyler havada kalmış gibiydi. Belki zamanla karakteri oturur ama fazla yapay geldi mimikleri, duruşu, bakışları.

Ceren Taşçı ve Cihan Ercan benim için çayla simit gibi, gülle dikeni gibi, etle tırnak gibi bir çift. İnşallah, umarım ikisini çift olarak yazar senarist. Acayip yakışıyorlar birbirlerine ve birlikte olan sahneleri acayip keyifli. Bireysel olarak da iyi oyuncular ama birlikte muazzam. 

Ve son olarak Tuğçe Kumral. Oynadığı karakterlerle üzerine öyle bir karakter yapıştı ki bu dizi de o yapışan karakteri siler diye bekliyorum. Ortalama bir oyunculuğu var ama üzerine çok şey koyacağını düşünüyorum. Bu arada tipi sinsi karakterleri kaldırmıyor bu oyuncuya artık kendini gösterebileceği roller verin.

Ben diziyi yaz dizisi gözüyle izledim ve çok beğendim. Yaz boyunca hatta sezonda devam ederse izleyeceğim bir dizi gibi görünüyor. Hem konu itibariyle, hem işleyiş itibariyle, hemde oyuncularından dolayı dizi beni kendine geçti. Demet Özdemir'in dizinin jenerik müziğini söylemesini çok sevdim. Jenerik kısmı çok eğlenceli olmuş ama Demet'in sesiyle bir başka olmuş. Demet ve Can'ın uyumunu çok sevdim. Bence başarılı bir iş olmuş. Eh! Bu şekilde başarılı bir işi tavsiye etmeden geçemem. Şiddetle tavsiye ederim, diziye muhakkak bir göz gezdirin.


Dipnot: Rich Man Poor Woman Japon dizisine benzetilmiş dizi. Sadece kızın hafızası yüzünden benzetilmiş yoksa ne konu, ne işleyiş olarak alakası  yok. 

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 3. sırada, tekrarı ise 5. sırada tamamladı.
ERKENCİ KUŞ

23 Haziran 2018 Cumartesi

Şahsiyet (Dizi)

-spoiler içermez-
Finaller ramazan derken finalini izlemek dün akşama nasip oldu. Sonuna kadar çok merak ettiğim ve finalinde beni ters köşe eden bir dizi oldu. Agah ha yakalandı ha yakalanacak derken bölümler seri olarak bitti. Tek sorun puhu tv'nin bekletip toplu yayınlamasıydı. Onun harici dizi dört dörtlüktü.

Haluk Bilginer hangi karakteri oynarsa oynasın üzerine bir ceket gibi giyiyor ve Haluk Bilginer'i unutturuyor. İzlerken tamamıyla oyuncuyu değil net bir şekilde karakteri izleyiciye gösteriyor. Karakter betimlemesinin iyi olmasından dolayı da ustalığını biz izleyiciye her seferinde yeniden hatırlatıyor. Müthiş bir oyuncu, müthiş bir değer, müthiş bir yetenek.

Cansu Dere daha önce bir polis karakterine can verse de bu seferki tam kişiliğine uygun olmuş. Soğuk duruşuyla Nevra karakterini başka kimse oynayamazdı diye düşünüyorum. Bana göre oyunculuğuyla ve duruşuyla bu karaktere cuk oturmuştu. Haluk Bilginer ile uyumunu başka projelerden zaten bildiğimden güzel ikili olacaklarından emindim ama polis olarak beklentimin üzerinde bir performans sergiledi. 


Keza Metin Akdülger'i de sevmediğim halde bu dizi ile ısınma ve performansını inceleme şansı buldum. İlginçtir ama fiziksel olarak yakışmasalar da çift olarak Cansu Dere ile çok uyumlu olmuşlardı. İkisinin de soğuk duruşu ilginç bir şekilde uyum yakalamış ve göz doldurucu bir hale gelmişti. Cansu ile olan sahnelerini ayrı bir sevdim. Belli ki kamera arkasında da kimyaları uymuş bu da kamera önünden bize yansımıştı.

Şebnem Bozoklu bu dizi de en sevmediğim karakterlerden biriydi. Geçmişten gelen bir haklılığı olsa da çok bencil ve sorumsuz bir kadındı. Çocuğuna ilgisi yok, babasına karşı bencilliği yüksek, kocasıyla kafayı bozmuş garip bir kadındı. Yalnız oyunculuğu çok iyiydi. O gıcık karakteri çok iyi oynamıştı. Ben Agah'ın yerinde olsam kızı Zuhal'i de öldürürdüm. Hatta torunu Deva'yı da öldürürdüm.

Deva yazmışken... Dizi de iki oyuncuyu hiç sevmedim. Biri Recep Usta
diğeri Rabia Soytürk. Karakter olarak savruk ve ergen karakterler olarak gıcık olsam da oyunculuk kısmında ayrı bir gıcık oldum. Genç oyuncu oldukları için kendilerine geliştireceklerini düşünüyorum. Ortalama bir oyunculukları vardı.

Necip Memili'nin oyunculuğunu çok seviyorum. Bu yüzden her zaman nefret ederim, tiksinirim oynadığı karakterlerden. Çok doğal ve gerçekçi oynadığı için gizli gözde oyuncularımdandır. Bu dizi de Nevra'yı destekleyen bir komiserdi. Aslında düşününce konuşmaktan başka bir işe yaramıyordu ama Nevra'yı desteklemesi bile kilit bir karakter olduğunu gösteriyordu. Nefret etmediğim bir iki karakterinden biriydi.

Biliyorsunuz ki Hüseyin Avni Danyal usta oyunculardan biri. Haliyle oyunculuğunda bir kusur bulamadım. Tok sesiyle, duruşuyla ve oyunculuğuyla muazzamdı.

Ve gönüllerimizin oyuncusu Müjde Ar... Müjde Ar Yeşilçam'dan gönlümüze taht kursa da son yıllarda hiç ekranda göremiyorduk. Tamamen kabuğuna çekildiğini düşündüğümüz anda bu dizi ile ortaya çıktı, çokta iyi yaptı. Çünkü kendini özletmişti. Bence kendinden, oyunculuğundan ve performansından hiç bir şey kaybetmemişti. Müjde Ar'ın olduğu sahneleri severek izledim.

İnternet dizileri arasında tartışmasız en iyi dizi bu dizi oldu. Fi'nin ardından güzel bir dizi çıkmayacak diye beklerken bu dizinin gelmesi çok iyi oldu. Puhutv'nin ücretsiz olmasını çok seviyorum. Dizi Haluk Bilginer'in tok ses tonu, Cansu Dere'nin soğuk duruşuyla muazzam hale gelmiş ve ikisinin uyumu farklı olmuştu. Birlikte oynadıkları bir önceki dizide de sevmiştim bu dizide de öyle. Dizinin bana göre en kötü yanı uzatmadan 12 bölümde bitmesi oldu. Gönül isterdi ki 3-5 sezon sürsün ama kısmet.   Onur Saylak'ı oyuncu olarak severim ama yönetmenliği de çok güzeldi. Çekim rengi, çekim açısı ve çekim stilini çok beğendim. Seçilen mekanlar ve eşyalar çok yerindeydi. Hikaye,  konu ve işleyiş  açısından da  çok iyiydi ve güçlüydü.  Bence bu diziyi izlemelisiniz, tavsiye ederim.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
ŞAHSİYET

19 Haziran 2018 Salı

Sev Yeter / Ye Hai Mohabbatein (Hindistan)

Bu dizinin başlayacağından haberim yoktu. Kore dizisinin günü belli olmuş mu diye bakarken dizinin de aynı gün başlayacağını fark etmiştim ama ne konusuna, ne oyuncularına, ne de fragmanına bakmamıştım. Dün Kore dizisi bittikten sonra bir şans vermem gerektiğini düşündüm ve izledim.

Fakat dizi ülkesinde devam eden bir diziymiş. Bu biraz gözümü korkuttu. Şimdiden dizi 1509 bölüm olmuş. Bu şekilde devam ederse kaç bölüm daha olur merak ediyorum. Hintlilerin haftalık yerine günlük olduğu için dizileri bu kadar fazla oluyor ama yine de çok uzun geldi. Sonuna kadar izleyebilir miyim ya da Kanal 7 kaç bölümünü satın aldı bilmiyorum.

Aslında dizi klasik bir Hint dizisi. Konu ve hatta işleyiş üzerine pek bir şey katılmış olabileceğini düşünmüyorum. Çünkü şimdiye kadar izlediğim tüm Hint dizileri aynı türdeydi. Bizim ülkede ki dizilere kızıyoruz ama beterin beteri var gibi geliyor Hint dizilerini izlerken. Sanki oyuncular değişiyor ama konu ve işleyiş kopyala yapıştır gibi. Tıpkı muhteşem filmleri gibi farklı konuları da televizyonlarında görmek isterdim. Belki de vardır ama çeviri bulan ya da kanalın satın aldığı tek tiptir kim bilir?

Dizinin dublajı çok güzeldi. Sesler, karakter ve oyuncuların fiziksel yapılarına çok uyumluydu. Senkron kısmında zaten sorun yoktu ama dizinin bazı sahneleri beni çok üzdü. Mesela bir sahnede komşusuna et yemediği halde küçümseyerek et yedirmeye çalışmış o sahne cidden rahatsız ediciydi. Eğer inancım ve ülkemde olan bir sahne olsaydı diziyi yerden yere vurur boykot yapardım.

Sonra kızın çocuğu olmuyor ve bu konu sakız gibiydi. İki replikten biri kızın bebeği olamıyordu. Bu yüzden kızı dışlıyorlar ve sürekli yüzüne vuruyorlardı. İzleyiciler içinde çocuğu olmayan kadınlar varsa onlar için çok can acıtıcı replikler olmuştur. Senaristin bu konuyu en acımasız şekilde yazdığını düşündüm. Hani sosyal mesaj verme amaçlı olsa sorun yok ama dümdüz bir dizi. Büyük ihtimal ilerleyen bölümlerde daha acımasız replikler duyacağız gibi geliyor.

Bu iki konu şu an beni çok rahatsız etti. 2013 yılı çekimi olduğu halde renk ve mekanlar çok güzel seçilmişti. Çekim kalitesi de yüksek duruyordu. Oyuncuların oyunculukları standart dizi oyunculuğuydu. Çok beni etkileyen bir oyuncu yoktu. Şu an için takip etmeyi düşündüğüm bir dizi. Doğruyu yazmak gerekirse beğenip sevdim de. Eğer vaktiniz varsa sizde bir deneyin derim.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
18 Haziran 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi 21.00'de tekrarı ise 12.30'da kanal 7'de.

Sev Yeter
 (Ye Hai Mohabbatein, This is love, Aşk Bu)

18 Haziran 2018 Pazartesi

Sil Baştan / Kill Me Heal Me (Güney Kore)

-spoiler içermez-
Heyecanla beklenilen dizi sonunda televizyonda gösterime girdi. Ben daha evvel dizi ve Çin uyarlaması hakkında yazı yazmıştım aslında. Şu linklere tıklayıp Kill Me Heal Me/2015 (Güney Kore Dizi) ve A Seven-Faced Man / Kill Me Heal Me / 2017 (Çin) yazıma ulaşabilirsiniz. Fakat yine de birde dublajlı haline yazı yazmak istedim.

Dizilerin duyurusu yapılır yapılmaz herkes dublaja takmış gibi yorum yapmaya başladı. Bu olayın başladığında da devam edeceğine adım soyadım gibi emindim. Nitekim beni yanıltmadılar ve çok ağır hak edilmeyen bir sürü yorum yapıldı. Eleştirinin de bir sınırı olduğunu düşünüyorum. Şüphesiz ki bir emek var ortada ve bu göz ardı ediliyor. Bunun da eleştiriden çok saygısızlık olduğunu düşünüyorum.

Aynısı TRT zamanlarında da yapılmıştı. Hatta bu yüzden Kore dizilerinin TRT'de yayınının bittiğini bile düşünürüm. Özellikle TRT Okul kanalının yayınladığı dizilerde dublaj ve yayın konusunda çok acımasız yorumlar yapılmıştı. Şimdi aynı şeyin Kanal 7 için yapıldığını görmek üzücü oldu. İnşallah Kanal 7 aldığı dizileri bitirdikten sonra yayınlamayı kesmez. Daha ilk dizinin ilk bölümünde bu kadar acımasız olan sonra ki dizilerinde ne yazar ALLAH bilir. Yani tabii ki beğenilmeyebilir ama ölçülü ve eleştiri amaçlı yorumlar olsa güzel olurdu.

Ben beğenmeyenlerin aksine olaya teknik ve mantıksal olarak bakmayı tercih edenlerdenim. Duygusal ve düz bir izleme ile bakmadığım içinde haliyle beğendim. Benim için önemli olan senkrondu ve dublajda senkron çok uyumluydu. Çünkü bir diziyi izlerken orijinal dilin ağız oynatması ile üstüne yapılan dublajda bir kayma oluyorsa tamamen izlediğim şeyden kopup oyuncunun sadece ağız kısmına odaklanıyorum. Bunu ilk bölümde hissetmedim ve çok beğendim. Doğru yerlerde durup doğru yerlerde doğru şekilde ayarlamışlardı. Hangi dilde olursa olsun orijinal bir dilin üzerine yapılmış dublajı sevmeyen ben, bu yüzden sevdim.

Karakterlerin orijinal seslerini bildiğim için ilk dakikalarda çok yadırgasam da seslendirmenlerin doğru seçildiği düşüncesini hiç kaybetmedim. Her bir karakter için karakteristik sesler seçilmişti. Yani oyuncudan çok oyuncunun oynadığı karaktere yakın seslerdi. Bu da hemen sevmemi ve sesleri benimsememe sebep oldu. Özellikle Oh Ri Jin karakteri için nokta atışı yapılmıştı. Dizi de ses açısından tek problem Shin Se Gi'nın ses tonu oldu. Ji Sung Shin Se Gi için daha sert ve erkeksi bir ses tonu kullanıyordu. Seslendirmen ise çok ponçik bir ses tonu çıkarabilmişti. Kalınlaştırmak yerine sert ve seksi olarak tanımladığımız o ses tonunu kullansaydı güzel olurdu ama ben böyle de sevdim.

İsim konusunda Kanal 7 her zaman favorim oldu. Çok akıllıca hamleler yapıyor kanal. Akılda kalıcı bir o kadar kolay isimler seçiyorlar. Bu belli bir yaş üzeri için çok önemli bir konu. Öldür Beni, İyileştir Beni gibi bir isim kullanmak yerine Sil Baştan ismini bulmaları çok doğru olmuş.

Dublajlı da dizi izlenebilir durumda. Dublajı çok tercih etmeyen ben bile izleyebilirim. İlk defa Kore dizisi izleyen ya da orijinal dilde izlediği halde dublajlı halini de izleyenler ne düşündü merak ediyorum. Bu konuda yorumlarınızı bekliyorum.


Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.
18 Haziran 2018 Pazartesi gününden itibaren hafta içi  23.00'de tekrarı ise 09.15'de kanal 7'de.

Sil Baştan, Kill Me Heal Me 
( 킬미, 힐미 , Öldür Beni İyileştir Beni)

13 Haziran 2018 Çarşamba

Kalbimin Sultanı (Dizi)

Yaz sezonunun beklediğim dizilerinden biri hiç bana fark ettirmeden başlayacaktı. Dün kanalların resmi sitesine bakarken fark ettim ve şaşırdım. Tüm dizilerin bayramdan sonraya kalacağını umuyordum. Yine de önce başlaması benim açımdan çok iyi oldu. En azından bloguma yazma şansım oldu. Bu dizi Türkiye'de daha önce hiç denenmemiş bir tür olmasıyla dikkat çekiyordu. Romantik Komedi türüne Türkiye gibi bir yerde tarihi türünü de ekleyerek yapmak büyük bir cesaret istiyordu. Çünkü olmayan bir şey anlatılmalıydı ve Türk izleyicisi bu konularda çok ciddi izleyecekti. Nitekim de öyle oldu. Hayali karakterlerin, hayali olayların olduğu diziyi bir padişah hayatı olarak algılayıp o ciddiyetle izleyip eleştiren çok seyirdi vardı.

''Yahu! Siz Osmanlı ile mi dalga geçiyorsunuz...'' diye başlayan cümleler çok vardı. Aslında toplumumuz için bu çok üzücü. ''Biz tarihimizi bilmiyoruz ve dizilerden öğreniyoruz.'' sözünün doğruluğunu bir kez daha gördüm. Neyse ki dizi genel olarak bilinçli seyirci tarafından sevildi. Bilinçli bir izleyici olduğumu düşünmüyorum ama benim de hoşuma gitti.

Özellikle Uzak Doğu dizilerinde tarihi, romantik komedi türünü çok seviyorum. Genelde onlar biraz da fantastik olaylar katıp işliyorlar ama izlerken çok eğleniyordum. Her seferinde de neden bizde böyle hayali uçuk olmayacak olaylar işlenmiyor yapılmıyor diye düşünürdüm. Hep sert, hüzün ve acımasız olduğumuz işleniyordu. Yabancı ülkelerde de dizilerimiz izlendiği için insanların gözünde farklı bir yer edinmesine sebep oluyordu. Bu yüzden bu dizi bizim Türk tarihimize ''hayali'' dahi olsa bir sempati beslemeye zemin olacağını düşünüyorum. Ondan dolayı başta yapımcılar olmak üzere oyuncular dahil tüm teknik ekibi tebrik ederim.

İlk bölüme göre bir kaç yerinde teknik hatalar vardı ama ilk bölümün günahı olmaz zamanla düzeltilir diye düşünüyorum. Zaten zemini komediye dayandığı için çok rahatsız etmiyordu. Fakat gelecek bölümlerde düzeltilirse daha iyi ve uzun ömürlü bir dizi olur. Dizinin jenerik kısmı ve müziklerine bayıldım. Kıyafet ve dekor konusunu kaliteli buldum. Yaz dizisine göre epeyce uğraşılmış ve emek verilmiş belli. Çekim açılarını sevdim ama bilgisayar ortamı olan mekanlardan hoşlanmadım. Zaten bahsettiğim hata da bu konuydu. Bunların haricinde beni rahatsız eden bir durum yoktu. Bilakis yönetmenlerin çekim stilinden hoşlandım.

Rus- Türk ortak yapımı olduğu için haliyle bir çok oyuncu Rus. Bunlardan biri de ana karakter dizideki ismi ile Anna yani Aleksandra Nikiforova'ydı. Bu dizi sayesinde yeni sempatik yabancı kadın oyuncumuzu da bulmuş olduk. Dil olarak zamanla gelişir ama şu an bile çok tatlı geldi. Ayrıca oyunculuğunu da sevdim.

Tabii birde kralımız, padişahımız Ali Ersan Duru var. Zaten gönlümüzün sultanıydı şimdi tam rolünü buldu. Ali Ersan Duru'nun oyunculuğunda bir çekicilik var. Ses tonu, mimikleri, duruşu, bakışları, bir sahnenin diyalog geçişlerinde ki beden dili çok farklı. Bu yüzden albesi olan bir oyuncu olduğunu düşünürüm hep. Bu diziye de çok yakışmış ve bu karakter için başkası düşünülemezdi.

Emel Çölgeçen'in ilk bölüme göre rolü çok az olsa da olduğu sahnelerde her zaman ki gibi oyunculuğunu yüksek tutmuş.

Tansel Öngel'in bu dizi de olması beni çok şaşırttı. Genelde romantik, komedi oyuncusu değilmiş gibi duruyor. Fakat performansını çok başarılı buldum. Karakteri çok uymuş, hatta biraz da karakterle bütünleşmiş olduğunu fark ettim.

Beste Kökdemir'in oyunculuğunu çok sevdiğim söylenemez. Bu dizi ile tabularım yıkılır mı bilemiyorum. Şu an için nötr izlemeyi tercih ediyorum. Yalnız güzel kadın, gerçekten çok güzel kadın.

Taner Rumeli, aklımda Karadenizli bir ailenin en büyük oğlu karakterinde kaldığı için biraz garipsedim. Sadi Celil Cengiz ile güzel ikili olmuşlar ama alışamadım biraz farklı geldi. Zamanla alışırım ama uzun sürecek gibi.

Sadi Celil Cengiz on numara bir oyuncu. Böyle dizilerde oynaması için yaratılmış. Çok fazla bir şey yazmama gerek yok, mükemmel.

Keza Bülent Seyran'da Sadi Celil Cengiz gibi bu roller için yaratılmış. Sadece bu iki oyuncu için bile dizi izlenir.

Açelya Devrim Yılhan dram dizilerine daha çok gidiyor. Komedi türünde biraz eğreti duruyor gibi geliyor. Sahnesi azdı bu yüzden tam olarak yorum yapamıyorum. Belki ilerleyen bölümlerde tabularımı yıkabilirim.

Itır Esen büyük değerlerimizden biri. Bu dizi ile dönmesine çok sevindim, özlemiştik. Umarım daha fazla sahnesi olur büyük ustanın.

Ben diziyi çok beğendim. Yaz dizilerimden ilkini bulduğumu düşünüyorum. Yanlış bilmiyorsam dizi Rusya ile aynı anda yayında olup toplamda 4 ülke de yayına başlayacaktı. Yolu açık olsun. Yaz dizisi arayışına geçtiyseniz sizlerde bu diziye bir şans verin derim. Tavsiyemdir, bence beğenirsiniz.


Dipnot:
Dizi Türk - Rus ortak yapımı bir dizidir.
1956 yapım The King and I Amerikan filminden uyarlama olduğu düşünülüyor.

Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.


Dizi ilk bölümüyle reytinglerde yayın zamanı, 30. sırada, tekrarı ise 42. sırada tamamladı.
Kalbimin Sultanı

12 Haziran 2018 Salı

Kanal 7'de Kore Dizileri Yayın Tarihi Belli oldu

Bundan bir kaç hafta önce kadar Kanal 7 resmi sitesinden açıklanan iki Kore dizisinin YAKINDA kısmı silinmiş ve bomboş kalmıştı. Bunun üzerine ben üzülmüş üzüntümü sosyal hesaplarımda paylaşmıştım. Çünkü kendi fikrime göre dizileri yayınlamaktan vazgeçmişlerdi. Bu konuda açıklama da gelmeyince böyle düşünmeye devam ettim. Bir kaç gün önce ise Kanal 7 ilk yayınlanacak Kore dizisinin tarihinin yanı sıra bir kaç dizi daha satın aldığını bizlere bildirdi. Herkesin çok sevdiği Kore dizilerin olması bir kısım seyirciyi daha doğrusu Kore fanını sevindirse de bir kısım insanı kanal memnun edemedi.
Bu yazı renklitirtil bloguna aittir ve kullanılması kesinlikle yasaktır.

1 Haziran 2018 Cuma

Orkid Platinum // Arkadaşlar Öneriyor

Her deneyimimde bahsettiğim gibi bu deneyimimde de size öncelikle www.fikrimuhim.com sitesinden bahsetmek istiyorum. Bu deneyim sitesini diğerlerinden ayıran güzel bir özellik var. O da deneyim kullanıcılarının düşüncelerine önem vermeleri. Bu yüzden de deneyimlerimi size aktarırken daha özenli, daha dikkatli ve daha doğru yazmaya çalışıyorum. Sadece kendi düşüncelerim değil çevremde kullanan akrabalarım ve komşularımdan da fikir ve deneyim almayı ihmal etmiyorum. Bu arada sosyal hesapları olan herkes fikrimühim üyesi olabilir ve ürün deneyimleyebilir. Yani bu oluşum sadece blogları hedef alan bir oluşum değil. Facebook, Twitter, Instagram hesabınız varsa hiç beklemeden üye olup ürün denemeye başlayabilirsiniz. Ücretsiz siteye üye olduktan sonra ara ara mailinize gelecek soruları yanıtlayıp size uygun bir deneyim varsa ücretsiz sahip olup deneyimlerinizi bizlere aktarabilirsiniz. 

Ben bu deneyimim de 3 kişi ile konuşup 4 kişiye hem deneme hemde indirim kodu verme şansım oldu. Neden 3 kişi ile konuşup 4 kişiye verdin derseniz 4. kişi menopoza girmişti ve aracı olup başkasına ulaştırması için verdim. Kendi görüşlerime başlamadan önce onların görüşlerini size aktarmak istiyorum.

Bu 3 kişiden;


Tasarım:Sawako Kuronuma